Bruno Nardini – Leonardo Da Vinci (2022)

Tarihin gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri üzerine usta işi bir biyografi.

Bruno Nardini, Leonardo Da Vinci’nin yaşamını ve çalışmalarını, yaşadığı dönemin ruhuyla harmanlayarak anlatıyor.

Rönesans’ın büyük ismi Leonardo da Vinci bugün daha çok Mona Lisa, Son Akşam Yemeği veya Kayalıklar Madonnası gibi resimleriyle ön planda olsa da aslında bir ressamdan daha fazlasıdır.

Kuşların uçuşlarını gözlemleyip aerodinamik yapılarını inceleyerek uçan bir makine üreten bir mucit; savaşlarda düşmana karşı üstünlük sağlayacak çok çeşitli yıkım silahları ve ulaşım araçları tasarlayan bir mühendis; binalar, yollar, köprüler ve kale savunma sistemleri tasarlayan bir mimar; gizlice morga girerek kadavralar üzerinde anatomi çalışan bir meraklı…

Her konu ilgi alanına giriyordu.

Cebir, geometri, perspektif, hidrolik, botanik, inşaat bilimi, optik, askerlik sanatı, mekanik bilimi, tıp…

Doymak bilmez bilgi açlığı onu sürekli okumaya ve yazmaya sevk ediyordu.

Tek hocası ve yol göstericisi merakıydı.

Daha gençliğinde dehası keşfedildi, takdir edildi.

Ömrünün son demlerine kadar sanatının ve ustalığının kıymetini bilen isimlerin lütfunu gördü.

Hatta 1516 Fransa Kralı I. François bizzat gelerek kendisini Fransa’ya davet etti, onu hizmetine aldı.

Bu şöhretine rağmen Leonardo hep şatafattan uzak yaşadı, konforun merakını köreltmesine, çalışmalarına ket vurmasına izin vermedi.

Peki ama Leonardo da Vinci’nin yaşamı nasıldı?

Nardini, büyük ustanın yaşamını okunması rahat, zevkli bir üslupla sunuyor.

Ailevi arka planından eserlerini hazırlama süreçlerine, çevresindeki insanlarla ilişkilerinden merakını tutkulu bir şekilde rehber edinmesine kadar Nardini, Leonardo’nun 67 yıllık ömrünü, her biri ustanın farklı bir yönünü açığa çıkaran anekdotlarla aktarıyor.

  • Künye: Bruno Nardini – Leonardo Da Vinci: Bir Ustanın Portresi, çeviren: Kemal Atakay, Kronik Kitap, biyografi, 256 sayfa, 2022

Martin Kemp – Leonardo (2021)

Tarihin gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri olan Leonardo da Vinci ve yaşadığı dönem üzerine iyi bir inceleme.

Martin Kemp, Leonardo’nun yaşamını ve çalışmalarını böylesine benzersiz yapan şeyin ne olduğunun peşine düşüyor.

Kitap, bu büyük Rönesans adamının Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi başyapıtlarının ardındaki “gerçek” anlama dair olağanüstü bilgiler sunuyor.

Leonardo’nun gelişimini tüm çeşitliliğiyle takip ederek, gerçekleşmemiş hayalleriyle, hamilerle ilişkileriyle ve Tanrı, insanlar ve doğa hakkındaki görüşleriyle bütüncül bir portresini sunan Kemp, bilhassa Leonardo’nun zihninin işleyişini, dehasını ve başarısının anahtarını açıkça ortaya koyduğu, yaratıcı vizyonunu ve araştırmacı doğasını sergiledikleri defterleri merkeze alıyor.

Kemp bununla da yetinmeyerek, yirmi bin sayfayı aşkın çizim ve not, insan gözünün yapısından uçan makineler ve dev arbalet tasarımlarına kadar inanılmaz keşiflerini ve icatlarını ayrıntılarıyla aktarıyor.

  • Künye: Martin Kemp – Leonardo, çeviren: Handan Balkara, Alfa Yayınları, biyografi, 280 sayfa, 2021

Leonardo da Vinci – Leonardo’nun Defterleri (2010)

‘Leonardo’nun Defterleri’, insanlık tarihinin en büyük dehalarından Leonarda da Vinci’nin kendi notlarından ve hassas çizimlerinden oluşan defterlerinden derlenen çalışmalarını bir araya getiriyor.

Kimisi anatomi, kimisi gölge teknikleri, kimisi perspektifle ilgili olan bu çizimler, resim eğitimi almak isteyenler kadar, da Vinci’nin eserlerini nasıl büyük bir titizlikle ortaya koyduğunu öğrenmek isteyen herkese hitap ediyor.

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan kitap, da Vinci’nin mimari, insan anatomisi, resim ve çizim, mekanik icatlar, botanik ve bitkiler, havacılık, haritalar ve daha pek çok alandaki çalışmalarını barındırıyor.

