Ferlâl Örs ve Mehmet Şakir Örs – Yerelge: Toplumsal Belediyecilik (2009)

Ferlâl ve Mehmet Şakir Örs ‘Yerelge: Toplumsal Belediyecilik’te, yerel kamusal hizmet birimleri olan yerel yönetimlerde katılımcılığın, saydamlığın, demokratik denetimin ve yüksek bir kentlilik bilincinin nasıl sağlanabileceğini anlatıyorlar.

Yakın zamanda gerçekleşecek bir yerel seçimin beklendiği Türkiye’de, elimizdeki eserin, yerel yönetimler alanını toplumsal, siyasal, sosyal ve kültürel boyutlarıyla ele almasıyla dikkat çekeceğini söyleyebiliriz.

Katılımcı ve sosyal belediyeciliğin imkânlarını araştıran çalışma, yerel yönetimler konusunda bilgilenmek isteyenler ile vatandaş olarak sorumluluklarını ve haklarını tekrar hatırlamak isteyenler için iyi bir kaynak.

  • Künye: Ferlâl Şakir ve Mehmet Şakir Örs – Yerelge: Toplumsal Belediyecilik, Etki Yayınları, siyaset, 223 sayfa

Osman Nuri – II. Abdülhamid ve Saltanatı (2009)

Osman Nuri ‘II. Abdülhamid ve Saltanatı’ isimli bu kitabının ilk cildinde, Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahı olarak kabul edilen II. Abdülhamid’in hayatını, özelliklerini ve siyasetini okura sunuyor.

Kitabına V. Murad’dan başlayan Osman Nuri, ardından Abdülhamid’in iktidar dönemi olan Devr-i Hamidiye’yi ve ardından da tahttan indirilen hakanın özel ve siyasi hayatını anlatıyor.

Otuz dört yıllık tarihi ve siyasî olayların da detaylı bir biçimde ele alındığı kitap, bugün dahi çokça tartışılan konulara odaklanıyor.

Bu dönemi yaşamış kişilerin tanıklıklarına da başvuran Osman Nuri, Avrupa’da yayımlanan gazete ve dergilerden de yararlanıyor.

  • Künye: Osman Nuri – II. Abdülhamid ve Saltanatı, 47 Numara Yayıncılık, biyografi, 400 sayfa

Karin Karakaşlı – Cumba (2009)

‘Cumba’, Karin Karakaşlı’nın Agos gazetesinde 1996-2008 yılları arasında, aynı isimli köşesinde yayımlanan yazılarından bir seçki.

Karakaşlı, bundan on bir yıl önce, Hrant Dink’in teklifiyle başladığı Agos yazılarının, hayatının en önemli duraklarından biri olduğunu söylüyor.

“O Cumba’da büyüdüm sonraki zamanda. Önceleri cümlelerim daha kocamandı, şu ağız dolusu cinsinden. Pek de muzinpti üstelik. Derken öğrenmeye başladım.” diyen Karakaşlı, söz konusu yazılarının en beğendiklerinden yaptığı bir derlemeyle okurun karşısına çıkıyor.

1998’de öykü dalında Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü kazanan Karakaşlı’nın, ikisi öykü, biri roman, diğeri de gençlik romanı olmak üzere, yayımlanmış dört kitabı bulunuyor.

  • Künye: Karin Karakaşlı – Cumba, Doğan Kitap, deneme, 258 sayfa

Donald J. Trump ve Robert T. Kiyosaki – Zengin Olmanızı İstiyoruz (2009)

‘Zengin Olmanızı İstiyoruz’, emlak milyarderlerinden Donald J. Trump ile bir nevi “saadet zinciri” denebilecek “cashflow”ın yaratıcısı Robert T. Kiyosaki’nin deneyimlerini okura sunuyor.

İki isim, iş yaşamında nasıl düşündüklerini; para, iş ve yatırım dünyasına nasıl baktıklarını anlatıyor ve bunu yaparken okurun da kendi finansal geleceğini geliştirmesi konusunda önerilerde bulunuyorlar.

