Patrick Wilcken – Claude Lévi-Strauss (2021)

Yirminci yüzyılın en büyük antropologlarından olan Claude Lévi-Strauss hakkında enfes bir biyografi.

Patrick Wilcken’in biyografik eserinde, seyahat etmekten ve kâşiflerden nefret eden Lévi-Strauss’un Amazon’un en ücra noktalarındaki saha çalışmasından Nazi işgalindeki Fransa’da bir Yahudi olarak yaşamanın zorluklarına, savaş dönemi New York’unda bir mülteci olmaktan 1940’ların sonunda Paris’e dönüp Jean-Paul Sarte’la çatışmasına ve Lacan’dan Foucault’ya pek çok düşünürü derinden etkilediği hayatını takip ediyor.

İlkel kabilelerin dünyasının hızla yok olduğu zamanlarda, Lévi-Strauss yalnızca Brezilya’da 90 kabile ve 15 dille karşılaşıyor.

Modern bir monokültür egemenliğinden endişelenen Lévi-Strauss, insanlığın “kendi mirasını unutmasına ya da yok etmesine” izin vermeyip, geride bıraktığı eserlerle kültürel çeşitliliğin insan topluluklarını birbirinden yalıtan değil, birleştiren ilişkilerini gösteriyor.

  • Künye: Patrick Wilcken – Claude Lévi-Strauss: Laboratuvarda Bir Yaşam, çeviren: Ali Atakay, Alfa Yayınları, biyografi, 472 sayfa, 2021

Gershom Scholem – Sabetay Sevi (2021)

Yahudi dünyasını derinden etkilemiş tek mesiyanik hareket üzerine muhteşem bir çalışma.

Gershom Scholem, Sabetay Sevi’nin hayatına ve macerasına yakından bakıyor.

Scholem, 20. yüzyılın en önemli Yahudi entelektüellerinden biridir ve akademik Yahudi mistisizmi çalışmalarının kurucusudur.

Modern düşünürler arasında muhayyilesinin gücü ve zenginliğiyle dikkat çeken Scholem, özellikle başyapıtı ‘Sabetay Sevi: Mistik Mesih’ çalışmasıyla geniş çaplı bir üne sahiptir.

Bu çalışma şimdiye dek Yahudi dünyasının tamamını derinden etkilemeyi başarmış tek mesiyanik hareketin hikâyesini canlı ve ayrıntılı bir biçimde sunmasıyla dikkat çekiyor.

  1. yüzyıl Türkiye’sinde sıradan bir Kabalacı rabbi olan Sabetay Sevi, kendini Mesih olarak ilan ettikten sonra bütün bir Yahudi âlemine yayılan ateşli bir takipçi kitlesine kavuşur.

Sevi’nin zorla İslam dinine döndürülmesi sonrası hareket ağır bir darbe alsa da, gizli bir tarikat olarak varlığını sürdürmeyi başarır.

Yahudi tarihyazımınında muazzam ve çığır açıcı bir çalışma olan elimizdeki eser, hakkında hâlâ çok konuşulan bu sıra dışı figürün ve hareketinin kökeni, yayılışı ve ihtida sonrası tutumunu amprik ve filolojik yetkinliği tutkuyla harmanlayarak anlatmasıyla müstesnadır.

  • Künye: Gershom Scholem – Sabetay Sevi: Mistik Mesih, 1626-1676, çeviren: Eşref Bengi Özbilen, Alfa Yayınları, biyografi, 952 sayfa, 2021

Kolektif – Ekoloji Kitabı (2021)

Ekoloji üzerine sağlam bir giriş arayanlara, bu kitabı öneririz.

Kitapta, ekoloji konusunda 90’dan fazla önemli düşünceye ait kısa ve öz açıklamalar yer alıyor.

Kitapta, şu ilgi çekici soruların yanıtları açıklanıyor:

  • Neden daha büyük biyolojik çeşitlilik istenir?
  • Ozon tabakasındaki delikler nasıl keşfedildi?
  • Soyu tükenen başka türler olacak mı?

İnsanlar tarih boyunca canlı dünyayı düzene koymaya ve işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya çalışıyor.

Gezegen üzerindeki etkimiz gün geçtikçe artarken bu derin soruları yanıtlamak daha da önem kazanıyor.

Sade bir dille yazılan ‘Ekoloji Kitabı’ ise, karmaşık teoriler, grafiklerle adım adım çözüme ulaşıyor; açıklayıcı alıntılar fikirleri ve keşifleri anlatıyor ve çizimler aracılığıyla bunu zihnimizde daha bir belirginleştiriyor.

Ekolojiye yabancı olanların, yaşayan dünyaya dair hevesli öğrencilerin ya da gezegenimize neler yaptığımız konusunda endişelenenlerin ‘Ekoloji Kitabı’ndan öğreneceği çok şey var.
Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Julia Schroder, Celia Coyne, John Farndon, Tim Harris, Derek Harvey, Tom Jackson ve Alison Singer.

