Bill Bonanno, Joe Pistone ve David Fisher – İyi Adamlar (2007)

  • İYİ ADAMLAR, Bill Bonanno, Joe Pistone ve David Fisher, çeviren: Fatih Hasan Yüksel, Bilge Kültür Sanat, roman, 351 sayfa

iyi-adamlar

Üç yazarlı ‘İyi Adamlar’, 1980’li yılların New York’unun suç dünyasına mensup TopKek Tony, Küçük Eddie ve Tek-Kere Georgie isimli üç kahramanının hikâyesine dayanıyor. Kitabın yazarlarından Bonanno’nun, ‘Baba’ kitabının yazarı Mario Puzo’ya ilham kaynağı olan “mafya babası” Joseph Bonanno’nun oğlu, Pistone’un da, zamanında bu “aileye” sızmaya çalışan bir FBI ajanı olduğunu belirtelim. Mafya ve FBI’ın, aynı anda kayıp bir profesörün peşine düşmesi, ‘İyi Adamlar’ın asıl olay örgüsünü oluşturur. Bu esnada, yukarıda isimlerini saydığımız kahramanlarla FBI arasında, tüm şehri kan gölüne çevirecek bir kovalamaca yaşanır.

Brigitte Dumortier – Dinler Atlası (2007)

  • DİNLER ATLASI, Brigitte Dumortier, çeviren: Özgür Adadağ, NTV Yayınları, din, 63 sayfa

dinler-atlasi

‘Dinler Atlası’, inançlara, ibadetlere ve bunların yaşandığı ülkelere yer veren bir rehber. Bir coğrafyacı olan Dumortier’nin bu çalışması, dinlerin dünyada hangi bölgelere yerleşmiş olduğunu, coğrafyanın “bir araya getirme”, “sayısal değerlendirme”, “grafikler” ve “haritalar” gibi tekniklerine başvurarak göstermeye çalışıyor. Atlasın, elliden fazla grafik ve harita içermesiyle de, bu yerleşimi ve dağılımı iyi verdiğini söyleyebiliriz. Kaliteli baskısıyla da dikkat çeken çalışma, günümüz dünyasındaki din olgusunun, dünya genelinden, bölgesel ve yerel ölçeğe uzanan seyrini, kültürel alanların veya ülkelerin haritaları, şehir planları ve grafikleri eşliğinde izliyor.

Ogün Deli – Atatürk Nasıl Öldürüldü? 2 (2007)

  • ATATÜRK NASIL ÖLDÜRÜLDÜ? 2, Ogün Deli, Karma Kitaplar, tarih, 192 sayfa

ataturk-nasil-olduruldu

Hatırlanacağı gibi, Ogün Deli, ‘Atatürk Nasıl Öldürüldü?’nün birinci kitabında, Atatürk’ün sirozdan ölmediğini, kendisini öldürmek için uluslararası, sistemli ve “gizemli” bir organizasyonun oluşturulduğunu iddia etmişti. Deli’ye göre, Atatürk’ün asıl ölüm sebebi siroz değil, siyasi bir suikasttır. Deli, serinin ikinci kitabında, Atatürk’ün ölümüne dair geçmişte de çokça dillendirilmiş teorilere kaldığı yerden devam ediyor. Kitabın birinci bölümü, Atatürk’ün doktorlarını, ikinci bölümü de kendisinin sağlığını ve tedavisini anlatıyor. Çalışmanın, ‘Atatürk’ün Ölümündeki Sır Perdesi’ başlıklı son bölümünde de, Atatürk’ün ölümünün arkasında masonik bir örgütün olduğu iddia ediliyor.