Zenginlerin gün geçtikçe servetlerine servet katmasına karşılık, orta sınıfın sürekli zayıfladığını söyleyen yazarlar, bunun en önemli nedeninin de eğitimsizlik olduğunu savunuyor.

İnsanların en basitinden nitelikli eğitime ulaşmaları konusunda bu denli adaletsizliğin olduğu günümüzde böylesi boş bir açıklama yapmaktan üşenmeyen ikili, bu kitapla da güya, söz konusu eğitim eksikliğini gidermeyi amaçladıklarını söylüyor.

  • Künye: Donald J. Trump ve Robert T. Kiyosaki – Zengin Olmanızı İstiyoruz, çeviren: İmge Tan, Alfa Yayınları, iş dünyası, 447 sayfa

Erving Goffman – Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu (2009)

Kanadalı sosyolog Erving Goffman ‘Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu’nda, toplumsal yaşamı

ev yaşamından sinai veya ticari yaşama uzanan geniş bir çerçevede irdeliyor.

Goffman, insanların üstlendiği farklı rollere ve bu rolleri pratiğe dökerken sergilediği “performanslara” odaklanıyor.

1950’lerde yazılmış olmasına rağmen, sosyal bilimlerdeki etkisini yitirmeyen çalışma, evde, işyerinde, resmi veya gayriresmi ortamlarda üstlenilen birbirinden farklı rollerle toplumsallığın nasıl oluştuğunu gösteriyor.

Yazar, sahnede belli bir karakteri canlandıran bireyin, başkalarına vermeye çalıştığı imajı çözüyor.

  • Künye: Erving Goffman – Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, çeviren: Barış Cezar, Metis Yayınları, sosyoloji, 241 sayfa

Nigâr Ayyıldız – II. Abdülamid Dönemi Saray Merasimleri (2009)

Nigâr Yıldız, elimizdeki nitelikli çalışmasında, II. Abdülhamid dönemine çoğunlukla yapıldığı gibi siyasî tarih çerçevesinden çok, sosyal/toplumsal tarih çerçevesinden bakıyor.

Yıldız, Osmanlı tarihinde önemli yer tutan merasimleri, dönemin sosyal hayatını, eğlencelerini ve geleneklerini anlatıyor.

Çeşitli şekillerde merasimleri yapılan cülûs, kılıç alayı, bayram alayları, düğünler, sünnetler; bunların hangi safhalarında hangi teşrifat kurallarına uyulduğu, merasimler esnasında yapılan eğlenceler, oynanan oyunlar; merasimler için kullanılan sarayların özellikleri ve bunun için kullanılan ulaşım araçları, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

  • Künye: Nigâr Ayyıldız – II. Abdülamid Dönemi Saray Merasimleri, Doğu Kütüphanesi, tarih, 392 sayfa

Ahmet Uçar – Anadolu’nun En Uzun Yılları: Seferberlik Tarihimiz (2009)

Ahmet Uçar ‘Anadolu’nun En Uzun Yılları: Seferberlik Tarihimiz’de, 20. yüzyıl Osmanlı tarihindeki seferberlik ve göç olgusuna odaklanıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflaması ve yıkılması, Anadolu, Önasya, Ortadoğu, Rumeli, Orta Avrupa, Kuzey Afrika gibi coğrafyalara yerleşmiş imparatorluk sakinleri için zor günlerin başlamasını da beraberinde getirdi.

Uçar’ın çalışması, bu uzun yıllara yayılan seferberlikleri incelerken, yüzyılın başlarında Anadolu’nun aldığı göçlerle nasıl değiştiğini, belge ve resimler eşliğinde ortaya koyuyor.

Türkiye, 1911’deki Trablusgarp Harbi’nden Kurtuluş Savaşı’na kadar 500.000 kayıp vermiş, bu sayıdan çok daha fazla insan da, yaşadıkları topraklardan sürgün edilmiş, seferberlik yoluna koyulmuştu.

