Kolektif – Kayıp Adalet (2021)

Türkiye’de adaletin önündeki en büyük engellerden biri cezasızlık kültürüdür.

Zira suç işleyenler, hele hele devlet görevlisiyse, korunup kollanır; açılan, açılabilen davalar çeşitli engellemelerle veya zaman aşımına uğraması sağlanarak boşa çıkarılır.

İşte bu çok değerli çalışma, cezasızlık kültürünün bizi nasıl bir cehenneme mahkûm ettiğini çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.

Gökçer Tahincioğlu’nun derlediği kitapta, Levent Pişkin, Lice davasını; Murat Uyurkulak, Hrant Dink cinayeti davasını; Burcu Karakaş, 12 Eylül davasını; Karin Karakaşlı, Vartinis katliamı davasını; Gökçer Tahincioğlu, 2006 ilkbaharında Diyarbakır’da öldürülen çocukların davasını; Ali Duran Topuz, Berkin Elvan davasını; Yıldırım Türker, Silopi’de yataklarında uyurken öldürülen iki çocuğun davasını ve Kemal Göktaş da, JİTEM davalarını anlatıyor.

Hafıza Merkezi, uzun bir zamandır, cezasızlık kültürüne karşı yürütülen adalet mücadelesinin önemli bir parçası.

Ve o mücadelenin en önemli unsurlarından olan “bellek” konusunda çarpıcı çalışmalar yapıyor, izliyor, raporluyor, anımsatıyor ve ısrarla takip ediyor.

Öte yandan Hafıza Merkezi’nin dosya notları, duruşma raporları, 30-40 yıllık döneme yayılan davalarla ilgili oluşturduğu zaman çizelgeleri unutturulmak, gözden kaçırılmak, kapatılmak istenilen olayların, dosyaların, davaların belleği haline gelmiş durumda.

Oysa bellek ve hakikat, cezasızlık kültürünün can düşmanıdır.

İşte bu kitap da, çarpıcı bir bellek ve hakikat belgesi olmasıyla cezasızlık kültürüyle mücadele etmemiz için muazzam bir katkı sağlıyor.

Evrensel bir yasaya dönüşmüş olan cezasızlık kültürünün bu topraklara ekilmiş tohumlarını söküp atmak dileğiyle.

  • Künye: Kolektif – Kayıp Adalet: Cezasızlık ve Korunan Failler, derleyen: Gökçer Tahincioğlu, İletişim Yayınları, siyaset, 207 sayfa, 2021

Karin Karakaşlı – Konaktakiler (2016)

Terk edilmiş, yıkık dökük bir köşk…

Bu köşk şimdilerde, mahallenin haşarı ve meraklı üç çocuğu olan Gülperi, Çınar ve Poyraz’ın uğrak yeri haline gelmiştir.

Günün birinde üç kafadar, burada ilginç bir olayla karşılaşır ve bu olay vesilesiyle, adım adım köşkün geçmiş hayatına, onun içinde yaşamış insanların hikâyelerine tanık olur.

Tarih, asla unutmaz!

  • Künye: Karin Karakaşlı – Konaktakiler, Günışığı Kitaplığı

Ohannes Aram Kondayan – Sandıktaki Hatıralar (2009)

‘Sandıktaki Hatıralar’, 1927-1969 yılları arasında Robert Kolej’de öğretmenlik yapmış Ohannes Aram Kondayan’ın çocukluğuna, tehcire ve İstanbul’a dair anılarından oluşuyor.

1905’te İzmit’in Bardizag (Bahçecik) ilçesinde doğan Kondayan, 1915 yılında ailesiyle birlikte Suriye’ye sürülmek üzere yük vagonlarında Orta Anadolu’ya kadar getirildi.

Sürgünden kurtulan aile, savaştan sonra İstanbul’a yerleşir.

Ailenin çocuklarından Ohannes, Robert Kolej’e girecek, mezun olduktan sonra burada matematik öğretmeni olarak uzun yıllar çalışacaktı.

Elimizdeki kitap, Kondayan’ın Amerika’ya göç ettikten sonra kaleme aldığı on özyaşamöyküsel yazıdan oluşuyor.

  • Künye: Ohannes Aram Kondayan – Sandıktaki Hatıralar, çeviren: Karin Karakaşlı, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, anı, 76 sayfa

Kolektif – Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar (2009)

‘Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar’, ‘Feminist Yaklaşımlar’ isimli sitede paylaşılan konuları bir araya getiriyor.

Seçkide öne çıkan konuların başında militarizm geliyor.

Buradaki yazılar, militarizmi annelik üzerinden anlamaya çalışırken, militarizmin feminist bir eleştirisini de yapıyorlar.

Seçkide ele alınan bir diğer konu da başörtüsü.

Bu bölümde, başörtülü kadınların deneyimleri sunuluyor; başörtüsü feminist bir bakış açısıyla yorumlanıyor.

Seçkide ayrıca, seks işçileriyle ilgili röportaj ve makaleler de yer alıyor.

Çalışmaya, yazı ve röportajlarıyla katılan isimler şöyle: Nancy Scheper-Hughes, Sara Ruddick, Rela Mazali, Özlem Aslan, Joan Wallach Scott, Afsaneh Najmabadi, Fatma Benli, Ayla Kerimoğlu, Aslı Zengin, Ayşe Tükrükçü, Selma James, Bejan Matur, Jale Parla ve Karin Karakaşlı.

  • Künye: Kolektif – Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar, yayına hazırlayan: Ayça Günaydın, Fahriye Dinçer, Özlem Aslan ve Zeynep Kutluata, Bgst Yayınları, feminizm, 240 sayfa

Karin Karakaşlı – Cumba (2009)

‘Cumba’, Karin Karakaşlı’nın Agos gazetesinde 1996-2008 yılları arasında, aynı isimli köşesinde yayımlanan yazılarından bir seçki.

Karakaşlı, bundan on bir yıl önce, Hrant Dink’in teklifiyle başladığı Agos yazılarının, hayatının en önemli duraklarından biri olduğunu söylüyor.

“O Cumba’da büyüdüm sonraki zamanda. Önceleri cümlelerim daha kocamandı, şu ağız dolusu cinsinden. Pek de muzinpti üstelik. Derken öğrenmeye başladım.” diyen Karakaşlı, söz konusu yazılarının en beğendiklerinden yaptığı bir derlemeyle okurun karşısına çıkıyor.

1998’de öykü dalında Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü kazanan Karakaşlı’nın, ikisi öykü, biri roman, diğeri de gençlik romanı olmak üzere, yayımlanmış dört kitabı bulunuyor.

  • Künye: Karin Karakaşlı – Cumba, Doğan Kitap, deneme, 258 sayfa

Karin Karakaşlı – Dört Kozalak (2014)

Türkiye’nin farklı kesimlerinden gelme dört genç, kendilerini üniversite sınavlarına hazırlayan iki öğretmenin evinde, birbirini tanıma fırsatına kavuşur.

Gençler, üniversite hayalleri için harıl harıl çalışır, yanı sıra da, hayat denen o en hakiki sınavdan, duru bilginin, emeğin ve dostluğun gücüyle başarıyla geçmek için çabalar.

  • Künye: Karin Karakaşlı – Dört Kozalak, Günışığı Kitaplığı