Marc Van de Mieroop – Eski Mısır Tarihi (2019)

Eski Mısır tarihi hakkında iyi bir giriş kitabı arayanlara, Marc Van de Mieroop’un bu özenli ve kapsamlı çalışmasını öneriyoruz.

Zira bu kitap, Mısır toplumunun MÖ 3000 civarındaki oluşumundan Yunan-Roma dönemine kadar olan gelişimini ayrıntılı bir şekilde veriyor.

Bu zaman zarfındaki önemli tarihsel ve kültürel olayları ana hatlarıyla ele alan Mieroop, aynı zamanda bu dönemdeki sosyal ve kültürel hayata dair pek çok bilinmeyeni de aydınlatıyor.

Çalışmayı, hem bu alanda eğitim alan öğrenciler hem de konuya ilgi duyan her seviyeden okur için kaçırılmaması gereken bir kaynak olarak öneriyoruz.

  • Künye: Marc Van de Mieroop – Eski Mısır Tarihi, çeviren: Ali Oğuz Bozkurt, Homer Kitabevi, tarih, 432 sayfa, 2019

Ebenezer Howard – Yarının Bahçe Kentleri (2019)

Ebenezer Howard’ın ‘Yarının Bahçe Kentleri’, ilk olarak 1898’de yayımlandı ve bugün de en iyi kent tasarımlarından biridir.

Howard’ın burada sunduğu “Bahçe-Kent” tasarımı, uzun yıllar gündemde kaldığı gibi, yalnızca ülkesi İngiltere’de değil, başka ülkelerde de denenecek bir kent modeli ortaya koyar.

Düşünür, Bahçe-Kent’te doğanın temiz hava, güneş ışığı, su ve düşük kira gibi avantajları ile kentin toplumsal fırsat, yüksek ücret gibi avantajlarını birleştirerek yeni bir kent tasarlar.

Howard’a göre ne kentlerde ne de kırsal alanda ideal yaşam yoktur, fakat en ideal çözüm de her iki yaşam biçimindeki avantajları kendinde toplayan sistemdir.

Aşırı kentleşmenin ekonomik ve toplumsal sakıncalarını gidermek, nüfusun ülke yüzeyinde daha dengeli bir biçimde dağılımını sağlamak şeklinde özetlenebilecek Bahçe-Kent, hem kentsel hem kırsal yaşamın sakıncalarını gidermeyi, kitabın önsözünü kaleme alan Ruşen Keleş’in yaptığı yerinde saptamayla, köylerle kentlerin “evlendirilmesini” amaçlıyor.

  • Künye: Ebenezer Howard – Yarının Bahçe Kentleri, çeviren: Volkan Atmaca, Daimon Yayınları, mimari, 132 sayfa, 2019

Gabriel de Tarde – Toplumsal Yasalar (2019)

Bu kitap, sosyolojinin gelişimine önemli katkıda bulunmuş Gabriel Tarde’ın sosyolojiyle ilgili fikirlerini ilk elden kavramak açısından çok iyi bir kılavuz.

Tarde’ın sosyolojiye yaklaşımı Durkheim’ın yaklaşımından tümüyle farklıdır.

Durkheim, her toplumsal konuyu genel olanla açıklamaya çalışırken Tarde, buna şiddetle karşı çıkmış ve toplumsal değişimleri küçük, sıradan insanların toplum içindeki davranışlarını merkeze olarak anlamaya çalışmıştı.

Tarde’ın bu şekilde özetleyebileceğimiz yaklaşımı, daha sonra Chicago Okulu üyelerini de etkileyecekti.

Zira Okul, ileride “interactionism” yönünde gelişecek çalışmalarını Tarde’dan önemli ölçüde yararlanarak ortaya koyacaktı.

“Ben bütündeki kolektif benzerlikleri, en temel küçük eylemler yığınıyla, büyük olanı küçükle, genel olanı ayrıntıda olanla açıklıyorum. Böyle bir bakış açısı matematikte en küçükler hesabının ortaya çıkmasıyla gerçekleşen dönüşüme benzer bir dönüşümü sosyolojide gerçekleştirir,” diyen Tarde, toplumsal alanda suç ve taklit gibi mefhumlar üzerine derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Gabriel de Tarde – Toplumsal Yasalar: Bir Sosyoloji Taslağı, çeviren: Emre Sünter, Norgunk Yayıncılık, sosyoloji, 119 sayfa, 2019

Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz – Sinemada Tembellik Hakkı (2019)

Zorunlu çalışma ve yaratıcı emek arasındaki ilişki, sinemada kendine nasıl yer buldu?

Nilay Erbalaban Gürbüz, dünya sinemasından, özellikle de Amerikan sinemasından yola çıkarak bu soruya ilgi çekici yanıtlar veriyor.

Popüler filmlerden sanat filmlerine yüzlerce filmi inceleyen Gürbüz, sinemayı felsefi bir perspektifle irdeliyor ve buradan yola çıkarak filmlerin yalnızca kitle eğlencesinin bir parçası olmadığını, onların ardında ne denli zengin zihinsel bir evren olduğunu gözler önüne seriyor.

