Osman Tiftikçi – 1960’lardan Günümüze Türkiye’de İslami Hareket (2014)

Resmi İslam’dan, Cemaat İslamcılığına ve Tevhidi harekete, Türkiye’deki İslami oluşum ve akımların kapsamlı analizi.

Kitap, cemaatlerin ve İslami hareketlerin, neden özellikle 1960’lardan sonra önemli bir siyasi güç haline geldiğini, günümüzde ne kadar etkili olduklarını, tarihi ve sınıfsal bir zeminde irdelemesiyle konu açısından çok önemli.

  • Künye: Osman Tiftikçi – 1960’lardan Günümüze Türkiye’de İslami Hareket, Ceylan Yayınları

İsmail Tokalak – Dünyada Gıda Terörü (2014)

Tükettiğimiz gıdaların hangi yollardan geçerek bize geldiği konusunda maalesef çok az bilgiye sahibiz.

İsmail Tokalak elimizdeki çalışmasında, tam da bu ihtiyaca cevap vererek, gıdalarda kullanılan binlerce katkı maddesi, zirai ilaçlar ve kimyevi gübre türevlerinin neler olduğunu gözler önüne seriyor.

Modern teknolojinin insan sağlığı ve çevre üzerindeki yıkıcı etkilerini görmek isteyenlere.

  • Künye: İsmail Tokalak – Dünyada Gıda Terörü, Ataç Yayınları

Eray Emin Aydemir – Timsahın Gözyaşları (2014)

Eray Emin Aydemir, daha önce yayımlanan ‘Şeytanın Notaları’yla hatırlanacaktır.

Yazar söz konusu çalışmasında, satanizmi Ortaçağdaki köklerinden günümüze uzanan bir bakışla ve Türkiye’de büyük yankı uyandırmış bir satanist cinayet ekseninde incelemişti.

Aydemir şimdi de bir polisiye hikâyeyle karşımızda.

Fakat roman, yalnızca katil veya katillerle onun peşine düşenler arasında yaşanan kovalamaca veya gerilimi anlatmakla yetinmiyor.

Yazar, romanında aynı zamanda farklı kişilik özelliklerine sahip karakterlerinin psikolojilerine, onların girift ve çelişkili ruhlarına da uzanarak romanını daha katmanlı bir boyuta taşıyor.

Acımasız ve iç dünyasında muazzam karmaşalar yaşayan bir katil, iş yerinde hırslı bir kadınken özel hayatındaki büyük yalnızlığıyla baş etmeye çalışan bir kadın ve çocukluğundan itibaren büyük baskılar altında yaşamış, ayrıca fiziğiyle barışık olmayan bir adam, romanda karşımıza çıkan ilginç karakterlerden birkaçı.

  • Künye: Eray Emin Aydemir – Timsahın Gözyaşları, Siyah Beyaz Yayınları, roman, 165 sayfa

R. İhsan Eliaçık – Demokratik Özgürlükçü İslam (2014)

İhsan Eliaçık’a göre demokratik ve özgürlükçü bir İslam’ın temelleri, Medine Sözleşmesi’nde açık ve sarih bir şekilde mevcut.

Eliaçık, bu çalışmasında demokratik özgürlükçü bir İslam’ın imkânlarını irdelediği gibi, İslam tarihinin farklı evrelerindeki devlet düşüncelerini; Kur’an’da şiddet, cihat ve savaşla ilgili beyanları; dinde zorlamayı ve dini baskıyı da tartışıyor.

  • Künye: R. İhsan Eliaçık – Demokratik Özgürlükçü İslam, Tekin Yayınevi

Jacques Rancière – Cahil Hoca (2014)

Jacques Rancière, Flamanlara Fransızca öğreten Joseph Jacotot’nun sıra dışı eğitim yönteminden yola çıkarak zekâların eşitsizliğini ve bilgi hiyerarşisine dayanan toplumsal eşitsizlik yaklaşımlarını eleştiriyor.

Jacotot öğrencilere Fenélon’un ‘Telemak’ eserini okutarak, onların kendi kendilerine Fransızca öğrenmelerini sağlamıştı.

  • Künye: Jacques Rancière – Cahil Hoca, çeviren: Savaş Kılıç, Metis Yayınları

William S. Burroughs – Çıplak Şölen (2014)

Beat kuşağının simge isminden, sisteme ve ezberlere güçlü bir isyan.

Romanda karşımıza çıkan karakterler, kendileri için hapishaneye dönmüş hayatın çeperlerini zorlamaya çalışır.

