Serhat Güney – Zor İsimli Çocuklar (2015)

❝Kreuzberg, hayatı tersten kat edenlerin mekânı olmuştur hep; yoksulların, solcuların ve toplumun kıyısına savrulmuşların semti. Belki bu nedenle Türkiyeli göçmenler için en uygun sığınaktır.❞

Almanya’ya işçi göçünde önemli bir durak olan Berlin Kreuzberg’de doğup büyümüş Türkiyelilerin gurbet hikâyeleri.

Hem bu ilk diaspora kuşağının tarihini, iş yaşamını, gündelik hayatını, kaygı ve beklentilerini aydınlatan hem de onların müzik, spor, ticaret ve kültür alanlarındaki yaratımlarını ortaya koyan bir çalışma.

Serhat Güney’in çalışması, İkinci Dünya Savaşı sonrası yıkılan Kreuzberg’den başlayarak Türkiye’den işçi göçüne ve buradan da ilk diaspora kuşağının hayat akışına değinmesiyle çok büyük öneme haiz.

  • Künye: Serhat Güney – Zor İsimli Çocuklar: Bir Gurbet Hikâyesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 178 sayfa, 2015

Elmas Şahin – Leylâ Erbil Kitabı (2015)

Feminist kuramın yol göstericiliğinde, Türkiye edebiyatının özgün kalemlerinden Leyla Erbil’in hayatını ve edebiyatını inceleyen özgün bir çalışma.

Erbil’in edebi kişiliği ve yaşamı, feminist edebiyat kuramı bağlamında Erbil’in eserlerinde kadın hakları ve kadınları ilgilendiren diğer meselelerin işlenişi gibi konularda aydınlanmak için bir başucu kitabı.

  • Künye: Elmas Şahin – Leylâ Erbil Kitabı, Yitik Ülke Yayınları

Louis-Auguste Blanqui – Yıldızlardan Ebediyete (2015)

37 yıl hapis yatmış devrimci düşünür Louis-Auguste Blanqui’nin 1872’de Taureau Kalesi zindanındayken yazdığı, 19. yüzyıldaki bilimsel faaliyetler içinde önemli yeri olan bir metin.

Blanqui evren, sonsuzluk, yıldızların fiziksel yapısı ve Laplace’ın evrenin oluşumu anlayışı üzerine derinlemesine düşünüyor.

Her ne kadar Blanqui, kimi sol teorisyenler tarafından “komplocu” ve ”neo-Jakoben” eski moda bir devrimci olarak yaftalanmışsa da, özellikle bu kitaptaki yazıları, kendisinin 19. yüzyılda bilimle yakından ilgilendiklerini bildiğimiz sosyalist ve anarşist düşünürlerin oluşturduğu geleneğin en şaşırtıcı halkalarından biri olduğunu gözler önüne seriyor.

Blanqui’nin 1872’de Taureau Kalesi hapishanesinde kaleme aldığı Yıldızlardan Eb

Jacques Rancière’in kitabın önsözünü kaleme aldığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Louis-Auguste Blanqui – Yıldızlardan Ebediyete: Astronomiyi Temel Alan Bir Varsayım, çeviren: Cemal Yardımcı, katkıda bulunan: Aykut Çelebi ve Berna Kılınç, Metis Yayınları, bilim, 192 sayfa, 2015

H. G. Wells – Kipps (2015)

Sıradan bir hayat yaşarken, eğitim için Sussex’e taşındıktan sonra burada tahmin edemeyeceği olaylara tanık olan Arthur Kipps’in hikâyesi.

Sussex’te Ann Pornick isimli genç kadına âşık olan Kipps, kendisini, garip görgü kurallarıyla sarmalanmış cemiyet hayatının içinde bulur.

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında geçen romanında H. G. Wells, mizah ve toplumsal yerginin iç içe geçtiği ilginç bir romanla karşımızda.

  • Künye: H. G. Wells – Kipps: Sıradan Birinin Hikâyesi, çeviren: Cansel Fırat, Alakarga Yayınları, roman, 452 sayfa, 2015

Mehmet Zeki İşcan – İslami Düşüncede Yenilik (2015)

İslam din olarak varlığını sürdürüp gelişecek mi yoksa bir sistem, bir örgüt görüntüsü içinde mi kalacak?

Bu soruya yanıt arayan Mehmet Zeki İşcan, Ebu Hanife, İmam Maturidi, Hasan Basri ve Gazali gibi İslami düşünürlerin görüşleri bağlamında Selefiliğin sosyo-politik arka planından Türkiye’deki ana akım İslami grupların modernite algısına birçok konuyu tartışıyor.

İşcan’a göre, İslamın özgürleştirici bir teoloji imkânını sunan din söylemi olarak yorumlanması ve böylece özcülüğü değil özgürlüğü, yaşam biçimlerine saygıyı esas alan bir din yorumunun düşünce geleneğimiz içinden yeniden keşfedilmesi gerekiyor.

İşcan, ancak bu yolla dinin doğal mecrasına çevrilebileceğini belirtiyor.

