Ferudun Ata – Süleymaniyeli Nemrut Mustafa Paşa (2008)

  • SÜLEYMANİYELİ NEMRUT MUSTAFA PAŞA: BİR İŞBİRLİKÇİNİN PORTRESİ, Ferudun Ata, Temel Yayınları, tarih, 144 sayfa

Ferudun Ata, ‘Nemrut Mustafa Paşa: Bir İşbirlikçinin Portresi’nde, Atatürk ve milli mücadele liderlerine idam kararı veren mahkemenin reisi olan ve Kürt Mustafa Paşa olarak da bilinen Nemrut Mustafa Paşa’yı anlatıyor. Aslen Süleymaniyeli Babanzade ailesine mensup Nemrut Mustafa Paşa, Osmanlı ordusunda Tuğgeneralliğe kadar yükselmiş, mütareke sırasında kurulan Divan-ı Harb-i Örfi’ye üye olarak atanmış ve daha sonra Damat Ferit zamanında mahkeme reisi olmuştu. Kitabın birinci bölümü, Mustafa Paşa’nın orduya girişi ve mezun olduktan sonra Osmanlı Devleti’nin farklı coğrafyalarında ve askerî birliklerde yaptığı görevleri ele alıyor. Kitabın ikinci bölümü, Mustafa Paşa’nın Mondros Mütarekesi’nden sonra yaptığı faaliyetleri anlatıyor. Kitabın son bölümü ise Paşa’nın 150’likler listesine dâhil edilip yurt dışına sürgün edilmesini ve sonrasındaki hayatını anlatıyor.

 

Eser Coşkun – Düş Zamanı: Aborjinler (2008)

  • DÜŞ ZAMANI: ABORJİNLER, Eser Coşkun, Pera Yayıncılık, inceleme, 116 sayfa

Eser Coşkun’un ‘Düş Zamanı: Aborjinler’ isimli bu kitabı, kendisinin Avusturalya kıtasındaki Aborjinlere dair yaptığı uzun soluklu araştırmalarının ürünü. Yazar burada, Aborjinlerin özgün inanç sistemlerini anlatıyor. Düş yolculuğu, ritüeller, mitler, simgeler, doğa ile uyum, evrenin yinelenmesi, marokosmos, mikrokosmos ve doğanın ruhu, Aborjin inanç sisteminde öne çıkan kavramlar. Kitapta bu ve bunun gibi kavramlar açıklandığı gibi, Coşkun’un yerlilerin yaşamından bizzat edindiği deneyimler de paylaşılıyor. Yazar doğaya, evrene ve yaşama dair ruhsal yaklaşımlarıyla farklılık gösteren bu topluluğun, bin yıllardır kendi kendine fazlasıyla yeterek süren özgün geleneklerini okuyuculara aktarıyor.

 

Zafer Şenocak – Köşk (2008)

  • KÖŞK, Zafer Şenocak, Alef Yayınları, roman, 141 sayfa

‘Alman Terbiyesi’, ‘Atletli Adam’, ‘Hitler Arap mıydı?’, ‘Kara Kutu’, ‘Taşa ve Kemiğe Yazılıdır’, ‘Tehlikeli Akrabalık’ ve ‘Yolculuk Nereye?’, Zafer Şenocak’ın daha önce yayınlanmış kitapları. Şenocak’ın ‘Köşk’ isimli bu romanı ise Almanya’da müzik eğitimi alan ve bir süre için Türkiye’ye gelen Hamit’in bu süreçte kendisiyle giriştiği hesaplaşmayı hikâye ediyor. Yazı geçirmek ve abisinin arılarına bakmak için sevgilisi Hilde ile birlikte 1960 baharında İstanbul’a gelen Hamit, son halife Abdülmecid’in köşkünde kalır. Fakat kahramanımız, bu köşkte bir araya gelecek farklı kişilerin aşk, inanç ve inançsızlık üçgeninde gidip gelen girift ilişkileriyle kuşatılacaktır. Hamit kendini, ailesinin hakiki Osmanlı geçmişi ile Cumhuriyet Türkiye’sinin yeni değerleri, inançsızlık ile sofuluk ve Müslümanlığın nostaljik ve uhrevi boyutu ile dini yobazlık arasında gidip gelen karmaşık duyguların tam ortasında bulacaktır.

