Seyit Göktepe – Ben Ol da Gör (2008)

  • BEN OL DA GÖR, Seyit Göktepe, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 134 sayfa

‘Defter ve Çikolata’ ile ‘İlkyazların Anısıyla’, Türkiye öykücülüğünün genç isimlerinden Seyit Göktepe’nin ‘Ben Ol da Gör’ isimli kitabından önce yayınlanan öykü kitaplarıydı. Göktepe’nin bu kitabında yer alan öyküler, yazarın daha önce yayınlanan öykülerinden de bilindiği gibi, daha çok kendine özgü simgesel anlatımıyla öne çıkıyor. “Karanlığı dinliyordum. İçinde geçmişime dair hiçbir şeyin olmadığı bir karanlığı. Yeni bir öyküye başlayabilmem için hediye edilmiş mis kokulu bir defter gibiydi gece,” diyen Göktepe, üçüncü kitabıyla, kendine has öykü anlayışını zenginleştiriyor.

Robert Olson – Koyun ve Kasap (2008)

  • KOYUN VE KASAP, Robert Olson, çeviren: Muhittin Ataman, Orion Yayınları, siyaset, 361 sayfa

Robert Olson ‘Koyun ve Kasap’ta, kapitalizm ve milliyetçiliğin Kürdistan-Irak özelinde, bölge siyasetini nasıl şekillendirdiğine odaklanıyor. Kitap temelde, ABD’nin Irak işgalinin ulusal, bölgesel ve küresel gelişmelere etkisini değerlendiriyor. Olson, Kürdistan-Irak örneğine başvurarak milliyetçilik, kapitalizm ve devlet oluşum süreçlerini açıkladığı kitabı, bu örnek olayın hem Irak hem de Türkiye siyaseti üzerindeki etkilerini inceliyor. Çalışma, özellikle Arap, Türk ve Kürt milliyetçilik süreçlerinin birbirine etkilerini incelemesiyle de dikkat çekiyor.

Süleyman Akbulut – Sandalye (2008)

  • SANDALYE, Süleyman Akbulut, Doğan Kitap, anı, 426 sayfa

‘Sandalye’, bir kaza sonucu hayatı tümüyle değişen Süleyman Akbulut’un anılarından oluşuyor. Henüz yirmi bir yaşında, üniversite son sınıf öğrencisiyken, Ankara’dan İstanbul’a dönen Akbulut, 5 Ekim 1991’de bir trafik kazası geçirir. Kaza sonucu felç olan Akbulut, kendisi için gerçek hayat mücadelesinin o an başladığını fark eder. Bu dönem, Akbulut için olabildiğince sıkıntılı olmasının yanı sıra, hayatı da yeniden keşfettiği ve kendisiyle yüzleştiği bir dönem olmuş. Kazanın üzerinden geçen on yedi senenin ardından Akbulut, kendisi gibi olanlara yardım elini uzatan, onlara her daim umut aşılamaya çalışan bir insana dönüşmüş.

Şeref Tipi – Kuleli 1919 (2008)

  • KULELİ 1919, Şeref Tipi, Babıali Kültür Yayınları, anı, 160 sayfa

‘Kuleli 1919’, yazarı Şeref Tipi’nin, Kuleli ve Bursa Işıklar Askeri liselerinde yaşadıklarına yer veriyor. Şeref Tipi, II. Abdülhamit’in fahri yaveri, Ertuğrul Hassa Alayı kurucu ve eğitmenlerinden olan Ferik Mehmet Ali Paşa’nın oğlu. Tipi anılarında, Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan acılara ve o dönemde eğitim aldığı askeri liselere dair anımsadıklarına yer veriyor. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra mağlup olan Osmanlı İmparatorluğu zor günler geçirmektedir. Tipi, 1919 yılının sıkıntılı günlerinde, Kuleli Askeri Lisesi’nde eğitime başlar. Yazar, anılarında o dönemlerde yaşadıklarını, ülkenin içinde bulunduğu zorlukları ve askeri liselerdeki eğitim sistemini anlatıyor.

Sadık Yalsızuçanlar – Her Yer Kerbela (2008)

  • HER YER KERBELA, Sadık Yalsızuçanlar, Kapı Yayınları, söyleşi, 316 sayfa

Sadık Yalsızuçanlar’ın ‘Her Yer Kerbela’sı, adı üstünde, Kerbela olayına ve Ehlibeyt inanışına adanmış bir çalışma. Konuya dair önemli ve güncel veriler sunan kitapta, Yalsızuçanlar’ın Hz. Ali, İslam tarihindeki en önemli kırılma anlarından biri olan Kerbela olayı, Hz. Hasan ve Hüseyin hakkında, birçok isimle gerçekleştirdiği söyleşiler yer alıyor. Yalsızuçanlar, söyleşi yaptığı isimlerle, bu trajik olayın öncesi ve sonrasını, önemli tarihi ayrıntıları eşliğinde okura sunuyor. Prof. Dr. Seyyid Hüseyin Nasr, Prof. Dr. Yaşar Ocak, Reha Çamuroğlu, Haydar Ergülen, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, Cemal Şener ve Prof. Dr. Mahmut Kaplan, Yalsızuçanlar’ın söyleşi yaptığı isimlerden birkaçı.

Philippe Ariès ve Georges Duby (haz.) – Özel Hayatın Tarihi 3 (2008)

‘Özel Hayatın Tarihi’, beş ciltlik bir dizinin üçüncü cildini oluşturuyor.

