Alejandro Zambra – Eve Dönmenin Yolları (2013)

  • EVE DÖNMENİN YOLLARI, Alejandro Zambra, çeviren: Çiğdem Öztürk, Notos Kitap, roman, 146 sayfa

 EVE

Şilili genç yetenek Alejandro Zambra ‘Eve Dönmenin Yolları’nda, özgün bir kurgu tekniğiyle, çocukluk dünyasına duyulan özlemi, ülkesini zindana çeviren darbeyi ve depremin verdiği kayıpları hikâye ediyor. Roman, kendi romanını yazmaya çalışan genç bir yazarın geçmişine doğru koyulduğu yolculuğa dayanıyor. Genç adam böylece çocukluğuna, çocukluk aşkına ve yaşadığı ilk hayal kırıklıklarına dönecek; o dönem yaşanan darbe, kayıplar ve deprem gibi trajedileri farklı sorular sorarak yeniden ve yeniden düşünecektir. Zira bu, varoluş kaygılarını ve geçmiş ile şimdi arasında yaşadığı bocalamaları azaltabilecek biricik yoldur.

Akif Pirinçci – Felidae (2013)

  • FELIDAE, Akif Pirinçci, çeviren: Selahattin Dilidüzgün, Aylak Kitap, roman, 287 sayfa

FELIADE

Akif Pirinçci ‘Felidae’de, romanın başkahramanı olan bir kedinin,  çevrede yaşanan gizemli kedi cinayetlerini çözmeye çalışırken başından geçen olayları hikâye ediyor. Sıradan polisiye kurgunun geleneklerini alaya alan roman, Almanya’da büyük bir şehirde yaşayan Feliade adlı kedinin, sahibiyle yeni taşındığı semtte tanık olduğu acımasız kedi cinayetleriyle açılır. Zeki Feliade, bu cinayetleri çözme işini üstlendikten sonra, kendini gerilim dolu bir kovalamacanın merkezinde bulacaktır. İlginç sonuyla da dikkat çeken romanın, kedi kahramanımızın hayatla giriştiği varoluşsal ve trajikomik hesaplaşmayla öne çıktığını belirtelim.

Isabel Allende – Maya’nın Günlüğü (2013)

  • MAYA’NIN GÜNLÜĞÜ, Isabel Allende, çeviren: İnci Kut, Can Yayınları, roman, 459 sayfa

 MAYA

Türkiyeli okurların beğeniyle takip ettiği Isabel Allende ‘Maya’nın Günlüğü’nde, bir genç kızın sancılı ve olağanüstü gelişmelerle dolu olgunlaşma macerasını anlatıyor. Romanın başkahramanı olan Maya Vidal, anne ve babası tarafından ihmal edilmiş, büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütülmüştür. Çok sevdiği büyükbabası öldükten sonra kendini uyuşturucu ve alkole veren Vidal, bir anda kendini suç dünyasının merkezinde bulacaktır. Vidal şimdi, yakalanmamak için büyükannesinin yardımıyla Şili’deki Chiloé adasına kaçmıştır. Genç kadın bu sûkunetle sarılmış son durağında, başından geçmiş olayları adım adım günlüğüne yazacaktır.

Mehmet Öklü – Kimseye Etmem Şikayet (2013)

  • KİMSEYE ETMEM ŞİKAYET, Mehmet Öklü, Doğan Kitap, roman, 240 sayfa

KIMSEYE

Mehmet Öklü ‘Kimseye Etmem Şikayet’te, Ahmet Haşim’in hece vezniyle milli şiir yazan bir isim dediği İhsan Raif Hanım’ın hayatını hikâye ediyor. Roman, İhsan Raif Hanım’ın hazin hayatını merkeze alırken, onun çocukluk dönemini, yetiştiği çevreyi ve ruh dünyasını ortaya koyuyor. “Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime”, “Neden gülmesin gül gibi yüzler” gibi pekçok şarkıdan da hatırlanacak İhsan Raif Hanım, konuşma, şiir ve yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’na destek olmuştu. Romanda önemli yer edinen isimlerden biri de, “Sanat şahsi ve muhteremdir” sözüyle bilinen, İhsan Raif Hanım’ın eşi, Fecr-i Âtici Şahabettin Süleyman.

Henry Bauchau – Çevre Yolu (2013)

  • ÇEVRE YOLU, Henry Bauchau, çeviren: Sosi Dolanoğlu, Metis Yayınları, roman, 212 sayfa

CEVRE

Belçikalı romancı Henry Bauchau ‘Çevre Yolu’nda, yaşlı anlatıcısının geçmişiyle ve bu geçmişin içinde önemli yer tutan Nazi zulmüyle yüzleşmesini hikâye ediyor. Roman, günümüz Paris’inde yaşayan yaşlı bir anlatıcının anımsamaları üzerine kurulmuş. Anlatıcı, bir hastane odasında kanser tedavisi gören ve durumu kritik olan gelini Paule’yi her gün ziyaret etmektedir. Bu sıkıntılı ziyaretlerinde anlatıcı, geçmişinin belli belirsiz anılarına doğru yol alır. Yaşlı adamın hikâyesinde kaybettiği eşi, Naziler tarafından katledilen bir direnişçi ve kahramanımızın bugününe yansıyan geçmişinin kimi önemli kırılma anları yer alır.

