İrem Güler – Kafa (2015)

Toplumun beklentileri, bizim gelecek hayallerimiz ve gündelik hayatın hayal kırıklıkları kolumuzu kanadımızı kırıyor.

İrem Güler’in bu romanında karşımıza çıkardığı ve toplumsal dayatmalardan bunalmış Duygu’nun ise, trajikomik bir biçimde kafası sürekli olarak büyümektedir.

Ancak dışarıdan bakıldığında garip görünen bu durum, Duygu’nun aile, üniversite, kadın olmak, evlilik, para, hastalık gibi konulara daha alaycı yaklaşmasına vesile olmaktadır.

  • Künye: İrem Güler – Kafa, Okuyanus Yayınları

Javier Cercas – Sınırın Yasaları (2015)

Okulda dalga konusu olan, çekingen mi çekingen Ignacio Cañas’ın suç dünyasının dehlizlerinde değişen, dönüşen, tepetaklak olan hayatı.

Tesadüf eseri, Zarco ve Tere ile karşılaşan Cañas, bu iki serseriden adeta büyülenir.

Bu tanışma Cañas’a, kapkaçtan hırsızlığa ve soyguna uzanan hızlı ve tehlikeli bir hayatı armağan eder.

  • Künye: Javier Cercas – Sınırın Yasaları, çeviren: Süleyman Doğru, Everest Yayınları

Anthony Doerr – Göremediğimiz Tüm Işıklar (2015)

Paris’ten sahil kasabası Saint Malo’ya kaçan baba ile kızı; müzeye ait, içi sırlarla dolu bir taş; yirmi yıldır evinden dışarıya adım atmamış bir adam ve katil ordusu yetiştiren okulda eğitim almış bir elektronik dehası…

Savaşın adım adım yaklaştığı bir zamanda, bu sıra dışı karakterlerin yolları kesişir.

  • Künye: Anthony Doerr – Göremediğimiz Tüm Işıklar, çeviren: Handan Ünlü Haktanır, Koridor Yayınları

Calia Read – Kördüğüm (2015)

Kısa bir süre önce akıl hastanesine kapatılan biri, kendisine yapıştırılan deli yaftasından kurtulabilmek için, öncelikle insanları gördüklerinin gerçek olduğuna ikna etmelidir.

Kahramanımız gerçeklerle sanrıların birbirine karıştığı, delilikle aklı başındalığın kol kola gezdiği bu dünyada, masumiyetini ispat etmelidir.

  • Künye: Calia Read – Kördüğüm, çeviren: İnci Nazlı, Yabancı Yayınları

Charlie Human – Kıyamet Az Sonra (2015)

Zombiler, örümcekler, kargaların cirit attığı bir fantazya.

Esmé, Dağ Katili adındaki kaçağın beklenmedik bir şekilde arzı endam edişiyle ortadan kaybolmuştur.

Şimdi canından çok sevdiği kız kardeşi Esmé’yi bulmak için Baxter’ın, ödül avcısı arkadaşı Ronin ile tehlikeli bir yolculuğa çıkması gerekiyor.

Cehenneme hoş geldiniz!

  • Künye: Charlie Human – Kıyamet Az Sonra, çeviren: İlayda Tekküpeli, İthaki Yayınları

Hans Fallada – Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar (2018)

Hayatı Naziler tarafından mahvedilen Hans Fallada, her biri apayrı bir lezzet veren muhteşem romanlarıyla bu iktidarı farklı yönleriyle işlemişti.

‘Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar’ ise, Nazi iktidarının hemen öncesinde, büyük ekonomik sıkıntılarla can çekişen Almanya’nın harika bir fotoğrafını çekiyor.

1928 yılının Almanya’sında, Büyük Buhran’ın beraberinde getirdiği yıkım, halka acımasız vergiler olarak yansır.

Küçük bir Alman kentinde de, açlık ve yoksullukla boğuşan halk huzursuzdur ve kısa bir süre sonra bu huzursuzluğun ateşlediği toplumsal bir ayaklanma meydana gelir.

Roman, asıl olarak bu ayaklanmayı kullanan siyasi bir komplonun ve bu komploda rol alan kişiler ve kurumlar etrafında dönüyor.

Zira bu komplo, ülkeyi adım adım Hitler iktidarına hediyece edecek denli etkili olacaktır.

Fallada, bu komplonun nasıl oluşturulduğunu ve siyasilerin, basının, işçi ve köylü temsilcilerinin bu komploda nasıl rol aldıklarını gerçekçi ve dürüst bir bakışla ortaya koyuyor.

Roman, bizi, dost ve düşmanın birbirine karıştığı, herkesin diğerinden şüphelendiği, kontrollü muhalefetin halkın tepkisini dizginlediği, el altından kirli ittifakların kurulduğu ve bütün bunların koca bir ülkeyi hızla uçuruma doğru sürüklediği 1928 yılının Almanya’sına götürüyor.

