Liman von Sanders – Türkiye’de Beş Yıl (2007)

 

Liman von Sanders’in ‘Türkiye’de Beş Yıl’ı, daha önce farklı yayınevlerinden çıkmıştı.

Kitaptaki anılar, Sanders’in, Türkiye’de geçirdiği beş yıl süresince, Balkan Savaşları’nın sonlarından, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisine kadarki tanıklığına yer veriyor.

Sanders, bu dönemde, zamanın padişahı Sultan Reşat’ı, sonra Sultan Vahidettin’i, Sadrazam Sait Halim Paşa’yı, Talât Paşa’yı, Enver Paşa’yı yakından tanıma fırsatı bulmuş, bunun yanında, Mustafa Kemal’le cephede silah arkadaşlığı da yapmıştı.

Sanders’in hatıraları, olağanüstü olayların yaşandığı, imparatorluğun hızla çöktüğü o dönemlere dair hâlâ önemini koruyan bir tanıklık.

Julian Baldick – Hayvan ve Şaman (2011)

  • HAYVAN VE ŞAMAN, Julian Baldick, çeviren: Nevin Şahin, Hil Yayın, sosyoloji, 234 sayfa

Daha önce Türkçede yayınlanan ‘Mistik ve İslam’ adlı kitabıyla hatırlanacak Julian Baldick, elimizdeki çalışması ‘Hayvan ve Şaman’da da, Orta Asya’nın yerel dinlerinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunuyor. İskitler, Hunlar, Türkler, Moğollar, Tunguzlar, Mançular, Finler ve Macarlar gibi, Orta Asya’da yaşamış ya da oradan göçen çeşitli kavimlerin ortak bir mirasa sahip olduğu, Baldick’in burada savunduğu başlıca görüş. Söz konusu ortak mirası, “İç Avrasyalı” olarak tanımlayan Baldick, bu mirasın mitlerde, ritüellerde ve efsanelerdeki izini sürüyor. Üçüncü bölümün Türklere ayrıldığı çalışmada, M. Ö. 6. yüzyıldan günümüze yapılmış Türki dinler konulu araştırmaların bulguları ele alınıyor. Göktürkler ve Göktürklerin halefleri Uygurlar ile Kırgızlar, Baldick’in bu anlamda incelediği Türk devletlerinden birkaçı.

Niall Ferguson – İmparatorluk (2011)

  • İMPARATORLUK, Niall Ferguson, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 391 sayfa

 

Ekonomi tarihi üzerine uzman olan Niall Ferguson ‘İmparatorluk’ta, Britanya’nın imparatorluğa dönüşmesini ve modern dünyayı nasıl yarattığını anlatıyor. Kitap bilhassa, Britanya’nın Afrika ormanlarından Arabistan çöllerine uzanan öyküsü ekseninde, emperyalizmin açgözlülüğünü kapsamlı bir bakışla ortaya koymasıyla dikkat çekiyor. Büyük Britanya’nın öncelikle bir ekonomik olgu olarak başlamasından, Britanya’nın tarih terazisinde tartıldığı Hitler’li 1940’lı yıllara uzanan kitapta, sömürgelerin bağımsızlık mücadeleleri ve sömürge ülkelerde yetişen ve İngiliz eğitimi alan kuşakların açmazları, gibi oldukça ilgi çekebilecek konular da irdeleniyor.

Georges Corm – Avrupa ve Batı Miti (2011)

  • AVRUPA VE BATI MİTİ, Georges Corm, çeviren: Melike Işık Durmaz, İletişim Yayınları, tarih, 364 sayfa

 

Ekonomist ve tarihçi Georges Corm ‘Avrupa ve Batı Miti’nde, farklı halklara ve kültürlere ev sahipliği yapan Avrupa’nın, kapsayıcı, metafizik ve jeopolitik Batı kavramını neden ve nasıl ürettiğini araştırıyor. Batı kavramının nasıl doğduğuyla çalışmasına başlayan Corm, tarihsel-antropolojik düşünce oyunlarıyla radikal biçimde birbirine karşıt olarak konumlandırılmaya çalışılan Doğu ve Batı kavramlarını da ele alıyor. Yazar devamında da, Avrupa’nın özgünlüğüne vurgu yapan tarihsel ve felsefi söylemleri, Ortaçağ’a uzanarak inceliyor; ayrıca Avrupa’nın son iki yüzyılın çalkantılı tarihinden aldığı farklı Avrupa dinamiklerini değerlendiriyor.

