Joseph von Hammer – Doğu Kaynaklarından Haşhaşilerin Esrarlı Tarihi (2018)

Hasan bin Sabbah’ın Alamut Kalesi’nde 1090 yılında kurduğu dini tarikat ve siyasi örgüt Haşhaşiler, önemli kişileri hedefleyen suikast eylemleriyle etkili bir askeri strateji geliştirmişti.

İsmaililer mezhebine mensup Haşhaşiler, aslında İslamiyette o dönem yaşanan büyük dinsel hizipleşmenin sonucu olarak ortaya çıkmış ve ideolojik olarak Abbasi devletini,  Sünni siyasi ve dini çevreleri ve Büyük Selçuklu Devleti’ni düşman olarak kabul etmişti.

İşte Joseph von Hammer’ın bu çalışması, her ne kadar daha çok Sünni kaynaklara dayanmasıyla tarafsızlığından kısmen taviz veriyor olsa da Haşhaşiler hakkında birçok ayrıntıyı okurlarına sunuyor.

von Hammer, Ortaçağ İslam dünyasında büyük yankı uyandırmış Haşhaşilerin ortaya çıkışı, örgütlenme biçimleri, faaliyetleri, dini ve siyasi hedefleri ve İslam üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

  • Künye: Joseph von Hammer – Doğu Kaynaklarından Haşhaşilerin Esrarlı Tarihi, çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, tarih, 400 sayfa, 2018

Meral Çelen – Meral Çelen’in Anıları 1-2 (2008)

Uzun bir süredir suskunluğunu koruyan Meral Çelen, anılarını iki cilt halinde yayınlayarak bu suskunluğunu bozdu.

Aziz Nesin’le iki kez evlenen Meral Çelen’in anılarının ilk cildi çocukluk ve ilkgençlik yıllarına dair anılarından, ikinci cildi de Aziz Nesin’li yıllarının anılarından oluşuyor.

Çelen’in geldiği zorlu yolu anlatan anıların birinci cildinin, kendisinin Nesin’le ilişkisinin anlaşılması konusunda önemli bilgiler barındırdığı söylenebilir.

Kitabın ikinci cildi ise, Aziz Nesin’in hayatına ve kişiliğine dair önemli ayrıntılar vermesiyle dikkat çekiyor.

Nesin hakkında yanlış yazılar kaleme alındığını söyleyen Çelen, gelinen aşamada, yazarın kişiliğinin daha doğru anlaşılabilmesi için anılarını yazmaya karar vermiş.

  • Künye: Meral Çelen – Meral Çelen’in Anıları 1-2, Nesin Yayınevi, anı, 2 cilt, 1071 sayfa

Plotinos – Enneadlar (2008)

Arapça’da Şeyh-i Yunanî denilen Plotinos, M.S. 205–270 yılları arasında yaşamış bir antik filozof.

Plotinos’un, öğrencisi Porphyrios tarafından derlenen sözlerinden oluşan ‘Enneadlar’ ise, Yahudi, Hristiyan, Gnostik ve Müslüman filozoflar tarafından uzun yıllar takip edilen mistik bir eser.

Kitapta, Plotinos’un erdem, diyalektik, gerçek mutluluk, güzellik, iyilik, doğu ve kötülüğün kaynağı, kozmos, kader, ruhun ölümsüzlüğü, özgür irade, algı, hafıza, inayet, sevgi, doğanın tefekkürü ve nefsin özü gibi konular hakkındaki görüşleri yer alıyor.

Çalışma özellikle, Plotinos’un görüşlerini öğrenmek ve ezoterik gelenek hakkında bilgilenmek isteyenlere hitap ediyor.

  • Künye: Plotinos – Enneadlar, çeviren: Haluk Özden, Ruh ve Madde Yayınları, felsefe, 270 sayfa

Haluk Yurtsever – Yükseliş ve Düşüş: Türkiye Solu 1960 – 1980 (2008)

Haluk Yurtsever’in, Türkiye’nin sol hareketini eleştirel bir gözle değerlendirdiği ‘Yükseliş ve Düşüş’ü, Türkiye solunu, güçlü olduğu ve düşüşe geçtiği yirmi yıllık zaman diliminde inceliyor.

