Alain Touraine – Toplumların Sonu (2018)

Ekonomik krizler toplumsal dokuyu zedelerken nasıl bir siyasi ve etik yaklaşımla bunun üstesinden gelebiliriz?

Toplumbilimci Alain Touraine, krizlerin ertesinde yaşanan toplumsal çöküşü Avrupa’yı, özellikle de Fransa’yı merkeze alarak irdeliyor.

Touraine, bugün politikadan yoksun, toplumsuzlaşmış bir dünya ekonomisinin, ancak yeni aktörler kendilerini kesin bir biçimde ortaya koyarlarsa, birtakım öncelikli eylem ve hedefler belirlenirse ve toplumsal yaşamın pek çok noktasında yeniden olasılığa ve eyleme geçme becerisine duyulan belli bir güven olgunlaşırsa, yaşadığımız kaosun ve şiddetin aşılabileceğini belirtiyor.

Touraine, hem ekonomik, hem siyasal hem de kültürel alana egemen olmuş küresel kapitalizme karşı harekete geçerken, ilk olarak başvurmamız gerekenin toplumda adalet ruhu olmadığını, birer özne olarak, evrensel hakların sahipleri olarak kendi kendimizin bilinci olduğunu söyleyerek şöyle diyor:

“Söz konusu evrensel haklar özgürlüğümüze dayanır, bizi en yüksek düzeyde, aynı zamanda da en bireysel düzeyde tüm bağımlılıklara karşı savunmak için yasaların bile üzerindedir.”

Yazar hem tarihsel hem de sosyolojik bir perspektifle, bunun olanaklarını tartışıyor.

  • Künye: Alain Touraine – Toplumların Sonu, çeviren: Olcay Kunal, Yapı Kredi Yayınları, sosyoloji, 484 sayfa, 2018

Arjun Appadurai – Küçük Sayılardan Korkmak (2008)

Antropolog-sosyolog Arjun Appadurai, alt başlığı ‘Öfkenin Coğrafyası Üzerine Bir Deneme’ olan ‘Küçük Sayılardan Korkmak’ta,  küreselleşmenin kültürel boyutlarını inceliyor ve küeselleşmenin kapsamlı bir eleştirel çözümlemesini sunuyor.

Appadurai küreselleşmeyi, sadece ekonomik, finansal kapitalizm ve teknolojilerde yaşanan ilerleme çerçevesinden değil; yarattığı eşitsizlikler ve dışlamalar ile şiddeti ve öfkeyi tetiklemesi yönleriyle ele alıyor.

Küreselleşmenin bir “öfke coğrafyası” yarattığını söyleyen Appadurai, bu coğrafyaya eğilerek, okuru, küreselleşmenin karanlık yüzünü görmeye davet ediyor.

Kitabın önsözü de, Fuat Keyman imzalı.

  • Künye: Arjun Appadurai – Küçük Sayılardan Korkmak, çeviren: Ferit Burak Aydar, Timsah Kitap, siyaset, 119 sayfa

Raymond Williams – Modernizmin Siyaseti (2018)

Kültürel Çalışmalar alanının önemli isimlerinden olan Raymond Williams, aynı zamanda Kültürel Materyalizm yaklaşımının da kurucusu olarak biliniyor.

Williams bu kitabında ise, devrimci sosyalist siyaset ile avangard sanat arasındaki ilişki üzerinden çağdaş bir kültürel analiz geliştiriyor.

Düşünür, modernist projenin gelişiminin eleştirel bir sorgulamasını yaparken, sanat tekniklerinin yanı sıra, kültürel ifadelerin de toplumsal oluşumlarda nasıl zemin kazandığını irdeliyor.

Kitapta,

  • Modernizm ve kültürel teori,
  • Metropol algıları ve modernizmin doğuşu,
  • Avangardın siyaseti,
  • Dil ve avangard,
  • Siyasal forum olarak tiyatro,
  • Sinema ve sosyalizm,
  • Kültür ve teknoloji,
  • Kültürel incelemelerin geleceği,
  • Ve kültürel teorinin kullanımları gibi, birçok ilgi çekici konu tartışılıyor.

“Bugün bütün felsefi, estetik ve siyasal düşünceyi hâkimiyeti altına alan düşünsel kıskaçtan çıkmanın birkaç olası yolu vardır. Bunlardan halen en etkilisi, büyük bir hızla değişmekte olan dünyanın çağdaş tahlilidir.” diyen Raymond Williams’ın bu ufuk açıcı çalışması, düşünürün kültür ve toplum alanındaki birikiminin en muhteşem meyvelerinden.

  • Künye: Raymond Williams – Modernizmin Siyaseti, çeviren: Barış Şannan, Sel Yayıncılık, siyaset, 248 sayfa, 2018

Canan Balkır ve Diğdem Soyaltın – Avrupalılaşma (2018)

Türkiye’nin “Avrupalılaşma” çabası, bugün duraklama dönemini yaşıyor.

