N. V. Yeliseyeva – Yakın Çağlar Tarihi (2009)

N. V. Yeliseyeva başkanlığında bir kurul tarafından hazırlanan ‘Yakın Çağlar Tarihi’, Türkiye’de ilk olarak 1978 yılında yayımlanmıştı.

1648 İngiliz Burjuva devriminden 1917 Sovyet devrimine uzanan tarih kesitini kapsamlı bir biçimde ele alan ve uzun süredir baskısı tükenmiş kitabın yeniden yayımlanması, kuşkusuz büyük bir boşluğu dolduracak.

300 yıla yakın bir zaman aralığını tarihsel maddeci bir yaklaşımla inceleyen eser, otuz iki bölümde, dünyanın farklı ülkelerinde yürütülen sınıf mücadelelerini, burjuvazinin yükselişini, sanayi devrimini, emperyalizmin doğuşu ve palazlanışını ve bu süreçte emekçi sınıfların verdiği mücadeleyi açık bir dille anlatıyor.

  • Künye: N. V. Yeliseyeva – Yakın Çağlar Tarihi, çeviren: Özdemir İnce, Yordam Kitap, tarih, 350 sayfa

Ali İrfan İlbaş – Organik Tarım (2009)

Ali İrfan İlbaş ‘Organik Tarım’da, organik tarımın ilkelerini, çevreyle ilişkisini ve temel düşünce sistemini anlatıyor.

Çalışmada, organik tarım ürünlerini yetiştirme uygulamaları, ürün işleme, kontrol ve sertifikasyon, etiketleme, nakliye ve pazarlama gibi organik tarım faaliyetlerinin Türkiye organik tarım mevzuatına uygun olarak nasıl yürütülebileceği konusunda faydalı bilgiler yer alıyor.

İlbaş bunları yaparken, Türkiye organik tarım mevzuatına ilişkin resmi kaynakların yanı sıra, birçok kaynak eserden yararlanıyor.

Kitabın, ekolojik ve ekonomik boyutu bulunan bu sürdürülebilir tarım yöntemi konusunda rehber nitelikte bir eser olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Ali İrfan İlbaş – Organik Tarım: İlkeler Ve Ulusal Mevzuat, Efil Yayınevi, tarım, 267 sayfa

Ahmet Örs – Lezzetli Sohbetler (2009)

Ahmet Örs ‘Lezzetli Sohbetler’de, yemek tutkunlarının yakından tanıdığı isimlerin yemek kültürüyle ilgili birikimlerini okurlara sunuyor.

Sohbetler, yemek kültürüne dair önemli ayrıntılar, bilgiler ve ipuçları vermeleriyle ilgi çekiyor.

Örs’ün sohbetine katılan isimler ise şöyle: İsmet Kolay, Muhtar Katırcıoğlu, Artun Ünsal, Nadir Güllü, Sevim Gökyıldız, Gökçen Adar, Mehmet Yalçın, Atilla Dorsay, Teoman Hünal, Refik Aslan, Mustafa Seçkin, Gani Müjde, Yavuz Batur, John Sytmen, Mehmet Reis, Musa Dağdeviren, Sinan Bilgin, Vedat Başaran, Semih Orcan, Ömer İsvan, Keskin Keskinoğlu, Hıncal Uluç, Selim Kantarcı, Osman Serim, Sedat Zincirkıran, Vefa Zat, Beyti Güler, Taylan Kümeli ve Harry Lenas.

  • Künye: Ahmet Örs – Lezzetli Sohbetler, Oğlak Yayıncılık, söyleşi, 255 sayfa

Bilge Akçakoca Öngöre – Nazlı Nilüfer Bolu (2009)

Edebiyatçı Bilge Akçakoca Öngöre ‘Nazlı Nilüfer Bolu’da, bu kentin çok yönlü kimliğini çizerken, okuru geçmişten günümüze uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.

Anılarından hareket ederek şehrin tarihini yazmaya koyulan Öngöre, eskiye ve yeniye ait pek çok kaynağı taramış, Bolu’nun tarihi ve sosyal yaşamına dair önemli ayrıntılar barındıran eserini meydana getirmiş.

Bolu’nun binlerce yıllık tarihini, kültürünü ve insanlarını anlatan yazarın, bunu, günümüzün Bolu’sunun kapsamlı bir tasviriyle de zenginleştirdiğini söyleyebiliriz.

Yazar, doğduğu kenti anıları yoluyla yeniden hatırlamaya çalışırken, ortaya, sosyal tarih türünde de zevkle okunacak bir eser çıkarmış.

  • Künye: Bilge Akçakoca Öngöre – Nazlı Nilüfer Bolu, Heyamola Yayınları, şehir, 238 sayfa

E. A. Wallis Budge – Antik Mısır Edebiyatı (2009)

Wallis Budge ‘Antik Mısır Edebiyatı’nda, Firavunların egemenliği altındaki Eski Mısır’da yürütülen yazınsal faaliyetlerin izini sürüyor.

Aynı zamanda, Mısır’a ait kompozisyonların örneklerinden oluşan bir seçkiyi de barındıran elimizdeki kapsamlı inceleme, Mısır edebiyatını oluşturan temel ilkeleri, rahat okunabilen bir dil ve üslupla anlatıyor.

Mezarlardan, papirüslerden, stellerden ve diğer yapılardan alınan din, mitoloji ve ahlak konulu bu metinler, Mısır edebiyatının en önemli dallarını yansıtıyor.

Çalışma ayrıca, Eski Mısır insanının gündelik hayatı ile düşünce ve ruh dünyasına dair okuyuculara fikir vermeleriyle de ilgi çekeceğe benziyor.