  • Künye: Kolektif – Ekoloji Kitabı, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, ekoloji, 355 sayfa, 2021

Martin Kemp – Leonardo (2021)

Tarihin gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri olan Leonardo da Vinci ve yaşadığı dönem üzerine iyi bir inceleme.

Martin Kemp, Leonardo’nun yaşamını ve çalışmalarını böylesine benzersiz yapan şeyin ne olduğunun peşine düşüyor.

Kitap, bu büyük Rönesans adamının Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi başyapıtlarının ardındaki “gerçek” anlama dair olağanüstü bilgiler sunuyor.

Leonardo’nun gelişimini tüm çeşitliliğiyle takip ederek, gerçekleşmemiş hayalleriyle, hamilerle ilişkileriyle ve Tanrı, insanlar ve doğa hakkındaki görüşleriyle bütüncül bir portresini sunan Kemp, bilhassa Leonardo’nun zihninin işleyişini, dehasını ve başarısının anahtarını açıkça ortaya koyduğu, yaratıcı vizyonunu ve araştırmacı doğasını sergiledikleri defterleri merkeze alıyor.

Kemp bununla da yetinmeyerek, yirmi bin sayfayı aşkın çizim ve not, insan gözünün yapısından uçan makineler ve dev arbalet tasarımlarına kadar inanılmaz keşiflerini ve icatlarını ayrıntılarıyla aktarıyor.

  • Künye: Martin Kemp – Leonardo, çeviren: Handan Balkara, Alfa Yayınları, biyografi, 280 sayfa, 2021

Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı (2021)

Bu kitap uzun yıllar önce yayımlanmış olsa da, bugün de Fatih Sultan Mehmed ve dönemi üzerine en geniş kapsamlı çalışma olmaya devam ediyor.

Franz Babinger, 800 sayfalık eserinde, Fatih’in devlet idaresini, sanat ve bilim hamiliğini irdeliyor.

İlk olarak 1953’te basılan ve bugün klasik bir biyografi haline gelmiş çalışma, 1453’teki ünlü Konstantinopolis kuşatmasından Osmanlı İmparatorluğu’nu güvenli bir sınıra ulaştıran sayısız sefere kadar, II. Mehmed’in hayatındaki olayları ve dönüm noktalarını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Halil İnalcık’ın önsözüyle.

  • Künye: Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı, çeviren: Dost Körpe, Alfa Yayınları, tarih, 800 sayfa, 2021

Paschalis M. Kitromilides – Aydınlanma ve Devrim (2021)

 

Modern Yunanistan’ın ideolojik ve siyasi kökleri üzerine derinlemesine bir inceleme.

Paschalis Kitromilides, Yunanistan siyasi düşünce tarihi üzerine başvuru niteliğinde bir eserle karşımızda.

Yunan ulusal kimliğinin ve modern devletinin oluşumunu mercek altına alan Kitromilides, Fransız İhtilalinin ve Aydınlanma ideolojisinin, dönemin Yunan entelektüelleri üzerindeki etkisinin izini sürüyor, ayrıca Yunan Bağımsızlık Savaşı’nın arka planındaki teorik tartışmalara odaklanıyor.

Yunan Aydınlanmasının gelişimindeki felsefi kaynakların kapsamlı bir analizini sunarken, dil birliği, antik miras, kilise gibi başlıklar etrafında açığa çıkan farklı eğilimleri ortaya koyan çalışma, Velestinli Rigas, Voulgaris, Korais gibi Yunan Aydınlanmasının yapıtaşı olan entelektüellerin görüşlerini, dönemin Batı düşün dünyasıyla kurdukları karşılıklı ilişkiyle birlikte ele alıyor.

  • Künye: Paschalis M. Kitromilides – Aydınlanma ve Devrim: Modern Yunanistan’ın Kuruluşu, çeviren: Sinem Güldal, Alfa Yayınları, tarih, 520 sayfa, 2021

Umberto Eco – Bitkisel Hafıza ve Bibliyofili Üzerine Diğer Yazılar (2021)

Bütün kitap âşıklarının, yani bibliyofillerin okuması gereken bir kitap.

Umberto Eco, kitabın ortaya çıkışının hem uygarlığı hem de tek tanrılı dinleri nasıl kökten dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor.

Kitap dünyasına dışarıdan değil, bu çalışma açısından tam da olması gerektiği gibi bir bibliyofilin gözünden bakan Eco, bibliyofili kitabı seven, ama sadece kitap okumakla yetinmeyen, aynı zamanda ona nesne olarak da sahip olmak isteyen bir kişi olarak tanımlıyor.

Yazar, her zamanki keskinliği, mizahı ve yetkinliğiyle, bibliyofili açısından önemli gördüğü eserleri gözden geçiriyor, anekdotlar anlatıyor, bir değerin izini sürüyor, kısacası bibliyofilinin büyülü dünyası için bize ustaca rehberlik ediyor.

Kitap, zaten bibliyofil olanlar kadar, henüz öyle olduğunu bilmeyen sayısız potansiyel okura seslenmesiyle de özellikle önemli.