  • Künye: Leonardo da Vinci – Leonardo’nun Defterleri, editör: H. Anna Suh, çeviren: Alev Serin, Arkadaş Yayınevi, resim, 334 sayfa

Walter Isaacson – Leonardo da Vinci (2019)

Leonardo da Vinci’ye neden hayranız?

Çünkü neredeyse hiç resim eğitimi almamasına, çok az Latince okuyup yazabilmesine ve uzun bölme işlemlerini zar zor yapabiliyor olmasına rağmen, sırf tükenmek bilmez tutku ve merakıyla yol alan, muazzam bir çabayla şaheserler ortaya koyan birisi olduğu için.

da Vinci, ışık ve optik üzerine çalışmalarını sanatıyla birleştirerek nesnelerin iki boyutlu yüzeyde üç boyutlu görünmeleri için modellemede gölgeleme ve perspektif kullanımında uzmanlaştı.

Daha da ilginci, Leonardo için yürüttüğü araştırmalar sanatını geliştirmek için bir araç olmanın ötesindeydi.

Bilimsel çalışmalarına evrendeki düzen, uyum ve güzelliğin özünü kavramaya yönelik coşkulu bir istekle sarılırdı.

Örneğin gökyüzünün neden mavi göründüğünü açıklamakla uğraşırken temel motivasyonu, ulaştığı bilgiyi tablolarında kullanmak değil, merakı saf, kişisel ve saplantı derecesindeydi.

Leonardo da Vinci’nin yapıp ettikleri, disiplinler –sanat ile temel bilimler, beşeri bilimler ile teknoloji– arasında bağlantılar kurma becerisinin yenilikçilik, yaratıcılık ve dehaya giden yolda ne kadar önemli olduğunun en iyi örneğidir.

İşte çok değerli biyografileriyle bildiğimiz Walter Isaacson, şimdi de bu da Vinci’nin hayatını baştan sona izleyen bu şahane biyografisiyle karşımızda.

Başlangıç olarak da Vinci’nin zihnine ışık tutmanın günümüzde de en iyi yolu olan, sanatçının ardında bıraktığı toplamda 7 bin 200 sayfadan oluşan defterlerinden yararlanan Isaacson, daha sonra da Vinci’yi ve sanatını, yaşadığı 15. ve 16. yüzyıl dünyası içinde anlamaya koyuluyor.

  • Künye: Walter Isaacson – Leonardo da Vinci, çeviren: Emre Gözcü, Domingo Kitap, biyografi, 616 sayfa, 2019

Firdevs Candil Erdoğan (haz.) – Leonardo da Vinci (2015)

Rönesans aydını tabirine hakkını veren, hayal gücünün sınır tanımazlığıyla şaşkınlığa uğratan da Leonardo da Vinci’nin hayatı ve eserlerine giriş konusunda iyi bir kaynak.

Zengin görselleriyle de dikkat çeken kitap, da Vinci’nin yaşadığı çağı, sanatının izlediği seyri, sıra dışı dehasını ve farklı alanlarda ortaya koyduğu eserleri aydınlatıyor.

Kitap, Leonardo da Vinci’nin yaşamının yanı sıra, O’nun içinde yaşadığı çağ ile günümüz arasında köprü kuruyor ve okurlarının, da Vinci’nin üretkenliği, dünya görüşü ve eserleri hakkında fikir sahibi olmasını sağlıyor.

Kitap, içerdiği pek çok görselle de dikkat çekiyor.

  • Künye: Firdevs Candil Erdoğan (haz.) – Leonardo da Vinci, Hayalperest Kitap, sanat tarihi, 96 sayfa, 2015

Bruno Nardini – Leonardo da Vinci (2009)

Bruno Nardini asıl ününü, kaleme aldığı Michelangelo ve Leonardo da Vinci’nin yaşamöykülerine borçlu.

Bunlardan biri olan ve ‘Bir Ustanın Portresi’ alt başlıklı elimizdeki eser, da Vinci’nin yaşamı ve yapıtlarını çok yönlü bir biçimde okura sunuyor.

Nardini’nin bakış açısı da Vinci’yi, ‘Kayalıklar Madonnası’ ve ‘Mona Lisa’nın ressamı, doğanın gizini çözmeye çalışan bir Rönesans aydını, su bentleri, köprüler tasarlamış bir mimar ve hep uçmayı hayal etmiş bir çocuk olarak tasvir ediyor.

Leonardo da Vinci’nin renkli kişiliği, Bruno Nardini’nin yetkin üslubuyla karşımızda.

  • Künye: Bruno Nardini – Leonardo da Vinci: Bir Ustanın Portresi, çeviren: Kemal Atakay, Can Yayınları, biyografi, 199 sayfa

Geraldine A. Johnson – Rönesans Sanatı (2013)

 

Oxford Üniversitesi’nde sanat tarihi dersleri veren Geraldine A. Johnson, Rönesans sanatı ve Barok sanat üzerine yaptığı çalışmalarla biliniyor.