Fakat önüne geçemedikleri bağımlılıkları, bu çabalarını boşa çıkardığı gibi hayatlarını daha cehennemi ve katlanılamaz hale getirir.

  • Künye: William S. Burroughs – Çıplak Şölen, çeviren: Algan Sezgintüredi, Sel Yayıncılık

Demet Ş. Dinler – İşçinin Varlık Problemi (2014)

Sınıf, erkeklik ve duygular temalarında iz süren denemeler.

Bu duygular sosyolojisi çalışması, işçiler için entelektüel merakın lüks olup olmadığını, sermaye ilişkilerine tabi kılınmış işçiyi özgürleştirebilecek araçları, işçilikten kapitalistliğe geçişin çelişkilerini, işçi ve akademisyenin farklı dünyaların insanları olup olmadığını tartışıyor.

  • Künye: Demet Ş. Dinler – İşçinin Varlık Problemi, Metis Yayınları

Kate Chopin – Uyanış ve Seçme Öyküler (2008)

‘Uyanış ve Seçme Öyküler’ kitabının yazarı Kate Chopin, birinci dalga feminist yazının önemli isimlerinden.

Yazarın bu kitapta yer alan öykülerinin çoğunluğunun ana konusunu, on dokuzuncu yüzyıl kadınının yaşadığı sorunlar ve kadın olmanın beraberinde getirdiği güçlükler oluşturuyor.

Yayımlandıkları dönemde büyük tepkilerle karşılanan Chopin’in öyküleri, özellikle cinsiyet ayrımına dayalı kadın-erkek ilişkilerini sorgulaması, erkek egemen bir dünyada kadınların yaşadığı güçlükleri ustaca tasvir etmesiyle dikkat çekiyor.

Kitabın en uzun metni ‘Uyanış’ ise, modern kadının yaşadığı çelişkileri, kırılmaları ve ardından bilinçlenişini öykülüyor.

Künye: Kate Chopin – Uyanış ve Seçme Öyküler, çeviren: Ayşe Bilge Aknam, Otonom Yayıncılık, öykü, 217 sayfa

Göran Therborn – İktidarın İdeolojisi, İdeolojinin İktidarı (2008)

Göran Therborn ‘İktidarın İdeolojisi İdeolojinin İktidarı’nda özellikle, toplumsal alanda iktidarın sürdürülmesi ve dönüştürülmesinde, ideolojinin nasıl bir rol üstlendiğini inceliyor.

Therborn bunu yapmak için de, öncelikle, toplumsal egemenliğin sınıfsal altyapısını değerlendiriyor ve sınıf yönetiminde ideolojinin rolünü sorguluyor.

Yazar, insani öznelerin ideolojik oluşumu; ideolojilerin tarihsel maddeciliği; toplumsal değişme ve ideolojinin iktidarı; sınıfların ideolojik oluşumu; siyasal iktidar ve ideolojilerin toplumsal düzeni başlıkları altında, birçok tartışmaya konu olmuş bu alanı, kendi yorumlarıyla zenginleştiriyor.

  • Künye: Göran Therborn – İktidarın İdeolojisi, İdeolojinin İktidarı, çeviren: İrfan Cüre, Dipnot Yayınları, siyaset, 136 sayfa

Deniz Banoğlu – Bir Şnitzel Lütfen (2008)

Deniz Banoğlu, 1930’lu yılların İstanbul’unda geçen ‘Bir Şnitzel Lütfen’de, İstanbul’un bir dönemine imzasını atmış bir lokantanın ve o lokantaya can veren ailenin öyküsünü anlatıyor.

Alman Lokantası’nı kuran Nunmacher ailesinin hayatı, trajik göçlerle şekillenmiştir.

Almanya’dan ayrılmak zorunda kalan aile, sırasıyla Fransa, Rusya, Arjantin, Meksika ve son olarak da İstanbul’da yaşar.

Alman baba ile Tatar anneden olma ailenin kızı Inge Nunmacher, göçlerinin İstanbul durağında, İstiklal Caddesi’nde şnitzeli ve birasıyla meşhur lokantalarını açar.

Banoğlu, bu lokantanın ve ailenin hikâyesini, bir kuşağın trajik göçü ve dönemin İstanbul’unun tasviriyle zenginleştiriyor.

  • Künye: Deniz Banoğlu – Bir Şnitzel Lütfen, Turkuvaz Kitap, roman, 195 sayfa