Zira Avrupa Birliği’nin siyasal, sosyal ve ekonomik dinamiklerinin ulusal söylemlere, kimliklere, siyasal yapılara ve kamu politikalarına egemen olan mantığın parçası haline gelme süreci olarak tanımlanan “Avrupalılaşma”, hem fikir hem de uygulama olarak bizde sekteye uğramış durumda.

İşte iki yazarlı bu önemli kitap da, her şeyden önce Avrupalılaşma’nın ne anlama geldiğini ve aday ülkelerde süreçlerin nasıl işlediğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koymasıyla önemli.

Canan Balkır ve Diğdem Soyaltın, 1945 öncesi Avrupa’da bütünleşme düşüncesinin nasıl geliştiğinden başlayarak,

  • Avrupalılaşmanın koşulları ve ara değişkenlerini,
  • Avrupalılaşmanın nüfuz alanlarını,
  • Adaylık sürecinde Avrupalılaşma aşamalarını,
  • Ve Avrupa komşuluk politikasını, kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Kitabın bir diğer önemli katkısı da, Türkiye’nin Avrupalılaşma sürecindeki temel konuları ele alması.

Burada da,

  • AB-Türkiye ilişkilerinin tarihi boyutu,
  • Helsinki zirvesi öncesi dönem,
  • Adaylık süreci ve müzakerelerin başlaması,
  • Türkiye’nin müzakere sürecinde insan hakları, azınlık hakları ve temel özgürlükler konusunda vaat ettiği reformlar,
  • Asker üzerinde sivil denetim,
  • Yargı sistemi,
  • Kamu yönetimi ve yolsuzlukla mücadele,
  • AB üyelik teşvikleri,
  • Ve AKP döneminde AB reformlarıyla ilgili güncel durumun ne olduğu gibi konular irdeleniyor.

Kitap, hem Avrupalılaşma fikrinin gelişimi hem de Türkiye’nin AB üyelik sürecindeki geçmişi ve bugünü için rehber niteliğinde bir kaynak.

  • Künye: Canan Balkır ve Diğdem Soyaltın – Avrupalılaşma: Tarih, Kavram, Kuram ve Türkiye Uygulaması, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 230 sayfa, 2018

Nick Henck – Subcomandante Marcos (2008)

Hukuk profesörü Nick Henck, ‘Maskeli Adam’ alt başlıklı ‘Subcomandante Marcos’ta, kuşkusuz sadece günümüzün değil, geleceğin siyaseti açısından da oldukça özgün bir aktör olan Zapatist hareketin lideri Marcos’un biyografisini veriyor.

Che Guevara’dan bu yana gelmiş geçmiş en tanınmış gerilla liderlerinden olan Subcomandante Marcos, günümüzün küreselleşme karşıtı hareketinin de simge isimlerinden.

Nick Henck’in kapsamlı ve nitelikli kitabı, Subcomandante’nin biyografisini verirken, aynı zamanda Zapatist harekete dair merak edilenleri de açıklığa kavuşturuyor.

  • Künye: Nick Henck – Subcomandante Marcos, çeviren: Eylem Kaftan, Timsah Kitap, biyografi, 342 sayfa

Efe Baştürk – İçkinlik Demokrasisi (2018)

Gilles Deleuze’ün politik felsefesinin kaynakları, gelişimi ve etkileri hakkında sağlam bir inceleme.

“Deleuze’e başvurmadan politik felsefe mümkün müdür?” sorusunun yanıtını arayan Efe Baştürk, öncelikle Deleuze’ün Platon ve Hegel’e yaklaşımını analiz ederek kitabına başlıyor ve yine burada, Deleuze’ün “molar-felsefe” ve “diyalektik aklın olumsuzlayıcı işlevi” kavramlarını tartışıyor.

Baştürk, kitabının ikinci bölümünde ise, Louis Althusser, Jacques Rancière ve Jean-Luc Nancy gibi Deleuze’ün çağdaşı filozoflar ile Deleuze arasındaki etkileşimi irdeliyor.

  • Künye: Efe Baştürk – İçkinlik Demokrasisi: Deleuze ve Politik Felsefe, Norgunk Yayıncılık, felsefe, 174 sayfa, 2018

Kolektif – Sosyal Yardım Alanlar (2018)

2000’li yıllar Türkiye’sinde ekonomi, siyaset, sosyal politika ve işgücü piyasası yeniden biçimlenirken, bu alanların kesişim kümesinde belki de en çok yer kaplayan uygulamalardan biri sosyal yardımlar oldu.

Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, sosyal yardımlar ve sosyal yardım alanlar, Türkiye’de başlı başına bir toplumsal ve siyasi olgu haline gelmeye başladı, fakat bunun bilimsel araştırma gündemine girebildiği örnekler azdır.

