Bâki Asiltürk – Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Hastalık (2010)

Bâki Asiltürk, ‘Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Hastalık’ta, Cumhuriyet dönemi Türkiye edebiyatının roman dalında en çok eser veren kalemlerinden Güntekin’in eserlerinde “hastalık” motifinin tuttuğu yeri irdeliyor.

Roman kahramanlarının hastalıklarını ele alan Asiltürk, bu hastalıkların söz konusu kahramanların hayatlarını nasıl etkilediğinin izini sürüyor.

Hastalıkların Batı ve Türk romanlarında kahramanların hayatlarına nasıl yansıdığına odaklanarak çalışmasına başlayan yazar, buradan hareketle, Güntekin’in romanlarında işlenen hastalıkları ortaya konuyor.

Geçici, kalıcı veya ölümcül hastalıklar; kazalar, doğal afetler, savaşlar ve başka nedenlerden kaynaklanan yaralanma ve sakatlıklar; çocukların ve yaşlıların hastalıkları ve bir hastalık olarak aşkın Güntekin’in romanlarında kendine nasıl yer bulduğu, incelemenin omurgasını oluşturuyor.

  • Künye: Bâki Asiltürk – Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Hastalık, İkaros Yayınları, inceleme, 367 sayfa

Hamit İzol – Aşiret ve Öteki Yüzü (2010)

Hamit İzol ‘Aşiret ve Öteki Yüzü’nde, kendi hayatından yola çıkarak aşiret ilişkilerini eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Siverek doğumlu Hamit İzol, aynı zamanda bölgenin en güçlü aşiretlerinden İzollara mensup.

Yazar, Siverek’te doğuşunu, Ankara’daki öğrencilik yıllarını ve yaşamış olduğu aşkları anlatıyor.

Roman bunun yanı sıra, kan davasının kötü sonuçlarını, çok eşliliğin zararlarını, yakın akraba evlilikleri sonucunda özürlü doğan çocukları, töre kurallarından dolayı birbirine kavuşamayan gençleri ve devletin doğuya bakışındaki sorunlu yanları okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Hamit İzol – Aşiret ve Öteki Yüzü, Destek Yayınları, roman, 282 sayfa

Kerime Nadir – Hıçkırık (2010)

‘Hıçkırık’, yazı hayatına öyküyle başlayan Kerime Nadir’in aşk ve karasevda konulu romanlarından biri.

İlk olarak 1937’de Tan gazetesinde tefrika edilen roman, 1910’ların İstanbul’unda, ağırlıklı olarak da Çamlıca’da ve Büyükada’da geçiyor.

Kenan ile Nalan arasındaki aşkı hikâye eden roman, bu aşk üzerinden yüzyılın başındaki İstanbul hayatını tasvir ediyor.

Başkahramanı Binbaşı Kenan Ziya’ya ait hatıra defterinden yola çıkan roman, Kenan Bey’in birlikte çocukluğunu geçirdiği Nalan Hanım’a âşık oluşunu, bu aşkını bir türlü dile dökemeyişini ve ikili arasındaki ilişkinin trajik sonunu anlatıyor.

  • Künye: Kerime Nadir – Hıçkırık, Doğan Kitap, roman, 206 sayfa

Kolektif – Hasan Doğan: Futbolu Ağlatan Adam (2010)

Türkiye Futbol Federasyonu 37. Başkanı Hasan Doğan, erken gidenlerden.

Ortak bir çalışmanın ürünü olan elimizdeki kitap da, Hasan Doğan’ın Adana’dan İstanbul’a uzanan hayatını okurlara sunuyor.

Doğan’ın dostları, eşi ve çocuklarının anlatımlarıyla desteklenen kitap, Hasan Doğan’ın aile hayatının yanı sıra iş, siyaset ve futbol dünyasıyla ilişkisini de ele alıyor.

Kitapta Doğan’ın çocukluğu, iş dünyasındaki çalışmaları, siyasetle ilişkisi, yolunun futbolla kesişmesi ve Futbol Federasyonu Başkanı olma süreci gibi konular, ayrıntılı bir biçimde anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Hasan Doğan: Futbolu Ağlatan Adam, Hayy Kitap, biyografi, 230 sayfa

Thomas Bernhard – Ödüllerim (2010)

Thomas Bernhard’ın ‘Ödüllerim’ isimli elimizdeki eseri, Almancada Bernhard’ın bütün kitaplarını yayımlayan Suhrkamp Verlag tarafından 2009 yılında sürpriz bir şekilde yayımlanmıştı.

Kısa süre içerisinde Türkçeye de çevrilen ve iki bölümden oluşan kitapta Bernhard, ilk olarak aldığı ödüllerin hikâyelerini, kendine has üslubuyla uzun uzun anlatıyor.

Kitabın, yine zevkli bir okuma vaat eden ikinci bölümünde ise, Bernhard’ın ödül törenlerinde yapmış olduğu konuşmalar yer alıyor. Kitabında “… para düşkünüyüm, karaktersizim, ben de bir domuzum.” diyen Bernhard, zehir zemberek bir dille, kişisel zaaflarını örtmeden, aldığı ödüllerin hikâyelerini okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Thomas Bernhard – Ödüllerim, çeviren: Sezer Duru, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat, 90 sayfa

Kolektif – Coğrafya ve Devrim (2010)

‘Coğrafya ve Devrim’, bilimsel, teknik ve siyasal devrimler ile coğrafya arasındaki karşılıklı ilişkileri irdeleyen çok sayıda makaleyi bir araya getiriyor.

