Frank Wilczek – Güzel Bir Soru (2022)

Dünya muazzam bir sanat eseridir.

Nobel Ödüllü ünlü kuramsal fizikçi Frank Wilczek, bu yeni kitabında bilimsel kavramlarla düşünmenin pek kolay olmadığı bir soruyu ele alıyor; ancak bilimin yol göstericiliğinden sapmadan, doğanın ve evrenin “güzelliği”ni tartışıyor…

‘Güzel Bir Soru’, estetik arayışımızı gerçeklik arayışımızla sentezleyen bir kitap.

En iyi düşünürlerimizden birinden, mizahın ve bulaşıcı bir merak duygusunun zenginleştirdiği önemli bir yapıt.

  • Künye: Frank Wilczek – Güzel Bir Soru: Doğanın Derininde Yatan Tasarımı Arayış, çeviren: Gülbin Akgün, ODTÜ Yayıncılık, bilim, 496 sayfa, 2022

Michio Kaku – Tanrı Denklemi (2022)

Newton kütleçekimi yasasını keşfettiğinde, gökleri ve Dünya’yı yöneten kanunları birleştirmiş oldu.

O zamandan beri fizikçiler, giderek daha önemli hale gelen teorilere yeni kuvvetler ekliyor.

Ancak, belki de nihai mücadele, geriye kalan iki teorinin, yani görelilik ve kuantum teorisinin sentezini yapmak.

Bilimdeki en büyük sır perdesini aralayıp,

  • Büyük Patlama’dan önce ne oldu?
  • Kara deliklerin diğer tarafında ne var?
  • Başka evrenler ve boyutlar var mı?
  • Zaman yolculuğu mümkün mü?

gibi sorulara cevap vermek için doğanın tüm kuvvetlerini muhteşem bir denklemde birleştirmek, bilimin en önemli başarısı olacaktır.

Kaku ayrıca, bu teori etrafında dönen yoğun tartışmayı, söz konusu hayati soru karşısında zıt taraflarda yer alan bilim insanlarına dayandırarak açıklıyor.

Kaku’nun kendine özgü coşkunluğu ve yalınlığı ile yazılan bu destansı macera, ‘Tanrı Denklemi’nin hikâyesidir.

  • Künye: Michio Kaku – Tanrı Denklemi: Her Şeyin Teorisi Arayışı, çeviren: Ege Can Karanfil, ODTÜ Yayıncılık, bilim, 184 sayfa, 2022

Antonio Damasio – Şeylerin Tuhaf Düzeni (2022)

Antonio Damasio’dan, insanoğlunun kökeni ve kaynağı üzerine derinlemesine bir sorgulama.

‘Şeylerin Tuhaf Düzeni’, insanın hayatta kalmasını sağlayan ve tüm yaşamın gelişip serpilmesine olanak tanıyan dinamik dengeye -homeostaza- dair çığır açıcı bir araştırma olarak okunmalı.

Bizler; biyolojik, psikolojik ve hatta sosyal olarak tek hücreli canlılardan başlayan uzun bir soydan geliyoruz.

Damasio da, zihinlerimiz ve kültürlerimizin görünmez bir iplikle antik tek hücreli varoluşun yolları ve araçlarına bağlı olduğunu gösteriyor.

‘Şeylerin Tuhaf Düzeni’; yaşam, duygu ve kültürün kökenlerini anlamanın yeni bir yolunu sunan, ayrıca sosyal ve biyolojik bilimleri de kapsayan kilometre taşı niteliğinde bir çalışma.

  • Künye: Antonio Damasio – Şeylerin Tuhaf Düzeni: Yaşam, Hisler ve Kültürlerin Doğuşu, ODTÜ Yayıncılık, inceleme, 356 sayfa, 2022

Antonio Damasio – Descartes’ın Yanılgısı (2021)

“Duygular bir lüks değildir, aksine rasyonel düşünce ve normal sosyal davranışlar için gereklidir.”

Bu tezin doğruluğuna canı gönülden inanan nörolog Antonio Damasio, duygular ile rasyonalite arasındaki bağlantıyı tartışmaya açıyor.

Descartes’ın, çok iyi bilinen “Düşünüyorum, öyleyse varım” söylemini dile getirdiği yüzyıldan bu yana bilim, bireyin gerçek varlığının kaynağı olarak duyguları çoğunlukla göz ardı etti.