Bu yöndeki boşluğu doldurmaya aday elimizdeki nitelikli derleme ise, Ankara’nın farklı mahallelerinde yapılmış derinlemesine görüşmeler yoluyla, nitel ve nicel açıdan sosyal yardımları ve sosyal yardım alanları inceliyor.

Kitapta,

  • Vatandaş ve toplumsal sınıf olarak yoksullar,
  • Türkiye’de sosyal yardımların niteliğinin yasal ve toplumsal temelleri,
  • İslamcı refah rejimi ve siyaset arasındaki ilişkinin geçmişten bugüne dönüşümü,
  • Sosyal yardımların toplumsal cinsiyetli doğası bağlamında cinsiyetçi işbölümünün yeniden üretimi,
  • “Bir paket makarna”nın öz saygı düzeyine etkisi ve klientalizm,
  • Nakit açığını kapatan bir gelir türü ve geçim aracı olarak sosyal yardım,
  • Ve sosyal yardımla geçinmeye çalışan işsiz ve yarı işsizler gibi, önemli konular irdeleniyor.

Sosyal yardımların toplumsal, bireysel ve nihayetinde siyasi temellerini daha sarih görmek açısından çok iyi bir çalışma.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Serdal Bahçe, Utku Balaban, Özge Sanem Özateş Gelmez, Elif Hacısalihoğlu, Recep Kapar, Emirali Karadoğan, Ahmet Haşim Köse, Denizcan Kutlu ve Gülcan Urhan.

  • Künye: Kolektif – Sosyal Yardım Alanlar: Emek, Geçim, Siyaset ve Toplumsal Cinsiyet, derleyen: Denizcan Kutlu, İletişim Yayınları, siyaset, 408 sayfa, 2018

Kolektif – Türk-Yunan İlişkileri Üzerine Makaleler (2015)

Tarihsel süreçte, inişli çıkışlı bir seyir izlemiş Türk-Yunan ilişkilerinin farklı açılardan yorumu.

Yazarlar, Türk ve Yunan kaynaklarının Megali Idea değerlendirmeleri, Yunan iç savaşında Türk medyasının tutumu, on iki ada Türklerinin sorunları ve 2000’lerde Yunanistan’daki Türk azınlığı gibi konuları irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Türk-Yunan İlişkileri Üzerine Makaleler, editör: Yeliz Okay, Doğu Kitabevi

Quentin Skinner – Liberalizmden Önce Özgürlük (2018)

Ünlü siyaset bilimci Quentin Skinner’dan, önce liberalizm mi önce cumhuriyet mi konusunda ufuk açıcı bir tartışma.

Başta söyleyelim: Skinner, liberalizmin özgürlük anlayışının karşısına cumhuriyetçi düşünceyi çıkarıyor ve ilk kez bu kitapta, modernliğin doğuşuna da kaynaklık etmiş cumhuriyetçilik anlayışı anlamında “Yeni-romacı” geleneği kavramsallaştırıyor.

Kitap, liberalizmin beşiği sayılan İngiltere’nin iç savaş dönemini cumhuriyetçi bir perspektiften inceliyor.

Skinner, İngiltere’de monarşinin sona erdiği kısa bir Commonwealth sürecinde, zamanın düşünürlerinin yürüttükleri tartışmalar üzerinden bu dönemde liberal görüşlerden ziyade cumhuriyetçi fikirlerin nasıl etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Yazar buradan yola çıkarak, liberalizmin özgürlük nosyonu üzerinden dayatılan hegemonyaya itiraz ediyor ve söz konusu özgürlük kavrayışının karşısına, bir zamanlar etkili olmuş ve modernliğin doğuşuna da kaynaklık etmiş cumhuriyetçilik anlayışını koyuyor.

Skinner’ın kitabı, kısa olmakla birlikte, bugün temsili demokrasi açısından gerek dünyada gerekse Türkiye’de yaşanan kimi kafa karışıklıklarına da çok iyi yanıt verecek bir kitap.

  • Künye: Quentin Skinner – Liberalizmden Önce Özgürlük, çeviren: Kemal Özdil, Islık Yayınları, siyaset, 128 safya, 2018

İhsan Özkes – Cami Yalanları (2014)

CHP eski milletvekili, emekli müftü İhsan Özkes, siyasetçilerin özellikle yakın tarihte her fırsatta ve sıklıkla dile getirdiği camilerle ilgili gerçek dışı iddiaların peşine düşüyor.

Bu iddialara belgelerle cevap veren Özkes, örneğin camilerin ahıra dönüştürülmesiyle ilgili hiçbir resmi yazının, herhangi bir belgenin bulunmadığını gösteriyor.

  • Künye: İhsan Özkes – Cami Yalanları, Tekin Yayınevi