Türkiye solunun gücünün doruğunda olduğu 1960-1980 arasına odaklanan Yurtsever, bu dönemin karakteristik özelliklerini; Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal, siyasal ve ekonomik durumu analiz ediyor.

Solun o dönemde kaydettiği gelişmelerin kalıcı izler bıraktığını söyleyen Yurtsever’in çalışması, sıkıntılı bir dönem yaşayan Türkiye soluna, hareketin geçmişte kaydettiği başarıları aktardığı kadar, yanlış yapılanlar ve yapılmaması gerekenler konusunda da bir çerçeve sunuyor.

  • Künye: Haluk Yurtsever – Yükseliş ve Düşüş: Türkiye Solu 1960-1980, Yordam Kitap, siyaset, 332 sayfa

Adelheid Mayer ve Elmar Samsinger – Mayer Mağazaları (2018)

1830’lara, Bratislava’da bir Yahudi gettosuna dayanan ve küçük bir kumaş dükkânı olarak başlayan Mayer firmasının temelleri seyyar satıcı Salomon Mayer tarafından atılmıştı.

Asıl büyük gelişimini Mısır’da faaliyet gösterdiği yıllarda sağlayan firma, 1882 yılında İstanbul’da Mısır Çarşısının yanında ilk dükkânlarını açmış. Bunun peşi sıra Beyoğlu ve Karaköy mağazaları açılmış.

Mayer firmasının Türkiye’deki macerası, 100 yıla yakın, ailenin üçüncü kuşağından Georg Mayer’in yönetimi altında 1971 yılına kadar sürüyor.

Böylece firma, II. Abdülhamit’ten başlayarak Sultan Mehmed Reşad ve Sultan Mehmed Vahideddin gibi Osmanlı padişahları ile Cumhuriyet yönetimi altında Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay dönemlerini de görmüş oldu.

İşte elimizdeki nitelikli kitap da, zamanında İstanbul’un üst ve orta sınıfı arasında moda haline gelmiş bu mağazaların macerasını, ülke tarihinden gelişmelerle harmanlayarak anlatmasıyla önemli bir kaynak.

Kitaba, otuz beş yılını İstanbul’da geçirmiş, tam bir İstanbul tutkunu olan Georg Mayer’in tanıklıkları ve yine İstanbul’a dair hatıralarına dayanan 28 kısa öyküsü de eşlik ediyor.

  • Künye: Adelheid Mayer ve Elmar Samsinger – Mayer Mağazaları: İstanbul’un Gözde Hazır Giyim Mekânları 1882-1971, çeviren: S. Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, tarih, 272 sayfa, 2018

Horacio Quiroga – Aşk, Delilik ve Ölüm Öyküleri (2018)

Modern öykücülüğün Latin Amerika’daki öncülü sayılan Uruguaylı Horacio Quiroga, aynı zamanda tüm zamanların en iyi öykücülerinden biri olarak kabul ediliyor.

Julio Cortázar, Jorge Luis Borges ve Gabriel García Márquez’in yirminci yüzyıl başındaki öncülü sayılan Quiroga’nın bu muhteşem öykülerinde, doğayla ilişkili korku, hastalık, acı ve aşk egemen temalar olarak karşımıza çıkıyor.

Türkçeye ilk kez çevrilen bu öykülere, Arjantinli eleştirmen Abelardo Castillo’nun bir önsözü de eşlik ediyor.

Kitabı, özellikle yazar adayları açısından muhteşem kılan bir diğer husus da, Quiroga’nın öykü sanatı üstüne yazdığı dört denemesini barındırması.

  • Künye: Horacio Quiroga – Aşk, Delilik ve Ölüm Öyküleri, çeviren: Bülent Kale, Notos Kitap, öykü, 231 sayfa

Thomas de Quincey – Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet (2018)

Thomas de Quincey eserlerinde, suçu estetik bir eylem olarak ele alması, intikam ve şiddeti dürüstçe restmetmesiyle hem kendi dönemindeki edebiyatta yapılmayanı yaptı hem de daha sonraki suç edebiyatı, özellikle de dedektiflik edebiyatı üzerinde önemli etkiler bıraktı.

de Quincey’nin ‘Güzel Sanatların Bir Dalı olarak Cinayet’ adlı bu eseri ise, John Williams’ın 1811’deki bir dizi dehşetli cinayetinin izini sürüyor.