Fallada’nın hikâyesi o kadar gerçekçi ki, romanda yaşananların birçoğunun, bugünün Türkiye’sinde yaşananlarla çok benzer olduğunu görüyoruz.

O yüzden ‘Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar’ın asıl gücü, böylesi zamanlar üstü bir güce sahip oluşudur diyebiliriz.

  • Künye: Hans Fallada – Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları, roman, 860 sayfa, 2018

Tim Bowler – Nehrin Oğlu (2009)

Tim Bowler, şiir tadında romanı ‘Nehrin Oğlu’nda, ölüm konusunu bir büyükbaba ile torunu arasındaki ilişki üzerinden hikâye ediyor.

Büyükbaba, hasta olmasına, ellerini bile zorla hareket ettirmesine rağmen, hastanede durmayarak, ‘Nehrin Oğlu’ adını verdiği resmini bitirmekte ısrarcı davranır.

Adamın torunu Jess, başlarda büyükbabasının tavrını anlam veremese de, ilerleyen zamanlarda gizemli resmini bitirmesi için ona yardımcı olur.

Romanda bu tamamlanmamış gizemli resim ile nehir, ölüm ve yaşamın metaforu işlevi üstlenir.

Burada ölümü simgeleyen büyükbaba ile yaşamı simgeleyen torun karakterleri, insanın birbirini bütünleyen iki yanı olarak, iç içe geçmiş bir halde sunulur.

  • Künye: Tim Bowler – Nehrin Oğlu, çeviren: Özgür Çallı, Tudem Yayın Grubu, roman, 184 sayfa

 

Tess Gerritsen – Kemik Bahçesi (2009)

Hekimlik kariyeri de bulunan Tess Gerritsen, polisiye-gerilim romanı ‘Kemik Bahçesi’nde, günümüzde bulunan bir kadına ait kafatası üzerinden, 19. yüzyılda korkutucu boyutlara ulaşmış kadavra ticaretini hikâye ediyor.

Adli tabip Maura Isles, Julia Hamill’in Massachusetts’deki evinin bahçesinde bulduğu kadın kafatasının izini sürer.

Bu iz sürüş kendisini, 1830’ların Boston’unda yapılan iki cinayete götürecektir.

Cinayetlerin şüphelisi de, Boston Tıp Okulu’nda okuyan yoksul öğrenci Norris Marshall’dır.

Mezar soyguncusu olan ve kadavra ticareti yapan Marshall ise, katili gören tek tanığın izini sürerek masum olduğunu ispat etmeye çalışacaktır.

  • Künye: Tess Gerritsen – Kemik Bahçesi, çeviren: Filiz İnceoğlu Öztürk, Doğan Kitap, roman, 327 sayfa

Mario Puzo – Sicilyalı (2009)

Mario Puzo, bilindiği gibi, Francis Ford Copolla’nın yönetmenliğiyle beyazperdeye uyarlanan efsanevi eserlerden ‘Baba’nın, orijinal adıyla The Gotfather’ın yazarı.

1969 yılında satışa çıkan ‘The Godfather’, haftalarca satış listelerinde kalır ve yirmi milyonluk satış rakamıyla Puzo’ya dünya çapında ün sağlar.

Puzo’nun uzun bir aradan sonra, 1984’te yayımlanan ‘Sicilyalı’ isimli elimizdeki romanı da, Carleone ailesinin diğer mafya gruplarıyla giriştiği amansız mücadeleyi hikâye ediyor.

Don Michael Carleone’nin Sicilya’da bitmek üzere olan sürgün hayatını anlatan roman, Carleone’nin içinde bulunduğu entrikalar ağını, Sicilya mafyası arasındaki iktidar savaşları ekseninde anlatıyor.

  • Künye: Mario Puzo – Sicilyalı, çeviren: Yeşim Özkardeşler Şallı, 1001 Kitap, roman, 415 sayfa

Charles Lewinsky – Melnitz (2015)

‘Melnitz’, Salomon Meijer ailesinin tarihi üzerinden, Avrupa’da 1871 ile 1945 arasında Yahudi toplumunun maruz kaldığı ayrımcılığın sürükleyici bir hikâyesini sunuyor.

Ordudan kaçan Janki, ailenin yaşadığı İsviçre’deki Edingen köyüne sığınır.

Bu olay, toplumun diğer kesimlerinin Meijerleri dışladığı ve ardından bu aileye yönelik büyük bir ayrımcılığın yaşanmasına neden olur.

Kitap barındırdığı bu hikâyenin yanı sıra, Yahudi yaşamının nitelikli bir tasviri niyetine de okunabilir.

  • Künye: Charles Lewinsky – Melnitz, çeviren: Sezer Duru, Gözlem Yayıncılık