Michel Foucault (ed.) – XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti (2007)

  • XIX. YÜZYILDA BİR AİLE CİNAYETİ, editör: Michel Foucault, çeviren: Erdoğan Yıldırım ve Alev Özgüner, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 330 sayfa

xix-yuzyilda

XIX. yüzyılın Fransa’sında annesini, kız kardeşini ve erkek kardeşini öldüren Pierre Rivierè, hapishanedeyken hatıralarını kaleme almıştı. Dönemin Fransa’sında, bu cinayetleri işleyen Rivierè’in akıl hastası mı, yoksa bir canavar mı olduğu hararetli bir şekilde tartışılmış ama nihayetinde bir türlü ortak karara da varılamamıştı. İşte bu hatıralar, psikiyatri ve suça yönelik adalet arasındaki ilişkilerin tarihi üzerine araştırma yapmak amacıyla yola çıkan Foucault ve arkadaşlarının başlıca çalışma konusu olur. Kitap, Foucault’nun zayıfların, akıl hastalarının ve sapkınların hayatlarını anlamaya çalıştığı düşünsel yolculuğunun en önemli uğraklarından biri.

İsmail Yılmaz – Türk Tarihinde Dalkavukluk ve İhanetler (2007)

  • TÜRK TARİHİNDE DALKAVUKLUK VE İHANETLER, İsmail Yılmaz, Selis Kitaplar, tarih, 352 sayfa

turk-tarihinde-dalkavukluk

İsmail Yılmaz’ın ‘Türk Tarihinde Dalkavukluk ve İhanetler’ sıkıcı olmayan tarih kitaplarına iyi örneklerden biri. Yılmaz, hep güncel bir konu olagelmiş ve görünürde böyle de devam edecek gibi görünen dalkavukluk ve ihanet gibi iki önemli konuyu ele alıyor. Kitap konuya dokuz bölümde ve Hunlardan Cumhuriyet dönemine uzanarak odaklanıyor. “Bu eser, tarihin kenarında durup, yönetenlerle dalkavuklar arasındaki hastalıklı ilişkileri ibretle seyredenler için yazılmıştır. Yalakaların yağlı elleriyle eserime dokunmasını, dalkavukların maskaralıklarıyla sayfalarımı buruşturmasını istemiyorum” diyen Yılmaz’ın kitabı, tarihte bu yönleriyle nam salmış aktörleri anlatıyor.

Peter Goes – Zaman Tüneli (2007)

  • ZAMAN TÜNELİ, Peter Goes, çeviren: Gül Özlen, Hep Kitap

zaman-tuneli

Dünyanın çizgili tarihi… Çizimlerinin görkemi ve ebadıyla dikkat çeken kitap, büyük patlamadan dünya üzerinde hayatın başlamasına, dinozor çağının sonundan ilk insanlara, Mezopotamya, Mısır ve Antik Yunan gibi ilk medeniyetlerden Bizans, Osmanlı imparatorluklarına ve günümüzün modern toplumlarına, tarih içinde keyifli bir yolculuk vaat ediyor.

Antony Wild – Kahve: Bir Acı Tarih (2007)

  • KAHVE: BİR ACI TARİH, Antony Wild, çeviren: Ezgi Ulusoy, MB Yayınevi, tarih, 283 sayfa

kahve

Antony Wild, İngiltere’de büyük bir kahve şirketinde, on üç yıl satın alma müdürü olarak çalıştı. Dolayısıyla kendisi için, kahve uzmanı veya “kahve eksperi” demek pek yanlış olmasa gerek. Yazarın bu kitabı, kültür tarihi incelemelerinin iyi örneklerinden biri. Wild kahvenin beş yüz yıllık hikâyesini anlatırken, kahvenin simya, antropoloji, şiir, siyaset ve bilimle kurduğu bağları da anlatıyor. Kahvenin öyküsüne eleştirel bakan Wild, kahvenin sömürgecilik geçmişinden günümüzün kahve endüstrisine kadar geniş bir alanda hareket ediyor. Hatta çalışma asıl önemini de, bu özgün lezzetin arkasındaki sömürgeci çarkı gözler önüne sermesine borçlu diyebiliriz.

Ogün Deli – Atatürk Nasıl Öldürüldü? 2 (2007)

  • ATATÜRK NASIL ÖLDÜRÜLDÜ? 2, Ogün Deli, Karma Kitaplar, tarih, 192 sayfa

ataturk-nasil-olduruldu

Hatırlanacağı gibi, Ogün Deli, ‘Atatürk Nasıl Öldürüldü?’nün birinci kitabında, Atatürk’ün sirozdan ölmediğini, kendisini öldürmek için uluslararası, sistemli ve “gizemli” bir organizasyonun oluşturulduğunu iddia etmişti. Deli’ye göre, Atatürk’ün asıl ölüm sebebi siroz değil, siyasi bir suikasttır. Deli, serinin ikinci kitabında, Atatürk’ün ölümüne dair geçmişte de çokça dillendirilmiş teorilere kaldığı yerden devam ediyor. Kitabın birinci bölümü, Atatürk’ün doktorlarını, ikinci bölümü de kendisinin sağlığını ve tedavisini anlatıyor. Çalışmanın, ‘Atatürk’ün Ölümündeki Sır Perdesi’ başlıklı son bölümünde de, Atatürk’ün ölümünün arkasında masonik bir örgütün olduğu iddia ediliyor.

