Martin Gardner – Hah Buldum! (2008)

Martin Gardner ‘Hah Buldum!’da, okura, zormuş gibi görünen ve geleneksel yollarla çözülmesi de zor olan bazı bulmacalardan ve onların çözümünden bir seçki sunuyor.

Kombinasyonla ilgili bulmacalar, geometri bulmacaları, aritmetik bulmacaları, mantık bulmacaları ve yöntem bulmacalarından oluşan seçki, zor gibi görünün bulmacaların, ani kavrayış yoluyla aslında çok basit bir şekilde çözülebileceğini, çizimler eşliğinde gösteriyor.

Gardner’ın keyifli kitabı, problemlerin çözümü için bilgisayarlara bel bağlayan insanı, zihinsel yaratıcılığını kullanmaya davet ediyor.

  • Künye: Martin Gardner – Hah Buldum!, çeviren: Barış Bıçakçı, TÜBİTAK Yayınları, bulmaca, 140 sayfa

Kenichi Ohmae – Yeni Küresel Sahne (2008)

Kenichi Ohmae, ‘Yeni Küresel Sahne’de, son yirmi yıldır muazzam bir şekilde dönüşen yeni dünya düzeni küreselleşmeye, onun tehditlerine ve fırsatlarına odaklanıyor.

“Sınırsız bir dünyada eski iktisat teorileri neden tarihe karışmıştır, bunun yerini ne alacaktır?”, “Mevcut güçlü platformlar büyüme açısından nasıl değerlendirilebilir?”, “Teknolojinin işlerimizi öldürmemesi için ne yapmalıyız?”, “Bu yeni koşullarda hükümetlere düşen görevler nelerdir?” gibi soruların yanıtlarını arayan Ohmae, küresel ekonomide liderlik ve strateji problemlerini de irdeliyor.

  • Künye: Kenichi Ohmae – Yeni Küresel Sahne, çeviren: Leyla Aslan, Optimist Kitap, ekonomi, 391 sayfa

Ernest Jackh – Yükselen Hilal (2008)

Atatürk’ün ‘Yükselen Hilal’i yazdığı için bizzat kutladığı Ernest Jackh, Osmanlı’nın son döneminde yaşananlara ve ardından ondan sonra tarihteki rolünü oynamaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş serüvenine odaklanıyor.

Türkiye’nin modern Avrupa’yı hedeflemesi; 1. Dünya Savaşı’nda oynadığı rol; bir zamanlar başörtüsü, fes, harem gibi konulara nasıl yaklaşıldığı; Osmanlı’nın bağnazlıkla mücadele edişi; Jön Türkler ve Balkanlar’daki olaylar, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Kendini Türk dostu olarak tanımlayan Jackh, 1940’larda Amerika’da yayımlanan kitabıyla, hep yanlış anlaşıldıklarına inandığı Türkleri dünyaya anlatmayı amaçlamıştı.

  • Künye: Ernest Jackh – Yükselen Hilal, çeviren: Sakıp Murat Yalçın, Ikarus Yayınları, tarih, 303 sayfa

Alper Çeker – Cumhuriyet Dönemi Muhalif Türk Romanı (2008)

Alper Çeker, dönemin siyasi bir okuması paralelinde, Cumhuriyet dönemi muhalif Türk romanının ve muhalif yazarının dünyasını araştırıyor.

Alper Çeker bu çalışmasında, Cumhuriyet dönemi muhalif Türk romanının Türkiye’deki kamu kurumlarının yönetimini elinde tutan zümrenin uygulamalarına getirdiği eleştiriye ve romancının bu zümre ile giriştiği hesaplaşmaya odaklanıyor.

Bu dönemin en güçlü eserlerinin, söz konusu rejimle hesaplaşmaya girişenler olduğunu savunan Çeker, bu durumu, dönemin siyasî tarihi üzerinden izliyor.

Çeker kitabının ilk bölümünde, Türkiyeli eleştirmen ve okurların roman algısını eleştiriyor.

Daha sonra Cumhuriyetin kuruluş yıllarının bir özeti yapılıyor ve o yıllarda gerçekleşen uygulamalara romancıların verdiği ilk tepkiler anlatılıyor.

  • Künye: Alper Çeker – Cumhuriyet Dönemi Muhalif Türk Romanı, Özgür Yayınları, edebiyat eleştiri, 136 sayfa

Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi (2008)

‘Paris ’68’, Paris’te başlayarak hızla dünyaya yayılan 1968 hareketini, o dönem orada bulunan Hıfzı Topuz’un tanıklığıyla sunuyor.

1968 Mayısında Paris’te başlayan kıvılcımı, “doğaçlama ve başarısız ama kansız ve güler yüzlü bir devrim denemesi” olarak tanımlayan Topuz, sadece bu kıvılcıma beşiklik eden Paris’i değil, bunun, Meksika, Vietnam, ABD, Çekoslovakya, İtalya ve Türkiye gibi ülkelere yansımalarını da odaklanıyor.

Topuz, kendi tanıklığıyla, Daniel Cohn-Bendit gibi dönemin efsane önderlerini, hareketin başlamasını, gelişmesini, hemen ardından önüne geçilemeyen bir sel haline gelişini ve “şimdi iktidar” diyerek başkaldıran hareketin vardığı noktayı anlatıyor.

