Erdil K. Akay – Dışişlerinde 40 Yıl (2010)

Emekli büyükelçi Erdil K. Akay ‘Dışişlerinde 40 Yıl’da, 1959’dan 1977’e kadar Dışişleri Bakanlığı’nda görev yaptığı döneme dair anılarını anlatıyor.

Akay, görev yaptığı yıllar boyunca, Türkiye’nin Washington, Yeni Delhi, Brüksel ve Strasburg gibi dış temsilciliklerinde bulunmuş.

Akay ayrıca, üç buçuk yıl cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün Özel Kalem Müdürlüğü’nü ve Kenan Evren döneminde de, on dört ay Devlet Başkanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi Özel Yüksek Siyasî Müşaviri olarak görev yapmış.

Hatırlanacağı gibi Akay, büyükelçilik öncesi anılarına ‘Korotürk’lü Yıllarım’ isimli kitabında yer vermişti.

Yazarın elimizdeki kitabında da, büyükelçi olduktan sonraki yıllara ait anılar yer alıyor.

  • Künye: Erdil K. Akay – Dışişlerinde 40 Yıl, Erko Yayıncılık, anı, 236 sayfa

Felix Huch – Beethoven’ın Yetkinlik Çağı (2010)

Felix Huch imzalı ‘Beethoven’ın Yetkinlik Çağı’, yazarın daha önce yayımlanan ve burada da yer verdiğimiz ‘Genç Beethoven’ eserinin devamı.

İkinci romanında, büyük müzisyen Ludwig van Beethoven’ın yetkinlik çağını anlatan Huch, Beethoven’ın önce Mozart sonra da Haydn’ın öğrencisi oluşunu; Fransız Devrimi’yle beraber gelen özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ideallerini özümsemiş ateşli bir devrimci haline gelişini ve beklenmedik bir anda içine düştüğü büyük yalnızlığı anlatıyor.

Roman, Beethoven’ın hayatını merkeze alırken, aynı zamanda çağın başka ünlülerini ve dönemin toplumsal olaylarını da kurguya yedirmeyi ihmal etmiyor.

  • Künye: Felix Huch – Beethoven’ın Yetkinlik Çağı, çeviren: Erdoğan Okyay, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, roman, 284 sayfa

Yümniye Akbulut – Şıklığın Resmi Tarihi (2010)

Yümniye Akbulut, alt başlığı ‘Olgunlaşma Enstitüsü’ olan ‘Şıklığın Resmi Tarihi’nde, Türkiye moda tarihinin bir dönemini anlatıyor.

Olgunlaşma Enstitülerinin kurulmasına tanıklık eden ve bu kurumlarda görev alan Akbulut, 1930’lu yıllar ve çocukluğunun Türkiye’sinin içinde bulunduğu koşullarla kitabına başlıyor.

Yazar, samimi bir üslupla, çocukluğunun geçtiği Manisa’yı, Ankara’daki hayatını, Gazi Üniversitesi’ndeki asistanlık yıllarını, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’nü, Paris yıllarını, Belçika Eğitim Müşaviri olarak görev yaptığı dönemi, yurt içi ve yurt dışındaki defile ve sergilerini ve Türk el sanatlarının korunması ve geliştirilmesi çalışmalarını okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Yümniye Akbulut – Şıklığın Resmi Tarihi, Doğan Kitap, anı, 246 sayfa

Işıl Cinmen – Bir Isırık New York (2010)

Işıl Cinmen ‘Bir Isırık New York’ta, Eylül 2007 – Ocak 2009 arasında bulunduğu New York’ta yaşadıklarını anlatıyor.

New York’ta Colombia Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmak üzere bulunan Cinmen, Amerika, kültürü, eğitimi, sokak yaşamı ve insan ilişkilerini de kapsayan izlenimlerini okurlarıyla paylaşıyor.