  • Künye: Umberto Eco – Bitkisel Hafıza ve Bibliyofili Üzerine Diğer Yazılar, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, deneme, 288 sayfa, 2021

Selami Varlık – Paul Ricoeur’de Temellük ve Tahayyül (2021)

Paul Ricoeur felsefesi üzerine sıkı bir inceleme.

Selami Varlık, özellikle Ricoeur’ün hermeneutiğini merkeze alarak bir felsefe metninin okurun dünyasına nasıl indiğini, daha da önemlisi okurun bu metni ne şekilde kendine mal ettiğini tartışıyor.

Çalışma, temelde, “Geçmiş bir döneme ait olan ve bugünün dünyasından kopuk gözüken bir felsefe metni meşru bir şekilde nasıl sahiplenilir?” ve “Bir metnin ‘nesnel’ olarak yorumlanması mümkün müdür, yoksa okur her zaman, üstelik de etkin bir şekilde araya mı girer?” sorularına yanıt arıyor.

Varlık, bu soruların yanıtını da Ricoeur’ün hermeneutiğini işe koşarak yanıtlıyor.

Ricoeur için bir metnin temellük edilmesi, yani okurun onu kendine mal etmesi, tarihsel mesafenin kapatılması sayesinde anlamın, doğrudan okurun dünyasına hitap etmesidir. Düşünür, bir yandan aşırı yorum riskine karşı okuru dönüştüren bir temellük kuramı geliştirirken, diğer yandan okurun dünyasını dışlamamak için semantik yenileşim imkânı sunar.

Her iki durumda da değişimin aracı, tahayyüldür.

Selami Varlık da, Ricoeur’ün felsefi dizgesinde yukarıda özetlenen çıkarsamanın nasıl işlediğini adım adım izliyor, bununla da yetinmeyerek bir felsefeci olarak Ricoeur metinlerini temellük ederek yeni anlam arayışlarına açılıyor.

Künye: Selami Varlık – Paul Ricoeur’de Temellük ve Tahayyül: Yorumlamanın Katettiği Hermeneutik Yay, Alfa Yayınları, felsefe, 352 sayfa, 2021

Kolektif – Bedenin Tarihi (2021)

Bedenin tarihini Rönesans’tan günümüze kadar izleyen, eşi benzeri olmayan bir çalışma.

3 ciltlik 1760 sayfalık bu devasa külliyat, yepyeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Farklı yazarların katkıda bulunduğu çalışmanın ilk cildinde, Ortaçağ boyunca Kilise baskısı altında şekillenen bedenin Rönesans ile Aydınlanma arasındaki zaman diliminde uğradığı dönüşümler inceleniyor.

‘Fransız Devrimi’nden Büyük Savaş’a’ başlığını taşıyan ikinci cilt, 19. yüzyıldaki yeni tıbbi buluşlar ve hastalıklar eşliğinde, Hıristiyan geleneğinden yakasını kurtarmaya çalışan bir beden kavramının işkence (Fransız Devrimi ve sonrasında yaşananlar), haz (erotik yazının kışkırttığı resimler), temizlik (bedenin suyla ilişkisi) ve spor (bedene biçim verme arzusu) bağlamlarında yaşadığı dönüşümleri irdeliyor.

Çalışmanın ‘Bakıştaki Değişim: 20. Yüzyıl’ başlıklı son cildi ise, 20. yüzyılda modern tıbbın ve görsel sanatların giderek fetişleştirdiği beden algısının ve yeni şiddet çağının beden üstündeki yıkımlarının izlerini sürüyor.

  • Künye: Kolektif – Bedenin Tarihi, hazırlayan: Alain Corbin, Jean-Jacques-Courtine ve Georges Vigarello, çeviren: Saadet Özen ve Orçun Türkay, Alfa Yayınları, tarih, 3 Cilt, 1760 sayfa, 2021

Kolektif – Antik Roma (2021)

Umberto Eco’nun editörlüğünü yaptığı bu şaheser, tarih sahnesinde bin yılı aşkın süre var olmayı başarmış Roma İmparatorluğu’nun hikâyesini anlatıyor.

1108 sayfalık dev yapıt, konuyu tarih, toplum, antropoloji, hukuk, edebiyat, sanat, felsefe, mit, din, bilim ve teknik, tıp, astronomi ve müzik gibi farklı çerçevelerden irdeliyor.

Küçük bir köy olarak kurulan ve yüzyıllar içinde tüm Akdeniz dünyasına egemen olan Roma, çok uzun bir süre Britanya’dan Mısır’a, Kuzey Avrupa’dan Kuzey Afrika’ya uzanan devasa coğrafyayı ve farklı milletleri hâkimiyeti altında birleştirdi.

Roma’nın tarihte ve insanlığın zihninde bıraktığı izler halen günümüz insanını etkilemeye ve günümüz dünyasını şekillendirmeye devam ediyor.

İşte alanında tanınan araştırmacılar tarafından hazırlanmış bu ansiklopedik kaynak da, Türkçe literatürdeki en kapsamlı çalışma ve bu yönüyle Roma İmparatorluğu tarihini merak edenler için rehber nitelikte bir eser.

  • Künye: Kolektif – Antik Roma, editör: Umberto Eco, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, tarih, 1108 sayfa, 2021