Marguerite Duras – Bir Yaz Akşamı On Buçukta (2007)

  • BİR YAZ AKŞAMI ON BUÇUKTA, Marguerite Duras, çeviren: Muhterem Anıt, Can Yayınları, roman, 116 sayfa

bir-yaz-aksami

‘Bir Yaz Akşamı On Buçukta’, Marguerite Duras’nın aşkın trajik yönlerini merkeze aldığı bir romanı. Roman, Maria, eşi Pierre, kızları Judith ve arkadaşları Claire’in, İspanya’nın taşrasına yaptıkları bir geziyi hikâye ediyor. Fakat kaldıkları kasabaların birinde, bir aşk cinayetine tanık olurlar. Rodrigo Paestra, karısını ve karısının aşığı Toni Perez’i öldürdüğü için, şehirde olağanüstü bir durum vardır. Polisler ile Paestra arasındaki kovalamaca roman boyunca sürer. Bu cinayetin arifesinde, Maria da kocasının kendisini aldattığına tanık olacaktır. Maria böylece, kendisi gibi bir aldatılan olan Paestra’nın hissettiklerini anlamaya çalışacaktır.

Uzodinma Iweala – Sınırsız Canavarlar (2007)

  • SINIRSIZ CANAVARLAR, Uzodinma Iweala, çeviren: Kıvanç Güney, Merkez Kitaplar, roman, 135 sayfa

sinirsiz

Nijeryalı bir ailenin oğlu olarak 1982 yılında dünyaya gelen Uzodinma Iweala, genç yaşına rağmen, şu ana kadar birçok ödül almış bir yazar. Yazarın ilk romanı olan ‘Sınırsız Canavarlar’ da, 2006’da Barnes&Noble Ödülü, ilk romanlara verilen Los Angeles Times Sanat Ödülü ve Sue Kaufman Ödülü’nü kazanmıştı. Iweala’nın kurgusu, isimsiz bir Afrika ülkesinde, vahşi bir savaşın içine çekilmiş olan çocuk askerleri hikâye ediyor. Bu çocuklardan biri olan Agu, korkunç bir iç savaşın içinde karşılaştığı açlık, şiddet, tecavüz ve ölümle dolu bu dünyada hayatta kalma mücadelesi verecektir. Iweala, çocuk kahramanı Agu’nun gözünden savaşın korkunçluğunu anlatıyor.

Emine Çaykara – Melek Annem ve Ben (2007)

  • MELEK ANNEM VE BEN, Emine Çaykara, Everest Yayınları, anı, 280 sayfa

melek

Emine Çaykara’nın ‘Melek Annem ve Ben’i, Kandilli’deki Abud yalısına, bu yalıdaki yaşanmışlıklara yer veriyor. Mehmet Abud’un anlatımlarıyla ortaya çıkan kitap, kendisinin ağırlıklı olarak annesi Belkıs hanıma dair anımsadıklarından oluşuyor. Anılarda, Türkiye’nin yakın tarihine dair ayrıntıların yanında, bir dönem Türkiye’sinde önemli roller üstlenmiş aktörlere de rastlanır. Cemal Reşit Rey, Neyzen Tevfik, Şehzade Ömer Faruk Efendi, Muhsin Ertuğrul, Mazhar Osman, Fahrettin Kerim, Yahya Kemal, bir dönemin ünlü matematik hocası Bedros Adruni, son Melami’lerden Osman Kemali Efendi, Süreyya Paşa, Kont Ostrorog, Çürüksulu Belkıs Hanım ve Necmettin Molla, bu isimlerden birkaçı.

Engin Berber (der.) – Türk Dış Politikası Çalışmaları (2007)

  • TÜRK DIŞ POLİTİKASI ÇALIŞMALARI, derleyen: Engin Berber, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 211 sayfa

turk-dis

‘Türk Dış Politikası Çalışmaları’, ‘Cumhuriyet Dönemi İçin Ulusal Rehber’ alt başlığını taşıyor. Kitabın, araştırmacıların ve öğrencilerin Türk dış politikası çalışmaları için başvurabilecekleri yetkin bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz. Kitap, Ege Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Engin Berber’in Yener Bulut, Elif Yeneroğlu Kutbay ve Onur Kınlı’yla beraber yaptıkları derlemelerle ortaya çıkmış. Burada Gülhane Hattı Hümayun’un okunmasıyla birlikte yayınlanmaya başlanan Düstur’dan, 1950’li ve 60’Lı yıllarda yayınlanan Kim, Orta Doğu, Yarın, Akis gibi dergilere kadar çok sayıda resmi, yarı resmi ve resmi olmayan süreli yayının dökümü yer alıyor.

