Samim Kocagöz – Onbinlerin Dönüşü (2009)

Samim Kocagöz, ilk basımı 1957 yılında yapılan ‘Onbinlerin Dönüşü’nde, 1930’ların Almanya’sında hızla yükselişe geçen Nazizm’in, Türkiye’de de yankı bulmasını hikâye ediyor.

Almanya’da yaşanan bu gelişmenin, Türkiye’de de toplumun tüm kesimlerinde bir hareketlenmeye, kaynaşmaya neden olması, yoğunluk kazanan milliyetçilik hareketleri ve üniversite çevrelerine dahi yayılan fikir ayrılıkları, romanın başlıca konularını oluşturuyor.

İstanbul Hukuk Fakültesi’nde öğrenci olan Recep ve Halit ise, yaşananların iki tanığı olarak öne çıkıyor.

Kocagöz, yükselen milliyetçi dalgayı, biri siyasî meselelere, diğeri gönül işlerine kafa yoran iki karakterinin kişilikleri çerçevesinden veriyor.

  • Künye: Samim Kocagöz – Onbinlerin Dönüşü, Literatür Yayıncılık, roman, 282 sayfa

Nedret Gürcan – Hoşça Kal Dinar (2009)

1931 yılında Dinar’da dünyaya gelen şair Nedret Gürcan ‘Hoşça Kal Dinar’da, hayatının yetmiş yılını geçirdiği bu Anadolu şehrini anlatıyor.

Dinar’la ilgili yayımlanmış ‘Benim Sevgili Taşram’ ve ‘Yaşanmış Taşra Öyküleri’yle de bildiğimiz Gürcan, bu kentin öyküsünü, milattan önceye dayanan tarihi eşliğinde, şiirsel bir üslupla sunuyor.

Dinar’la kişisel ilişkilerinin 1900’lü yılların ilk otuzundan 2000’li yılların başlarına dek izini süren Gürcan, şehirde bu zaman aralığında yaşanan dönüşümü; Suçıkan, İstasyon ve Santral Park gibi şehrin simge mekânlarını, anılarında yer etmiş unutulmaz kişilerini ve onların öykülerini, fotoğrafların tanıklığından da yararlanarak anlatıyor.

  • Künye: Nedret Gürcan – Hoşça Kal Dinar, Heyamola Yayınları, anı, 492 sayfa

Deniz Kavukçuoğlu – Umut: Sosyalizm (2009)

‘Umut: Sosyalizm’, Deniz Kavukçuoğlu’nun Aralık 2007 ile Haziran 2008 arasında Cumhuriyet gazetesinde ‘Pano’ adlı köşesinde yayımlanan yazılarından oluşuyor.

Kavukçuoğlu, dört bölüme ayırdığı kitabının, en kapsamlı olan ilk bölümünde, merkezine dincileşme sürecini koyduğu bir Türkiye panoraması çiziyor.

Yazar kitabının ikinci bölümünde hiç eksilmediğini söylediği umutlarını, üçüncü bölümünde de, bir umut olarak sosyalizmi, 2008 Türkiye koşullarına uyarlıyor.

Bilindiği gibi Deniz Kavukçuoğlu, 1968 kuşağından önde gelen isimlerinden.

Kendisi, kitabının ‘1968: Unutulmaz Günler’ başlıklı dördüncü ve son bölümünde de, 2008 yılında 40. yılına girdiğimiz 68 Hareketi’nin bir değerlendirmesini yapıyor.

  • Künye: Deniz Kavukçuoğlu – Umut: Sosyalizm, Literatür Yayıncılık, siyaset, 183 sayfa

küçük İskender – Rimbaud’ya Akıl Notları (2009)

‘Rimbaud’ya Akıl Notları’, küçük İskender’in 80’lerden bugüne uzanan Türkiye şiiri ve şairini konu edinen eleştirilerini sunuyor.

küçük İskender burada, ürettiklerine yabancılaşanları, sistemin karşısında duramayıp kendi köşesine çekilenleri, ideolojileri çıkara dönüştürenleri, geleneksel ile modern arasında sıkışanları sivri bir dille eleştiriyor.

küçük İskender, kitapla ilgili bir söyleşisinde, “sıkıntı olan ülkede şiir yazılır. Her yer lunaparksa, her şey güllük gülistanlıksa şiire ihtiyaç olmaz,” diyor.

