Brent Adkins – Arzu ve Ölüm (2020)

 

“Yaram benden önce vardı;

Ben onu cisimleştirmek için doğdum.” –Joë Bousquet

Bu kitap, Hegel, Heidegger ve Deleuze felsefesinde “arzu” ve “ölüm”ün tuttuğu yeri irdeleyen, en önemlisi de bunu yaparken yaşam üzerine derinlemesine düşünen bir çalışma.

Hegel, çağdaş Fransız felsefesi ve özellikle de Deleuze ile Guattari felsefesi üzerine birçok yayını bulunan Brent Adkins, yalnızca Hegel, Heidegger ve Deleuze’ün ‘arzu’, ‘eksiklik’ ve ‘yas’a ilişkin fikirlerini aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bu isimlerin Freud, Lacan ve Žižek’le kesiştikleri ve ayrıştıkları noktaları açığa çıkararak bir anlamda sıkı bir felsefe tarihi okuması gerçekleştiriyor.

Adkins, Heidegger’in ölüme yaklaşımını, eksiklik ve melankoli bağlantısı ekseninde irdeliyor.

Hegel’in ‘Tinin Fenomenolojisi’nden yola çıkarak yas, bilincin gelişimi ve olumsuzlama arasındaki bağıntıyı inceliyor.

Ve nihayet, Deleuze’ün ‘üretkenlik olarak arzu’ yaklaşımını da Freudcu ‘ölüm arzusu’ yorumu bağlamında tartışıyor.

  • Künye: Brent Adkins – Arzu ve Ölüm: Hegel, Heidegger, Deleuze, çeviren: A. Kadir Gülen, Fol Kitap, 296 sayfa, 2020

Frederick C. Crews – E. M. Forster’da Hümanizmin Tehlikeleri (2020)

‘En Uzun Yolculuk’, ‘Hindistan’a Bir Geçit’ ve ‘Meleklerin Uğramadığı Yer’ gibi görkemli yapıtların yazarı Edward Morgan Forster, gelenekle modernizmin büyük çatışma içinde olduğu bir dönemde yaşadı ve yazdı.

Forster, kendini bir hümanist olarak tanımlıyordu, fakat hayatı boyunca bunun çelişkilerini de yaşadı.

Daha da önemlisi, hümanizmin aslında büyük tehlikeler barındırdığını kabul ederek bunun beraberinde getirdiği krizle de boğuştu.

Peki, Forster’ın hümanizmini ve bunun tarihsel kaynaklarını nasıl tanımlayabiliriz?

İşte Frederick Crews’ün bu özenli çalışması, 19. yüzyıl liberalizmi ve hümanizmini merkeze alarak bu soruya doyurucu yanıtlar veriyor.

Forster’ın ailesinin, eğitim geçmişinin, dini/politik mirasının ve “Bloomsbury Grubu” ile olan ilişkisinin izini süren Crews, yazarın “hümanizmin tehlikeleri”ni kabul etmesiyle artan melankolisini ortaya koyuyor.

Crews, Forster’ın romancılığının, kendisini cinsel eşitlik, kendini ifade etme, sosyal sorumluluk gibi moda sloganlardan uzaklaştırdığını savunuyor.

  • Künye: Frederick C. Crews – E. M. Forster’da Hümanizmin Tehlikeleri, çeviren: A. Kadir Gülen, Nota Bene Yayınları, inceleme, 216 sayfa, 2020

Kolektif – Mekân Varyasyonları (2020)

Toplumsal mekân meselesini felsefe ve sosyal bilimlerin penceresinden irdeleyen güzel bir derleme.

Çalışmayı, insanın mekânla kurduğu ilişkiye eleştirel bir perspektiften bakmak isteyen okurların özellikle seveceğini özellikle belirtelim.