Misha Defonseca – Kurtlarla Yaşam (2013)

  • KURTLARLA YAŞAM, Misha Defonseca, çeviren: Zehra Gencosman, Yapı Kredi Yayınları, roman, 231 sayfa

 KURTLARLA

Misha Defonseca ‘Kurtlarda Yaşam’da, 2. Dünya Savaşı’nın yarattığı büyük yıkımı, küçük Yahudi kız Misha’nın gözünden anlatıyor. Yedi yaşındaki Misha’nın anne ve babası, Naziler tarafından tutuklanmıştır. Yapayalnız kalan Misha’nın tek çaresi, anne ve babasını bulmak için yola koyulmaktır. Bu olağanüstü yolculuğunda savaşın Avrupa’da neden olduğu ateş ve kini, insanın ne denli vahşileşebileceğini o çocuk aklıyla çözmeye çalışan Misha, aynı zamanda doğanın kendine has dilini, toprağı ve her türden hayvanı anlamaya çalışacaktır. Tehlikelerin arasında, annesine duyduğu özlem ve kurtların desteği, Misha’yı ayakta tutacak tek şeydir.

H. G. Wells – Efendi Uyanıyor (2013)

  • EFENDİ UYANIYOR, H. G. Wells, çeviren: Egemen Yılgür, Maya Kitap, roman, 283 sayfa

 EFENDI

H. G. Wells, 1899’da yayınlanan distopya ve politik bilimkurgu romanı ‘Efendi Uyanıyor’da, halk ile dünyayı ele geçiren despot yönetim arasındaki savaşı hikâye ediyor. Romanın başkahramanı Graham, uzun zamandır uykusuzluk sorunu yaşamaktadır. Genç adam, bir gün nihayet uyur. Yalnız uyku, tam iki asır sürmüştür ve Graham, dünyanın tek efendisi olarak uyanmıştır. Fakat bu güçten kan damlamaktadır. Çünkü Graham uyuduğu sırada, onun servetinin koruyuculuğunu üstlenen Konsey, kurduğu acımasız sistemle halka büyük acılar çektirmektedir. Graham şimdi, halkın tarafını tutmak ile gücünden taviz vermek arasında bir karar vermelidir.

Joseph Roth – Radetzky Marşı (2013)

  • RADETZKY MARŞI, Joseph Roth, çeviren: Ahmet Arpad, Can Yayınları, roman, 410 sayfa

RADETZKY

Joseph Roth, edebiyat tarihinin kült eserlerinden ‘Radetzky Marşı’nda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yükselişi ve çöküşünü anlatıyor. Romanın merkezindeki Trotta ailesi, genç bir teğmen olan Joseph Trotta’nın bir savaşta İmparator Ferdinand Joseph’in hayatını kurtarması neticesinde ülke monarşisine dahil olmuştur. Dönem 1. Dünya Savaşı’ndan hemen önceki süreçtir ve gelecek kimsenin tahmin edemeyeceği trajik olaylara gebedir. Roth, Trottaların dönüşen hayatı ile dışarıdan güçlü görünüp hızla çöküşe doğru yol alan Habsburg hanedanının trajik öyküsünü kendine has üslubu ve dikkat çekici gözlemlerle harmanlayarak sunuyor.

Fatih Balkış – Fars (2013)

  • FARS, Fatih Balkış, Can Yayınları, roman, 107 sayfa

 FARS

Fatih Balkış ‘Fars’ta, şehirlerarası bir tren yolculuğunda hayatıyla hesaplaşmaya girişen karakterinin yaşadıklarını anlatıyor. Roman, Çehov’un ‘Martı’ oyununu sahnelemeye çalışan bir tiyatro ekibinin, İstanbul’dan Ankara’ya yaptığı bir tren yolculuğuyla açılır. Bu esnada ekipten biri, yemek vagonunda bir köşeye çekilerek çevresinde olup bitenleri gözlemlemeye başlar. Bir süre sonra bu gözlem, trenin içindekileri de aşıp, kahramanımızın geçmişine, üniversite yıllarındaki arkadaşlıklarına, onu bir gölge gibi izlemiş büyük hayalkırıklıklarına, kısacası hayatıyla giriştiği bir sorgulamaya ve yüzleşmeye doğru yol alacaktır.

Stefan Zweig – Merhamet (2013)

  • MERHAMET, Stefan Zweig, çeviren: Deniz Banoğlu, Yordam Kitap, roman, 400 sayfa

 ???????????????????

Stefan Zweig’ın en önemli yapıtlarından oluşan bir seçkiyi yayınlamaya başlayan Yordam Kitap, yazarın sürgün döneminde kaleme aldığı eserlerinden ‘Merhamet’i okurların beğenisine sunuyor. Zweig, yetkin psikolojik tahlilleriyle dikkat çeken romanında, genç subay Hofmiller ile kasabanın önde gelen ailelerinden birinin kızı olan Edith arasında sevgi ve acıma arasında gidip gelen zorlu bir ilişkiyi hikâye ediyor. Hofmiller, katıldığı bir davette Edith’i dansa davet etmesiyle, genç kadına büyük acılar yaşatan bir sırrı öğrenir. Şimdi, Hofmiller’in içinde uyanan merhamet ve acıma duyguları, ona istemediği kararlar aldıracaktır.