Felipe Fernández-Armesto – Yemek İçin Yaşamak (2007)

  • YEMEK İÇİN YAŞAMAK, Felipe Fernández-Armesto, çeviren: Elif Akhan, İletişim Yayınları, yemek, 280 sayfa

yemek-icin

Felipe Fernández-Armesto, ‘Yemek İçin Yaşamak’ta, yemeğin tarihi serüvenine yer veriyor. Kitabın ilgi çekiciliği, yiyecek tarihini, insan türünün birbiriyle ve doğanın geri kalanıyla başka etkileşimlerinden ayrılmayan, dünya tarihinin bir konusu olarak ele almaya çalışmasıdır diyebiliriz. İnsanın yiyeceği pişirmeyi öğrenmesini; yamyamlığı ve bunun günümüzün beslenme anlayışıyla ilişkisini; sömürgeciliğin doğal çevre üzerindeki etkilerini; çiftçiler ve çobanların ortaya çıkışını; Amerikan yerlilerinin yiyecek saklama şekillerini ve ilk okyanus aşırı yolculuklarla beslenme sorunlarının nasıl çözüldüğü, kitapta dikkat çeken konulardan birkaçı.

Çetin Yiğenoğlu – Üç Bin Yıllık Kavga (2007)

  • ÜÇ BİN YILLIK KAVGA, Çetin Yiğenoğlu, Cumhuriyet Kitap, siyaset, 350 sayfa

uc-bin-yillik

Çetin Yiğenoğlu’nun ‘Üç Bin Yıllık Kavga’sının alt başlığı ‘Ermeniler Ne İstiyor?’ ismini taşıyor. Yiğenoğlu, doğru bir tespitle, konu hakkındaki tartışmaların, daha çok hamasi söylemlerin gölgesinde kaldığını belirtiyor. Yiğenoğlu, “İşte bu yapı, büyük gerçeği arama savındaki uzmanları ve bilim insanlarını bile düşüren tuzaklar kurulmasına yol açıyor,” diyor. Fakat, tamamıyla bir iyi niyetten yola çıkmış diyebileceğimiz Yiğenoğlu, çalışmasının merkezine Ermeni tezlerinin “provakatif” yönlerini alıp, diğer tarafın konu karşısındaki tutumunu ihmal etmiş. Kitap bu eksikliğine rağmen, en azından, Osmanlı’nın tehcir politikalarına dair önemli bilgiler barındırmasıyla ilgi çekebilir.

Mustafa Gündüz – 2. Meşrutiyet’in Klasik Paradigmaları (2007)

  • 2. MEŞRUTİYET’İN KLASİK PARADİGMALARI, Mustafa Gündüz, Lotus Yayınları, siyaset, 614 sayfa

2-mesrutiyetin-klasik-paradigmalari

Mustafa Gündüz’ün ‘2. Meşrutiyet’in Klasik Paradigmaları’ isimli bu çalışması, Tanzimat döneminde ortaya çıkan ve 2. Meşrutiyet döneminde en yüksek düzeye ulaşan Batıcı, Türkçü ve İslamcı paradigmaları anlatıyor. Gündüz bu paradigmaların izini, İçtihad, Sebilü’r-Reşad ve Türk Yurdu gibi dönemin üç önemli dergisi üzerinden sürüyor. Bu üç dergi, siyasi önemleri dışında, dönemin toplumsal sorunlarına da tanıklık ettiklerinden, önemli sosyolojik kaynaklar niteliğinde. Gündüz’ün çalışması da, bir yandan dergilerden yansıyan siyasi havayı ele alırken, diğer yandan söz konusu paradigmaların 2. Meşrutiyet toplumuna eğitim ve modernleşme bağlamında yaptığı katkıları inceliyor.

Mustafa Ragıb – Meşrutiyet’ten Önce Manastır’da Patlayan Tabanca (2007)

  • MEŞRUTİYET’TEN ÖNCE MANASTIR’DA PATLAYAN TABANCA, Mustafa Ragıb, hazırlayan: Rahşan Aktaş, Bengi Yayınları, tarih, 670 sayfa

mesrutiyetten

Mustafa Ragıb’ın ‘Meşrutiyet’ten Önce Manastır’da Patlayan Tabanca’ isimli bu kitabı, 1935 yılında, Akşam gazetesinde tefrika edilmişti. Ragıb’ın eseri, Kanun-i Esasi’ye yürürlük  kazandırma aşamasında, Rumeli’de gelişen olaylara yer veriyor. Bu olayların başta geleni de, Manastır’da Şemsi Paşa’nın öldürülmesiydi. Şemsi Paşa’nın öldürülmesi, İttihat ve Terakki’nin, Abdülhamit’in istibdat yönetimine karşı geliştirdiği başlıca eylemlerden biriydi. Kitap, Rumeli’de gelişen isyancı yapıya karşı Abdülhamit’in Şemsi Paşa’yı görevlendirişini, bundan sonra Paşa’nın Manastır’da öldürülüşünün ertesindeki gelişmeleri anlatıyor.

Li Sheng – Sinciang Uygur Tarihi (2014)

  • SİNCİANG UYGUR TARİHİ, Li Sheng, editör: Varol Ataman, Kaynak Yayınları, tarih, 396 sayfa

SINCIANG

Tarih profesörü Li Sheng, kısa adıyla Sinciang olan, Çin’in kuzeybatı kesimindeki sınır bölgelerinde ve aynı zamanda Asya-Avrupa kıtasının kalbinde yer alan Sinciang Uygur Özerk Bölgesi’nin tarihini sunuyor. Sheng çalışmasına, Çin’in en çok etnik kimliğini barındıran bölgesi olmasıyla da geçmişten bugüne büyük öneme haiz bu bölgenin coğrafi, idari, etnik yapılarını; zengin doğal kaynaklarını ve komşularını açıklayarak başlıyor. Kitapta ayrıca, çok etnik gruplu bölgenin tarihsel gelişimi, buradaki farklı kültürlerin devamlılığı ve birlikteliği, Sinciang’da eyalet sisteminin kuruluşu ve gelişimi konuları da ele alınıyor.