  • Künye: küçük İskender – Rimbaud’ya Akıl Notları, Sel Yayıncılık, eleştiri, 112 sayfa

Michael W. Covel – Trend Takipçisi (2009)

Michael W. Covel ‘Trend Takipçisi’nde, başarılı marka alım-satımına dair önerilerde bulunuyor.

Trend takipçiliğinin kapsamlı bir şekilde ele alındığı kitapta, takipçilerin nasıl kazandıkları, trend takipçilerinin başarısının felsefi çerçevesi, trend takipçiliğinin değişmez ilkeleri, niçin en kârlı alım-satım tarzı haline geldiği, trend takipçilerinin piyasanın davranışları konusunda neler düşündükleri ve trend takipçiliğinin bu denli kalıcı olmasını sağlayan faktörlerin neler olduğu konuları işleniyor.

Covel, en gözde trend takipçilerinin aldığı fiili sonuçları içeren ellinin üzerinde grafik ve tabloyla da, örnek başarı hikâyeleri veriyor.

  • Künye: Michael W. Covel – Trend Takipçisi, çeviren: Neşenur Domaniç, Scala Yayıncılık, iş dünyası, 514 sayfa

Ergin Yıldızoğlu – Çürüme ve Çözülme (2009)

Alt başlığı ‘Dünyanın Sonuna Dair Şiirler’ olan ‘Çürüme ve Çözülme’, daha önce yayımlanmış kitaplarıyla da bilinen Ergin Yıldızoğlu’nun 2006-2008 arasındaki şiirlerinden oluşuyor.

Kitapta yer alan ‘Son Bir El Daha…’ şiirinden bir alıntı:

“Terk edilmiş odalarda eskiyor sahipsiz fısıltılar

Ölenler anıların tenha köşelerine çekilmiş

Uzakta gecenin içinde bir köpek sesi

Apartman boşluğundaki… Yalnızca rüzgar

Kent soylular iğrenerek bakıyor tinercilere

Et ve naftalin kokan evlerine dönerken

 

Uyanınca birden, sanki biri dürtmüşçesine

Kafanın içindeki sessizliği fark ediyorsun

Siyah keçe bir kaftan gibi, giderek ağırlaşıyor

Binlerce iğnesiyle terli teninin üzerinde (…)”

  • Künye: Ergin Yıldızoğlu – Çürüme ve Çözülme, Pan Yayıncılık, şiir, 54 sayfa

Feryal Tilmaç – Aradım Yaz Dediniz (2009)

‘Olmayacak Şey’ ve ‘Ey Kızkardeş!’ başlıklı iki bölümden oluşan ‘Aradım Yaz Dediniz’, Feryal Tilmaç’ın son dönem öykülerini bir araya getiriyor.

‘Trilobis’ adlı öyküsüyle, Altkitap 2006 Öykü Ödülü Yarışması’nda birinci olan Tilmaç’ın yayımlanmış ilk öykü kitabı, ‘Mevt Tek Hecelik Uyku’ ismini taşıyordu.

Tilmaç’ın altı bölümden oluşan ilk kitabının her öyküsü, insan gerçekliğinin bir başka yönünü irdeliyordu.

Bu durum, yazarın son kitabındaki metinler için de geçerli.

Özellikle Tilmaç’ın sözcükleri keskin bir şekilde kullanışı, kitaptaki öyküleri daha sahici ve gerçekçi kılıyor.

Ayrıca Tilmaç’ın, dili olabildiğince sade kullanmasının da, öyküleri etkileyici kıldığını söyleyebiliriz.