 

Mehmet Şevki Yazman – Cephaneniz Yoksa Süngünüz Var (2008)

  • CEPHANENİZ YOKSA SÜNGÜNÜZ VAR, Mehmet Şevki Yazman, yayına hazırlayan: Tuncay Yılmazer, Yeditepe Yayınları, tarih, 455 sayfa

Mehmet Şevki Yazman’ın ‘Cephaneniz Yoksa Süngünüz Var’ isimli bu çalışması, Çanakkale Savaşı konusunda yazılmış en önemli eserlerden biri. Kitabı bu derece önemli kılan başlıca nokta da, Yazman’ın 20. Tümen içerisinde Teğmen olarak bizzat savaşa katılmış olması. Dolayısıyla, kitabın tasvirlerinin olabildiğince canlı olması, yazarının birebir tanıklığına dayanmasından kaynaklanıyor. Bu zorlu ve çileli savaşı başlangıcından sonuna kadar anlatan Yazman, savaşa katılmış çok sayıda subayın anılarını ve savaşa dair pek bilinmeyen ayrıntıları, kendine özgü bir üslupla yorumluyor. Yazarın kimi zaman sohbet eder, kimi zaman sorular sorar ve kimi zaman da olayları yorumlar tarzda karşımıza çıkan anlatımının da oldukça orijinal olduğunu söylemeliyiz.

 

Kolektif – Peyzaj Tasarımı (2008)

  • PEYZAJ TASARIMI, editör: George Iam, YEM Yayın, mimari, 366 sayfa

‘Peyzaj Tasarımı’, meydan, yol, park, konut, kamu ve ticari kurum projelerinden yapılmış bir seçmeden oluşuyor. Meydan, yol, kamu ve ticari kurumlar, park, bahçe, konut ve çevre düzenlemesine ilişkin çoğu ödüllü, uygulanmış yetmiş proje barındıran kitap, bu yönüyle, hem uygulama yapan profesyoneller hem de öğrencilere, alandaki yeni eğilimlerin iyi örneklerini sunmasıyla büyük bir boşluğu dolduruyor. Yaklaşık dört yüz fotoğraf ve çizimden oluşan, kaliteli bir baskıyla yayımlanmış kitap, bu projelerin konseptten uygulamaya, problemin analiz edilmesinden çözüm tasarlanmasına ve uygulamanın denetlenmesine kadar, projelerin bütün tasarım sürecini kapsıyor.

 

Carl Gustav Jung – Anılar, Düşler, Düşünceler (2008)

  • ANILAR, DÜŞLER, DÜŞÜNCELER, Carl Gustav Jung, yayına hazırlayan: Aniela Jaffé, çeviren: İris Kantemir, Can Yayınları, otobiyografi, 292 sayfa

‘Anılar, Düşler, Düşünceler’, analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un 81 yaşındayken, 1957 baharında, yakın dostu Aniela Jaffé’ye anlattığı yaşam öyküsünden oluşuyor. Dolayısıyla bu kitabı diğer biyografi örneklerinden ayıran da, bizzat Jung’un kendi anlatımlarıyla oluşmuş, oldukça derli toplu otobiyografik bir eser olması. Kitapta öne çıkan unsurlardan biri de, Jung’un dışsal yaşamından çok, ruhun çok derin bir gerçek olduğuna inanan bir insanın, zihin dünyasını ve deneyimlerini içeriyor olmasıdır denebilir. Anlatımların çoğunlukla, yaşamın ruhsal özüne inmeye çalışmaları da, tümüyle bundan kaynaklanıyor.