Nietzsche’den Charlie Chaplin’e, Marx’tan Jim Jarmush’a pek çok ismin karşımıza çıktığı çalışma, her filmin gösterdikleri ya da gizledikleriyle bir anlam ürettiğini, bazı filmlerin ise bunun da ötesine geçerek hareket ve imajlardan oluşmuş bir kuram oluşturduğunu gösteriyor.

‘Sinemada Tembellik Hakkı’, hem sinema tarihi hem de sinema felsefesiyle ilgilenenlerin zevkle okuyacakları bir kitap.

  • Künye: Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz – Sinemada Tembellik Hakkı: Çalışma İdeolojisi ve Amerikan Sineması, Ütopya Yayınevi, sinema, 272 sayfa, 2019

Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi (2019)

Özellikle 1980’lerden itibaren, kimlik siyaseti Türkiye’de dikkat çekici bir gündem haline gelmeye başladı.

Bunun sonucunda, Alevilik ve Kürtlük konularında daha önce görülmeyen düzeyde bir yayın bolluğu yaşandı.

Sabır Güler Sevli’nin bu kapsamlı çalışması da, Alevi Kürt kimliğinin tarihsel süreç içerisinde izlediği seyri ve bunu sağlayan toplumsal ve siyasal unsurları ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sermesiyle önemli.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Geleneksel Aleviliğin inanç yapısı,
  • yüzyılın sonuna doğru Aleviliğin yeniden keşfinin altındaki nedenler,
  • yüzyıl misyoner-araştırmacı-gezgin raporlarında Kızılbaş Kürtler,
  • Zerdüştlük, Mazdekçilik, Maniheizm ve Şamanizm gibi, Kürt Aleviliğinin İslam öncesi din ve inanç sistemleriyle ilişkisi,
  • Aleviliğe etnik köken ayrımında Alevi Kürtlerin yeri,
  • Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Alevi Kürtler,
  • 1960-1980 dönemi sosyalist sol, Kürt hareketi ve Alevi Kürtler arasındaki ilişkiler…

Alevi Kürtleri hem tarihsel hem de güncel boyutlarıyla ele alan Sevli’nin kitabı, bu konudaki güncel araştırma ve tartışmalardan yararlanmasıyla da önemli.

  • Künye: Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi: Etno-Dinsel Bir Kimlik Olarak Alevi Kürtlüğün İnşası, İletişim Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2019

Vergilius – Aeneis (2019)

Romalı büyük şair Vergilius’un, yeterince iyi olmadığını düşündüğü için ‘Aeneis’i yakmak istediğini biliyor muydunuz?

İyi ki yakmamış, zira böylece ‘Aeneis’, ölümsüz bir öykü olarak geleceğe kalmış oldu.

Batı edebiyatının temel metinlerinden olduğu kadar dünya edebiyatının de en büyük eserlerinden olan ‘Aeneis’, şimdi yepyeni yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Toplamda on iki kitaptan oluşan bu destan, yıkılan Troya kentini terk edip doğaüstü bir yol göstericinin peşinde, geleceği zafer dolu yeni bir kent kurmak için batıya doğru yola çıkan Troyalı Aeneis’in Lavinium kentini kurma sürecini hikâye ediyor.

Aeneis, Yunanlıların zaferinden sonra yanına ailesini, yandaşlarını ve aile tanrılarını alarak yanmakta olan Troya’dan kaçar.

Fakat bu esnada yaşanan büyük karışıklıkta karısını kaybeder ve karısının hayali de, doğaüstü bir yol gösterici olarak ona, Batı’ya, Tiber Irmağı’nın suladığı topraklara gitmesini söyler.

Bir diğer büyük şair Thomas Stearns Eliot’ın “Tüm Avrupa’nın klasiği” olarak tanımladığı destan, Türkân Uzel’in Latince aslından yaptığı usta işi çevirisiyle ayrıca önsöz, harita, bolca dipnot ve bir sözlükle yeniden Türkçede.

  • Künye: Vergilius – Aeneis, çeviren: Türkân Uzel, Jaguar Kitap, şiir, 465 sayfa, 2019

Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik (2019)

‘Türkiye’de Kadın ve Müzik’, Türkiye’de kadın bestecilerin tarihini Osmanlı döneminden bugüne uzanarak inceleyen harika bir derleme.

Kadınlar, her yerde olduğu gibi müziğin görünen hiçbir yüzünde de yoktur.

Oysa müzik yaratıcıları olarak kadınlar Türkiye’de Anadolu’da, Çatalhöyük’ün Neolitik kültürlerinde, Mezopotamya’nın Antik Sümer medeniyetinde ve Roma İmparatorluğu süresince hep vardı.

Öte yandan bugün Türk müziği Orta Asya halk müziği, Arap müziği, Bizans, Yunan, Osmanlı İmparatorluğu, İran, Balkanlar, Ermenistan, Avrupa ve hatta Kuzey Amerika’dan gelen türler ve unsurları kucaklıyor.