Mekâna dair farklı teorileştirme pratiklerini barındırmasıyla büyük önem arz eden kitaba katılan yazarlar,

  • Marksizm ve toplumsal mekân meselesi,
  • Henri Lefebvre’nin gündelik hayat ve toplumsal mekâna dair yaklaşımı,
  • Edward Said’in mekânsal praksisi,
  • Immanuel Wallerstein düşüncesinin mekân, epistemoloji ve sosyal bilim bağlamında yorumu,
  • Mekânın tahakkümü,
  • Gaston Bachelard’ın poetik mekânı,
  • Heidegger’de mekânsallık ve zamansallık,
  • Jean Paul Sartre’da zamansal oluş ve no-place,
  • Merleau Ponty düşüncesinde mekânın teni ve deneyimin ontolojisi,
  • Ve Ahmet Hamdi Tanpınar’da yer ve eşya ilişkisi konularını tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: A. Kadir Gülen, Senem Kurtar, Pınar Yurdadön, Ömer Faik Anlı, Nehir Durna, Kaan H. Ökten, Çağatay Şahin, Dilan Alataş ve Özgür Taburoğlu.

  • Künye: Kolektif – Mekân Varyasyonları, editör: Senem Kurtar, Nota Bene Yayınları, kent çalışmaları, 312 sayfa, 2020

Kolektif – Pierre Bourdieu’nün Mirası (2019)

Pierre Bourdieu’nün sosyolojiye yaptığı özgün katkılar, yalnızca Avrupa değil, Atlantik ötesindeki sosyolojiyi de büyük oranda etkiledi.

İşte bu usta işi derlemede bir araya getirilen makaleler, Bourdieu sosyolojini çok farklı yönleriyle irdelemesiyle, bu alanda çalışanlar açısından bir başvuru kaynağı.

Bununla da yetinmeyerek Bourdieu’yü farklı isimlerle okuyan, ayrıca düşünürün ortaya koyduklarını sosyolojinin güncel gündemi bağlamında yeniden yorumlayan çalışma, böylece Bourdieu sosyolojisinin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Kitabın bir diğer dikkat çeken yanı ise, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış bir Bourdieu söyleşisine de yer vermesi.

Marx, Durkheim, Weber, Nietzsche, Norbert Elias ve Adorno ile Bourdieu arasındaki ilişkilenmenin de tartışıldığı kitapta,

  • Pierre Bourdieu’nün kültür sosyolojisi,
  • Ortodoks Marksizm ve Bourdieu,
  • Bourdieu’nün çalışmaları bağlamında pratik yapısalcılığın sorunları,
  • Modern toplumda kültürün dönüşümü,
  • Axel Honneth’in eleştirel kuramında Bourdieu’nün yeri,
  • Bourdieu ve din sosyolojisi,
  • Bourdieu’nün sosyolojik kurmacası “Habitus”un fenomenolojik yorumu,
  • Bourdieu’de dil ve habitus,
  • Bourdieu’nun toplum kuramına siyasetin etkisi,
  • Mayıs 1968 olaylarının Aron, Bourdieu ve Passeron’un kuramsal yaklaşımlarına etkileri,
  • Bourdieu ve iktisadi kriz,
  • Ve bunun gibi pek çok konu ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Hans Joas, Wolfgang Knöbl, Bridget Fowler, Bruno Karsenti, Loïc Wacquant, Bryan S. Turner, Franz Schultheis, Andreas Pfeuffer, Keijo Rahkonen, Bowen Paulle, Bart van Heerikhuizen, Mustafa Emirbayer, Simon Susen, Mauro Basaure, Bruno Frère, Hans-Herbert Kögler, Derek Robbins, Yves Sintomer ve Lisa Adkins.

  • Künye: Kolektif – Pierre Bourdieu’nün Mirası: Eleştirel Söylemler, editör: Simon Susen ve Bryan S. Turner, çeviren: A. Kadir Gülen, Phoenix Yayınevi, sosyoloji, 456 sayfa, 2019