  • Künye: Mehmet Zeki İşcan – İslami Düşüncede Yenilik, Kitap Yayınevi, inceleme, 340 sayfa, 2015

Niyazi Berkes – Türk Düşününde Batı Sorunu (2015)

200 yıla yayılan Türkiye modernleşmesinin temel sorunlarını tartışan ufuk açıcı bir eser.

Niyazi Berkes burada, Osmanlı İmparatorluğu’nda Batılılaşma hareketlerine verilen tepkiler, Meşrutiyet’in başarısızlığının ana sebepleri, Cumhuriyet’in çağdaşlaşma konusunda Osmanlı’dan aldığı miras ve uluslaşma sürecinde batılılaşmanın yeri gibi önemli konuları, kendine has tarzıyla yorumluyor.

Kitap, Türkiye’de etkileri bugün de şiddetle devam eden siyasi ve düşünsel krizleri daha iyi kavramak için bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Niyazi Berkes – Türk Düşününde Batı Sorunu, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 276 sayfa, 2015

Devrim E. Alkış – Kendi İşinin Patronu Olmak (2015)

Devrim Alkış’tan, hepsi iş dünyasında varlık gösteren farklı karakterlerin dünyasında geçen dokuz öykü.

İK uzmanı Zuhal’in başından geçen garip olaylar, işe geç kaldığında inanılmaz bahaneler bulabilen Ahmet ve Amerika’ya iş görüşmesine gidip geçmişiyle yüzleşmeye girişen Taner, bu öykülerde karşımıza çıkan bazı sıra dışı karakterler.

  • Künye: Devrim E. Alkış – Kendi İşinin Patronu Olmak, Everest Yayınları

Sevcan Sönmez – Filmlerle Hatırlamak (2019)

Türkiye sinemasında toplumsal belleğin tezahürlerine ve travmatik anlatılara odaklanan ilgi çekici bir çalışma.

Sevcan Sönmez, Uğur Yücel’in Yazı Tura, Reis Çelik’in Işıklar Sönmesin, Tomris Giritlioğlu’nun Salkım Hanım’ın Taneleri ve Güz Sancısı, Ömer Uğur’un Eve Dönüş, Levent Semerci’nin Nefes, Özcan Alper’in Sonbahar ve Sedat Yılmaz’ın Press filmlerini toplumsal bellek ve travma literatüründen yararlanarak inceliyor, ayrıca, sinematografik olarak bu meselelerin nasıl temsil edildiğini derinlemesine araştırıyor.

Yeni Türkiye sinemasının anlatıları içinden 1996-2011 yılları arasında yapılmış, geçmişle hesaplaşma filmlerini seçen Sönmez, bu filmleri toplumsal bellek ve travma literatüründen yararlanarak inceliyor; ayrıca sinematografik olarak bu meselelerin nasıl temsil edildiğine ve anlamlandırıldığına bakıyor.

Kitap, özellikle şu soruların yanıtlarını aramasıyla büyük öneme haiz:

  • Toplumsal travmatik olayların sinemadaki temsilinde eleştirel, sorgulayıcı bir yaklaşım var mıdır?
  • Bu temsiller, travmaların ortaya konduğu, yüzleşme ve iyileşme yolunda adımlar mıdır, yoksa bağlamsız ve yüzeysel yaklaşımlarla bastıran ve unutmaya yardım eden bir nitelik mi taşırlar?
  • Sinema travmaların temsili ile toplumsal belleğin yeniden kurgulanmasında hangi temsil stratejileriyle nasıl bir işlev görmektedir?

Künye: Sevcan Sönmez – Filmlerle Hatırlamak: Toplumsal Travmaların Sinemada Temsil Edilişi, Metis Yayınları, sinema, 168 sayfa, 2015

Arthur Conan Doyle – Dörtlerin İşareti (2015)

Usta dedektif Sherlock Holmes ile yardımcısı Dr. Watson, uğursuz bir hazinenin peşinde.

Hindistan’daki bir iç savaşta büyük bir hazineye el koyan dört askerin buradan başlayıp Londra’ya uzanan intikam hikâyesini araştıran ikili, kendilerini büyük tehlikelerin tam ortasında bulur.

  • Künye: Arthur Conan Doyle – Dörtlerin İşareti, çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınevi

Yıldıray Karakiya – Flaş Disk Operasyonu (2015)

Dışarıdan bakıldığında yalnız bir çocukmuş gibi görünen Can ile onun özel arkadaşı Zortan’ın eğlenceli serüvenleri.

Bir araya gelince, haşarılıkta sınır tanımayan ikilinin evde, okulda ve sokakta keşfedecekleri çok şey var.

Çocukların merak etme eylemi üzerine kaleme alınmış mizah dolu bir öykü…

  • Künye: Yıldıray Karakiya – Can ile Zortan’ın Maceraları 1: Flaş Disk Operasyonu, resimleyen: Gökçe Yavaş Önal, Tudem Yayın Grubu