Nuriye Akman – Örtü (2006)

  • ÖRTÜ, Nuriye Akman, Doğan Kitapçılık, roman, 256 sayfa

Nuriye Akman’ın 2004 yılında yayımlanan ilk romanı olan ‘Nefes’ten sonra yayımlanan ‘Örtü’, başörtüsü sorunu üzerine inşa edilen, bunun yanında polisiye özelliklerle de beslenen bir roman. Şeyhine inancını yitirip başörtüsünü çıkartan genç bir kadın; rüyalarının peşine düşüp dünyayı dolaşan ve sonunda bir “rüya ressamı”na dönüşen genç bir adam; paramparça bir kafa, ezilmmiş bir yürek ve ölüm korkusuyla büyümüş bir çocuk ve tarihi mekânlara bırakılan “örtünün” mesajı yazılmış kesik kadın organları romanın başlıca olay örgüsünü oluşturuyor. Roman çok geniş olay örgüsüyle, Türkiye’de şu an iki uç noktaya hapsedilmiş bulunan türban/başörtüsü sorununa alternatif bir bakış getirmeyi amaçlıyor.

Nezihe Meriç – Oradan da Geçti Kara Leylekler (2006)

  • ORADAN DA GEÇTİ KARA LEYLEKLER, Nezihe Meriç, İş Bankası Kültür Yayınları, anlatı, 87 sayfa

‘Oradan da Geçti Kara Leylekler’, çocuk yaşta kapıcı dairesine göçen İsmidal ve Hüseyin ile, bulundukları apartmanda yaşayanların çok yönlü değişimlerini hikâye ediyor. Burada, elindeki sepeti dışında kapıcı olduğu gibi kalırken, kapıcının karısı gittiği evlerde, tanık olduğu çok çeşitli hayatlarda değişimi bulur. Aslında anlatı, bu değişimin kendisine odaklanmayı amaçlıyor. Anlatının sinematografik özellikleriyse, Nezihe Meriç’in hikâyeyi bir sinema filmini aklında oluşturur gibi yazmasından kaynaklanıyor. Meriç kitabının sunuşunda, öykünün 1984-85 yılları arasında bir arkadaşının kendisine söylediği bir olaydan esinlenilerek yazıldığını belirtiyor.

Paul Theroux – Sivrisinek Sahili (2006)

  • SİVRİSİNEK SAHİLİ, Paul Theroux, çeviren: Şeyda Öztürk, MB Yayınevi, roman, 419 sayfa

Paul Theroux’nun ‘Sivrisinek Sahili’, sinema filmi olarak da çekilmişti. Roman, kahramanı idealist mucit Allie Fox’un modern dünyadan uzaklaşarak kendi ütopyasını yaratma amacıyla, insan eli değmemiş bir sahile yerleşmesi ve bunun üzerinden gelişen olayları hikâye ediyor. Fox, insanlığın daha iyi bir dünyada yaşamayı hak ettiğine inanmaktadır. Varolan dünyaya inancını yitiren Fox, karısı ve dört çocuğuyla beraber, “medeniyet” dünyasından uzak, Sivrisinek Sahili’nde ütopik bir düzen kurmaya, tabiri caizse yeryüzünde bir cennet yaratmaya karar verir. Fakat bu cennetin kurulması ütopyasının yanıbaşında, her cennetin cehenneme dönüşme tehlikesi de belirecektir.

Reha Günay – Sinan’ın İstanbul’u (2006)

  • SİNAN’IN İSTANBUL’U, Reha Günay, YEM Yayın, mimari, 247 sayfa

‘Sinan’ın İstanbul’u’, özellikle Mimar Sinan’ın İstanbul’daki yapıtlarını tanımak isteyenler için tasarlandı. Aynı zamanda bir gezi kitabı olarak da kurgulanan eser, altı bölgeye ayırdığı tarihi yarımada İstanbul’un merkezinden başlayarak, yapıları bir gezi rotasına uygun bir sırayla tanıtıyor. Kitap bölüm girişlerinde yer alan haritalarla yapıların konumlarını ve birbirleriyle olan ilişkilerini izleme gibi bir kolaylık da sunuyor. Çalışma, tüm bunlara ek olarak, Sinan’ın Osmanlı mimarisine nasıl bir gelişme getirdiğini, kendinden sonraki mimarları nasıl etkilediğini de sunmayı amaçlıyor.

Anton Çehov – Büyük Oyunlar (2006)

  • BÜYÜK OYUNLAR, Anton Çehov, çeviren: Ataol Behramoğlu, İş Kültür Yayınları, oyun, 461 sayfa

Anton Çehov, kırk dört yıllık kısa yaşamına rağmen, dünya edebiyatına damgasını vurmuş bir isim. Kendi basit diliyle, hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını, büyük bir duyarlıkla işlediği oyun ve öyküleriyle kendi özgünlüğünü hâlâ koruyor. ‘Büyük Oyunlar’ ise, edebiyat dünyasını tamamıyla basitlik üzerine kuran bu yazarın, ününü borçlu olduğu başlıca oyunlarını bir araya getiriyor. ‘İvanov’, ‘Orman Cini’, ‘Vanya Dayı’, ‘Martı’, ‘Üç Kız Kardeş’ ve ‘Vişne Bahçesi’ gibi altı oyunu, Ataol Behramoğlu’nun çevirisiyle bu kitapta sunuluyor.