Modern sinirbilimi bile yakın bir zamana kadar duygular yerine beyin fonksiyonlarının bilişsel tarafına odaklanma eğilimi gösterdi.

Ancak, ‘Descartes’ın Yanılgısı’ eserinin yayınlanmasıyla birlikte bu tutum değişmeye başladı.

Dünyanın önde gelen nörologlarından biri olan Damasio, duygular ile rasyonalite arasındaki bağlantıya ilişkin geleneksel düşüncelere bu eserinde karşı çıkıyor.

Yazar, hepimizin uzun zamandır şüphe ettiği şeyi -yani duygular bir lüks değildir, aksine rasyonel düşünce ve normal sosyal davranışlar için gereklidir söylemini- vaka çalışmaları yoluyla sergilerken okurunu bilimsel bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.

  • Künye: Antonio Damasio – Descartes’ın Yanılgısı, çeviren: Fatma Ece Çetin ve Emre Kumral, ODTÜ Yayıncılık, felsefe, 408 sayfa, 2021

Antonio Damasio – Zihindeki Benlik (2020)

Beynimiz nasıl evrimleşti ve zihnimizi nasıl geliştirdi?

Otuz yıldır beyin ve onun sırları üzerine çalışan sinirbilimci Antonio Damasio, bu konuda dikkat çeken bir tezle karşımızda.

Damasio’ya göre beynin insan benliğini geliştirmesi, doğanın kayıtsızlığına bir meydan okumadır ve insanın en belirleyici özelliklerinden biri olan kültür de bu sayede ortaya çıktı.

Bilincin bedenden ayrı bir şey olduğunu ileri süren kalıplaşmış fikirleri reddeden ve evrimsel açıdan bakan yeni bilimsel kanıtlar sunan kitap, beynin nasıl işlediğini daha iyi kavramak açısından önemli bilgiler barındırıyor.

  • Künye: Antonio Damasio – Zihindeki Benlik, çeviren: Emek Akman, ODTÜ Yayıncılık, bilim, 392 sayfa, 2020

Stanislas Dehaene – Sayı Duyusu (2020)

Matematiksel zihin tam olarak nasıl işler?

Başka bir deyişle, zihin matematiği nasıl yarattı?

Şimdiye kadar Türkçeye farklı eserleri çevrilmiş, bilişsel nörobilim alanında dünyanın en aktif araştırmacılarından olan Stanislas Dehaene, son yapılan keşiflerin ışığında matematiksel zihin hakkında çok ilginç bilgiler veriyor.

Sıçan, güvercin, şempanze gibi hayvanların basit matematik işlemleri yapabildiği ve insan bebeklerinin de nüve halinde bir sayı duyusuna sahip olduğu gibi heyecan verici son keşiflerden birini açıklayarak kitabına başlayan Dehaene, söz konusu sayı duyusunun, beynimizin dünyayı kavraması için renk ya da uzay algısı kadar temel olduğunu ve aynı onlar gibi beyinde yapılandığını savunuyor.

Kitapta ayrıca, aptal dehalardan hesap dâhilerinin benzersiz yeteneklerine, ufak bir beyin hasarı sonucu matematiksel yeteneklerini kullanamaz hale gelen insanlardan tek tek nöronların sayıyı nasıl kodladığına ve hesap yaparken hangi beyin bölgelerinin aktive olduğuna kadar pek çok ilgi çekici konu yer alıyor.

Öğrenme, matematik ve zihinle ilgilenen her okurun edinmek isteyeceği bir çalışma.

  • Künye: Stanislas Dehaene – Sayı Duyusu: Zihnin Matematiği Yaratışı, ODTÜ Yayıncılık, bilim, 472 sayfa, 2020

Kolektif – Kimlikler Lütfen (2009)

‘Kimlikler Lütfen’, 14-17 Haziran 2005 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ‘Kimlik ve Kültür’ başlıklı sempozyuma sunulan, Türkiye Cumhuriyeti konulu bildirilerden bir seçki.

Kültürel kimlik; Cumhuriyet kurulurken kültürel kimlik arayışı; kültürel kimliğin genetik, etnik, dinsel, dilsel ve ulusal boyutları; kültürel kimliğin oluşumunda metin ve mekânın rolü ve “Öteki” olarak kimlik ya da Batı gözüyle Türk imgesi, kitaptaki makalelerin irdelediği konulardan birkaçı.

