Ozan Özgür – Gecenin Kapıları (2013)

Ozan Özgür, genişletilmiş ve güncellenmiş bir baskıyla yayınlanan ‘Gecenin Kapıları’nda, 1978 yılında TİP’li yedi gencin öldürülmesini merkeze alarak Türkiye’nin karanlık yakın dönemine uzanıyor.

Dönemin yetkin bir panoramasını sunan Özgür, gaddarca işlenen cinayetlerin kurbanı olan yedi gençten her birinin dünyasına indiği gibi, Abdullah, Ercüment, Mahmut, Kürşat, Haluk, Bünyamin, İbrahim, Duran ve Ömer gibi, cinayeti işleyen katilleri de karşımıza çıkarıyor.

  • Künye: Ozan Özgür – Gecenin Kapıları, Yazılama Yayınları, roman, 492 sayfa

Eşkol Nevo – Dört Ev Hep Hasret (2013)

  • DÖRT EV HEP HASRET, Eşkol Nevo, çeviren: Özden Özberber, Can Yayınları, roman, 442 sayfa

DORT

İsrailli yazar Eşkol Nevo ‘Dört Ev Hep Hasret’te, 1990’larda trajik boyutlara varmış İsrail-Filistin sorununu, farklı kökenlerden gelen dört karakterinin gözünden anlatıyor. Roman, Irak’tan gelerek kendilerine yabancı İsrail coğrafyasında yaşama tutunmaya çalışan Sakianlar ailesi, birbirlerine aşık olup bu savaş ortamında ümitlerini yitirmemeye çalışan Amir ile Noa çifti, askeri bir saldırıda ağabeyini yitirdikten sonra her şeye ve herkese şüpheyle bakmaya başlayan Yotam ve henüz çocukken doğduğu toprakları terk eden bir Arap olan Sadık’ın yaşadıkları üzerinden, huzurlu bir yuva arayan insanların trajik arayışını sunuyor.

Alfred Döblin – Berlin-Aleksander Meydanı (2013)

  • BERLİN-ALEKSANDER MEYDANI, Alfred Döblin, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları, roman, 470 sayfa

BERLIN

Alfred Döblin, Türkçede yeniden basılan ‘Berlin-Aleksander Meydanı’nda, 1920’lerin Almanya’sında başına gelmedik bela kalmayan Franz Biberkopf’un zorluklarla dolu hikâyesini anlatıyor. Biberkopf, belalı olaylar nedeniyle girdiği cezaevinden henüz çıkmış ve Berlin’e gelmiştir. Oysa 1920’lerin Berlin’i tümüyle yoksulluğa, fuhuşa, belalı tiplere ve belirsizliklere batmıştır. Biberkopf için özgürlüğünün ilk günleri sakin geçer. Fakat kahramanımız, hiçbir suça bulaşmayacağına dair kendisine söz vermiş olsa da, her belayı adeta üstüne çekecek ve her seferinde de biraz daha çökmüş bir halde Aleksander Meydanı’nda görünecektir.

Rabindranath Tagore – Gora (2013)

  • GORA, Rabindranath Tagore, çeviren: Adnan Cemgil, Kapı Yayınları, roman, 519 sayfa

GORA

Rabindranath Tagore ‘Gora’da, bir gencin büyüme serüveni üzerinden ülke sevgisini, aşkın yüceliğini hikâye ediyor. Gora, ülkesinin İngiliz sömürgesinden kurtularak bağımsızlaşması üzerine kafa yormaktadır. Bu esnada genç adam, Suçarita adında genç bir kadına aşık olur. Dünyaya yepyeni bir çerçeveden bakmasına vesile olan bu aşkla birlikte Gora, ülkesindeki Hindu, Hıristiyan ve Müslümanların bir arada ve barış içinde yaşayacağı müşterek bir gelecek tahayyül edecektir.

Bekir Yıldız – Aile Savaşları (2013)

  • AİLE SAVAŞLARI, Bekir Yıldız, Everest Yayınları, roman, 136 sayfa

AILE

Bekir Yıldız’ın ‘Aile Savaşları’, yazarın ‘Halkalı Köle’ isimli romanıyla benzer temaya sahip. Yıldız ‘Halkalı Köle’de, birbirini seven iki gencin evlendikten sonra yaşadığı geri dönülemez değişiklikleri hikâye etmişti. Evliliğin ardından başlayan maddi zorluklar ve çocuk sahibi oluşları, ikisinin de ideallerinde büyük kırılmalar yaratacaktır. Yazar, ‘Halkalı Köle’nin devamı olarak okunabilecek ‘Aile Savaşları’nda ise, yine bir evlilik hikâyesiyle karşımıza çıkıyor ve çocuk sahibi olmak isteyen bir kadın ile bunun sorumluluğunu bir türlü almak istemeyen bir erkek arasındaki gerilimi ve ardından gelen büyük kopuşu anlatıyor.

