Kirkor Yeteroğlu – Kırık Çan (2015)

Anadolu, hüzünlerin beşiği.

Bu coğrafyanın hikâyesini anlatmaya koyulan her kişi de, durup bir kere de olsa bu hüzne kulak vermeli.

Kirkor Yeteroğlu’nun şiirleri, bu hüznün incelikli, duyarlı bir tasvirini yapıyor.

“Kaç yıl oldu unuttum

kanatmıştı nergisleri

bir güz fırtınası”

diyen Yeteroğlu, Anadolu’nun sevgiyle ve umutla şiirine nakşediyor.

  • Künye: Kirkor Yeteroğlu – Kırık Çan, Kıyı Dergisi Yayınları

Philippe Ariès – Batı’da Ölümün Tarihi (2015)

1500 yıllık bir süreçte, Batı kültürünün ölümle kurduğu ilişkiyi aydınlatan, bu alanda yapılmış en değerli çalışmalardan biri.

Zihniyet tarihinin en önemli metinleri arasında yer alan kitap, edebiyattan sanata, dini pratiklerden günlük hayatın maddi izlerine uzanarak, Batı’nın ölüm karşısındaki tavrını ortaya koyuyor.

  • Künye: Philippe Ariès – Batı’da Ölümün Tarihi, çeviren: Işın Gürbüz, Everest Yayınları

Üstün Ergüder – Yükseköğretimin Fırtınalı Sularında (2015)

Yükseköğretim ve sivil toplum denince ilk akla gelen isimlerden olan Üstün Ergüder’den bir dönemin tanıklığı.

Yazar Boğaziçi Üniversitesi deneyimini merkeze alarak Türkiye’de yükseköğretim hayatı, üniversite yönetimi, akademik özgürlük, devlet-toplum-üniversite ilişkileri, küreselleşme ve yüksek eğitim konularını tartışmakta.

  • Künye: Üstün Ergüder – Yükseköğretimin Fırtınalı Sularında, Doğan Kitap

Tom Standage – Altı Bardakta Dünya Tarihi (2015)

Dünya tarihini savaşlar ve göçler yerine, içki kültürünün gelişimi ekseninde izleyen ilgi çekici bir inceleme.

Mezopotamya ve Mısır’da bira, Yunanistan ve Roma’da şarap, sömürge döneminde damıtık içkiler, Batı ve Doğu toplumlarında kahve, Amerikan kültürünün alametifarikası Coca Cola ve daha fazlası…

  • Künye: Tom Standage – Altı Bardakta Dünya Tarihi, çeviren: Ahmet Fethi, Kırmızı Kedi Yayınevi

Henri Michaux – Asya’da Bir Barbar (2018)

“Hindistan’da görecek hiçbir şey yok, her şey yorumlanmak için.”

Fransız edebiyatının çağdaş kalemlerinden Henri Michaux, Avrupa’nın büyük bir bunalımın arifesinde bulunduğu 1930’lu yılların başında uzak Asya’ya bir gezi gerçekleştirmişti.

‘Asya’da Bir Barbar’, Michaux’nun Hindistan, Endonezya, Çin ve Japonya topraklarını kapsayan bu geziden izlenimlerini sunduğu güncesi.

Okura, Michaux’nun yazarlığının yanı sıra, kişiliğinin de başka bir yönünü gösteren kitap, ilk kez Türkçede.

Bu toprakları hayatı boyunca ilk kez görmenin verdiği heyecanla yazar, Doğu ile Batı arasındaki kadim farklılıkların altını kendine has bakışıyla çiziyor.

Gezisi boyunca, Doğu toplumları ve halklarıyla Batı Avrupa halklarının farkları üzerine düşünen Michaux, Avrupalıların Doğuluların kültürel pratiklerinden öğrenebilecekleri şeyler olduğunu düşünüyor.

  • Künye: Henri Michaux – Asya’da Bir Barbar, çeviren: Rahime Sarıçelik Abbasbeyli, Sel Yayıncılık, anlatı, 168 sayfa, 2018

Eray Emin Aydemir – Yeni Dünyanın Dini Futbol (2018)

Son dünya kupasının da gösterdiği gibi futbol, tüm dünyada en fazla müride sahip dindir.

Kim bilir, belki de daha fazlasıdır.

Eray Emin Aydemir de bu kitabında, tarihsel bir bakışla, bir oyun olarak ortaya çıkan futbolun daha sonra bütün toplumları adım adım etkileyişinin ve günümüzde bir dine dönüşmesinin hikâyesini anlatıyor.

Futbolun ne zaman icat edildiği, kolektif yapısı, bireyleri ve toplumları etkilemesinin altındaki dinamikler ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeleyen Aydemir, çalışmasını taraftar hikâyeleri, futbol tarihinin ilginç olayları ve efsanevi oyuncuların efsanevi tavırlarıyla harmanlıyor.