Kuşkusuz bunda kadın müzisyenlerle bestecilerin çok önemli emeği vardır.

İşte, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan ve pek çok müzisyenle akademisyenin katkıda bulunduğu bu çalışma, geniş bir zaman aralığında, kadınların müziğe yaptığı katkıyı izliyor, bu emeği daha görünür kılıyor.

Tanrıçalar ve Antik tefçilerden Osmanlı müziğinde kadınlara ve Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın bestecilere pek çok konuyu irdeleyen çalışma, aynı zamanda güncel kadın bestecilere ilişkin ayrıntılı bir araştırmaya dayanan Türkiye’den Kadın Besteciler Sözlüğü de barındırıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Patricia Adkins Chiti, E. Şirin Özgün, Ş. Şehvar Beşiroğlu ve Selen Gülün.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik / Women and Music in Turkey, derleyen: Patricia Adkins Chiti ve Selen Gülün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 292 sayfa, 2019

Emiliano Di Marco – İlk Felsefe Kitabım (2019)

Hem çocuklarının felsefeye ilgi duymalarına vesile olacak hem de eğlenceli bir yaz kitabı arayanlara bu çalışmayı öneriyoruz.

Emiliano di Marco, Platon’un meşhur diyaloglarındaki yöntemi kullanıyor ve meraklı bir çocuk olan Geniş Omuz ile yaşlı bilge Sokrates arasında, felsefenin önemli konularına uzanan bir sohbete bizi davet ediyor.

Geniş Omuz, dediğimiz gibi çok meraklı bir çocuktur ve insan, yaşam, evren, bilgelik ve paradokslar gibi konularda soracağı çokça soru vardır.

Bilge Sokrates ise bu ilgili çocuğun sorduğu soruları, kendine has tarzıyla yanıtlarlar.

Tabii ikili bu esnada, birbirinden ilginç maceralar da yaşayacaktır.

Mizahi üslubuyla dikkat çeken ve felsefeyle ilgili toplam dört hikâye üzerinden ilerleyen kitap, aynı zamanda Massimo Bacchini’nin usta işi çizimleriyle de zenginleşmiş.

  • Künye: Emiliano Di Marco – İlk Felsefe Kitabım, illüstrasyonlar: Massimo Bacchini, çeviren: Güliz Akyüz Yıldırım, The Kitap Yayınları, felsefe, 96 sayfa, 2019

Haluk Hergün – Lefter (2019)

Büyükada doğumlu Lefter Küçükandonyadis, yalnızca Fenerbahçe’nin değil, Türkiye futbolunun da efsane oyuncusudur.

Usta spor yazarımız İslam Çupi, onunla ilgili “Kadıköy vapur iskelesinden indikten sonra o tüm zamanların en büyük futbolcusu Lefter’in adadan gelişini beklemek ve onunla birlikte Kadıköy toprağında birkaç adım atma hangi futbol hazzı ile değişilebilirdi” der.

Lefter, 17 yıl taşıdığı Fenerbahçe forması altında yaptığı 615 maçla kırılması çok güç bir rekorun sahibi olurken, sarı lacivertli forma ile 423 de gol attı.

Milli takım forması ile 50 maç oynadı ve rakip fileleri 22 kez havalandırdı.

İşte, futbol otoritelerinin “Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu” dediği Lefter Küçükandonyadis’in hayatı, Haluk Hergün’ün bu kapsamlı çalışmasının konusu.

Bilhassa arşivlerden ve pek çok tanıklıktan yararlanmasıyla büyük önem arz eden çalışma, Fenerbahçe ve Türkiye futbol tarihi açısından bir referans kaynak olma özelliğine sahip.

  • Künye: Haluk Hergün – Lefter: Futbolun Ordinaryüsü, İthaki Yayınları, biyografi, 400 sayfa, 2019

Percy Beysshe Shelley – Ateizmin Gerekliliği (2019)

‘Ateizmin Gerekliliği’, henüz 30 yaşındayken hayata veda etmiş İngiliz şair Percy Bysshe Shelley’nin Oxford Üniversitesi’nde öğrenciyken ateizm üzerine yazdığı, tartışma yaratmış tez çalışması.

Shelley’nin 1811’de yayımladığı bu tez, üniversiteden atılmasıyla sonuçlandığı gibi, kendisinin, dönemin entelektüel ve politik çevrelerinde bir “marjinal” ve radikal olarak tanımlanmasına da neden oldu.

“Tanrı yoktur. Eğer doğayı bilmemek tanrıları doğurduysa, öğrenmek de onları öldürecektir.” diyen Shelley’nin kitabı, ateizmle ilgili öncü tartışmalardan oluşuyla bu alanda klasikleşmiş yapıtlardandır.

  • Künye: Percy Beysshe Shelley – Ateizmin Gerekliliği, Sub Yayın, din, 24 sayfa, 2019