N. N. Sukhanov – 1917 Rus Devrimi (2020)

Nikolai Nikolaevich Sukhanov, ilk Sovyet MYK üyelerinden biri olmasıyla tarihçiden de öte, Rus Devrimi’nin birebir tanığıdır.

Sukhanov’un günü gününe tuttuğu notlardan oluşan bu nadide kitap ise, Rus Devrimi’nde yaşananları sıcağı sıcağına anlatan eşsiz bir çalışma.

Sukhanov’un toplamda yedi ciltlik, binlerce sayfalık bu eseri, ilk olarak Berlin’de yayımlandı, Stalin yönetimindeki Rusya’da yayımlanması ise mümkün olmadı.

Rus Devrimi literatüründe kabul görmüş ilk on kitaptan biri olarak gösterilen kitabında Sukhanov, Şubat Devrimi’nden Ekim Devrimi’ne, Nisan Günleri’nden Temmuz Günleri’ne 1917’yi baştan sona kapsayan notlarla detaylı bir Rus Devrimi fotoğrafı çekiyor.

Kitap, Sukhanov’un Martov gibi mesai ve mücadele arkadaşlarının yanı sıra Lenin, Troçki, Kamenev, Kerenski gibi isimler üzerine yaptığı incelikli gözlemleriyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: N. N. Sukhanov – 1917 Rus Devrimi: Devrim Üzerine Notlar, çeviren: Gün Zileli, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 632 sayfa, 2020

Kolektif – Önce Mekân Vardı (2019)

Rize İkizdere’de son dönemde yaşananlardan da gördüğümüz gibi, devlet yaşam alanlarımız üzerindeki en büyük tehdit.

Bu derleme ise, devlet ve şirketlerin mekâna yönelik topyekûn saldırılarını kayıt altına aldığı gibi, buna karşı ne gibi direniş pratikleri geliştirebileceğimiz üzerine de düşünüyor.

Burada mekânın siyaset, bellek, praksis felsefesi, işgal ve biyopolitika ile olan bağları üzerine düşünen yazarlar, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında mekânları, yaşam alanları için direnenlerin görkemli mücadelesini kayıt altına alıyor.

Kitapta bu bağlamda Topraksızlar Hareketi’nin, Sitüasyonistlerin, İtalyan Otonomcu Hareketin ve kent yoksullarının mekânı savunma deneyimlerine yer veriliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdurazack Karriem, Bülent Diken, Bob Jessop, Elif Demirkaya, Metin Yeğin, Neil Gray, Stuart Elden, Önder Kulak ve Soner Torlak.

  • Künye: Kolektif – Önce Mekân Vardı, derleyen: Önder Kulak ve Soner Torlak, Edebi Şeyler Yayınları, kent çalışmaları, 224 sayfa, 2019

Mustafa Bayram Mısır – Devlete Karşı Kamu Hukuku (2019)

Egemenlik ideolojisi ve bu ideolojiyi bir güç ideolojisi olarak yeniden üreten egemenlik kuramları, yüzyıllar boyu siyasetin içeriğini kurdu.

Peki, egemen devletin karşısında özgürlükçü ve hak temelli bir kamu hukuku geleneğinin anlamı nedir?

Mustafa Bayram Mısır, tarihsel materyalist metodolojiden yola çıkarak egemenlik dogmasına ve Schmittçi çizgiye sıkı eleştiriler getirerek bu soruya yanıtlar veriyor.

Siyasetin, Machiavelli’den beri kapitalist devletin hizmetinde olduğunu belirten Mısır, insana gerçek anlamda hizmet etmek isteyen bir siyasetin de öncelikle kapitalist devlet karşısında konumlanması ve her somut eşikte aşağıdan mücadelelerin gerçek ufkuna, komünist hipoteze bağlanan kamu hizmeti ilkesinin yönlendiği devrime bağlanmak durumunda olduğunu söylüyor.

“Devlete mahkûm olmadığımız gibi kaderimiz de ‘siyaset’ değildir. Toplum halinde yaşamanın yalın hali, komünist hipoteze dayanan kamu hizmeti ilkesinin kurduğu ‘kamu hukukudur’; eğer insanlık onu isterse, komünizmdir.” diyen Mısır, ancak bu tür bir siyasetin, egemenlik ideolojisini tümüyle reddedebileceğini söylüyor.

  • Künye: Mustafa Bayram Mısır – Devlete Karşı Kamu Hukuku, Edebi Şeyler Yayınları, hukuk, 304 sayfa, 2019

William L. Cleveland – Bir Arap Milliyetçisi Yaratmak (2018)

Satı Bey, Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak pedagoglarından biriydi ve Osmanlı’nın din ve ırk esaslarına göre yönetilmemesi gerektiğini savunurdu.