Yazarlar, Kopernikçi, Newtoncu ve Darwinci bilimsel devrimlerinin, Fransız, İngiliz ve Amerikan siyasal devrimlerinin ve matbaa, saat ve fotoğraf gibi teknolojik devrimlerin meydana gelişinde coğrafyanın önemini tartışırken, coğrafya biliminin kendisinin de bu devrimlerden nasıl etkilendiğini gözler önüne seriyor.

Kitaptaki makaleler, bütün devrimlerin bir coğrafyasının olduğuna ve belirli bir mekânda ve coğrafi bağlamda var oldukları konusuna odaklanmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Kolektif – Coğrafya ve Devrim, derleyen: David N. Livingstone ve Charles W. J. Withers, çeviren: Dilek Cenkçiler, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 455 sayfa

Cüneyd Orhon – Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim (2010)

‘Cüneyd Orhon Anlatıyor’, 1999-2000 ve 2000-2001 yayın dönemlerinde Açık Radyo’da ‘Radyo Anıları’ adıyla yayımlanan uzun dizinin bir bölümü.

Devlet radyosunun tarihine ışık tutmayı amaçlayan programa, çoğunluğu musıkişinas olan kırk üç eski radyocu misafir olmuştu.

İşte Cüneyd Orhon da, bu kırk üç misafirden biriydi. Fakat bu isimlerden Orhon’u ayıran en önemli nokta, program için on altı saat süren uzun bir mülakat vermesi ve radyonun geçmişini anlatırken en ufak ayrıntılara kadar inebilmesiydi.

Bir sohbet havasında hazırlanan kitapta Cüneyd Orhon, devlet radyosu bünyesinde yürütülen Türk musıkisi çalışmalarını ayrıntılı bir biçimde tanıtıyor.

  • Künye: Cüneyd Orhon – Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim, yayıma hazırlayan: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, anı, 328 sayfa

John Lloyd ve John Mitchinson – Afili Lügat (2010)

Uzun zaman çok satanlar listesinde yer alan ‘Cahillikler Kitabı’ ekibinin kaleme aldığı ‘Afili Lügat’, 399 ayrı başlık altında düzenlenen aforizmalara yer veriyor.

Burada, akla gelebilecek birçok konuda, dünyaca ünlü yazarlar kadar, farklı toplumların atasözlerinden örnekler bulunuyor.

Alfabetik bir sırayla hazırlanan kitapta ağlamaktan ahlaka, bankacılıktan bürokrasiye, can sıkıntısından cehalete, çalışmadan çirkinliğe, edebiyattan gazeteciliğe, hapishaneden hiçliğe, içkiden inanca ve kadından nasihate kadar birçok kelime yer alıyor.

Derleme, hayatın karşımıza çıkaracağı beklenmedik anlarda kullanabileceğimiz için güzel ve eğlenceli sözler sunuyor.

  • Künye: John Lloyd ve John Mitchinson – Afili Lügat, çeviren: Duygu Akın, Domingo Kitap, anlatı, 440 sayfa

Hanri Benazus – Vahdettin ve Mustafa Kemal (2010)

Hanri Benazus ‘Vahdettin ve Mustafa Kemal’ adlı elimizdeki kitabında, Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahlarından Vahdettin’i ve onun Atatürk’le ilişkisini anlatıyor.

Sultan Vahdettin hakkında birçok olumsuz değerlendirmenin bulunduğunu söyleyen Benazus, Vahdettin’in, Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderme kararının, hem Kurtuluş Savaşı için hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor.

Padişahın hazineyi soyup gitmediğini belirten yazar, onun gittiği yerlerde de, Türkiye Devleti aleyhinde faaliyette bulunmadığını savunuyor.

Benazus kitabında ayrıca, sınırdışı edilen Vahdettin’in “vatan haini” olup olmadığını da irdeliyor.

  • Künye: Hanri Benazus – Vahdettin ve Mustafa Kemal, Bizim Kitaplar, tarih, 592 sayfa

Tülay Özekin – Eski Zaman Gezginleri (2010)

Tülay Özekin, dikkat çeken çalışması ‘Eski Zaman Gezginleri’nde, Amin Malouf, Orhan Pamuk ve Nedim Gürsel’in tarihsel romanlarını karşılaştırmalı bir yöntemle ele alıyor.

Doğu’ya ait hikâyeler yazma konusunda son dönemde en gözde yazarlardan olan Amin Malouf’un altı, tarih algılamasına ve tarihsel romana yeni bir bakış getiren Orhan Pamuk ve Nedim Gürsel’in ikişer eseri çalışmanın hareket noktasını oluşturuyor.

İlk olarak değişik yazarların ve kuramcıların tanımladığı roman ve tarihsel roman kavramından yola çıkan Özekin, Doğu ve Batı kültürleri arasında adeta birer elçi olan Malouf, Pamuk ve Gürsel’in yarattığı kurmaca dünyaların içinde yol alıyor.

  • Künye: Tülay Özekin – Eski Zaman Gezginleri, Etkin Yayınevi, inceleme, 547 sayfa