  • Künye: Feryal Tilmaç – Aradım Yaz Dediniz, Okuyan Us Yayınları, öykü, 161 sayfa

Adnan Binyazar – Ayna (2009)

‘Ayna’, denemeci ve romancı Adnan Binyazar’ın kimi yayımlanmış, kimi de ilk kez okurun karşısına çıkacak yazılarını bir araya getiriyor.

“Başta roman, öykü, eleştiri vb. bütün yazınsal türlerin özünde deneme estetiğinin yattığına inandığımdan, bu alanda okuyup yazmanın, kişiyi düşünsel yönden geliştireceği kanısındayım,” diyen Binyazar’ın kültür, şiir, okuma, eleştiri, yaratıcılık, eğitim gibi konulara eğilen denemeleri, bir sözcük veya bir kavramdan yola çıkarak, benzetmeler yoluyla bir okuma zenginliği sunuyor.

Örneğin Binyazar, elinde bir kırık ayna parçasıyla yaralı yüzüne bakmaya çalışan Abdullah üzerinden, toplumsal yaralarımızı gizleyen perdeleri ve önyargılarımızı irdeliyor.

  • Künye: Adnan Binyazar – Ayna, Pupa Yayınları, deneme, 317 sayfa

Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı (2009)

Giorgio Vincenti ‘Sinemanın Yüzyılı’nda, kolay anlaşılır bir dille, son yüz yıllık zaman diliminde Batı Avrupa ve ABD’de sinemanın gelişim sürecini anlatıyor.

Sinema gerçekten bir halk gösterisi midir?”

Temel olarak bu sorusunun yanıtını arayan Vincenti, kitabında,

  • İlk gösteriler ve sinemasal anlatımın doğuşunu,
  • Öncü sinemaları,
  • Stüdyo sistemi ve tür sinemasının doğuşunu,
  • İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ni,
  • Bunalım ve yenilenme arasındaki 1950’li yılları,
  • Modern sinemanın biçemi,
  • Yeni bir yazım aracı olarak kamerayı,
  • Ve 1960’lı yılların yeni sinemaları gibi, sinemanın yüzyıla yayılan gelişiminden önemli kavşakları bizimle paylaşıyor.

Vincenti, yüzyılın başlarında Amerika’nın belli başlı kentlerinde bir nikel parayla içeri girilen ve gece gündüz durmadan kısa filmler gösteren salonlardan (nickelodeon’lar) başlayarak, sinemanın günümüze uzanan seyrini, gerçekçi ve yalın bir dille anlatıyor.

Künye: Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı, çeviren: Engin Ayça, Evrensel Basım Yayın, sinema, 160 sayfa

Stanley Kubrick – Stanley Kubrick (2009)

Bu önemli kitap, 1999’da hayata veda eden ünlü Amerikalı yönetmen Stanley Kubrick’le yapılmış röportajlardan oluşuyor.

Kubrick’in sinemasını sıra dışı kılan unsurların başında, film çekme tekniklerini kendi kendine öğrenmesi, bir film stüdyosunda çıraklık ya da daha alt düzeyde işler yapmayarak kendi özgün ve özgür sinemasını yaratabilmesiydi.

Bazı film eleştirmenleriyle sinema tarihçilerinin Kubrick’i, çağının en büyük Amerikan film yönetmeni ilan etmeleri de bu durumdan kaynaklanıyor.

Yönetmenle 1950’lerin sonları ile 1960’ların başlarında yapılan ilk röportajlar, kendisinin bağımsız bir film yapımcısı olma konumuna odaklanıyor.

Kitaptaki röportajlar, yapıldıkları dönemde Kubrick’in henüz başlangıç aşamasında olan projelerine referanslar da içeriyor ve yönetmenin fikirlerini olgunlaştırana kadar onları uzun zaman boyunca beslediğini de gösteriyor.

  • Künye: Stanley Kubrick – Stanley Kubrick, derleyen: Gene D. Phillips, çeviren: Neşfa Dereli, Agora Kitaplığı, sinema, 266 sayfa