Ernst Christoph Döbel – Bir Faytoncunun Serüvenleri (2015)

Saksonyalı Faytoncu kalfası Ernst Christoph Döbel, bildiğimiz anlamda bir faytoncu olmayı reddeden, özgür ruhlu ve başka dünyalara meraklı karakterlerdendi.

Bu kitap, Döbel’in Saksonya’dan İskenderiye’ye uzanan maceralarla dolu uzun seyahatine dair anılarını sunuyor.

Seyahat masraflarını araba tamiratı yaparak çıkaran Döbel, Viyana’dan Belgrad’a, İstanbul’dan Edirne’ye, İzmir’den Kudüs ve Mısır’a uzanan maceralarla dolu bir yolculuğa çıkmış.

  • Künye: Ernst Christoph Döbel – Bir Faytoncunun Serüvenleri, çeviren: Christina Schnettger, Say Yayınları

Plano Carpini – Moğolistan Seyahatnamesi (2018)

Ortaçağ Avrupa’sının en büyük korkularından biri, Moğol İmparatorluğu’nun kendilerini birebir tehdit eden bir güce dönüşmesiydi.

Hele hele Moğol ordularının 13. yüzyılda Macaristan’ı geçip, Adriyatik kıyılarına kadar dayanması, Avrupa’nın tabir-i caizse yüreğini ağzına getirmişti.

Bu dönemde Papa Innocentius, Moğollara elçi yollayıp, barış girişimlerinde bulunmalarını emretmişti.

Dönemin ünlü seyyahı, keşiş Plano Carpini de, bu emre uyarak büyük bir cesaretle Moğol topraklarına, hükümdarın ayağına kadar gitmişti.

Carpini, Moğol topraklarında aylarca kalmış, onları yakından tanımış ve geri döndüğünde izlenimlerini bizzat Papa’ya sunmuştu.

İşte altın değerinde bir tarihi kaynak olan Carpini’nin bu seyahatnamesi, dönemin Moğol İmparatorluğu’nun kapsamlı bir değerlendirmesini sunuyor.

Carpini, yalnızca Moğol topraklarında gördüklerini anlatmıyor, aynı zamanda Moğolların gelenekleri, yaşamları, kılık kıyafetleri, inançları, Ritus adı verilen Moğol dini törenleri, tarihleri, savaşma biçimleri ve başka uluslarla ilişkileri hakkında çok önemli bilgiler veriyor, ayrıca Batılıların Moğolların ilerleyişine karşı ne gibi tedbirler alabileceği konularında kimi ilgi çekici önerilerde bulunuyor.

Moğolların en güçlü oldukları dönem hakkında, birinci elden yazılmış iyi bir kaynak.

  • Künye: Plano Carpini – Moğolistan Seyahatnamesi: 13. Yüzyılda Avrupa’dan Asya’ya Yolculuk, 1245-1247, çeviren: Ergin Ayan, Kronik Kitap, seyahatname, 176 sayfa, 2018

James Ellsworth De Kay – 1831-1832 Türkiye’sinden Görünümler (2009)

Amerikalı doğa bilimci James Ellsworth De Kay, kolera araştırması için İstanbul ve İzmir’i ziyaret etmişti.

Seyahatnamesini ilk olarak 1883’te yayımlayan De Kay, burada mesleğinin verdiği bilgiyle, geçtiği bölgenin coğrafyası, iklimi, doğal yapısı, bitki örtüsü ve canlı türleri hakkında bilgiler veriyor.

Yazar, Türkiye ziyaretini toplumsal, kültürel, siyasal ve iktisadi gözlemler yaparak değerlendiriyor.

Kitap, yazarın tıp doktoru olarak İstanbul’daki kolera salgını ve tedavisiyle ilgili gözlemleri ve 1830 tarihli Osmanlı-Amerikan anlaşmasının imzası için yapılan girişimler hakkında önemli bilgiler veriyor.

  • Künye: James Ellsworth De Kay – 1831-1832 Türkiye’sinden Görünümler, çeviren: Serpil Atamaz Hazar, ODTÜ Yayıncılık, tarih, 420 sayfa

J. F. Michaud ve J. J. F. Poujoulat – Batı Anadolu 1830 (2015)

Pire’den yola çıkıp, 20 Haziran 1830’da İzmir’e, oradan İstanbul’a uzanan ikilinin seyahat izlenimleri.

