Orhan Kemal – Bütün Oyunlar 1 (2007)

  • BÜTÜN OYUNLAR 1, Orhan Kemal, Everest Yayınları, oyun, 321 sayfa

butun-oyunlar-1

Pek bilinmese de, edebiyatımızın önemli isimlerinden Orhan Kemal’in oyun türünde kaleme aldığı birçok eseri de bulunuyor. Orhan Kemal’in insandan, umuttan ve aydınlıktan yana tavrını bir kez daha gözler önüne seren bu oyunlar, aynı zamanda kendisinin edebiyatın farklı türlerinde yazma yetisinin de en iyi örneklerinden. Yayınevinin Orhan Kemal’in bütün oyunları serisinin bu birinci kitabında ise, yazarın ’72. Koğuş’, ‘Kardeş Payı’ ve ‘Üçkâğıtçı’ isimli oyunları yer alıyor. Bu oyunlardan ’72. Koğuş’, ilk kez, 26 Ocak 1967’de Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmişti. ‘Kardeş Payı’, ilk kez, Eylül 1970’te Ankara Mithatpaşa Tiyatrosu tarafından ve ‘Üçkâğıtçı’ da, ilk kez 31 Ekim 1997’de Adana Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenmişti. Kitaba, ’72. Koğuş’ oyununa dair dönemin önemli isimlerinin kaleme aldıkları yazılar da eklenmiş.

H. Erdal Yalt – Körfez Canavarı (2007)

  • KÖRFEZ CANAVARI, H. Erdal Yalt, Kent Kitap, roman, 127 sayfa

korfez-canavari

H. Erdal Yalt’ın ‘Körfez Canavarı’ isimli bu romanının alt başlığı, ‘1958 Üsküdar Gemisi Faciasının Romanı’. Yalt, Almanya’da 1927’de yapılıp, Şirket-i Hayriye’nin 72 baca numaralı yolcu vapuru olan Üsküdar Gemisi’nin İzmit Körfezi’nde fırtınada batarak bir faciaya neden oluşunu hikâye ediyor. Üsküdar Gemisi’nde yaşanan bu felaket, çoğu öğrenci olmak üzere, yaklaşık dört yüz yolcunun hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Gemiden kurtulanların sayısı ise sadece kırktı. Yalt, Albi ve Ömer karakterlerinin sıradan hayatlarını, bu büyük facia ekseninde anlatıyor. İkisi de öğrenci olan Albi ve Ömer’in hayatı, kazanın gerçekleştiği günden sonra, asla eskisi gibi olamayacaktır.

Rudolfo Anaya – Alburquerque, Yılanın Dansı (2007)

  • ALBURQUERQUE, YILANIN DANSI, Rudolfo Anaya, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

alburquerque

Meksikalı edebiyatçı Rudolfo Anaya, daha önce aynı yayınevi tarafından yayınlanan ‘Kutsa Beni, Ultima’ isimli romanıyla hatırlanacaktır. Anaya yeni yayınlanan bu romanında da, kahramanı Abrán González’in inişli-çıkışlı hikâyesini anlatıyor. New Mexico’nun yoksul bir mahallesinde büyüyen González, hiç tanımadığı öz babasının gerçek kimliğini, annesi ölüm döşeğindeyken öğrenir. Bu arayış González’i, Alberquerque kentinin en zengin çevrelerine götürecek; onu açgözlü işadamları, hırslı politikacılarla yüz yüze getirecektir. Kahramanımız tam bu esnada, kendini kentin geleceği uğruna verilen bir savaşın içinde bulacak ve böylece ruhunu yeniden keşfedecektir.

Metin Cengiz – Küreselleşme, Postmodernizm ve Edebiyat (2007)

  • KÜRESELLEŞME, POSTMODERNİZM VE EDEBİYAT, Metin Cengiz, Şiirden Yayınları, inceleme, 285 sayfa

kuresellesme-postmodernizm-ve-edebiyat

Metin Cengiz elimizdeki kitabında, küreselleşme ve postmodernizm kavramlarını, edebiyat, birey ve toplum bağlamında tartışıyor. İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, küreselleşmenin ne olduğu, tarihi süreci ve postmodernizmle ilişkisi, Marksist bir bakış açısıyla irdeleniyor. Kitabın ikinci bölümünde de, postmodernist teoriler ile bunların önemli temsilcileri inceleniyor. Türkiye’de küreselleşme ve postmodernizm gibi konuların edebiyat üzerinden düşünüldüğü önemli bir çalışma olan kitap, günümüz şiirine ve yaşadığı tıkanmalara yeni bir bakış açısı getirmeyi amaçlıyor. Marksist felsefe ve şiir ilişkisi, kitabın öne çıkan bir diğer yönü.

Carmen Laforet – Hiç (2007)

  • HİÇ, Carmen Laforet, çeviren: Zerrin Yanıkkaya, Metis Yayınları, roman, 249 sayfa

hic

Carmen Laforet’in, genç yaşta yazdığı ‘Hiç’, İspanyol edebiyatının önemli klasiklerinden biri sayılıyor. On sekiz yaşındaki Andrea, öksüz kaldıktan sonra üniversite eğitimi için köyünden Barselona’ya, zenginliği ve kültürüyle hep gözünü kamaştırmış olan anne tarafından akrabalarının evine gelir. Ancak akrabaları, savaş sırasında servetlerini kaybetmiş, yoksullukla baş etmeye çalışmaktadırlar. Genç kız bir yandan okuldaki zengin öğrenciler arasında bocalarken bir yandan da evde tanık olduğu tuhaflıklarla masumiyetini yitirmeye başlar. Laforet, Andrea’nın sancılı büyüme öyküsünü, Franco rejiminin ilk günlerinin ürkütücülüğü ve karanlığı ekseninde anlatıyor.