Fakat Satı Bey, 1919 yılında İstanbul’u terk edip Suriye’ye gitme kararı alır.

Bundan sonrası, Satı Bey’in, Arap milliyetçiliğinin öncü teorisyenlerinden Satı el-Husri’ye dönüşme sürecidir.

Peki, ne oldu da Osmanlıcılık siyasetinin bu önde gelen savunucusu böylesi radikal bir şekilde dönüştü?

İşte William Cleveland’ın bu güzel çalışması, söz konusu dönüşümün nitelikli bir fotoğrafını çekmesiyle dikkat çekiyor.

Yazar, Satı Bey’in Osmanlıcılık siyasetinden vazgeçmesinin arkasındaki dinamikleri, ardından din, mezhep, bölgecilik farklı üzerinden yükselmeyen laik bir Arap milliyetçiliğinin imkânları üzerine düşünmesinin altındaki etkenleri açıklığa kavuşturuyor.

Kitap, Satı Bey’in hikâyesinin ardındaki ayrıntıları aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda okurunu, yaşadığımız coğrafyanın kendine has yönleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: William L. Cleveland – Bir Arap Milliyetçisi Yaratmak: Osmanlıcılıktan Arap Milliyetçiliğine Satı el-Husri, çeviren: Burak Demiryakan, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 248 sayfa, 2018

Peter Sloterdijk – Yeniçağın Kötü Çocukları (2018)

Peter Sloderdijk’ın, insanlığın ilerleme mefhumunun karamsar bir tablosunu çizdiği ‘Yeniçağın Kötü Çocukları’, tarihte iz bırakmış kimi isimlerin yapıp ettikleri üzerinden ilerliyor.

Sloterdijk bunu yaparken, insanlığın ilerleme dürtüsünün kaynağının ne olduğu ve tarihsel sürecin özgürlüğü beraberinde getirip getirmeyeceği gibi önemli soru ve sorunlara yanıt arıyor.

Bu bağlamda, Madame de Pompadour, Napoleon, İsa, Deleuze, Guattari, Çernişevskiy ve Stalin gibi tarihe geçmiş isimlerin izini süren Sloterdijk, modernitede gelenek bağlarının koptuğu ve nesiller arası alışverişin zayıfladığı günümüzde, tarih ve ilerlemenin ne anlama geldiği üzerine derinlemesine düşünüyor.

‘Yeniçağın Kötü Çocukları’ karamsar olduğu kadar gerçekçi ve dolayısıyla hakiki bir sorgulama.

  • Künye: Peter Sloterdijk – Yeniçağın Kötü Çocukları, çeviren: Şeyda Öztürk, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 408 sayfa, 2018

Terry Cannon – Vietnam: Bin Yıllık Mücadele (2018)

Amerikan uçaklarının Vietnam’ı bir baştan diğer başa bombaladığı bir dönemde yazılmış bu kitap, Vietnam direnişini selamlıyor.

Vietnam halkının tarihsel direnişiyle metnini ören Cannon, Amerika’nın temsil ettiği emperyalist dünyanın kirli çamaşırlarını da bir bir ortaya döküyor.

Kendi ülkesindeki gençleri, emekçileri, kadınları, savaş karşıtı askerleri ve demokratları, savaş isteyen patronlara, savaş sanayiine, generallere ve siyasetçilere karşı durmaya çağıran Cannon, her zaman ezilenlerin yanında saf tutmanın herkes için vazgeçilemez bir sorumluluk olduğunu söylüyor.

Terry Cannon, 68 kuşağının önde gelen aktivistlerindendi.

Burada yakın zamanda, ‘Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi’ adlı önemli kitabına yer verdiğimiz Cannon’un ‘Vietnam’ kitabı da, yine ülkesi Amerika’ya sert ve cesur eleştiriler yöneltmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Terry Cannon – Vietnam: Bin Yıllık Mücadele, çeviren: Esra Karaoğullarından, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 104 sayfa, 2018

Yusuf Atılgan – Sevgili Halil Kardeş (2018)

Büyük yazarımız Yusuf Atılgan’ın Hacırahmanlı köyündeki günlerine dair bilgilerimiz azdır.

İşte bu kitap, Atılgan’ın bu köyden arkadaşı Halil Şahan’a 1980-1988 yılları arasında yazdığı mektupları sunuyor.

Şimdi üçüncü baskıya ulaşan kitaptaki mektupların her satırında, Atılgan’ın hem Halil Şahan’a duyduğu büyük bağlılık ve sevgiyi hem de Hacırahman köyüne duyduğu özlemi görmek mümkün.

