Nikolay Buharin – Zamanlar (2018)

Nikolay Buharin, Sovyetler Birliği’ni ortaya çıkaran devrimin önde gelen aktörlerinden biriydi.

Oysa devrim, ilerleyen zamanlarda Buharin’in celladı olacaktı.

Buharin, Sovyetler’de “halk düşmanı” olarak idama mahkûm edildi.

1938’de, 50 yaşındayken kurşuna dizildi.

Otobiyografik yönleri ağır basan romanı ‘Zamanlar’ı ise, cezaevindeki yıllarında yazdı.

Yazar burada, ilk gençlik yıllarına kadar olan hayatını, Rus toplumunun sosyal ve ekonomik özelliklerini anlatıyor.

Buharin’in, kendi adının kısaltması olarak kullandığı Kolya’nın yaşadıklarını hümanist bir üslupla hikâye ettiği romanı, bilhassa o dönemin Rusya’sı hakkında önemli ayrıntı ve betimlemeler barındırmasıyla ilgi çekici.

  • Künye: Nikolay Buharin – Zamanlar, çeviren: Ö. Aydın Süer, Epos Yayınları, roman, 412 sayfa, 2018

Fred Harrison – Travmatize Toplum (2018)

“Paranın izini sürünüz. İzleri utanç vericidir: Dolandırıcıların bu izleri örtmek için yüzyılları olmuştur. Fakat bu izlerin bizi insanlık tarihinde işlenmiş en büyük suça götürdüğünü keşfedeceğiz.”

Hepimizin mirasımız üzerinden nasıl dolandırıldığımızla ilgili bir soruşturma olan ‘Travmatize Toplum’, bizi, ortak olana eşit erişim ve pay sahibi olma hakkımıza sahip çıkmaya çağırıyor.

Fred Harrison kitabında, tarihsel, iktisadi ve sosyal süreçler olarak hileleri, ayrımcı ekonomilerin sebep olduğu eşitsiz gelişimleri, Batılı aklın gerileyişinin başlıca nedenlerini ve soykırımların halkın dize getirilmesinde nasıl kullanıldığını irdeliyor.

‘Travmatize Toplum’ bireylerin ve toplumun içinde bulunduğu travmayı açıklarken, ekonomi, sosyoloji, psikoloji gibi disiplinlerden faydalanıyor ve böylece uygarlığı yozlaştıran bu büyük soruna çok boyutlu bir yaklaşım getiriyor.

  • Künye: Fred Harrison – Travmatize Toplum: Hile Yapmayı Nasıl Yasaklar ve Uygarlığımızı Kurtarırız?, çeviren: Duygu Yeniçınar, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 336 sayfa, 2018

George Stitt – Son Mekke Emiri Şerif Ali Haydar Paşa Anlatıyor (2018)

Şerif Ali Haydar Paşa, Osmanlı’nın tayin ettiği son Mekke emiriydi.

Daha da ilginci, Arap isyanını başlatan Şerif Hüseyin Paşa, Şerif Ali Haydar Paşa’nın uzaktan kuzeniydi.

Bilindiği gibi Şerif Ali Haydar Paşa, Arap isyanı zamanlarında birçok kuzeninin aksine Osmanlı’ya sadık kalmış, ayrıca bizzat Fahreddin Paşa’nın yanında Medine’de Şerif Hüseyin ve adamlarına karşı mücadele etmişti.

İşte bu kitap, Arapların bağımsızlık savaşında yaşananlar başta olmak üzere, paşanın tanık olduğu önemli gelişmeleri ilk elden sunmasıyla çok değerli bir kaynak.

Abdülaziz döneminde doğmuş paşa, bu anılarında da görüleceği gibi, II. Abdülhamid zamanında şehzadelerle birlikte saray mektebine gitmiş ve hanedan yaşamına, ayrıca birçok konakta bulunmasıyla da dönemin İstanbul yaşamına yakından tanık olmuş.

