Kolektif – Marksizm Sözlüğü (2017)

  • MARKSİZM SÖZLÜĞÜ, Kolektif, çeviren: Volkan Yalçıntoklu, Yordam Kitap

marksizm-sozlugu

Marksizm alanındaki en yetkin çalışmalardan biri, nihayet Türkçe’de! Kapsamıyla bir nevi ansiklopedi olarak da düşünülebilecek sözlük, belli başlı Marksist kavramları açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda bunların zaman içinde ne gibi anlamlar kazandığını da serimliyor. Konuyla ilgilenen her okurun kitaplığında bulunması elzem olan bir kılavuz.

İsmet Kür – Onuncu Sigara (2007)

  • ONUNCU SİGARA, İsmet Kür, Everest Yayınları, roman, 201 sayfa

onuncu-sigara

İsmet Kür’ün ‘Onuncu Sigara’sı, başkahramanı Yosun’un, 12 Eylül’le kesişen hikâyesini anlatıyor. Anne ve babasının mutsuzluğuna tanık olan Yosun, bu arada kişisel anlamda yaşadığı boşlukları ve acıları da ayrımsamaya başlar. Geçmişine yaptığı yolculukta, babasının bir dönem çok sevdiği Zerrişte’yi keşfeder. Fakat bu yolculuk, aynı zamanda kendisinin, babasının ve Zerrişte’nin 12 Eylül nedeniyle yaşadıkları acıların yeniden hatırlanması anlamına da gelecektir. İsmet Kür’ün romanı böylece, Yosun’un kişisel arayışını anlatırken, bir dönemin acılarını da kayda geçiriyor. Roman bilhassa, anne, kız ve sevgili olarak okurun karşısına çıkan kadın karakterlerin sağlamlığıyla öne çıkıyor.

Erdal Güven – Gazetecilik Zor Zanaat Vesselam! (2007)

  • GAZETECİLİK ZOR ZANAAT VESSELAM!, Erdal Güven, Pegasus Yayınları, anı, 208 sayfa

gazetecilik-zor-zanaat-vesselam

‘Maymun da Ağaçtan Düşer’, ‘Ve Tanrı Keiko’yu Yarattı’, ‘Japonuma Laf  Söyletmem Arkadaş’, ‘Samuray Sam Amca’nın Tahtını İstiyor’ ve ‘Hoşçakal Mayumi’, gazeteci ve yazar Erdal Güven’in daha önce yayınlanmış kitapları. Güven’in bu kitabı da, üniversitenin birinci sınıfında başladığı ve uzun yıllardır sürdürdüğü gazetecilik mesleğine dair anılarından oluşuyor. Bu anılarda, yedi yıl boyunca Hürriyet’in temsilciliğini yaptığı Tokyo; savaş muhabirliği yaptığı Somali; Doğu Anadolu’daki gazetecilik yılları ve İstanbul’da, plazalarda icra ettiği mesleğine dair ayrıntılar bulunuyor. Kitap, hem gazetecilik eğitimi alan öğrencilere hem de bu mesleğin zorluklarına yakından bakmak isteyen okurlara önerilir.

Ümit Kaftancıoğlu – Dönemeç (2007)

  • DÖNEMEÇ, Ümit Kaftancıoğlu, Yalın Ses Yayınları, öykü, 207 sayfa

donemec

On dört öykünün bulunduğu ‘Dönemeç’, yazarı Ümit Kaftancıoğlu’na 1970 TRT Büyük Ödülü’nü kazandırmıştı. Bilindiği gibi, öğretmenlik, folklor araştırmacılığı, televizyon programcılığı ve edebiyat, Kaftancıoğlu’nun hakkını vererek çalıştığı üç alandı. Kitaba adını veren ‘Dönemeç’ isimli öykü, Türkiye’nin ücra bir köşesindeki Cılavuz Köy Enstitüsü’ne ulaşmaya çalışan öğrencilerin yaşadıklarını anlatıyor. Kaftancıoğlu’nun kitaptaki diğer öyküleri de, ağırlıklı olarak köy edebiyatına dâhil edilebilecek, solcu ve toplumcu yönleri ağır basan metinler. 11 Nisan 1980 günü uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kaftancıoğlu’nun öykülerinin tekrar yayınlanması, her açıdan güzel bir haber.

Kolektif – Kendileri (2007)

  • KENDİLERİ, hazırlayan: Selim Esen, Evrensel Yayınları, otobiyografi, 479 sayfa

kendileri

‘Türkiye Yazıları’, 1977-1982 yılları arasında yetmiş iki sayı yayınlanmış bir dergi. Bu dergi yayınlandığı zaman, yayın kurulu, Türkiye edebiyatının önde gelen yazarlarına birer mektup yazarak, kendilerini anlatmalarını ister. Yazarlar kendilerini anlatırken, bizzat seçtikleri fotoğrafları da yazılarına eklerler. Yazarların gönderdiği öz yaşam öyküleri, derginin muhtelif sayılarında ‘Kendileri’ genel başlığı altında yayınlandı. Selim Esen’in hazırladığı bu kitap, dergide yayınlanmış, Türkiye edebiyatının yirmi yedi önemli isminin yazılarından oluşuyor. Çalışmanın, özellikle edebiyat tutkunları için değerli olduğunu söyleyebiliriz.

