Müfid Ekdal – Tanıdığım İnsanlar, Yaşadığım Olaylar (2009)

‘Tanıdığım İnsanlar, Yaşadığım Olaylar’, Müfid Ekdal’la yapılan uzun soluklu söyleşilerden, nam-ı diğer “nehir söyleşi”den oluşuyor.

1918 yılında İstanbul’da doğan Ekdal, 1942 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olur ve askere gidinceye kadar Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde çalışır.

Terhis olduktan sonra, 1945 yılında aynı hastanenin dahiliye servisinde ihtisasa başlayan Ekdal, 1950 yılında dahiliye uzmanı olur.

Doktorluk kariyerine, İngiltere’de yaptığı kardiyoloji ihtisasını da ekleyen Ekdal, 1979’da aynı hastanenin başhekimliğine atanır.

Hastanede 42 yıl çalışan Ekdal, 1983 yılında emekli oldu.

Halen serbest hekimlik yapan Ekdal’ın bir özelliği de Kadıköy hayranlığı. Halen Feneryolu’nda, doğduğu evde oturan Ekdal, kimi Kadıköy’ü konu edinen sekiz kitabın da yazarı.

Kitap, bir hekim ve bir Kadıköy aşığı Ekdal’ın hayatının izini sürüyor.

  • Künye: Müfid Ekdal – Tanıdığım İnsanlar, Yaşadığım Olaylar, söyleşi: Barış Doster, Destek Yayınları, söyleşi, 187 sayfa

Kolektif – Kadın Öykülerinde İzmir (2009)

İstanbul, Ankara ve Karadeniz’den sonra yayımlanan ‘Kadın Öykülerinde İzmir’, bu sefer yüzyıllardır Batı Akdeniz kültürünün doğal bir parçası olan, Batı’nın Doğu’yla ilişki kurduğu ilk limanlardan biri olan İzmir’i, kadınların öyküleriyle dile getiriyor.

Kitapta yer alan öyküler, şehri, geçmiş zamanları, eski yüzleri, yakın tarihi, günümüz hayatı ve Doğu’dan aldığı göçler gibi izlekler üzerinden anlatıyor.

Yazarların tümünün kadın olmasından dolayı, öykülerde en çok aşk teması işleniyor diyebiliriz. Kitapta öyküleri yer alan isimler şöyle: Ferzan Gürel, İnci Aral, Gülseren Engin, Zeynep Avcı, Feyza Hepçilingirler, Lütfiye Aydın, Raşel Rakella Asal, Ferda İzbudak Akıncı, Şükran Yücel, Ayşe Kilimci, Gönül Çatalcalı, Hülya Soyşekerci, Yasemin Yazıcı, Jale Sancak, Selma Sancı, Birsen Ferahlı, Oya Uslu, Loren Edizel, Vicdan Efe, Emel Kayın, Mine Söğüt ve Deniz Gezgin.

  • Künye: Kolektif – Kadın Öykülerinde İzmir, hazırlayan: Yasemin Yazıcı, Sel Yayıncılık, öykü, 183 sayfa

Robert Muchamore – Çaylak (2009)

‘Çaylak’, Robert Muchamore’un ‘Cherub’ serisinin ilk romanı.

Roman, James Adams isimli başkahramanının, Cherub adlı, çocuklardan oluşan bir gizli istihbarat örgütüyle tanışmasını ve sonrasında yaşananları hikâye ediyor.

Tüm gününü bilgisayar başında geçiren Adams, aynı zamanda bir bilgisayar oyunları düşkünüdür. Zamanını ümitsizce tüketen on iki yaşındaki çocuğun yolu günün birinde, Cherub ile kesişir.

Çocuklardan oluşan bir istihbarat örgütü olan Cherub’un en büyük ajanı da on yedi yaşındadır.

Örgüte üye olan Adams, Kyle, Kerry, Lauren ve diğer “iş arkadaşları”yla birlikte, İngiltere’yi hedefleyen büyük bir terörist saldırıyı engellemeye çalışacaktır.

Çocuklar böylece, dünyayı tehlikelere boğan yetişkinlerle de mücadele edecektir.