Efes, Midilli, Pınarbaşı, Troya, Çanakkale, Gelibolu, Erdek ve İstanbul gibi durakları kat eden yazarlar, o dönemin Anadolu’sunun tarihi ve toplumsal hayatına dair önemli ipuçları sunuyor.

  • Künye: J. F. Michaud ve J. J. F. Poujoulat – Batı Anadolu 1830, çeviren: Nedim Demirtaş, Say Yayınları

Agnes Dick Ramsay – 19. Yüzyıl Sonlarında Türkiye’de Günlük Yaşam (2015)

1880’den 1914’e kadar çoğu Anadolu yollarında olmak üzere, Osmanlı ülkesinde yaşamış Agnes Dick Ramsay’in dönemin insani ilişkileri ve gündelik hayatı konusunda gözlem ve deneyimleri.

Ramsay’in İzmir’den Afyon’a, Isparta’dan Kilikya’ya uzanan yolculuğunda, o zamanların Anadolu’suna dair ilgi çekici birçok gözlem bulunmakta.

  • Künye: Agnes Dick Ramsay – 19. Yüzyıl Sonlarında Türkiye’de Günlük Yaşam, çeviren: Raziye Çakıcıoğlu Oban ve Ercan Uyanık, Say Yayınları

Mark Sykes – Darül İslam (2017)

Sykes’in soyadı, size de hiç yabancı gelmemiştir.

Doğru, kendisi, yani tam adıyla Mark Sykes, 20. yüzyılın başlarında Ortadoğu’yu şekillendiren ve neden olduğu tuhaflıklar ve sorunlar günümüzde de devam eden Sykes-Picot Anlaşması’na adını veren İngiliz diplomat, komutan ve seyyahtır.

Sykes’ın bu kitabı da, 1902’de Beyrut’tan başladığı İslam dünyası gezisindeki izlenim ve değerlendirmelerini bir araya getiriyor.

Gezip gördüğü yerlerdeki önde gelen isimlerle yaptığı görüşmelerle de zenginleştirdiği seyahatnamesinde Sykes, yalnızca geziyle ilgili gözlemlerini bizimle paylaşmıyor, aynı zamanda 20. yüzyılın başındaki Osmanlı’nın içinde bulunduğu siyasi, toplumsal ve dini karmaşalardan kurtulabilmesi hakkında öneriler de sunuyor.

Bir döneme ve tarihi bir karakterin iç dünyasına ışık tutmalarıyla okunmayı hak eden bir kitap.

  • Künye: Mark Sykes – Darül İslam: Osmanlı’nın Şark Bölgelerine Seyahat, çeviren: Hikmet İlhan, Avesta Yayınları, seyahatname, 304 sayfa, 2017

James Brant – 1838 Yazında Kürdistan (2014)

Dönem İngiltere’sinin Erzurum Konsolosu James Brant’in, bölgenin ve dönemin siyasi atmosferinin ilgi çekici bir panoramasını sunan seyahat notları.

Brant, iki yardımcısıyla gerçekleştirdiği gezide, Erzurum, Muş, Bitlis, Van, Eleşkirt ve Adilcevaz gibi rotaları takip ederek, dönemin toplumsal hayatına dair gözlemlerini bizimle paylaşıyor.

Önemli bir tarihi tanıklık.

  • Künye: James Brant – 1838 Yazında Kürdistan, çeviren: A. Celil Kaya, Rûpel Yayınları

Heinrich Barth – Heinrich Barth Seyahatnamesi: Trabzon’dan Üsküdar’a Yolculuk, 1858 (2017)

İstanbul’dan Trabzon’a gemiyle, oradan atla Üsküdar’a dönen Heinrich Barth ile Alman şarkiyatçı Andreas David Mordtmann’ın dönemin Türkiye’sine dair gözlem ve deneyimleri…

İki yazar, yol boyunca köy evlerinde konaklamış, dönemin Müslüman ve Hıristiyan kesimleriyle diyalog geliştirmiş, bunun yanı sıra yolculuklarında gördükleri antikçağa ait eserlerin çizimlerini yapmış.