Kitapta,

  • 1908 Devrimi, 31 Mart Vak’ası ve Birinci Dünya Savaşı esnasındaki İttihatçıların faaliyetleri,
  • Mithat Paşa’nın sürgün edilmesi,
  • Abdülhamid’in ıslahatları,
  • Vahdeddin’in ülkeyi terk edişi,
  • Osmanlı’nın Arap bölgeleri konusunda yürüttüğü politikalar,
  • Arap isyanının başlama sebepleri,
  • Arabistan’ın Osmanlı’nın elinden çıkma nedenleri,
  • Cumhuriyet idaresinin Arabistan’a karşı nasıl bir tavır takındığı,
  • Saltanat ve hilafetin kaldırılışı,
  • İbn-i Suud’un ve Vehhabilerin Mekke ve Medine’yi ele geçirme süreçleri,
  • Ve bunun gibi birçok tarihi olay anlatılıyor.

Künye: George Stitt – Son Mekke Emiri Şerif Ali Haydar Paşa Anlatıyor: Osmanlı Arabistan’ı Nasıl Kaybetti?, çeviren: Yusuf Selman İnanç, Kronik Kitap, tarih, 336 sayfa, 2018

Sema Erder – Zorla Yerleştirmeden Yerinden Etmeye (2018)

Türkiye tarihini, ülkenin iskân politikaları ekseninde yeniden okuyan ve bu bağlamda toplum mühendisliğini, bizzat bunun en etkili araçlarından biri olarak kullanılagelen iskân politikaları ekseninde tartışan çok önemli bir eser.

İşçi göçü, gettolaşma, gecekondulaşma, çocuk göçü, uluslararası göç, insan ticareti, yerel siyaset, kentsel gerilim gibi konularda yaptığı değerli araştırmalarıyla bildiğimiz Sema Erder, kitabında başlangıç olarak, iskân kurumunun, zorunlu göç aracılığıyla “toplum, devlet ve mekân” ilişkilerini nasıl yönettiğini irdeliyor.

Kitabın devamında ise şu konular tartışılıyor:

  • Osmanlı döneminde iskân kurumunun oluşumu, kurumsallaşması, işleyişi ve etkileri,
  • İskân kurumunun Osmanlı toplumunda savaşta ve barışta nasıl uygulandığı, kozmopolit toplumu nasıl ürettiği ve bunun toplumsal yaşamı ve farklı toplumsal kesimleri nasıl etkilediği,
  • Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki iskân kurumu ve uygulamalarının Batı Anadolu ve Doğu Anadolu’da farklılaşan karakteri,
  • Balkan göçü bağlamında iskân kurumunun dış göç kurumu olarak anlamı,
  • İç iskân uygulamaları bağlamında 1950’den bu yana değişen iskân anlayışı,
  • Afetler veya kamu yatırımları nedeniyle yerinden edilip mülksüzleştirilenler,
  • Yeni iskân kanununun inşaat sektörünün “kolaylaştırıcısı” olma işlevleri…

Künye: Sema Erder – Zorla Yerleştirmeden Yerinden Etmeye: Türkiye’de Değişen İskân Politikaları, İletişim Yayınları, kent çalışmaları, 312 sayfa, 2018

Uwe Neumahr – Miguel de Cervantes (2018)

Miguel de Cervantes Saavedra, Avrupa edebiyatında bir olaydır.

Yazar, ‘Don Kişot’ ile romanın tarihini başka herkesten daha fazla değiştirdi.

Fakat Cervantes’in kendi hayatı da maceralı ve âdeta roman gibidir.

Birkaç örnek:

Bir düello sonucunda İspanya’dan kaçtı.

İnebahtı Deniz Savaşı’nda cesaretiyle ün saldı, ancak sol eli parçalandı.

Daha sonra Berberi korsanlara esir düştü, gözü pek firar girişimlerinde bulundu ve serbest bırakıldıktan sonra, kısa bir süre Kral II. Felipe’nin istihbarat servisine çalıştı.

Aforoz edildi ve bir cinayet suçlamasıyla hapse düştü.

Zaman zaman karanlık kişilerle ahbaplık ettiğinden, yeraltı dünyasının kötü kokularına bulaştı.

Taklitçi bir yazara karşı kendini savunmak zorunda kaldı ve edebiyat dünyası içinde de efsanevi düşmanlıkları oldu.

Ve tabii en önemlisi de, romanın tarihini başlatmış ‘Don Kişot’ eserini yazdı.

İşte Uwe Neumahr imzalı bu muhteşem kitap, bu sıra dışı kişinin hayatının dönüm noktalarını sunuyor.

Cervantes’in hayatı ve görkemli eserleri hakkında eşsiz bir kaynak olarak öneriyoruz.