Yazar Muchamore’un, on üç yıl dedektiflik yaptığını ve romanını bu mesleki deneyimleriyle zenginleştirdiğini de belirtelim.

  • Künye: Robert Muchamore – Çaylak, çeviren: M. Banu Aksoy, Kelime Yayınları, roman, 320 sayfa

Pınar Aydın O’Dwyer – Göz Kitabı (2009)

1980’den bu yana göz sağlığı ve hastalıklarının tanı, tedavi, araştırma ve eğitimiyle uğraşan Prof. Dr. Pınar Aydın O’Dwyer ‘Göz Kitabı’nda, göz ve göz sağlığı konusunda bilinmeyenleri anlatıyor.

Birçok insanın önlenebilir hastalıklardan dolayı görme yetisini kaybettiğini söyleyen O’Dwyer, gözle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde bunun hangi sebeplerden kaynaklandığı ve bu durumda ne yapılması gerektiği konusunda okuru bilgilendiriyor.

Yazar, göz hakkında genel bilgileri, sık ve nadir görülen göz hastalıklarını, evde kendi kendine göz muayenesi ve gözle ilgili sık sorulan soruların yanıtlarını anlatıyor.

Kitap göz konusunu, zengin görsel malzemeler eşliğinde ele alıyor.

  • Künye: Pınar Aydın O’Dwyer – Göz Kitabı, Arkadaş Yayınevi, sağlık, 264 sayfa

Jonathan Aitken – Nazarbayev: Kazakistan’ı Yaratan Adam (2009)

Göçer bir aileden gelen Nur Sultan Nazarbayev, gençliğinde bir demir çelik fabrikasında yüksek fırın işçisi olarak çalıştı.

Genç bir Komünist Parti üyesi olarak siyasete giren Nazarbayev, Nikita Kruşçev, Mihail Suslov, Leonid Brejnev ve Yuri Andropov dönemlerini yaşadı.

Daha sonra önlenemez bir hızla yükselen Nazarbayev, 1991 yılında kurulan Kazakistan’ın o günden bu yana devlet başkanlığını yürütüyor.

Jonathan Aitken elimizdeki çalışması ‘Nazarbayev’de, ülkesinde diktatörlük kurmakla da itham edilen Nur Sultan Nazarbayev’in, çelik işçiliğinden dünyanın stratejik açıdan en önemli ülkelerinden Kazakistan’ın devlet başkanlığına, önlenemez yükselişini anlatıyor.

  • Künye: Jonathan Aitken – Nazarbayev: Kazakistan’ı Yaratan Adam, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Turkuvaz Kitap, biyografi, 287 sayfa

Melisa Gürpınar – Mühür Kesesi (2009)

Geçen yıl yayımlanan ‘Dul Evinde İncesaz’ın devamı niteliğindeki ‘Mühür Kesesi’, Melisa Gürpınar’ın İstanbul’a odaklanan metinlerinden oluşuyor.

Gürpınar, “yaşlı kadın” metaforu üzerinden İstanbul’a, İstanbul’un doğasına ve yaşadığı sorunlara yaklaşıyor.

Yazar, şehrin elli, altmış yıl öncesini; değişen mevsimlerini; artık bir tarih belgesi olan mühür keselerini; Emirgan’da lale zamanını anlatıyor.

Kitaptaki metinler ayrıca, toplumsal hayattaki muazzam değişimleri ve küresel hayatın, tek kültürlülüğün dayattığı olumsuzlukları, bu şehrin kendine has ritmi üzerinden izliyor.

Daha önce yayımlanmış yazılarından bir derlemeyle oluşan kitap, İstanbul yazınına katkıda bulunuyor.

  • Künye: Melisa Gürpınar – Mühür Kesesi, Gürer Yayınları, anlatı, 185 sayfa

Arturo Pérez-Reverte – Güneyin Kraliçesi (2009)

İspanyol yazar Arturo Pérez-Reverte, daha önce ‘Komutan Alatriste’ isimli macera romanlarıyla Türkiyeli okurların karşısına çıkmıştı.

Yazar ‘Güneyin Kraliçesi’nde ise, başkahramanı Teresa Mendoza’nın mafya örgütleriyle yaşadığı kovalamacayı hikâye ediyor.