Seyahatname bu yönüyle Türkiye’nin 19. yüzyılına dair önemli veriler barındırmasıyla kayda değer bir tarihi belge niteliği taşımakta.

Yazarların rotası Trabzon, Şebinkarahisar, Tokat, Turhal, Amasya, Alacahöyük, Boğazköy, Yazılıkaya, Yozgat, Kayseri, Ürgüp, Göreme, Uçhisar, Nevşehir, Gülşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Sivrihisar, Seyitgazi, Yazılıkaya, Eskişehir ve Bilecik’e uzanıyor ve oradan Üsküdar’a ulaşıp sonlanıyor.

Kitap,

  • Anadolu köy ve şehirlerini,
  • Buraların belli başlı geçim kaynaklarını,
  • Halkın gündelik hayatını,
  • Gelenek ve göreneklerini,
  • Müslümanlarla Hıristiyanların ilişkilerini,
  • Ve bunun gibi, daha pek çok önemli ve ilgi çekici ayrıntıyı kayda alıyor.

Künye: Heinrich Barth – Heinrich Barth Seyahatnamesi: Trabzon’dan Üsküdar’a Yolculuk, 1858, çeviren: Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, seyahatname, 262 sayfa

Chardin – Chardin Seyahatnamesi (2014)

1686’da yayınlanan ‘Chardin Seyahatnamesi’, türün klasikleri arasında yer almasının yanı sıra, Montesquieu ve Rousseau gibi 18. yüzyılın yazarları kadar, İran tarihçileri tarafından da sıklıkla başvurulan önemli bir eser.

Chardin’in İstanbul, Osmanlı toprakları, Gürcistan, Ermenistan ve İran’ı kapsayan bu gezisi, 1671-1673 arasında gerçekleşmiş.

Paris’ten İstanbul’a, oradan Tiflis’e, Tiflis’ten Tebriz’e ve buradan Isfahan’a gerçekleşen yolculuğunda Chardin, Osmanlı-Fransız ilişkilerinde önemli yer tutan kapitülasyonları; Ermeni, İran, Gürcistan ve Osmanlı toplumlarıyla ilgili görüşlerini ve İran-Avrupa ilişkilerini anlatıyor.

  • Künye: Chardin – Chardin Seyahatnamesi, editör: Stefanos Yerasimos, çeviren: Ayşe Meral, Kitap Yayınevi, seyahatname, 496 sayfa

Ulrich Jasper Seetzen – İstanbul Günlükleri ve Anadolu’da Yolculuk (2017)

  • İSTANBUL GÜNLÜKLERİ VE ANADOLU’DA YOLCULUK, Ulrich Jasper Seetzen, çeviren: Selma Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, seyahatname, 2 cilt, 772 sayfa

istanbul-gunlukleri-ve-anadolu-yolculuk

Alman seyyah Ulrich Jasper Seetzen’in İstanbul ve Anadolu’yu anlatan iki ciltlik seyahatnamesi, yaklaşık 800 sayfayı buluyor.  Seyahatnameyi bu coğrafya açısından anlamlı kılan başlıca husus, III. Selim dönemi İstanbul’unun gündelik hayatıyla ilgili altın değerinde bilgiler barındırması. Seetzen, dönemin İstanbul’unda yaşayan Rum ve Ermeniler ile onların Türklerle ilişkileri, türküler söyleyerek halk oyunları oynayan Kürtler, pehlivanların coşkulu geçen güreş müsabakaları, çocukların sokak oyunları gibi birçok ilgi çekici ayrıntı sunarken, zamanın İstanbul’undaki pamuklu dokuma atölyeleri, top dökümhaneleri, gemi çapası atölyeleri, kiremit ve tuğla ocakları, dönemin işçilerinin yaşadıkları zorluklar konularında da önemli bilgiler veriyor. Seetzen’in Anadolu yolculuğu ise Bursa, Manisa, İzmir, Uşak, Afyon, Konya ve Antakya rotalarını izliyor. Yazar bu bölümde de gezip gördüğü yerlerdeki camiler, pazar yerleri, medreseler, tekke ve kütüphaneler, evler, hanlar ve hamamlar hakkında detaylı bilgiler veriyor. Seetzen’in sahici üslubu ve ilginç gözlemlerinin bu seyahatnameyi sıra dışı kılıyor.