  • Künye: E. A. Wallis Budge – Antik Mısır Edebiyatı, çeviren: Selin Albayrak, İlya Yayınları, inceleme, 318 sayfa

William Shakespeare – Kral Lear (2009)

William Shakespeare’in ‘Kral Lear’ı, ilk kez 1607 yılının 26 Aralık gecesinde, sarayın “Whitehall” denilen salonunda oynandı.

Shakespeare bu ölümsüz tragedyasında, insanoğlunun temel çıkmaz ve sorunlarını ortaya atıyor.

İnsanlığın yozlaşıp çökmesi ve hırs, oyunun başat teması olarak öne çıkıyor.

İngiltere’de, krallığın paylaştırılması ile başlayıp yeni bir yönetimin gelişiyle sona eren tragedya, açgözlülüğün dünyaya nasıl bir yıkım getirdiğini özgün karakterleri ve felsefi çerçevesiyle kurguluyor.

Shakespeare’in, bu muazzam eseri, doğal, siyasal ve toplumsal düzlemlerde insanın rolü hakkında evrensel bir alegori.

  • Künye: William Shakespeare – Kral Lear, çeviren: Özdemir Nutku, İş Kültür Yayınları, oyun, 190 sayfa

Dalton Trumbo – Johnny Silahını Kaptı (2009)

Dalton Trumbo, savaş karşıtı edebiyatın başyapıtlarından olan ‘Johnny Silahını Kaptı’da, Birinci Dünya Savaşı sırasında bir bombanın patlamasıyla kollarını, bacaklarını, kulaklarını, yüzünü, kısaca her şeyini kaybetmiş John Bonham’ın hikâyesini anlatıyor.

Roman, Bonham’ın aşama aşama yaralarının ciddiyetini keşfetmesini, onu kullanan savaş planlayıcılarına öfke duymaya başlamasını ve başka insanları aynı hataya düşmemeleri adına uyarmak için sakat vücudunu kullanmasını hikâye ediyor.

Kitabın önsözü ise, oğlunu Irak savaşında kaybettikten sonra yaptığı mücadeleyle savaş karşıtı eylemlerin simge ismi haline gelen Cindy Sheehan tarafından yazıldı.

  • Künye: Dalton Trumbo – Johnny Silahını Kaptı, çeviren: Taylan Kızılöz, Plato Film Yayıncılık, roman, 210 sayfa

Edip Cansever – Öncesi de Kalır (2009)

Mehmet Can Doğan’ın hazırladığı ‘Öncesi de Kalır’, Edip Cansever’in kitaplarına girmeyen şiirlerinden oluşuyor.

‘Kışt’ isimli şiir şöyle:

“İlk ışıyan şey insan

Sabah kapısı önünde berberin

Sokaklar balık pazarı küpe çiçekleri

Buz gibi düşünüyorum işte

 

Kapıp koyuveriyorum kendimi

Canımsın diyorum insan oğluna

Tepemde düzlü eğrili bir bulut

Balıklar su kocaman bir iş elimin altında

 

Kışt diyorum bir karabatağa dalıp gidiyor

Elimi kesiyorum oltayla ucundan

Acısını bile duyduğum yok

Anlıyorum her şey iyice güzel

 

Gökyüzü kaya sivrileri derken bir başımayım

Öylesine bir istek içimde

atıveriyorum denize kendimi

Göğsümün altında kız gibi lüferler”

  • Künye: Edip Cansever – Öncesi de Kalır, hazırlayan: Mehmet Can Doğan, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 141 sayfa

Roni Margulies – Kalpsiz Dünyanın Kalbi (2009)

Türkiye’nin son dönemlerdeki en önemli gündemlerinden birini, İslam, İslamcılık, şeriat, laiklik, takkıyye ve başörtüsü oluşturuyor.

Roni Margulies ‘Kalpsiz Dünyanın Kalbi’nde, güncel örnekler üzerinden, Türkiye’de hiçbir şeyin bağımsız düşünülemediği İslam’ı irdeliyor.

Margulies kitabının ilk bölümündeki yazılarında din ve İslam’a, ikinci bölümündekilerde somut olarak dinin Türkiye siyasetine etkilerine ve son bölümündekilerde de bir başka dinin, Yahudiliğin Ortadoğu’da olup bitenlere etkisine ve Türkiye’deki algılanışına odaklanıyor.

Margulies, Türkiye’nin yakın tarihine damga vurmuş, kimisi gülünç gelişmeleri, bunların gerçek veya hayali bir İslam’dan nasıl kaynaklandığını anlatıyor.

  • Künye: Roni Margulies – Kalpsiz Dünyanın Kalbi, Kanat Kitap, din, 175 sayfa

Jean-Jacques Rousseau – Emile (2009)

Jean-Jacques Rousseau ‘Emile’de, eğitim ve kültürel gelişim konularını anlatıyor.

Başkalarının koyduğu kurallara göre eğitilenlerin özgür olamayacağını ve köleleşeceğini savunan Rousseau, aklındaki eğitim anlayışının nasıl olacağını, hayali kahramanı Emile üzerinden anlatır.

On iki yaşına kadar eğitimine hiç kimsenin karışmadığı Emile, sadece doğayı gözlemleyerek büyür; ona din, ahlak, bilim ya da sanat konusunda bir şey öğretilmez.

Emile’e gençliğinin ilk dönemlerinde bilgiler aktarılmaya başlanır.

Fakat bu aktarımda ezbere değil, gözlem ve deneylere başvurulur.

Rousseau’nun çığır açan eseri, eğitim konusuna getirdiği özgün bakışla bir klasik.

  • Künye: Jean-Jacques Rousseau – Emile, çeviren: Yaşar Avunç, İş Kültür Yayınları, eğitim, 758 sayfa