Ayşe Çolakoğlu – Kıskaç (2007)

  • KISKAÇ, Ayşe Çolakoğlu, Doğan Kitap, roman, 162 sayfa

kiskac

Alt başlığı ‘Bir İmparatorluğun Sancılı Yılları’ olan ‘Kıskaç’, iki farklı kahramanının gözünden, Osmanlı’nın çöküş yıllarını anlatan bir tarihi roman. Çolakoğlu, 19. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı İmparatorluğu’nun sancılı yıllarında doğan Tahir ve Ali Bedri Beylerin, Mektebi Sultani’deki öğrencilik yıllarında başlayan ve sonrasında da iç içe geçecek trajik öykülerini anlatıyor. Tahir Bey, okulu bitirdikten hemen sonra Jön Türklere katılacak ve beslediği idealler onu Trablusgarp ve Balkan cephelerine kadar sürükleyecektir. Hayatı zevkleri çerçevesinde gören Ali Bedri Bey ise, Osmanlı’nın yaşadığı çöküşe hiç aldırmadan evi ve Pera’daki eğlence mekânları arasında ömrünü geçirmeye devam edecektir.

Aysel Özakın – Genç Kız ve Ölüm (2007)

  • GENÇ KIZ VE ÖLÜM, Aysel Özakın, Yordam Kitap, roman, 205 sayfa

genc-kiz-ve-olum

‘Genç Kız ve Ölüm’, sol edebiyatın önemli ismi Aysel Özakın’ın, roman içinde roman özellikleriyle öne çıkan bir eseri. Roman, yazar kahramanı Nuray İlkin’in ödül almak için İstanbul’dan Ankara’ya yaptığı bir yolculuk üzerinden kurgulanır. İlk etapta basit gibi görünen bu yolculuk, kahramanımızın Anadolu kadınının yaşadığı eşitsizliklerle hesaplaşmasını, Cumhuriyet kuşağının idealist öğretmenlerinden olan annesinin yıllar önceki intiharını yeniden anımsamayışını ve kocasıyla ayrılmanın yaşattığı vicdan azabını da beraberinde getirecektir. Romanın öne çıkan bir yanı da, Özakın’ın 1 Mayıs 1977’e dair en iyi romanlardan biri olan ‘Alnında Mavi Kuşlar’ romanına benzer şekilde, dönemin politik atmosferini iyi yansıtması.

Mario Taddei (ed.) – Leonardo’nun Makineleri (2007)

  • LEONARDO’NUN MAKİNELERİ, editör: Mario Taddei ve Edoardo Zanon, metin yazarı: Domenico Laurenza, çeviren: İbrahim Şener, Pegasus Yayınları, bilim, 239 sayfa

leonardonun-makineleri

‘Leonardo’nun Makineleri’, bilim adamı Leonardo da Vinci’nin çizdiği otuza yakın makine taslağının bilgisayara aktarılmış, üç boyutlu halinden oluşuyor. Bu üç boyutlu resimler, her bir mekanizmanın işleyen her parçasını gösteriyor ve makinelerin nasıl çalıştırılacağını ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Buluşların içinde ise, insanlı uçma makinelerinden mekanik köprülere, müzik enstrümanlarından tahrip gücü yüksek dairesel tanklara kadar çok sayıda fikir yer alıyor. Da Vinci’nin çizimlerinden yola çıkan kitap, zırhlı araçlar, vinçler ve savaşta kullanılmak üzere tasarlanan makinelerin üç boyutlu halini sunuyor.

Murat Kurt (ed.) – Miracle Kids Picture Dictionary (2007)

  • MIRACLE KIDS PICTURE DICTIONARY, editör: Murat Kurt, MK Yayınları, sözlük, 480 sayfa

miracle-kids-picture-dictionary

‘Miracle Kids Picture Dictionary’, ilköğretim okullarında okuyan öğrenciler için hazırlanan pratik bir resimli sözlük. Alfabeye göre tasarlanmış bu sözlükte, kelimeler ve bu kelimelerin resimleri bulunuyor. Her kelimenin cümle içinde kullanımının da yer aldığı sözlük, renkli ve birinci hamur kâğıt olarak yayımlanmış. Dil öğreniminde resme başvurulması yeni bir durum değil. Fakat bunun Türkçedeki kullanımın çok yaygın olduğunu söylemek zor. Özellikle ilköğretim çağındaki çocuklar için, dil öğrenmede resim kullanımının ne kadar önemli ve öğretici olduğu düşünüldüğünde, Murat Kurt’un editörlüğünü üstlendiği bu sözlüğün oldukça pratik faydalar sağlayacağı açık.

Ayşenur Kolivar ve Leyla Çelik (ed.) – Fadime Kimdir? (2007)

  • FADİME KİMDİR, editör: Ayşenur Kolivar ve Leyla Çelik, Heyamola Yayınları, folklor, 250 sayfa

fadime-kimdir

Fadime, genellikle Karadeniz bölgesine atfedilen fıkraların, Temel figürüyle birlikte olmazsa olmaz karakterlerindendir. Yayınevinin bu çalışması da, çoğu zaman Temel’in karısı ya da kızı karakteriyle karşımıza çıkan Fadime’nin folklorik, sosyolojik ve güncel değerlendirmelerinden oluşuyor. Kitabın en ilgi çeken yönü, Fadime’yi hem coğrafi ve toplumsal koşulların ortaklaştırdığı yönleriyle hem de farklı kültürler ve dillerde ifade edilen kadınlık durumlarının çeşitliliğiyle sunmasıdır diyebiliriz. Hatırlanacağı gibi Heyamola Yayınları tarafından daha önce de ‘Temel Kimdir’ adlı bir çalışma da yayımlanmıştı.