Çalışma, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze, medeniyetler, kültürler, çağlar boyunca yaşanan derin değişimlere, çok sayıda görsel malzeme eşliğinde göz gezdiriyor.

Çalışmanın bu üçüncü cildinde, sarayın ve saray çevresinin teşrifat ve görgü kuralları, dönemin adab-ı muaşeret ve çocuk eğitimiyle ilgili kitapları, dini pratikler, bireysel kaçamaklar ve toplumun cezalandırma usulleri, dini cemaatler ve sosyalleşme, yemek kültürü ve sofra kuralları gibi birçok konu üzerinden güzellik konusu değerlendiriliyor.

  • Künye: Phillippe Ariés ve Georges Duby (haz.) – Özel Hayatın Tarihi 3: Rönesans’tan Aydınlanma’ya, çeviren: Devrim Çetinkasap, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 704 sayfa

Kolektif – Edessa’dan Urfa’ya (2008)

  • EDESSA’DAN URFA’YA, CİLT 1-2, kolektif, Atılım Üniversitesi Yayınları, tarih, 1123 sayfa

İki ciltlik ‘Edessa’dan Urfa’ya isimli bu çalışma, eski Urfa hakkında önemli ayrıntılar barındırıyor. Mehmet Çelik, Işın Demirkent, Şinasi Gündüz, Recep Yıldırım, Mustafa Korkmaz, Necati Avcı, Şükran Yaşar ve Mehmet Oymak’ın yazar kadrosunda bulunduğu çalışmanın ilk cildi, bölgenin ilkçağ tarihine, Urfa ve çevresindeki ilk yerleşimlere ve insanlığın geçirdiği evrelere odaklanıyor. İkinci ciltte ise, ‘İslam Fethinden Osmanlı Hakimiyetine Kadar Urfa’nın Siyasi Tarihi’, ‘Şehrin Kültürel Yapısı’ ve ‘Şehrin Mimari Yapısı’ gibi üç başlık üzerinden, şehre dair kapsamlı bir analiz sunuluyor. Kaliteli baskısıyla da dikkat çeken kitap, kent tarihi çalışmalarının iyi örneklerinden.

Ercan Karakaş – Demokratik Cesaret (2008)

  • DEMOKRATİK CESARET, Ercan Karakaş, Kalkedon Yayınları, siyaset, 256 sayfa

‘Demokratik Cesaret’, Ercan Karakaş’ın BirGün Gazetesi’nde yayınlanan yazılarından oluşuyor. Türkiye’de gerek sol, gerekse sosyal demokrat hareketin yaşadığı sıkıntılar ortada. Karakaş’ın yazıları, hem bu sıkıntıların dillendirilmesi hem de çözüm önerileri sunmasıyla ilgi çekiyor. Ülkenin böylesi bir sol siyasetten mahrum olmasının sonuçları çok açık bir şekilde ortadayken, Karakaş’ın yazıları, sundukları özeleştiriler ile sıkıntının aşılabilmesi için ne yapılabileceği konusuna kafa yormalarıyla önemli bir misyon üstleniyor. Türkiye gibi, ertelenmiş sorunlara sahip bir ülkede, bu yazıların en azından, varolan sorunları kayıt altına alma işlevi yüklendiği söylenebilir.

Ünal Ersözlü – Gençliğin Dün Gecesi (2008)

  • GENÇLİĞİN DÜN GECESİ, Ünal Ersözlü, Everest Yayınları, şiir, 98 sayfa

‘Okyanusların Not Defterinden’, ‘Gidiyorum Adım Unutuluş Olsun’ ve ‘Aşk-ı Hakiki’, Ünal Ersözlü’nün ‘Gençliğin Dün Gecesi’nden önceki şiir kitapları. Ersözlü’nün şiirleri oldukça lirik ve izlenimci olmalarıyla öne çıkıyor. Kitaptan bir alıntı: “Ey sevginin efendisi / Akşamları ne muhteşem / Olur yayılır çizgi çizgi / Her denizde bir ay yolu / Kıyısında kır çiçekleri açar / Gözyaşım gövdemde uçurum / Sefilim, barışığım, insanım / Arıyorum kendi anlamımı: / Seviştim, üleştim, koklaştım / Hiçliğe vardım da / Kendime geç kaldım / Bulmak için önce / Yitirmeyi öğrendim / Aşk dedim, tutku dedim / Ömrümün taraçasında / Havva’dan Adem’den miras / Teslimdim arzunun kraliçesine”

Fatin Kanat – İran Sinemasında Kadın (2008)

  • İRAN SİNEMASINDA KADIN, Fatin Kanat, Dipnot Kitabevi, sinema, 199 sayfa

Fatin Kanat’ın ‘İran Sinemasında Kadın’ı, İran sinemasında kadın temsiline odaklanıyor ve bu sinemada kendilerine yer bulan kadın yönetmenleri anlatıyor. Çalışma, tüm dünyada hâlâ öncelikli olarak bir erkek mesleği sayılan sinemaya, İranlı kadınlar tarafından kendi kadınlık durumlarını ifade edebilmenin önemli bir aracı olarak nasıl sahip çıkıldığını göstermesi açısından oldukça ilgi çekiyor. İran’da kadınlara yasal olarak sinemada var olma hakkı 1987’de verildi ve o yıl çekilen yirmi yedi filmin yalnızca ikisinde kadınlar başrolde yer alabildi. Çalışma, bunun hemen ardından, kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan filmlerin sayısının hızla artmasını, çarpıcı örnekler eşliğinde değerlendiriyor.