Mehmed Niyazi – Türk Tarih Felsefesi (2008)

Mehmed Niyazi ‘Türk Tarih Felsefesi’nde, ciddi ve orijinal, özgün bir kültüre ve medeniyete sahip olmak isteyenlerin, işe ilk kaynaklardan başlayarak kendi tarihlerini doğru yazmaya başlamalarıyla bunu başaracaklarını savunuyor.

İki tür tarih yazıldığını, ilkinin belgeler ve kalıntılardan yararlanılarak yazılan tarih; ikincisine de kitap ve makalelerden yararlanılarak yazılan tarih olduğunu söyleyen Niyazi, Türk tarih yazımının ikincisini, yani en kolayını seçtiğini belirtiyor.

Yazar, Türk tarihçilerin ilk kaynaklardan başlayarak özgün bir tarih anlayışı kurmaları gerektiğini söylüyor.

  • Künye: Mehmed Niyazi – Türk Tarih Felsefesi, Ötüken Yayınları, tarih, 319 sayfa

Arif Çelebi – Bir Zamanlar Çapa Nöroloji (2008)

Arif Çelebi ‘Bir Zamanlar Çapa Nöroloji’de, hem öğrencilik yaptığı hem de görev aldığı bu klinikteki anılarını okurla paylaşıyor.

Burada anıların yanı sıra, bölümle ilgili birçok ismin anlatımlarının da kitaba eklendiğini belirtmekte fayda var.

Dolayısıyla kitabın, genel olarak doktorluk, özel olarak da nöroloji doktorluğu konusunda zevkli bir okuma sunduğunu ve Türkiye’de büyük öneme haiz Çapa Nöroloji Kliniği hakkında iyi bir rehber olduğunu belirtmekte fayda var.

Kitabı ilgi çekici kılan önemli bir unsurun, Çelebi’nin kendine has üslubu olduğunu da ayrıca söyleyelim.

  • Künye: Arif Çelebi – Bir Zamanlar Çapa Nöroloji, Yalçın Yayınları, anı, 384 sayfa

Anton Çehov – Parti (2008)

‘Parti’, Anton Çehov’un siyasî yönleri ağır basan bir uzun öyküsü.

Çehov’un beş bölüme ayırdığı bu öyküsünde, siyasal arenadaki çatışmaların aile içine yansıması anlatılıyor.

Bu yansıma, Pyotr Dimitriç ve karısı Olga Mihaylovna’nın yaşadıkları üzerinden veriliyor.

Yazar, siyasetin insanları birleştirirken aynı zamanda birbirinden uzaklaştırmasını, bu iki ismin merkezinde bulunduğu bir ailenin siyasetle alt üst olan ilişkileri yoluyla veriyor.

Çehov’un öyküleri içinde ayrı bir yeri olan ‘Parti’, ustayı farklı bir yönüyle okumak için şahane bir fırsat.

  • Künye: Anton Çehov – Parti, çeviren: Onur Kaya, Altın Bilek Yayınları, öykü, 80 sayfa

Kolektif – İstanbul’un İçinde Bir Boğaziçi (2008)

Nihat Gür’ün derlediği ‘İstanbul’un İçinde Bir Boğaziçi’, İstanbul’un kuşkusuz en gözde yerleşim yeri olan Boğaz’ı, Boğaziçi’ni anlatıyor.

Bu yazılarda Anadolu ve Avrupa yakalarında Boğaz’a kıyı semtlerin tarihi; Boğaziçi’nde gündelik yaşam; boğazın etnik, dinsel ve sınıfsal çeşitliliği; günümüz İstanbul’unun ne denli zengin bir mirasa ev sahipliği yaptığı gibi zevkli ayrıntılar yer alıyor.

Kitabın asıl çerçevesini, Server İskit’in Yeni Tarih Dergisi’nde yayımlanan bir tefrikası oluşturuyor.

İskit, ‘Boğaziçi’nde Bir Tetkik’ başlığını taşıyan bu tefrikasında, adım adım Boğaziçi’ni dolaşıyor, boğazı boğaz yapan özellikleri ve her iki yakasına dizilmiş semtlerini anlatıyor.

  • Künye: Kolektif – İstanbul’un İçinde Bir Boğaziçi, derleyen: Nahit Gür, Kapı Yayınları, şehir, 106 sayfa

Doğu Perinçek – Gladyo ve Ergenekon (2008)

Ergenekon soruşturması kapsamında hâlen tutuklu bulunan Doğu Perinçek, ‘Gladyo ve Ergenekon’da, Türkiye’de Gladyo ve Ergenekon örgütünün doğuşunu, çalışmalarını ve etkilerini anlatıyor.

“Bizlerin Gladyo ile çarpışmaları, 1971 12 Mart darbesinin işkencehane ve hapishanelerinde başlar; Kontragerilla’yı açığa çıkaran kampanyalarla devam eder; 12 Eylül hapishanelerinden geçer; devlet içindeki CIA-MOSSAD ekibinin ve Susurluk çetesinin yakasına yapıştığımız günlerin başarılarıyla boyutlanır ve bugünlere gelir.” diyen Perinçek, Gladyo-Türkiye savaşının, gerçekçe ABD-Türkiye savaşı olduğunu savunuyor.

Kitapta ayrıca, Perinçek’in Ergenekon’a konusunda emniyet ve savcılığa verdiği ifadeleri de yer alıyor.

  • Künye: Doğu Perinçek – Gladyo ve Ergenekon, Kaynak Yayınları, siyaset, 344 sayfa

Ebubekir Eroğlu – Çalkantı ve Dalga (2008)

‘Çalkantı ve Dalga’, şair kimliğiyle de bilinen Ebubekir Eroğlu’nun denemelerini bir araya getiriyor.