 

İlber Ortaylı – İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı (2008)

  • İMPARATORLUĞUN EN UZUN YÜZYILI, İlber Ortaylı, Timaş Yayınları, tarih, 335 sayfa

İlber Ortaylı’nın ‘İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı’ isimli bu kitabının ilk baskısı 1983 yılında yapılmıştı. İlgiyle karşılanan kitap, aradan geçen bu süre zarfında 26 baskıya ulaştı. Ortaylı bu kitaptaki yazılarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun en sıkıntılı dönemlerinden olan 19. yüzyıldaki durumunu çeşitli yönleriyle anlatıyor. Kitapta, İmparatorluğun 18. ve 19. yüzyıllarının idari, toplumsal kurumları ve bir anlamda da kültür tarihine dair çok sayıda ayrıntı yer alıyor. Ortaylı’nın kitaptaki yazılarının ana çerçevesini, aslında tarihçiler tarafından biraz ihmal edilmiş, Osmanlı modernleşmesinin başladığı 19. yüzyıl oluşturuyor.

 

Kenan Gürsoy – Etik ve Tasavvuf (2008)

  • ETİK VE TASAVVUF, Kenan Gürsoy, söyleşi: Itır Erhart, Ahmet Sait Akçay ve Semih Yücel, Sufi Kitap, felsefe, 207 sayfa

‘Etik ve Tasavvuf’, Galatasaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı olan Kenan Gürsoy’la yapılmış bir söyleşiden oluşuyor. Varoluşçuluk felsefesinden İslam kültürünün ortak deneyimlerine kadar, oldukça geniş bir alanda hareket eden kitapta en öne çıkan yön, felsefe pratiğinin ve tasavvuf anlayışının etikle olan bağına vurgu yapması. Varoluşçuluk felsefesi ve tasavvuf arasındaki benzerlikleri öne çıkarmaya çalışan söyleşi, bir anlamda, Doğu ve Batı felsefesi arasında bir diyalog çabası olarak düşünülebilir. Kitap, Platon’un “idea” kavramı üzerinden dillendirilen tasavvufu, Varoluşçuluk bağlamında yeniden okumaya çalışıyor.

 

Joanne E. Manson ve Shari S. Bassuk – Menopoz (2008)

  • MENOPOZ VE HORMON TEDAVİSİ, Joanne E. Manson ve Shari S. Bassuk, çeviren: Özlem Tüzel Akal, Optimist Kitap, sağlık, 277 sayfa

İki yazarlı ‘Menopoz ve Hormon Tedavisi’, menopoza giren kadınlar için hormon tedavisinin ayrıntılarını ele alıyor. Alanında tanınmış bir doktor olan Manson’ın, konu hakkındaki yenilikleri ve gelişmeleri anlatan kitabı, hem doktorlara hem de tedavi hakkında bilgilenmek isteyen kadınlara hitap ediyor. Hangi kadınların bu tedaviye uygun olduğu; tedavinin etkileyeceği diğer hastalıkların nasıl üstesinden gelinebileceği; hormon için en iyi östrojen dozu ve formülünün ne olacağı; hormon tedavisine alternatif çarelerin neler olduğu ve doktorlarla nasıl bir işbirliğine gidilebileceği, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

 

Aslı Biçen – İnceldiği Yerden (2008)

  • İNCELDİĞİ YERDEN, Aslı Biçen, Metis Yayınları, roman, 314 sayfa

Aslı Biçen’in ikinci romanı olan ‘İnceldiği Yerden’, kahramanları Cemal ile Jülide’nin fantastik maceraları ekseninde, Türkiye’nin yasaklarla şekillendirilmiş toplumsal atmosferini yeren bir siyasi roman. Yirmi yıldır ülkenin dört bir yanında kayıp babasını arayan Cemal ve anne babasını yıllar önce bir kazaya kurban verdiği için ninesiyle yaşayan lise öğrencisi Jülide, romanın iki ana karakteri. Kurgu ilk etapta, bir taşra hikâyesi olarak başlasa da, Cemal’in olağandışı insani duyarlılıkları ve Jülide’nin şeylere hükmedebilmesini sağlayan olağanüstü yetenekleri ile fantastik bir dünyaya açılır. Fakat kahramanlarımızın bu sıra dışı yetenekleri, en az onlar kadar sıra dışı olan ülkenin gerçekleriyle çarpışacaktır.