  • Künye: Uwe Neumahr – Miguel de Cervantes: Delidolu Bir Hayat, çeviren: Erol Özbek, İletişim Yayınları, biyografi, 392 sayfa, 2018

Friedrich Nietzsche – Kendiyle Bir Başına İnsan (2018)

‘Kendiyle Bir Başına İnsan’, düşünce dünyamızda iz bırakmış Friedrich Nietzsche’nin özgün düşünce biçiminin en iyi örneklerini sunan aforizmalarını sunuyor.

Kitapta, tutkudan kibre, eylemden sükûnete, yanılsamadan mesleklere, erkeklerden kadınlara, birey olmaktan karaktere, hedeflerden yollara ve hasetten kıskançlığa pek çok konuya dair fikirlerini bizimle paylaşıyor.

Batı düşüncesini derinden etkilemiş Nietzsche’nin gözünden, hayata farklı bir açıdan bakmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitaptan birkaçı alıntı:

“Kendinden hiç bahsetmemek çok zarif bir riyakârlıktır.”

“Kanaatler, yalanlardan daha tehlikeli düşmanıdır hakikatin.”

“İnsan çoğunlukla, her dem ilkeleri doğrultusunda değil de, her dem mizacı doğrultusunda hareket ettiği için karakterli görünür.”

” İnsan şunlardan birine sahip olmalı: ya doğuştan gelen rahat bir ruha ya da sanat ve bilgi ile rahatlatılmış bir ruha.”

“Çoğu kişi, kendisini bir kez vurduğu yol konusunda inatçı davranır.  Pek azı ise varacağı hedef konusunda.”

“Kıt nimetle çok sevindirmek büyüklüğün ayrıcalığıdır.”

“Ortak acı değil ortak neşedir dostu dost kılan.”

  • Künye: Friedrich Nietzsche – Kendiyle Bir Başına İnsan, çeviren: Tuğba Hacaloğlu Tosun, Kafka Kitap, felsefe, 104 sayfa, 2018

Kolektif – Perdeyi Aralamak (2018)

Sinema teorisi hakkında iyi bir derleme arayanlara bu kitabı tavsiye ediyoruz.

Kitabın ilk bölümü anlatı, tür ve sansür üzerine yazılar barındırıyor.

İkinci bölümde sanat, sinema ve medyaya ilişkin filmler üzerine yazılar yer alıyor.

Üçüncü bölüm, izleyiciyi yüzleşmeye çağıran üç film üzerine makaleler sunuyor.

Dördüncü bölümde sinemada cinsiyet sorununu dört film üzerinden çözümlüyor.

Beşinci bölüm, filmlerdeki anne-çocuk ilişkisini irdeliyor.

Altıncı ve son bölüm ise, İngiliz, Macar, Arjantinli ve Fransız dört kadın yönetmenin filmleri üzerine yazılardan oluşuyor.

Yirmi dört makalenin bulunduğu kitap, sinema öğrencileri ve sinema okurları için kaynak bir eser olmaya aday.

  • Künye: Kolektif – Perdeyi Aralamak, derleyen: Semire Ruken Öztürk ve Hasan Akbulut, Ayrıntı Yayınları, sinema, 400 sayfa, 2018

Mehmet Kalpaklı ve Walter G. Andrews – Sevgililer Çağı (2018)

Avrupa tarihçileri, Osmanlı’nın 15. yüzyılın sonlarından 17. yüzyılın başlarına uzanan dönemini, daha çok Osmanlı’nın askeri gücünün, imparatorluğun kat kat büyümesinin ve 20. yüzyılın başlarına dek geniş bir bölgeye hükmedecek bir idari sistemin ve ekonominin gelişmesi etrafında ele alır.

Oysa yine aynı dönemde Osmanlı gücünün ve nüfuzunun artması, sanatta, edebiyatta ve mimaride de eş zamanlı görülen dönüşümlere vesile oldu.

Örneğin şiirden bahsedilecekse şayet, o dönemde Osmanlılar için edebiyat sanatında önce şiir gelirdi ve şiirin neredeyse tamamı da aşk şiiriydi.

Mehmet Kalpaklı ve Walter G. Andrews bu çalışmalarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun kentlerinde ve özellikle de İstanbul’da, bu uzun 16. yüzyılın, aşkın ve sevgililerin çağı olduğunu ileri sürüyor.