Kitap bunun yanı sıra, Umberto Eco, Albert Camus ve Eduardo Galeano’nun futbolla ilgili değerlendirmelerine de yer veriyor.

  • Künye: Eray Emin Aydemir – Yeni Dünyanın Dini Futbol, Parga Yayıncılık, futbol, 127 sayfa, 2018

Mehmet Polatoğlu – İpsiz Recep “Emice” (2009)

Mehmet Polatoğlu ‘İpsiz Recep’te, Kurtuluş Savaşı döneminde, Karadeniz bölgesinde işgal kuvvetlerine karşı mücadele eden İpsiz Recep ve arkadaşlarının yaşadıklarını hikâye ediyor.

Bilindiği gibi, balıkçı tekneleri ile Kuvay-ı Milliye güçlerine asker ve silah taşıyan İpsiz Recep, Milli Mücadele’nin simge isimlerinden.

1928 yılında hayata veda eden İpsiz Recep, Sakarya Sevahili Komutanı iken, bölgenin düşmandan ve Aznavur kuvvetlerinden temizlenmesi için yaptığı mücadeleyle dikkat çekmişti.

Polatoğlu, Mustafa Kemal’in kendisine “Emice” dediği İpsiz Recep’in iç dünyasını, işgal kuvvetlerine karşı verdiği mücadeleyi ve bunu yaparken yaşadığı zorlukları okurlara sunuyor.

  • Künye: Mehmet Polatoğlu – İpsiz Recep “Emice”, Yolculuk Yayınevi, roman, 160 sayfa

Hüseyin Vassaf – Bir Eski Zaman Efendisi: İbnülemin Mahmud Kemâl (2009)

Hüseyin Vassaf ‘Bir Eski Zaman Efendisi’nde, bürokrat, yazar, edebiyat tarihçisi, müzeci ve mutasavvıf İbnülemin Mahmud Kemâl’in kapsamlı bir biyografisini veriyor.

1870-1957 yılları arasında yaşayan İnal, bilindiği gibi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin de kurucularından.

Vassaf çalışmasında, İnal’ın hayatını, ailesini, yetiştiği çevreyi, din dünyasını, eserlerini ve siyasi düşüncelerini kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Ayrıca İnal’ın memuriyeti, çalışma tarzı, antika eşyaları, kütüphanesi, arşivciliği ve konağına dair anlatımlar da portreyi besleyen önemli konular olarak kitapta yer alıyor.

  • Künye: Hüseyin Vassaf – Bir Eski Zaman Efendisi: İbnülemin Mahmud Kemâl, hazırlayan: Fatih M. Şeker ve İsmail Kara, Dergah Yayınları, biyografi, 334 sayfa

Mustafa İsen – Varayım Gideyim Urumeli’ne (2009)

Mustafa İsen, alt başlığı ‘Türk Edebiyatı’nın Balkan Boyutu’ olan ‘Varayım Gideyim Urumeli’ne’de, Balkanlardaki Türk kültürünün ve edebiyatının izlerini sürüyor.

Aynı zamanda Belgrad Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak da çalışan İsen, ailesinin 93 Harbi olarak bilinen Balkan Savaşı sonrası Türkiye’ye göç ettiğini ve küçük yaştan itibaren aile içinde anlatılan tarihi konulara merak sardığını söylüyor.

İsen, kitapta bir araya getirdiği makalelerinde, bölgeye tarihi bir arka plan bilgisiyle bakıyor ve bu kültürün sahip olduğu muazzam zenginliği okuyuculara aktarıyor.

Kitapta ayrıca, Balkanlardaki Türk edebiyatı üretimleri ile bu edebiyatın ana hatları da ele alınıyor.

  • Künye: Mustafa İsen – Varayım Gideyim Urumeli’ne, Kapı Yayınları, inceleme, 205 sayfa

Yakup Almelek – Hazinenin Durumu Yürekler Acısıdır Kurtarabilen Çıksa Başımızın Tacıdır (2009)

Yakup Almelek’in ‘Hazinenin Durumu İçler Acısıdır Kurtarabilen Çıksa Başımızın Tacıdır’ isimli Türkçe ve İngilizce oyunu, Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme döneminde geçiyor.

Bozulmuş bir ekonomiye çareler aramak üzerine kurgulanan oyun, mizahi üslubuyla da dikkat çekiyor.

Padişah, bir yandan zevk ve sefa içinde yaşarken, öte yandan akla hayale gelmeyecek yöntemlerle hazineyi kurtarmaya çalışır.

Bu çerçevede okurun karşısına çıkan vezirler, ticarette usta bir Yahudi ve defterdar gibi karakterler de, kötü duruma çare bulmak için birbiriyle yarışır.

Bunların bulduğu birbirinden ilginç öneriler ise, oyunun güldürü öğelerini oluşturuyor.

  • Künye: Yakup Almelek – Hazinenin Durumu Yürekler Acısıdır Kurtarabilen Çıksa Başımızın Tacıdır, Arion Yayınevi, oyun, 56 sayfa