Roman, bir yandan bu cinayetleri ayrıntılı olarak tasvir ederken, diğer yandan da toplumdaki egemen ahlak anlayışındaki ikiyüzlülükleri net bir biçimde ortaya koyuyor.

Karanlık mizah duygusunun egemen olduğu bir üslupla yazan de Quincey’nin ardılları olarak Edgar Allan Poe, Charles Baudelaire, Aldous Huxley ve William Burroughs gibi yazarları örnek gösterebiliriz.

  • Künye: Thomas de Quincey – Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet, çeviren: İsmet Birkan, İletişim Yayınları, roman, 172 sayfa, 2018

Burak Göral – Neden Bazı Filmler Daha İyi (2008)

‘Neden Bazı Filmler Daha İyi’, Burak Göral’ın, anlatı sanatındaki ustalıklarıyla öne çıkan filmlerden yaptığı bir derleme.

‘Scarface’, ‘Kuzuların Sessizliği’, ‘Leon’, ‘Esaretin Bedeli’, ‘Olağan Şüpheliler’, ‘Çığlık’, ‘Koş Lola Koş’, ‘Gladiator’ ve ‘Snatch’, Göral’ın değerlendirdiği filmlerden birkaçı.

Göral’ın, ağırlıklı olarak 1990’lı yıllardan seçtiği bu on altı film, sadece yapıldıkları dönemde değil, günümüzde de etkilerini sürdürüyor.

Kitap, film izleme alışkanlıklarını geliştirmek isteyen gençler ile bu filmleri yeni bir gözle izlemek isteyen tüm sinemaseverlere önerilir.

  • Künye: Burak Göral – Neden Bazı Filmler Daha İyi, Hayalet Kitap, sinema, 224 sayfa

Sezgin Öndersever–Yoksun’luk (2008)

‘Yoksun’luk’, 1984 doğumlu genç bir şair olan Sezgin Öndersever’in ilk kitabı.

Kendisini kutluyor, eserlerinin devamını diliyoruz.

Melankolik yönleri ağır basan şiirlerin ağırlıkta olduğu kitapta yer alan ‘Unutma Eşiği’nden bir alıntı:

“unut beni, bu geldiğim yer, karanlık

yüzümün yarısında çürüyen bir şey vardı hep

gözlerime giriyordu bir kurt ve anlıyordum

anlamanın hiçbir şeye yaramadığını

solup giden bir yaprak

düşünmez ömrünün geri kalanını

bu acınası elim, soğuğu tutan, karanlığı tutan,

titremeyi tutan bu acınası elim

dalı değil, yaprağı tercih ediyor düşmemek için

… düşüyor (…)”

  • Künye: Sezgin Öndersever – Yoksun’luk, Şiirden Yayınları, şiir, 55 sayfa

Necati Mert – Hikâyem Adapazarı (2008)

Necati Mert ‘Hikâyem Adapazarı’nda, hem kendini hem de Adapazarı’nı anlatmış.

Sadece beş yıllık yükseköğretim nedeniyle Adapazarı’ndan ayrıldığını söyleyen Mert, uzun yıllarını geçirdiği ve hâlen yaşadığı Adapazarı’nı, tarihi-coğrafi özellikleri ve şehrin önde gelen isimlerinden ziyade; ailesi, çocukları, öğretmenleri, arkadaşları, mahalle sakinleri, çarşı esnafı, köylüleri, işçileri ve zanaatkârlarıyla, yani şehrin resmi tarihine girmemiş insanlarıyla anlatıyor.

Şehrin sosyal tarihinden önemli ayrıntılar barındıran kitabın böylece, rehber bir nitelik kazandığını söyleyebiliriz.

  • Künye: Necati Mert – Hikâyem Adapazarı, Heyamola Yayınları, anı, 396 sayfa