Johnson, bu alandan edindiği tecrübeleriyle kaleme aldığı elimizdeki kitabında, Rönesans sanatını önemli isimleri ve karakteristik özellikleriyle, ayrıca dönemin bir panoramasını da çizerek okurlarına tanıtıyor.

Johnson, bir yandan Leonardo da Vinci, Albrecht Dürer, Hans Holbein ve Michelangelo gibi dönemin önemli sanatçılarının eserlerini kapsamlı bir yoruma tabi tutarken, öte yandan o dönemin dünyasında bu yapıtların nasıl algılandığı ve kabul gördüğüyle ilgili özgün analizler de sunuyor.

Rönesans sanatına tarihsel, toplumsal, ekonomik ve kültürel arkaplanından hareketle bakan yazar, dönemin ünlü isim ve eserleri kadar Avrupa’nın farklı bölgelerinden daha az bilinen örnekleri de masaya yatırıyor, bunları birbirleriyle karşılaştırıyor.

Dönemin eser, sanatçı, teknik veya üslup gibi yönlerinin yanı sıra Rönesans sanatının “gözden kaçan” yönlerini de dikkate alarak o zamanın gündelik nesnelerine neden ve nasıl sorularıyla yaklaşıyor.

Konu hakkında kaçırılmaması gereken bir yapıt.

  • Künye: Geraldine A. Johnson – Rönesans Sanatı, çeviren: Füsun Demir, Dost Kitabevi, sanat tarihi, 174 sayfa

Dave DeWitt – Leonardo Da Vinci’nin Sofrası (2012)

  • LEONARDA DA VİNCİ’NİN SOFRASI, Dave DeWitt, çeviren: Çiğdem Tümer, Oğlak Yayınları, yemek, 240 sayfa

 LEONARDO

Dave DeWitt elimizdeki çalışmasında, keyifle okunacak bir İtalyan mutfağı tarihi sunuyor. Leonarda da Vinci’nin defterlerinde yer alan içecek, aşçılık, beslenme, diyet ve yemek pişirmeyle ilgili bilgileri araştıran yazar, 15. ve 16. yüzyıllardaki İtalyan yemek kültürünü, zenginler ve yoksul kesimin neler yediğini aydınlatıyor. da Vinci’nin yanı sıra, ilk modern yemek kitabının yazarı Maestro Martino, Papa V. Pius’un aşçısı Platina ve Fransa Kralı ile evlendikten sonra Fransız mutfağına önemli katkılarda bulunan Catherine de’ Medici gibi karakterlerin de yer aldığı kitapta, o dönemin yemeklerinden kimi tarifler de veriliyor.

Jacob Bronowski ve Bruce Mazlish – Leonardo’dan Hegel’e Batı Düşünce Tarihi (2012)

  • LEONARDO’DAN HEGEL’E BATI DÜŞÜNCE TARİHİ, Jacob Bronowski ve Bruce Mazlish, çeviren: Elvan Özkavruk Adanır, Say Yayınları, tarih, 694 sayfa

 

‘Leonardo’dan Hegel’e Batı Düşünce Tarihi’, Batı’nın Rönesans’tan 19. yüzyılın başlangıcına kadar geçen döneminin düşünsel gelişim sürecini açıklıyor. Kitapta, Batı’nın Ortaçağ’dan silkinişi, muhalif düşüncenin gelişimi ve büyük devrimler çağı, Leonarda da Vinci, Galileo, Rousseau, Adam Smith ve Hegel gibi önemli düşünürlerin fikirleri üzerinden izleniyor. Batı düşünce tarihini dört yüz yıllık bir zaman diliminde izleyen çalışmanın, bu geniş tarihi, siyaset ve felsefe gibi tek bir düşünce alanıyla sınırlı tutmayarak düşünce evreninin başka alanlarını da kapsayacak şekilde irdelemesiyle özgün olduğunu söyleyebiliriz.

Martin Kemp – Leonarda (2007)

  • LEONARDO, Martin Kemp, çeviren: Handan Balkara, Dost Yayınevi, sanat tarihi, 198 sayfa

Sanat tarihi profesörü olan Martin Kemp’in ‘Leonardo’su, Leonardo da Vinci’nin yaşamı ve eserlerini merkeze alıyor. Vinci’nin şaheserlerinden ‘Mona Lisa’ ve ‘Son Akşam Yemeği’yle incelemesine başlayan Kemp, sanatçı ve bilim adamının bilimsel düşüncelerinden zamanının sanat aktörleriyle arasındaki ilişkilere kadar uzanıyor. da Vinci’nin toplamda yirmi bin sayfayı bulan çizimleri üzerine uzun yıllar çalışan Kemp’in eseri, sanatçının taslaklarındaki ayrıntılara yer vermesiyle ilgiye değer. Leonardo’nun sanat ve bilim alanındaki çalışmaları konusunda önde gelen otoritelerden biri olan Kemp’in, bu kitabında çok sayıda yağlıboya resim örneğinin de bulunduğunu belirtelim.