Guillermo Fadanelli – Rock Hudson’un Öteki Yüzü (2013)

  • ROCK HUDSON’UN ÖTEKİ YÜZÜ, Guillermo Fadanelli, çeviren: Hakan Özkan, Özgür Yayınları, roman, 127 sayfa

ROCK

Guillermo Fadanelli, ödüllü romanı ‘Rock Hudson’un Öteki Yüzü’nde, başkahramanı kabadayı Johnny Ramirez’in Mexico City’nin yeraltı dünyasındaki maceralarını hikâye ediyor. Azılı suçlulardan olan Ramirez, uyuşturucu bağımlısı olmasının yanı sıra acımasız bir kiralık katildir. Bir gün Ramirez, işlediği bir cinayetin ardından bir erkek çocuğunu himâyesine alır. Çocuğun anlatımıyla yol alan roman, Ramirez’in iç dünyasına, şehirdeki tehlikeli hayata, yeraltı dünyasından insanların girift ilişkilerine ve tehlikelerle örülü bu dünyada ayakta kalmaya çalışırken acımasızlıkta sınır tanımayan bir kabadayının başından geçenlere uzanıyor.

Teri Terry – 2054: Çıkış Yok (2013)

  • 2054: ÇIKIŞ YOK, Teri Terry, çeviren: Özgecan Kunt, Altın Kitaplar, roman, 368 sayfa

2054

Teri Terry, bilimkurgu romanı ‘2054’te, hafızası silinen ve kötü amaçlar için kullanılmak istenen Kyla’nın yaşadığı tehlikeli maceraları hikâye ediyor. Sıradan bir hayat yaşayan Kyla, günün birinde çok farklı bir dünyaya gözlerini açar. Kyla’nın geçmişi tümüyle silinmiş, şimdi de hiç yapmadığı şeyler nedeniyle suçlanmaktadır. Hükümet yetkililerinin iddiasına göre Kyla, acımasız bir teröristtir. Söz konusu yetkililer, Kyla işbirliğine yanaşırsa, ona ikinci bir şans vermeye hazır olduklarını da belirtir. Kyla şimdi, hatırladığı bölük pörçük görüntülerin ucundan yakalayarak bu kısır döngüden bir çıkış yolu bulmalıdır.

Kaan Arslanoğlu – Kayıp Devrimin Öncesinde (2013)

  • KAYIP DEVRİMİN ÖNCESİNDE, Kaan Arslanoğlu, Yazılama Yayınları, roman, 210 sayfa

KAYIP

Kaan Arslanoğlu, tefrika roman geleneğini yeniden canlandırmayı amaçladığı ‘Kayıp Devrimin Öncesinde’yi bir gazetede yayınlamıştı. Siyasi tefrika roman tarzında kaleme aldığı romanında Arslanoğlu, Gezi Direnişi’ni hareket noktası olarak alıp Türkiye siyasetinden farklı aktörleri karşımıza çıkarıyor. Roman, ülkenin içinde bulunduğu siyasi çıkmazları, ağırlıklı olarak medya ünlülerinin meslekleri ve kişilikleriyle yaşadıkları krize odaklanarak analiz ediyor. Alaycı üslubuyla öne çıkan ve bir medya eleştirisi olarak da okunabilecek roman, bilhassa Türkiye’nin güncel meselelerini takip etmek isteyenlere hitap ediyor.

Binnaz Öner – Esme (2013)

  • ESME, Binnaz Öner, Evrensel Yayınları, roman, 416 sayfa

ESME

Binnaz Öner’in ‘Esme’si, yazarın geçen yıl yayınlanan ve 1915’te bu topraklarda Ermenilerin başına gelen trajik olayları anlattığı ‘Geride Kalanlar’ın devam niteliğindeki romanı. Roman bu sefer, 1915’ten sonraki dönemi; yani saltanatın devrildiği, Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekildiği ve Cumhuriyet’in ilk kuruluş yıllarını hikâye ediyor. Öner burada da, Urfa’nın Kayalık köyünde soykırımdan arta kalmış Ermeniler ile Türkler ve Kürtlerin, tarihin bu topraklara adeta bir leke gibi bıraktığı trajedilerle dolu bir geçmişle yüzleşmelerini ve bunu yaparken de, birbiriyle yaşadıkları yakınlaşma ve çatışmaları anlatıyor.

Tonino Benacquista – Malavita (2013)

  • MALAVİTA, Tonino Benacquista, çeviren: Bahadırhan Bozkurt, Doğan Kitap, roman, 263 sayfa

MALAVITA

Tonino Benacquista, sinemaya da uyarlanmış ‘Malavita’da, mafyatik geçmişinin adım adım izlediği Giovanni Manzoni’nin yaşadığı tehlikeli olayları hikâye ediyor. Eski mafya üyesi Manzoni, arkadaşları aleyhine tanıklık etmesi karşılığında, Fransa’da yeni bir kimliğe ve yeni bir hayata kavuşmuştur. Fakat Manzoni için beladan uzak kalabilmek, neredeyse imkânsıza yakındır. Oğlu Warren, babasının geçmişine özenerek okulda haraç toplamaya başlamıştır. Bunun ertesinde yaşanan kimi gelişmeler, Manzoni’nin büyük bir çabayla uzak tutmaya çalıştığı belaların, büyük riskler alarak kurduğu yeni hayatını baştan başa kuşatmasına neden olur.