Meksika’da yoksulluk içinde büyüyen Mendoza, uçağıyla kaçakçılık yapan Güero Davila’nın sevgilisi olur.

Bu ilişki, kadının hayatında olağanüstü bir dönemin başlangıcı olur.

Günün birinde Mendoza’nın sevgilisi, oyunu kurallarına göre oynamadığı için mafya tarafından öldürülür.

O andan itibaren güvende olmadığını fark eden Mendoza ile mafya arasında büyük bir kovalamaca yaşanacaktır.

  • Künye: Arturo Pérez-Reverte – Güneyin Kraliçesi, çeviren: Gülvevim Erhan, Yapı Kredi Yayınları, roman, 575 sayfa

Şeyhmus Diken – Bir Kürdün AKP Okumaları (2009)

Kuşkusuz Türkiye’nin son dönemlerde yaşadığı büyük dönüşümlerden biri de, Kürt sorununda gelinen aşama.

Fakat hükümetin yaklaşımının, beklentileri tam anlamıyla karşılamadığı da bazı kesimler tarafından dillendirilen şikâyetlerden.

Şeyhmus Diken ‘Bir Kürdün AKP Okumaları’nda, partinin Kürt sorununun çözümüne yaklaşımını eleştirel bir bakışla değerlendiriyor.

Diken, AKP’nin demokrasinin askıya alındığı diktatörlükler ve darbeler döneminde, ancak darbecilere “kısmet” olabilecek bir oy çokluğuyla iktidara geldiğini, fakat buna rağmen sorunun çözümünü hakkıyla üstlenemediğini savunuyor.

Yazar, AKP’nin söz konusu politik gücü temsil edememesinin “Kürde yansıyan yüzünü” anlatıyor.

  • Künye: Şeyhmus Diken – Bir Kürdün Akp Okumaları, Evrensel Yayınları, siyaset, 192 sayfa

A. Ahat Andican – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye ve Orta Asya (2009)

1980’lerden itibaren Sovyet Bloku üzerine çalışmalar yapan Ahat Andican, 1990’lı yıllarda Avrasya-Türkiye ilişkilerinin kurulmasına da katkı sağladı.

Andican, deneyimlerinin bir ürünü olan elimizdeki kitabında, bölgeyi çok boyutlu bir bakışla inceliyor.

Türkiye ve Orta Asya arasındaki ilişkilerin 700 yıllık tarihsel sürecini irdeleyen Andican, bu ilişkileri günümüz koşullarında değerlendiriyor.

Osmanlı’nın güçlü bir devlet olmasında, Orta Asya kaynaklı etkenler; Osmanlı’nın kimlik arayışında bölgenin etkisi; İttihat ve Terakki’nin Panislamizm hayallerinin Türkistan’daki etkileri ve Mustafa Kemal’in dış Türkler politikası, Andican’ın odaklandığı konulardan.

  • Künye: A. Ahat Andican – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye ve Orta Asya, Doğan Kitap, inceleme, 625 sayfa

Atilla Dorsay – Hindistan Sıcağından Norveç Buzuluna (2009)

‘Hindistan Sıcağından Norveç Buzuluna’, Atilla Dorsay’ın ilgiyle karşılanan ‘Yaşam ve Ölüm Kentleri’nden sonraki ikinci gezi kitabı.

Dorsay bu kitabında, “Gitmeyi hep isteyip asla başaramayacağımı sandığım” dediği coğrafyalara dair izlenimlerini okurlarıyla paylaşıyor.

Fas, Kiev, Bosna, Prag, Karlovy-Vary, Yunan adaları, Taormina, Kopenhag, Hindistan ve Nepal, Dorsay’ın gezdiği dünyanın gözde ülke ve şehirlerinden birkaçı.

Dorsay ayrıca, Antakya, Adana, Bursa, Afyon, Bodrum, Fethiye, Diyarbakır, Gaziantep ve Kars gibi, Türkiye kentlerine dair izlenimlerini de kitaba dahil etmiş.

Görsel açıdan da oldukça zengin olan kitap, Dorsay’ın gezi yazılarını okumak isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: Atilla Dorsay – Hindistan Sıcağından Norveç Buzuluna, Turkuvaz Kitap, gezi, 189 sayfa