  • Künye: Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi, Agora Kitaplığı, anı, 114 sayfa

Marc Ferro – İslamın Şoku (2008)

Marc Ferro ‘İslamın Şoku’nda, İslam’ın eski travmalarının geri döndüğünü söylüyor.

İslam dünyasının yenilenmek için değişik yollar keşfettiğini belirten Ferro, bu yolların sonuncusunun da 11 Eylül 2001 saldırılarında, en gelişmiş teknikler ve başka bir çağdan kalan kendini feda etme eylemleriyle bir araya geldiğini savunuyor.

İslam-modernlik, İslam-ulus ve İslam-reform ilişkisini analiz eden Ferro, “İslam’ın Batıya meydan okuması beklenmeyen bir durum muydu?”, “İslam dünyasının Batıyla karşılaşması nasıl bir şok yarattı?” ve “İslam’ın modernleşmesi ya da modernitenin İslamlaştırılması günümüz dünyasını nasıl etkilemektedir?” sorularının yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Marc Ferro – İslamın Şoku, çeviren: İdil Engindeniz, İthaki Yayınları, tarih, 256 sayfa

Helge Hesse – 80 Cümlede Dünya Tarihi (2008)

İnsanlığın belleğinde yer etmiş, artık anonimleşmiş sözler vardır.

İşte Helge Hesse’in elimizdeki keyifli kitabı, bu sözlerin hangi koşullarda, kim tarafından söylendiğini anlatıyor.

Hesse, “Kendini tanı”, “Para kokmaz”, “Amaca giden her yol mubahtır”, “Benim imparatorluğumda güneş hiç batmaz”, “Devrim kendi çocuklarını yer”, “Ama dünya yine de dönüyor”, “Bizden sonra tufan!”, “Mülkiyet hırsızlıktır” ve “Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!” gibi sözlerin ışığında, okurunu, tarihin tozlu sayfalarında bilgilendirici bir seyahate davet ediyor.

  • Künye: Helge Hesse – 80 Cümlede Dünya Tarihi, çeviren: Çiğdem Canan Dikmen ve Gül Gürtunca, Doğan Kitap, tarih, 324 sayfa

Veysi Erdoğan – Şimdi Terk Edin Çadırımı (2008)

Veysi Erdoğan’ın ‘Şimdi Terk Edin Çadırımı’ isimli dosyası, 2008 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü’ne değer görülmüştü.

Bu harika kitapta yer alan ‘Beter’ isimli şiirinden bir alıntı:

“şimdi hangi dilde konuşsam

tanrının huyuna uymaz kelimelerim

hangi zamanın zulmünden geçsem

hangi yalanın gözlerine dokunsam

sesimi değdirdiğim her ağrıda

küfrolurum bin tövbenin tufanına!

 

işte o vakit

gövdemin günahına çadır kurar

ellerimle diktiğim gözlerimin incisinden inerim

ben beterim derim herkese çünkü ben beterim

herkes susarken yüzünün en dilsiz perdesinde

ben ruhumun rüzgârlarıyla ölenleri öpenim! (…)”

  • Künye: Veysi Erdoğan – Şimdi Terk Edin Çadırımı, Varlık Yayınları, şiir, 56 sayfa

Orhan Tüleylioğlu – Neden Öldürüldüler 3: Dipsiz Kuyu (2008)

Orhan Tüleylioğlu, ‘Neden Öldürüldüler?’ dizisinin üçüncü kitabı olan ‘Dipsiz Kuyu’da, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Musa Anter ve Uğur Mumcu cinayetlerini araştırıyor.

Uğur Mumcu’nun bir yazısının başlığından adını alan ‘Dipsiz Kuyu’, söz konusu isimlerin cinayetlerinin arkasındaki karanlık noktaları; dava dosyaları, gazete arşivleri, konuyla ilgili kitaplar ve Mumcu’nun yazılarıyla gün ışığına çıkarıyor.

Kitapta bunun yanı sıra, öldürülen aydınların aileleri, yakınları ve dostlarının anlatımları da yer alıyor.

Tüleylioğlu’nun kapsamlı kitabı, okuru, fikirleri nedeniyle öldürülmüş aydınları yeniden hatırlamaya davet ediyor.

  • Künye: Orhan Tüleylioğlu – Neden Öldürüldüler?: Dipsiz Kuyu, um:ag Yayınları, siyaset, 447 sayfa

Deniz Som – BOP Dedik Recep (2008)

Deniz Som ‘BOP Dedik Recep’te, “küresel efendiler” olarak tanımladığı güçlerin, konumu nedeniyle Türkiye’ye kritik bir rol biçtiğini savunuyor.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP), George W. Bush’un Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık koltuğuna oturmaya başladıktan sonra benimsenmeye başlandığını söyleyen Som, “projenin Ortadoğu’daki eş başkanlığına da Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan uygun görülmüştür.” diyor.

Türkiye’nin çağdaşlaşması yolunda “büyük umut” olarak gösterilen Avrupa Birliği’nin, büyük bir kandırmaca ve yalan olduğunu savunan Som, AB’yle ilgili yazılarını da kitabın ikinci bölümü olan ‘Yalan Dünya Avrupa’da bir araya getiriyor.

  • Künye: Deniz Som – BOP Dedik Recep, Cumhuriyet Kitapları, siyaset, 208 sayfa