Ahmet Kardam – Cizre-Bohtan Beyi Bedirhan (2011)

  • CİZRE-BOHTAN BEYİ BEDİRHAN, Ahmet Kardam, Dipnot Yayınevi, tarih, 422 sayfa

Ahmet Kardam elimizdeki çalışmasında, birinci kuşak torunu olduğu Cizre-Bohtan miri Bedirhan Bey’in (1806-1869) yaşamının direniş ve isyan yıllarını (1837-1847) anlatıyor. Kardam, Bedirhan Bey’in isyanının, gerçekte Kürdistan’ın Osmanlı tarafından fethine karşı bir direniş olduğunu söylüyor. Yazara göre, Bedirhan Bey’in tarih sahnesine çıkışı, Osmanlı’nın 1835 yılında Kürdistan’ı fethetmek üzere başlattığı seferle olmuştu. Bedirhan Bey’in başlattığı isyanı tarihsel bağlamına oturtabilmek için, Yavuz Sultan Selim’in yaptığı Çaldıran Seferi’ne kadar uzanıyor; ardından, isyanın öncesini, sonrasını ve sonuçlarını, kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Çalışması için Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki belgelerden yararlanan Kardam, kaynak olarak gösterdiği arşiv belgelerinin orijinallerini de DVD olarak okurlarına sunuyor.

Mahmut Akyürekli – Dersim Kürt Tedibi (2011)

  • DERSİM KÜRT TEDİBİ, Mahmut Akyürekli, Kitap Yayınevi, tarih, 223 sayfa

Mahmut Akyürekli ‘Dersim Kürt Tedibi’nde, 1937-1938 yıllarında Dersim’de yaşanan olayları kapsamlı bir gözle değerlendiriyor. Akyürekli’nin çalışmasını nitelikli kılan yönlerden biri, Dersim’de yaşanan olayları anlatırken, tarafgirlikten uzak bir anlayışı benimsemesi. Bu durum, kendini kitabın adından da belli ediyor. Zira Akyürekli, yaşananları, “Dersim olayları” veya halk arasındaki söylemiyle “Dersim Tertelesi” ifadeleri ile tanımlamış. Kitap, 1937-1938 öncesi Dersim’in coğrafi konumu, idari, etnik, sosyal ve ekonomik yapısını ele alarak başlıyor. Çalışmanın devamında da, söz konusu tarihte yaşanan olayların tarihsel arka planı, Dersim olaylarının iç ve dış dinamikleri, şark raporlarında ve Meclis tutanaklarında Dersim’in nasıl yer aldığı ve Dersim olaylarının nasıl sonuçlar doğurduğu gibi konular ele alınıyor.

William J. Griswold – Anadolu’da Büyük İsyan (2011)

  • ANADOLU’DA BÜYÜK İSYAN, William J. Griswold, çeviren: ülkün Tansel, Kırımız Yayınları, tarih, 303 sayfa

Tarihçi William J. Griswold, ‘Anadolu’da Büyük İsyan’ adlı çalışmasında, Celali İsyanları’nın siyasî yönlerini iç ve dış ilişkiler bağlamında, ana hatlarıyla saptıyor. Griswold’un buradan, Osmanlı tarihine dair iki önemli ayrıntıya iniyor. Celalilerin Osmanlı’yı alaşağı edip onun yerine geçmek yerine, devlet sistemine yeniden katılmak istedikleri, bunlardan ilki. Griswold, Celalilerin uzun erimli çıkarlarının, Avrupalı güçler ya da Şah Abbas’ınkiyle değil, İstanbul’daki Osmanlı hükümetinin çıkarlarıyla çakıştığını gördüklerini söylüyor. Yazarın gözlemlediği ikinci nokta ise, Kürt kökenli Halep Emiri Canbuladoğlu Ali Paşa’nın, Kuzey Suriye’de bir devlet kurma girişimi. Griswold Ali Paşa’nın mücadelesinin, Kara Yazıcı, Deli Hasan ya da Kalenderoğlu Mehmed gibi Celalilerinkinden başka bir düzeye oturttuğunu belirtiyor.