Son yıllarda sıkça tartışılan kültürel kimlik, aynı zamanda bir kimlik sorununa da işaret ediyor.

Kitap, konuyu bilimsel bir yaklaşım ve tarihsel bağlamda değerlendirmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Kolektif – Kimlikler Lütfen, derleyen: Gönül Pultar, ODTÜ Yayıncılık, kültürel çalışmalar, 478 sayfa

Nayan Chanda – Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü (2009)

Nayan Chanda ‘Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü’nde, dünyayı sürekli olarak ve tekrar tekrar şekillendiren tacirlerin, vaizlerin, maceraperestlerin ve savaşçıların tarih boyunca izlediği mecrayı konu ediniyor.

Küreselleşmenin, binlerce yıl önce başlayan ve bugün de giderek artan bir hızla devam eden bir çeşit bağlılık ve bağımlılık olduğu iddiası ise, Chanda’nın en dikkat çeken tezi.

Yazar, insan türünün, Buzul Çağı’nın sonlarında, daha iyi yiyecek ve güvenlik bulmak amacıyla Afrika’yı terk etmesinin, küreselleşmenin başlangıcı olduğu savıyla çalışmasına başlıyor.

İnsan uygarlığının doğuşundan bugüne, ticaretin gelişmesini izleyen yazar, binlerce yıl boyunca dünyaya şekil veren bir süreci ayrıntılarıyla analiz ediyor.

Chanda, küreselleşmenin yararlı yönlerini anlatırken, dünya çapında yarattığı adaletsizlikleri ve sorunlu geleceğini de tartışıyor.

Küreselleşme gibi çağdaş politik bir ikilemi açıkça anlatan, uzun tarihsel ve çok geniş bir coğrafi perspektif içinde küreselleşmeyi yeni bir bakışla yorumlayan, iyi bir çalışma.

  • Künye: Nayan Chanda – Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü, çeviren: Dilek Cenkçiler, ODTÜ Yayıncılık, tarih, 429 sayfa

Serdar Şahinkaya – Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Ekonomisinin İnşası (2009)

Serdar Şahinkaya ‘Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Ekonomisinin İnşası’nda, Türkiye’de sanayi temelli bir ulusal devlet kurulurken verilen mücadelede, Mustafa Kemal’in izini sürüyor.

Şahinkaya bu izleri, Mustafa Kemal’in TBMM’de yaptığı açış konuşmalarından ve 1923’te İzmir İktisat Kongresi açış konuşması, 1931 yılında yine İzmir’de yaptığı iki konuşma ve 1935’te Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Dördüncü Büyük Kurultay konuşmasındaki iktisat ile ilgili kısımda sürüyor.

Ele aldığı konuyu dört kapsamlı bölüme ayırarak inceleyen Şahinkaya, okuyucuya daha geniş bir perspektif vermek amacıyla, döneme ait görsel malzemelere de yer veriyor.

  • Künye: Serdar Şahinkaya – Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Ekonomisinin İnşası, ODTÜ Yayıncılık, ekonomi, 285 sayfa

James Ellsworth De Kay – 1831-1832 Türkiye’sinden Görünümler (2009)

Amerikalı doğa bilimci James Ellsworth De Kay, kolera araştırması için İstanbul ve İzmir’i ziyaret etmişti.

Seyahatnamesini ilk olarak 1883’te yayımlayan De Kay, burada mesleğinin verdiği bilgiyle, geçtiği bölgenin coğrafyası, iklimi, doğal yapısı, bitki örtüsü ve canlı türleri hakkında bilgiler veriyor.

Yazar, Türkiye ziyaretini toplumsal, kültürel, siyasal ve iktisadi gözlemler yaparak değerlendiriyor.

Kitap, yazarın tıp doktoru olarak İstanbul’daki kolera salgını ve tedavisiyle ilgili gözlemleri ve 1830 tarihli Osmanlı-Amerikan anlaşmasının imzası için yapılan girişimler hakkında önemli bilgiler veriyor.

  • Künye: James Ellsworth De Kay – 1831-1832 Türkiye’sinden Görünümler, çeviren: Serpil Atamaz Hazar, ODTÜ Yayıncılık, tarih, 420 sayfa