Uçar’ın kitabı, bu acılı dönemin tarihi ve ibretlik hikâyesini vermesiyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Ahmet Uçar – Anadolu’nun En Uzun Yılları: Seferberlik Tarihimiz, Alemdağ Belediyesi Kültür Yayınları, tarih, 216 sayfa

Doğu Perinçek – Türk Ordusu’nda Strateji Sorunu (2009)

Doğu Perinçek, Silivri Cezaevinde kaleme aldığı ‘Türk Ordusu’nda Strateji’de, Kemalist devrimi tamamlamak için, iç ve dış cephelerdeki mevzilenme, izlenecek yol, yöntem ve kullanılacak araçları anlatıyor.

İlker Başbuğ, Yaşar Büyükanıt ve Hilmi Özkök’ten oluşan, son üç Genelkurmay Başkanı’nın görüşlerini değerlendiren Perinçek, milli strateji ve güvenlik siyaseti konusunda önerilerde bulunuyor.

“ABD’nin küreselleşme programının ve Neoliberal çözümlerin iflas ettiği koşullarda, Türkiye yeniden bağımsız ve halkçı bir devlet ve toplum kurma fırsatını yakalamıştır,” diyen Perinçek, önümüzdeki yıllarda, Türkiye’nin mafya-tarikat iktidarından kurtulacağını ve Milli hükümetini kuracağını savunuyor.

Perinçek kitabında ilk olarak, İlker Başbuğ tarafından dillendirilen Türk ordusunun bugünkü kurumsal görüşleri inceliyor ve bu incelemeye Yaşar Büyükanıt ve Hilmi Özkök’ün fikirleriyle devam ediyor.

  • Künye: Doğu Perinçek – Türk Ordusu’nda Strateji Sorunu, Kaynak Yayınları, siyaset, 238 sayfa

Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya (2009)

Albert Einstein, dünyayı sıradan insanlardan çok farklı görenlerdendi.

‘Benim Gözümden Dünya’, kendisi için “Hem kendi hem de türdeşlerinin hayatının anlamsız olduğuna inanan, sadece bahtsız değil, aynı zamanda neredeyse bu hayattan diskalifiye olmuş biridir,” diyen Einstein’ın hayata, yaşadığı dünyaya ve bilimsel çalışmalarına dair felsefi ve siyasi yazılarından oluşuyor.

Yazılar, bugün kendi maksadına aykırı bir biçimde, siyasî ihtirasın ve günümüz tarihinin girdabına çekilen Einstein’ın insani portresini vermeleriyle dikkat çekiyor.

Kitap insanlığa, karşılıklı yardımlaşma üzerine kurulu barışçıl bir dünyaya ve bilimin yüce misyonuna inanmış Einstein’ın ruhuna açılan bir kapı.

  • Künye: Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya, çeviren: Demet Evrenosoğlu, Alfa Yayınları, felsefe, 115 sayfa

Şevket Akıncı – Hezeyan Sözlüğü (2009)

Şevket Akıncı’nın uzun bir şiirinden oluşan ‘Hezeyan Sözlüğü’, bir duygu patlaması olarak da okunabilir.

Müzik, edebiyat ve sinemanın birbiriyle karıştığı bu şiirler, delilikle akıllılık, güzellik ile çirkinlik ve yaşama sevinciyle intihar arasında gidip geliyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Kötü kan saatim

Uzuvlarım evin ortasında

Yüzüyor

Ardından düğmelerim kemerim ve imgelerimin saralı atları

Ayarsız kalemim kurtulup avucumdan

Yazıyor gerilen ümidini bedenime

Oysa isterdim hezeyanım büsbütün yumsun gözünü

Ve uzansın senelerin üzerine sere serpe

Ne var ki hayatın ortasında

O yalnızca kendine görünen bir ışık

Cinnetin rahminde

Güneş taklidi yapan

Şahitsiz bir

Kıvılcım (…)”

  • Künye: Şevket Akıncı – Hezeyan Sözlüğü, Artshop Yayınları, şiir, 47 sayfa