Antony Wild – Kahve: Bir Acı Tarih (2007)

  • KAHVE: BİR ACI TARİH, Antony Wild, çeviren: Ezgi Ulusoy, MB Yayınevi, tarih, 283 sayfa

kahve

Antony Wild, İngiltere’de büyük bir kahve şirketinde, on üç yıl satın alma müdürü olarak çalıştı. Dolayısıyla kendisi için, kahve uzmanı veya “kahve eksperi” demek pek yanlış olmasa gerek. Yazarın bu kitabı, kültür tarihi incelemelerinin iyi örneklerinden biri. Wild kahvenin beş yüz yıllık hikâyesini anlatırken, kahvenin simya, antropoloji, şiir, siyaset ve bilimle kurduğu bağları da anlatıyor. Kahvenin öyküsüne eleştirel bakan Wild, kahvenin sömürgecilik geçmişinden günümüzün kahve endüstrisine kadar geniş bir alanda hareket ediyor. Hatta çalışma asıl önemini de, bu özgün lezzetin arkasındaki sömürgeci çarkı gözler önüne sermesine borçlu diyebiliriz.

Fıstık Ahmet (Tanrıverdi) – Atina’daki Büyükada (2007)

  • ATİNA’DAKİ BÜYÜKADA, Fıstık Ahmet (Tanrıverdi), Adalı Yayınları, anı, 176 sayfa

atinadaki-buyukada

‘Atina’daki Büyükada’, Ahmet Tanrıverdi’nin, nam-ı diğer Fıstık Ahmet’in, Büyükada’ya dair anılarından oluşuyor. Bu anıların odak noktası, Büyükada’da doğmuş, çocukluğunun ve gençliğinin önemli bölümünü burada geçirmiş ve bir şekilde göç ettikleri Atina’da yeniden hayata tutunmaya çalışan kişilerle çerçevelenmesi. Bu insanların Atina’ya göç etmeleri, hayatlarında silinmez etkisi olan adayı unutmalarına neden olmamış, aksine, gün geçtikçe, bu adaya duydukları özlemi olabildiğince artırmıştır. Fıstık Ahmet’in şu an Atina’da yaşayan kişilerden seçtikleri arasında, yalnızca adadan iradeleri dışında koparılanlar değil, kendi tercihleri ve istekleriyle Atina’ya göç etmiş olanlar da yer alıyor.

 

İldeniz Divanlıoğlu – Emekli Büyükelçi Horoz Gibi Ötünce (2007)

  • EMEKLİ BÜYÜKELÇİ HOROZ GİBİ ÖTÜNCE, İldeniz Divanlıoğlu, Doğan Kitap, anı, 185 sayfa

emekli-buyukelci-2

1955 yılında Dışişleri Bakanlığı’na giren İldeniz Divanlıoğlu, burada kırk üç yıl görev yaptı. Dışişleri Bakanlığı NATO Dairesi başkanlığı, Enformasyon genel müdürlüğü, Konsolosluk genel müdürlüğü, büyükelçilik, TBMM Başkanlık danışmanlığı, Divanlıoğlu’nun bu zaman zarfında üstlendiği görevler. Divanlıoğlu’nun bu uzun görev süresi düşünüldüğünde, kitabında yer alan anılar, Türkiye’nin yakın dönemine dair önemli ayrıntılar barındırıyor. Yazarın Dışişleri bakanlığında çalışmaya karar vermesi; yediği ilk “resmi” azar; Büyükelçi Necdet Kent ile Alparslan Türkeş arasındaki kavga ve Hint uçağının kaçırılması, kitapta karşımıza çıkan önemli olay ve durumlardan birkaçı.

Aharon Appelfeld – Badenheim 1939 (2007)

  • BADENHEIM 1939, Aharon Appelfeld, çeviren: Nazmi Ağıl, Yapı Kredi Yayınları, roman, 105 sayfa

badenheim

Yahudi olan Aharon Appelfeld’in annesi, Nazilerin doğu harekâtı sırasında öldürüldü. Bu olay, yazarın daha sonra yoğunlaştığı Yahudi soykırımına dair varoluşsal temalarının başlıca nedeni olacaktı. Yazarın ‘Badenheim 1939’u da, kendisinin bu varoluşsal temalarının adeta doruğa ulaştığı romanlarınndan biri. 1939’da, Avusturya’nın bu kasabasında bulunan Yahudiler dâhil tüm tatilciler, Naziler tarafından Polonya’ya göç etmeye zorlanır. İlk başlarda, eczacı ve karısı, kasabanın iki fahişesi, organizatör Dr. Pappenheim ve pastane sahibinden oluşan yerli halkıyla kent, her yıl olduğu gibi, tatilcilerin akını için hazırlanırken, kendilerini olağanüstü bir olayın tam merkezide bulurlar.

Kolektif – Orhan Pamuk Edebiyatı (2007)

  • ORHAN PAMUK EDEBİYATI, Agora Kitaplığı, inceleme, 179 sayfa

orhan-pamuk-edebiyati

‘Orhan Pamuk Edebiyatı’, yazarın Nobel Edebiyat Ödülü’nü almasından hemen sonra, yani 19-20 Aralık 2006 tarihleri arasında Sabancı Üniversitesi’nde düzenlenmiş olan sempozyuma sunulan bildirilerden oluşuyor. Sempozyum, Orhan Pamuk edebiyatının kendine has yönleri, Pamuk’un edebiyatının dünya edebiyatına nasıl bir katkı sağladığı ve yazarlığına etki eden başlıca nedenler gibi, birbirinden farklı konuları kapsıyordu. Hasan Bülent Kahraman, Sibel Irzık, Ahmet Evin, Raşit Tamkut Aykut, Tunç Şen, Tülay Artan, Jale Parla, Engin Kılıç, Münevver Kınalı ve Ezgi Taşçıoğlu, sempozyuma konuşmalarıyla katılan isimler. Sempozyumun panelistleri ise Murat Belge, Semih Gümüş ve Doğan Hızlan’dan oluşuyordu.