Richard Attenborough – Gandhi (2006)

  • GANDHI, derleyen: Richard Attenborough, çeviren: Hilal S. Yılmaz, Neden Kitap, anlatı, 127 sayfa

‘Gandhi’, yönetmen Sir Richard Attenborough’un, yirminci yüzyılın önemli kişiliklerinden biri olan Gandhi’nin sözlerinden yaptığı bir derleme. Aynı zamanda ‘Gandhi’ filminin de yönetmeni olan Attenborough, mektuplardan, konuşmalardan, basılmış yazılardan yaptığı bu derlemede, Gandhi’nin gündelik yaşam, işbirliği, şiddet karşıtlığı, inanç ve barış hakkındaki düşüncelerine yer veriyor. Attenborough kitabın önsözünde, Gandhi’yi, kendisinin “İnsanlar başkalarını küçük düşürerek kendilerini nasıl olur da onurlandırılmış hissederler hiçbir zaman anlayamadım” cümlesiyle keşfettiğini ve Gandhi’ye duyduğu aşkın daha sonraki hayatını değiştirdiğini belirtiyor.

Ahmet Gülüm ve Kemal Gönen – Dikkat Yazılı Var (2006)

  • DİKKAT YAZILI VAR, derleyenler: Ahmet Gülüm, Kemal Gönen, Kora Yayın, mizah, 111 sayfa

 

İlk baskısı 1997 yılında yapılan ‘Dikkat Yazılı Var’ kitabını bilmeyen yoktur. Kitap, Gaziantep’teki bir lisede, lise ikiye kadar gelmiş, ama ilk defa coğrafya öğretmeni gören öğrencilerin yazılarından; Mersin dağ köyleri ilkokullarına; Hatay’daki ortaokullardan İstanbul’un çeşitli semtlerindeki okullara kadar, çok değişik bölgelerden ve okullardan öğrencilerin, sınavlarda veya anketlerde verdiği yanıtlardan oluşuyor. Verilen yanıtların asıllarına sadık kalınmış. Kitaptan tadımlık: İlkokul beşinci sınıftan Serpil’in, “Kıyamet günü ne demektir?” soruna verdiği cevap: “Kıyamet günü yani gerdek gecesidir. O gün her şey çok kötü olur. Bütün gece kıyamet kopuverir.”

Saul Bellow – Kurban (2006)

  • KURBAN, Saul Bellow, çeviren: Perran Figen Özülkü, Okuyan Us Yayınları, roman, 313 sayfa

‘Kurban’, temelde, kahramanı Leventhal’in, ismini bile hatırlayamadığı, yıllar öncesinden gelen evsiz bir adamla zoraki kurduğu ilişkinin hayatını dönüştürmesini konu alıyor. Akıl hastanesinde ölen annesinden sonra, yetişkinlik zamanlarında babasını da kaybetmesiyle Leventhal, tamamıyla yalnız bir hayata gömülür. Fakat bu yalnızlık, başlarda tedirgin edici olmakla beraber, Leventhal’in kendince bir yaşam kurması, güvenli bir yer edinmesi düşünüldüğünde artık korkutucu değildir. Leventhal’in bu derli toplu dünyasını kaosa çevirense evsiz adam olacaktır. Adamın evsiz olması, Leventhal’i düşünmekten vazgeçtiği konularla yeniden karşı karşıya getirecektir.

Alain Jaubert – Cennet Vadi (2006)

  • CENNET VADİ, Alain Jaubert, çeviren: Hakan Tansel, Kanat Kitap, roman, 432 sayfa

Alain Jaubert’nin, altmış dört yaşındayken kaleme aldığı ‘Cennet Vadi’, 2005 Goncourt İlk Roman ödülünü almıştı. Roman, hayatında bir dönem denizcilik yapan Jabuert’nin hayatından izler taşıyor. Roman, 1950’lerde Şili’nin Valparaiso kentinde, nam-ı diğer Cennet Vadi’de geçiyor. Romanın baş kahramanı, on sekiz yaşındaki Antoine’ın, Şili’nin bu limanında geçirdiği tek bir geceye dayanıyor. Fakat bu tek geceye sığdırılan onlarca macera, anı, içki, yemek, kadın ve tüm kuşatıcılığıyla deniz vardır. “Tek bir rıhtım, yüzlerce kerhane”li Cennet Vadi’de, sadece iki kural vardır: Uyumamak ve rasgele maceraya atılmak. Roman, Antoine’in cennetteki bu tek gecesini anlatıyor.

Alexandre Koyré – Bilim ve Devrim Newton (2006)

  • BİLİM VE DEVRİM: NEWTON, Alexandre Koyré, çeviren: Nur Küçük, Salyangoz Yayınları, bilim, 484 sayfa

Alexandre Koyré’nin, ‘Bilim ve Devrim: Newton’u, bilim felsefesi alanında Thomas Kuhn’un ‘Bilimsel Devrimlerin Yapısı’ ile birlikte anılıyor ve Newton’un bilimsel devrimini kapsamlı veren eserlerden biri olarak kabul ediliyor. Koyré, yerçekimini keşfeden, tabiri caizse “evrenin bulmacasını çözen”  Newton’un fikirlerini ve yöntemini, Newton biliminin farklı yönlerine odaklanan denemelerle vermeyi amaçlıyor. Koyré, ayrı ayrı yazılan denemelerin ana temasının, temel bilimsel ideaların nasıl hem felsefi düşüncenin başlıca akımlarıyla ilişkili olduğunu, hem de aynı zamanda deneysel denetlemelerle belirlendiğini örneklemek olduğunu belirtiyor.