“Özgürlükler şehri” olarak tanımlanan New York’ta farklı kültürlerden insanlar, Cinmen’in bu insanlarla kurduğu arkadaşlıklar, şehrin sokakları ve mekânları, ayrıca Amerika’nın New York dışındaki bazı şehirlerinden izlenimler, kitabın çerçevesini oluşturuyor.

Cinmen’in bir nevi New York günlüğü olarak düşünülebilecek eseri, rahat okunabilir bir üslupla kaleme alınmış.

  • Künye: Işıl Cinmen – Bir Isırık New York, Güncel Yayıncılık, gezi, 552 sayfa

Honoré de Balzac – Tılsımlı Deri (2010)

Honoré de Balzac’ın ‘Tılsımlı Deri’si, Dr. Faust-Mephisto ilişkisinin bir benzerini hikâye etmesiyle dikkat çekiyor.

Romanın başkahramanı, yoksulluk içinde yaşayan genç Fransız ressam Raphael’dir.

Tüm parasını kumarda kaybeden Raphael, son çare olarak intihar etmeye karar verir.

Bunun için havanın kararmasını bekleyen Raphael, bu esnada oyalanmak için bir antikacının dükkânına gider.

Antikacı ona, üzerinde Arapça yazıların yer aldığı ve tüm istekleri karşılayabilen bir deri armağan eder. Fakat tılsımlı deri, yerine getirdiği her istek karşılığında, kişinin hayatını da kısaltacak; genç adam da böylece, isteklerine kavuşmayı kısalan ömrüyle ödeyecektir.

  • Künye: Honoré de Balzac – Tılsımlı Deri, çeviren: Volkan Yalçıntoklu, İş Kültür Yayınları, roman, 267 sayfa

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Savaş ve Barış (2010)

Son zamanlarda büyük ilgi çeken çizgiroman uyarlamalarına, Rus edebiyatının büyük kalemlerinden Tolstoy’un, dolu dolu beş senesini alan ‘Savaş ve Barış’ romanı da dâhil oluyor.

Bu romanında, Rostov ve Bolkonski ailelerinin kaderleri etrafında 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Rus toplumunun tablosunu çizen Tolstoy, aynı zamanda 1805-1812 dönemi Rusya askeri tarihini anlatıyor.

Roman, bir yandan Prens Andrey Bolkonski, Nataşa Rostov, Piyer Bezuhov, Anatoliy Kuragin ve Yelena Kuragin gibi dikkat çeken karakterleri arasındaki karmaşık ilişkileri, öte yandan tüm bu ilişkilere yoğun şekilde etki edecek Napoleon’un Moskova’ya saldırısını hikâye ediyor.

  • Künye: Lev Nikolayeviç Tolstoy – Savaş ve Barış, çizer: Thomas Campi, uyarlama: Frederic Bremaud, çeviren: Ulaş Candaş ve Murat Yurdakul, NTV Yayınları, çizgiroman, 104 sayfa

John Irving – Dördüncü El (2010)

John Irving, trajikomik yönleriyle öne çıkan romanı ‘Dördüncü El’de, bir aslana elini kaptırdıktan sonra hayatı alt üst olan Patrick Wallingrad’ın hikâyesini anlatıyor.

Bir televizyon kanalının muhabiri olarak Hindistan’a giden Wallingford, sol elini bir aslana kaptırır.

Irving’in kurgusunda karşımıza çıkan karakterlerin yolu, bir şekilde bu kazayla kesişir.

İlk el nakli ameliyatını gerçekleştirme hayali kuran el cerrahı Dr. Zajac ve çok sevdiği kocasını elini bağışlamaya ikna eden Doris Clausen, ilginç öyküleriyle, Wallingford’un hayatına adım atar.

Savruk bir hayat yaşayan Wallingford, bu karakterler aracılığıyla hayatı üzerine yeniden düşünmeye başlayacaktır.