Niyazi Kızılyürek – Glafkos Klerides (2007)

  • GLAFKOS KLERİDES, Niyazi Kızılyürek, İletişim Yayınları, biyografi, 262 sayfa

Niyazi Kızılyürek’in ‘Glafkos Klerides’i, ilk etapta, Kıbrıs’ın Rum kesiminin önemli bir figürü olan Klerides’in biyografisi olarak düşünülse bile, adanın yakın tarihine dair önemli ayrıntıları barındırmasıyla dikkate değer. Kitap, Kızılyürek’in, Kıbrıs’ta Enosis’i gerçekleştirmek için kurulan EOKA örgütünün genç avukatı olarak başladığı siyaseti, önemli görevler üstlenerek devam ettirmiş, en son da, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak on yıl görev yapmıştı. Kızılyürek’in kitabı, adanın bu önemli aktörüyle tarih, siyaset ve Kıbrıs eksenli sohbetlerden oluşuyor.

Herbert Wrigley Wilson – Zırh Devrinde Deniz Muharebeleri (2007)

  • ZIRH DEVRİNDE DENİZ MUHAREBELERİ, Herbert Wrigley Wilson, çeviren: Lütfü Çekiç, Kitap Yayınevi, tarih, 468 sayfa

‘Zırh Devrinde Deniz Muharebeleri’nin ilk baskısı 1937 yılında, Genelkurmay Başkanlığı IX. Şube’si tarafından yapılmıştı. Yayınevinin ‘Sahaftan Seçmeler’ dizisinden çıkan kitap, çalışmanın birinci cildi olup, deniz muharebelerinin 1850-1914 yılları arasındaki zaman dilimine odaklanıyor. Çalışmanın önemi, daha önce ahşaptan yapılan gemilerin kullanıldığı deniz savaşlarında, zırh sisteminin geliştirilmesiyle gelinen yeni aşamayı inceliyor olması. Yüzyıllardır deniz savaşlarının tek aracı olan ahşap gövdeli, yelkenli, toplarını bordasında taşıyan kalyon, sadece 30 yıl içinde yerini, önce demir, sonra çelikten inşa edilen, buharla hareket eden, toplarını döner taretlerde taşıyan zırhlılara bıraktı. Wilson’ın çalışması, bu yeni zırhlı gemilerin 70 yıl içinde, deniz savaşları tarihini nasıl değiştirdiklerini ayrıntılı olarak anlatıyor.

Preserved Smith – Rönesans ve Reform Çağı (2007)

  • RÖNESANS VE REFORM ÇAĞI, Preserved Smith, çeviren: Serpil Çağlayan, İş Kültür Yayınları, tarih, 325 sayfa

Preserved Smith’in ‘Rönesans ve Reform Çağı’, bu dönemin tarihini verirken, yoğun olarak dönemin sosyal arkaplanına odaklanmasıyla dikkat çekiyor. Smith, Rönesans’tan Reform’a uzanan süreci anlatırken odak noktasına insanı ve onun somut, günlük yaşamındaki değişimleri koyuyor. Bu dönemdeki okullar, düşünce akımları, kitaplar, yayıncılık dünyası, eğlence mekânları, mutfakları, fahişeleri, ayyaşları, uşakları ve cadıları, çalışmada okuyucunun karşılaşacağı ilginç bazı ayrıntılar. “Reform tarihine ilişkin yeni bir kitap yazma isteğim, bu hareketin 16. yüzyıldaki ekonomik ve entelektüel devrimlerle olan kendine özgü ilişkisini yerli yerine koyma ihtiyacından kaynaklanmıştır.” diyen Smith’in kitabı, ‘Sosyal Koşullar’, ‘Kapitalist Devrim’, ‘Belli Başlı Düşünce Akımları’, ‘Dönemin Mizacı’ ve ‘Reform Hakkında Yorumlar’ başlıklı bölümlerden oluşuyor.