Kitabın iki bölümünden olan “Dalga”da, tarihten günümüze uzanan varlığıyla insanın kendisi anlatılıyor.

Var olma duygusu, bilinç, hayal kurma, zihin, irade, kemdilik bilinci, kimlik, öteki ve yaratıcının varlığını hissetmek, Eroğlu’nun bu bölümdeki anahtar kelimeleri.

Kitabın ikinci bölümü olan “Çalkantı” ise insan ve toplumsallık ilişkisinin ve bu ilişkinin beraberinde getirdiklerinin merkeze alındığı yazılardan oluşuyor.

Birey ve toplum arasındaki gerilimler; demokrasi ve hukuk; edebiyat ve etik ilişkisi ise Eroğlu’nun bu bölümdeki denemelerinin başlıca çerçevesini oluşturuyor.

  • Künye: Ebubekir Eroğlu – Çalkantı ve Dalga, Timaş Yayınları, deneme, 384 sayfa

Yavuz Özmakas – Metropolit Efendi (2008)

Yavuz Özmakas ‘Metropolit Efendi’de, Rum Metropoliti Hrisostomos’un İzmir günlerini anlatıyor.

Hrisostomos, dönemin Yunan milliyetçiliğinin simge isimlerindendi.

Yunan milliyetçiliğinin yükselişine destek vermiş, Osmanlı’dan kopuşu desteklemiş, Ortodoks düşünce ve milliyetçilik ideolojisini harmanlayarak topluma yaymaya çalışan bir din adamı olan Hrisostomos, Türklerin İzmir’i geri almalarından sonra yargılanmış, idamla cezalandırılmış; fakat cezası infaz edilmeden milliyetçi bir kalabalık tarafından linç edilmişti.

İşte Özmakas’ın bu çalışması, Hrisostomos’u anlatırken İzmir tarihine, bir dönemin ideolojik çatışmalarına ve kurumlar arası ilişkilere de odaklanıyor.

  • Künye: Yavuz Özmakas – Metropolit Efendi, Şenocak Yayınları, tarih, 145 sayfa

Kolektif – Çağdaş Sloven Öyküleri (2008)

Osman Deniztekin tarafından hazırlanıp Türkçeye kazandırılan ‘Çağdaş Sloven Öyküleri’ adlı bu antoloji, önde gelen on üç Sloven yazarın öykülerini bir araya getiriyor.

Sloven edebiyatı çok gelişmemiş olmakla birlikte, devlet desteğiyle yayınlanan dergileri ve bedava hizmet veren, halka açık kütüphanelerinin çokluğuyla gelişme vaat eden bir edebiyat.

Günümüzde bu dergilerden en çok bilinenleri de, Nova Revija, Literatura ve Sodobnost.

Bu dergilerde geleneksel yazarlar kadar, genç kuşaktan modern yazarlara da yer verilmekte.

Antoloji için, Sloven edebiyatının karakteristik özelliklerini taşıyan örnekler barındırmasıyla ilgi çekiyor diyebiliriz.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Sloven Öyküleri, hazırlayan ve çeviren: Osman Deniztekin, Varlık Yayınları, öykü, 215 sayfa

Carlos Drummond de Andrade – Dünyayı Taşıyor Omuzların (2008)

Brezilyalı şair Carlos Drummond de Andrade’nin seçme şiirlerinden oluşan ‘Dünyayı Taşıyor Omuzların’, Cevat Çapan’ın şair üzerine bir yazısını da barındırıyor.

‘Ben de Brezilyalıydım’ şiirinden bir alıntı:

“Ben de Brezilyalıydım

hem de moreno sizin gibi

Gitar tıngırdattım, Ford kullandım,

milliyetçiliğin erdem sayıldığı kahvelerde

dirsek çürütmeyi başardım.

İnsan vazgeçerdi bütün erdemlerinden.

 

Ben de şairdim bir zamanlar.

Bir kadına bakmak yeterdi

hemen gökteki yıldızlarla

öbür varlıkları düşlemek için.

Ama o kadar sayısızdır ki yıldızlar,

gök öyle uçsuz bucaksızdır ki,

şiirim kayıplara karışmıştı aralarında. (…)”

  • Künye: Carlos Drummond de Andrade – Dünyayı Taşıyor Omuzların, çeviren: Cevat Çapan, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 80 sayfa

Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu (2008)

Yusuf Küçükdağ ‘Bozkır Armutlu’da, 13. yüzyılın başlarında kurulan Konya’nın Bozkır ilesine bağlı Armutlu Köyü’nün tarihi ile sosyo-ekonomik yapısını anlatıyor.

Çalışma, son zamanlarda arttığı gözlenebilen şehir, kasaba ve köy eserlerine iyi bir örnek olarak gösterilebilir.

Kitapta, Armutlu köyü ile bu köyün sakinleri ve kökenini bu köyden alan bilim adamı, şair ve yazarlara dair bilgiler yer alıyor.

Kitabın girişi ile ilk bölümünde köyün tarihi, ikinci bölümünde de coğrafi konumu, nüfus durumu ve idari yapısı anlatılıyor.

Üçüncü bölümde kültürel durumu ile folkloru, beşinci bölümde de köydeki ekonomik etkinlikler değerlendiriliyor.

Kitabın son bölümünde de köyle ilgili belgeler sunuluyor.

  • Künye: Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu, Çizgi Kitabevi, tarih, 358 sayfa