  • Künye: John Irving – Dördüncü El, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Turkuvaz Kitap, roman, 336 sayfa

Saime Tuğrul – Ebedi Kutsal Ezeli Kurban (2010)

Saime Tuğrul ‘Ebedi Kutsal Ezeli Kurban’ isimli elimizdeki incelemesinde, çok tanrılıktan tek tanrılığa kutsal ve kurbanlık mekanizmalarını irdeliyor.

Antropoloji, dinler tarihi, sosyal teori ve siyaset felsefesi gibi farklı alanlardan yararlanan Tuğrul, kutsallığın işlevselliğinin yok olduğu modern toplumlarda, “kurban” anlayışının nasıl olup da halen güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğüne odaklanıyor.

Özellikle, Türkiye’de olduğu gibi “kutsal vatan görevi” için erkeklerini davul-zurna eşliğinde askere gönderen ebeveynlerin, söz konusu kız çocukları olunca, onları töreler adına neden kurban ettikleri sorusuna yanıt araması, kitabın dikkat çeken yönlerinden biri.

  • Künye: Saime Tuğrul – Ebedi Kutsal Ezeli Kurban, İletişim Yayınları, inceleme, 207 sayfa

Avlonyalı Süreyya Bey – Osmanlı Sonrası Arnavutluk (2010)

‘Osmanlı Sonrası Arnavutluk’, Avlonyalı Süreyya Bey’in ‘Hatırat ve Terâcim-i Ahval’ başlıklı anılarından oluşuyor.

Anılar, Arnavutluk’un Osmanlı Devleti’nden ayrılarak bağımsızlığını ilan ettiği 1912’den 1920’ye kadar olan dönemini kapsıyor.

Ayrıca Arnavutluk’taki bağımsızlık öncesi gelişmeler, Arnavutların Osmanlı yönetimi ve özellikle İttihat ve Terakki Partisi ile ilişkileri bağlamında geriye dönük değerlendirmeler de içerdiğinden, Osmanlı dönemi de, anıların önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Süreyya Bey, Osmanlı’nın üst düzey devlet kademelerinde görev yapmış insanlar yetiştiren bir aileye mensup.

Anılar, yazarının konumu, ilişkileri ve aile çevresinden önemli birçok ismin bulunması nedeniyle, söz konusu döneme ve Arnavutların yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde meydana gelen olaylara ışık tutacak nitelikte.

  • Künye: Avlonyalı Süreyya Bey – Osmanlı Sonrası Arnavutluk (1912-1920), hazırlayan: Abdülhamit Kırmızı, Klasik Yayınları, anı, 472 sayfa

Yang Gui Ca – Uzak ve Güzel Mahalle (2010)

Güney Koreli yazar Yang Gui Ca’nın 1987 yılında yayımlanan ‘Uzak ve Güzel Mahalle’si, Seul’ün varoşlarında yaşayan fakir halkın günlük yaşamını, orta sınıftan birinin bakış açısıyla betimlediği öykülerden oluşuyor.

Yazarın, öyküler arasında kurduğu bağlar da, kitabı özellikle ilgi çekici kılan hususlardan.

Topraklarını satmak istemeyen bir ihtiyar; işinden atıldığını ailesine söyleyemeyen ve pazarlamacılık yapmaya çalışan bir adam; birbiriyle rekabete giren bakkallar; deli diye aşağılanan şair ve yönetim tarafından sömürülmüş fabrika işçisi, Ca’nın öykülerinde karşımıza çıkan karakterlerden birkaçı.

Kentin varoşlarında yaşayan karakterlerini kendine has ayrıntıcı diliyle tasvir eden Ca, bizden pek uzakta olmayan bir dünyayı anlatıyor.

Umarız yazarın bu kitabından sonra yayımladığı ‘Bin Yıllık Aşk’ ve ‘İkilem’ eserleri de yakın zamanda Türkçeye çevrilir.

  • Künye: Yang Gui Ca – Uzak ve Güzel Mahalle, çeviren: S. Göksel Türksözü, Delta Yayınları, öykü, 302 sayfa