Christine B. Whelan – Akıllı Erkekler, Akıllı Kadınlarla Evlenir (2007)

  • AKILLI ERKEKLER, AKILLI KADINLARLA EVLENİR, Christine B. Whelan, çeviren: Seynan Levent, Doğan Kitap, psikoloji, 206 sayfa

akilli-erkekler-akilli-kadinlar

Erkeklerin akıllı kadınlardan korktuğu, evlenmek için hep kendilerinden daha düşük zekâya sahip kadınları tercih ettikleri gibi bir efsane, bir önyargı var. Christine B. Whelan da, çalışmasında, bu yaklaşımın gerçek dışı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Whelan’ın çalışması, Amerika’da flört ve evlilik eğilimlerindeki değişimi konu alan altı yıllık akademik bir araştırmanın ürünü. Bu araştırmada, daha çok, Amerika’da iş dünyasında başarılı olmuş kadınların yer aldığını belirtmekte fayda var. Kitap, bu dünyada başarılı olmuş iş kadınlarının kişisel hikâyelerine yer veriyor. Hikâyelerden görünense, erkeklerin bu güçlü ve zeki kadınları, uysal kadınlara tercih ettiğidir.

Oktay Rifat – Bir Kadının Penceresinden (2007)

  • BİR KADININ PENCERESİNDEN, Oktay Rifat, Yapı Kredi Yayınları, roman, 199 sayfa

bir-kadinin

Oktay Rifat’ın ‘Bir Kadının Penceresinden’ isimli bu romanının ilk baskısı 1975 yılında yapılmıştı. Roman, mekânı olan İstanbul’da, üç çocuk annesi, evli bir genç kadınla, genç ve evli bir devrimci erkek arasındaki yasak aşkı hikâye ediyor. Bu yasak aşkla çerçevelenen roman, aynı zamanda, o dönemin azgelişmiş Türkiye’sine de ayna tutuyor. Aydınların önemli roller üstlenmesi ve dönemin çalkantılı siyasi havası nedeniyle, romanda, söz konusu azgelişmişlik sorunu da tartışmaya açılır. Böylece, Rifat’ın, Selim ve Filiz karakterleri arasındaki yasak aşkı ve bu aşkın trajik sonunu hikâye eden romanı, Türkiye’nin yakın tarihine dair toplumsal veriler de barındırmış oluyor.

Nejat Gülen – Heybeliada Öyküleri (2007)

  • HEYBELİADA ÖYKÜLERİ, Nejat Gülen, Adalı Yayınları, öykü, 166 sayfa

heybeliada-oykuleri

Nejat Gülen için, tamam bir Heybeliada aşığı demek abartı olmaz herhalde. Zira Heybeliada’da doğan Gülen, hep oralı kalmış. Bunun en büyük delili de, kendisinin Heybeliada hakkında yazdığı romanı, öyküleri, derlemeleri, tarih kitapları ve anıları gibi, çok sayıda çalışmasıdır. “Ada ile ilgili anı ve öyküleri yazmakta esas amacım Ada tutkumu, Ada aşkımı tatmin etmekten ibarettir. Bu yeni kitap da yine Adalara ve Adalılara olan kardeşçe sevgi ve saygılarımı yinelememe vesile olacaktır,” diyen Gülen’in öyküleri, birer tanıklık olmalarıyla da öne çıkıyor. Çiçekçi Filiba, Aristidi Fotiadis ve Yano gibi karakterlerle, adanın vazgeçilmezleri olan figürler, bu anı-öykülerin dikkat çekenleri.