Yazarlar ayrıca, bu çağın sadece Osmanlı’ya, Doğu’ya ya da İslama özgü olmadığını, geç Rönesans Avrupası’ndan seçilmiş örneklerle sergiliyor.

Yazarlar, Osmanlı aşk kültürünün estetik ve sanatsal olmasının yanı sıra siyasal, dinamik ve tarihsel de olduğunu, bunun yanı sıra aşkın, cinselliğin ve şiirin, hayatın diğer endişelerinden ayrı bir alanda durmadığını belirtiyor.

  • Künye: Mehmet Kalpaklı ve Walter G. Andrews – Sevgililer Çağı: Erken Modern Osmanlı-Avrupa Kültürü ve Toplumunda Aşk ve Sevgili, çeviren:  N. Zeynep Yelçe, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 420 sayfa, 2018

Antoine Leiris – Nefretimi Alamayacaksınız (2018)

13 Kasım 2015 Cuma gününün akşam saatlerinde IŞİD’in Bataclan konser salonuna gerçekleştirdiği saldırıda pek çok insan hayatını kaybetmişti.

Melvil’in annesi, Antoine Leiris’in eşi Hélène de, bu saldırıda katledilen yaklaşık 100 kişiden biriydi.

Şimdi Leiris, bu korkunç anı kayda geçirmek için yeniden hatırlıyor, saldırıya dair haberleri ilk duyduğu andan eşinin öldürülüşünü haber alışına, Melvil’e acı gerçeği söylemesinden hayatının geri kalanını paylaşmayı hayal ettiği eşinin yokluğunu kabullenmesine uzanan süreci çok samimi bir şekilde bizimle paylaşıyor.

Leiris, Hélène’in öldürülmesinden üç gün sonra, eşinin katillerine hitaben açık bir mektup yayınlamıştı.

Dünya çapında hızla yayılan bu mektubunda Leiris, asla sinmeyeceğini ve on yedi aylık bebeğinin hayatının, bu katliamın damgasını taşımasına asla izin vermeyeceğini yazıyordu.

Teröristlerin amaçlarına ulaşmayacaklarını söyleyen Leiris, “Bu çocuk hayatı boyunca mutlu ve özgür olarak size hakaret edecek.” diyor.

Bu kitap, benzer saldırılarda yakınlarını kaybetmiş insanların duygularına tercüman oluyor ve “Bundan sonra yaşamaya nasıl devam edeceğim?” diye soran Leiris ve oğlunun, Hélène’in ölümünün ardından nasıl ayakta kaldıklarına dair çok zarif bir anlatı sunuyor.

  • Künye: Antoine Leiris – Nefretimi Alamayacaksınız, çeviren: Melisa Leclère Muratyan, Kafka Kitap, anı, 126 sayfa, 2018

Yusuf Atılgan – Sevgili Halil Kardeş (2018)

Büyük yazarımız Yusuf Atılgan’ın Hacırahmanlı köyündeki günlerine dair bilgilerimiz azdır.

İşte bu kitap, Atılgan’ın bu köyden arkadaşı Halil Şahan’a 1980-1988 yılları arasında yazdığı mektupları sunuyor.

Şimdi üçüncü baskıya ulaşan kitaptaki mektupların her satırında, Atılgan’ın hem Halil Şahan’a duyduğu büyük bağlılık ve sevgiyi hem de Hacırahman köyüne duyduğu özlemi görmek mümkün.

Atılgan, “Ulysses’in baskıları arasındaki farkları saptayabilen bir köylü” olarak tanımladığı Halil Şahin’le, o süreçte yaptığı edebi çalışmaları, bazı eserlere dair değerlendirmelerini ve kişisel dünyasından kimi ayrıntıları paylaşıyor.

Kitap, Halil Şahan’ın kaleme aldığı, Yusuf Atılgan’ı kişiliğini ve yapıtlarını irdelediği bir önsözle açılıyor.

Halil Şahan’la yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi ve Yusuf Atılgan’ın köy hayatından fotoğraflar ise, kitabın diğer heyecan verici hediyeleri.

  • Künye: Yusuf Atılgan – Sevgili Halil Kardeş: Köye Mektuplar, Edebi Şeyler Yayınları, mektup, 112 sayfa, 2018