Atılgan, “Ulysses’in baskıları arasındaki farkları saptayabilen bir köylü” olarak tanımladığı Halil Şahin’le, o süreçte yaptığı edebi çalışmaları, bazı eserlere dair değerlendirmelerini ve kişisel dünyasından kimi ayrıntıları paylaşıyor.

Kitap, Halil Şahan’ın kaleme aldığı, Yusuf Atılgan’ı kişiliğini ve yapıtlarını irdelediği bir önsözle açılıyor.

Halil Şahan’la yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi ve Yusuf Atılgan’ın köy hayatından fotoğraflar ise, kitabın diğer heyecan verici hediyeleri.

  • Künye: Yusuf Atılgan – Sevgili Halil Kardeş: Köye Mektuplar, Edebi Şeyler Yayınları, mektup, 112 sayfa, 2018

Masis Kürkçügil – Bir Başka Tarih Mümkün müydü? (2018)

Türkiye’de tarihçiliğin en büyük sınavlarından biri Ermeni meselesidir.

Tehcir miydi soykırım mıydı konusunda sürüp giden tartışma, ülkenin tarihyazımını da anlamsız bir kısırdöngüye mahkûm etti ve etmeye de devam ediyor.

Peki, başka bir yol mümkün müydü?

İşte Masis Kürkçügil ‘Bir Başka Tarih Mümkün müydü?’ adlı bu önemli kitabında, tarihe Marksist bir perspektifle yaklaşarak, Ermenilerin bu topraklarda yaşamış oldukları büyük trajedinin tarihyazımında nasıl yansıtıldığını ve bunun sonuçlarını irdeliyor.

Kürkçügil’in Ermeni meselesiyle ilgili yazılarını ve söyleşilerini bir araya getiren kitap,

  • Ermeni siyasi partileri Hınçaklar ve Taşnakların tarihsel serüvenini,
  • Taşnaklar ile İttihat ve Terakki Partisi arasındaki ilişkileri,
  • İttihatçılar ile Ermeni örgütleri arasında 1908’de kurulan ittifak ve bu ittifakın sonuçlarını,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli tarihi olayı tartışıyor.

Kürkçügil’in kitabı ayrıca, Paramaz’dan Manuşyan’a, Rakovski’den Rosa Luxemburg’a, Armen Garo’dan Hagop Babigyan’a, Talat Paşa’dan Cemal Paşa’ya ve Hrant Dink’e, Ermeni meselesini geniş bir tarihsel bağlamda ele almasıyla alan için büyük öneme haiz.

  • Künye: Masis Kürkçügil – Bir Başka Tarih Mümkün müydü?: Ermeni Meselesi Üzerine Yazılar, Edebi Şeyler Yayınları, tarih, 192 sayfa, 2018

Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi (2018)

1960’ların ortalarında Amerika’da kurulan Kara Panterler, siyahilerin hakları için silahlı mücadele de dâhil olmak üzere yoğun bir mücadele yürütmüş ve hızla ülkenin gündemine oturmuştu.

Yazık ki bizde, Kara Panterler hakkında halen yeteri kadar kaynak bulunmuyor.

İşte, 1968 devrimci hareketinden gelen Terry Cannon’un şimdi Türkçeye kazandırılan elimizdeki kitabı, bu boşluğu doldurmaya aday bir çalışma.

Cannon’un coşkulu bir tarzda kaleme aldığı kitabı, Kara Panterler’in modern devletin ezilen kimliklere uyguladığı baskıya karşı nasıl bir duruş sergilediğini ve bu örgütün hem kurulduğu dönem hem de günümüz açısından ne gibi roller üstlendiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi: Tüm İktidar Halka, çevirmen: Esra Karaoğullarından, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 96 sayfa, 2018

Erhan Altan – Sanatımızda Bir Dönemeç: 50’li Yıllar, Ankara (2014)

Alanlarında bilinen üç isimden, Türkiye sanatında büyük dönüşümlerin yaşandığı 1950’lerin Ankara’sına dair değerlendirme almak, her şeyden önce çok iyi bir fikir.

Erhan Altan, ‘Sanatımızda Bir Dönemeç’te,

  • Ahmet Oktay’dan, İkinci Yeni’nin ortaya çıkışını, etkilerini,
  • Müzisyen İlhan Usmanbaş’tan, dönemin müzik ortamını,
  • Ve ressam Lütfü Güney’den de resim sanatındaki gelişmeleri dinliyor.

Dönemin Ankara’sının sanat ortamı hakkında aydınlanmak için iyi bir çalışma.

  • Künye: Erhan Altan – Sanatımızda Bir Dönemeç: 50’li Yıllar, Ankara, Edebi Şeyler Yayınları, sanat, 96 sayfa