Aristoteles – Retorik Sanatı (2021)

Aristoteles’in ‘Retorik Sanatı’, iki bin yıldan uzun süredir retorik üzerine en iyi eserlerden biri olmaya devam ediyor.

Kitabın bu baskısının özgünlüğü ise, Robert Bartlett’in açıklayıcı yorumu ve notlarıyla yayımlanması.

‘Retorik Sanatı’, retoriğin, yani ikna etme amaçlı konuşmanın teorisini, uygulamasını hatta iletişim fakültelerini şekillendiriyor.

Bu çalışmada Aristoteles retoriğin ne olduğunu, türlerini, ikna yöntemini, biçemi, yani söyleyiş tarzını ve başarılı bir konuşmanın inceliklerini açıklıyor.

İki bin yıl önce Aristoteles, insanları ikna etmenin üç temel yolu olduğunu anlattı: Ethos, Pathos, Logos.

Düşünce tarihinin en önemli filozoflarından biri olan Aristoteles’in yıllara meydan okuyan eseri ‘Retorik Sanatı’, Robert Bartlett’in açıklayıcı yorumu ve notlarıyla yeniden yayımlanıyor.

Kitap boyunca Aristoteles, retoriğin bir sanat olduğunu ve politika için önem arz ettiğini savunsa da yanlış ellerde kullanıldığında insanları kandırma ve yanlış yola sevk etme potansiyeli olduğunun da altını çiziyor.

Boston College’tan Bartlett, ‘Retorik Sanatı’nın okuması kolay yeni bir çevirisini sunduğu gibi, aynı zamanda el yazmalarındaki önemli noktaları da dikkate alarak tarihi, edebi ve orijinal metinde yer alan göndermeleri yorumluyor.

  • Künye: Aristoteles – Retorik Sanatı, çeviren: Ayşe Öztürk, The Kitap Yayınları, felsefe, 344 sayfa, 2021

Herbert Marcuse – Olumsuzlamalar (2020)

Frankfurt Okulu’nun en önemli temsilcilerinden Herbert Marcuse’nin farklı dönemlerde kaleme aldığı usta işi sekiz makale, bu kitapta.

Felsefe tarihinin çok yönlü kavramları ve tartışmalarını kuşatıcı bir biçimde ele alması, tarihsel bir kazı çalışmasıyla yine bu kavramların/tartışmaların izini sürmesi ve bunları kendi çağının problemleriyle ilişkilendirerek hem felsefi hem de politik düzeyde ayrıntılı bir değerlendirmeye tabi tutması ‘Olumsuzlamalar’ın en büyük katkısı.

Marcuse burada, totaliter devlet anlayışının teorik ve tarihsel kökenleri, öz kavramının ontolojik ve epistemolojik belirlenimleri, kültürün olumlayıcı-ideolojik karakteri, felsefe ve eleştirel teori, hedonizm, Max Weber’in çalışmalarında endüstrileşme ve kapitalizm, işçi sınıfının kapitalizmin hedonist metalarıyla nasıl ilişki kurduğu ve ileri endüstri toplumlarında rasyonalite ile saldırganlık arasındaki ilişki gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Buradaki metinlerin çoğu 1930’lu yıllarda yazılmış olsa da, çağımızdaki sorunların kaynağını teşhis etmesiyle güncelliğini halen koruyor.

  • Künye: Herbert Marcuse – Olumsuzlamalar: Eleştirel Teori Denemeleri, çeviren: Akın Karaca, Ayşe Öztürk, F. Betül Tatlı, Ferda Yıldırım, Hatice Turan, Mehmet Çetin ve Tufan Karaağaç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 246 sayfa, 2020

Nicholas O’Shaughnessy – Hitler’i Pazarlamak (2020)

Konu üzerine yapılan pek çok araştırmanın da ortaya koyduğu gibi, Nazizm muazzam propaganda araçlarını kullanarak kitleleri avucuna almıştı.

Nicholas O’Shaughnessy ise, bu propaganda çalışmalarına, tüketici pazarlaması perspektifiyle bakıyor.

Kitap bu yönüyle, Nazizmin iyi yönetilen bir marka olarak nasıl ortaya çıktığını ve diğer yandan da modern pazarlama iletişimi tekniklerinde nasıl öncü rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

Hitler’in propaganda sürecini etkili bir marka pazarlaması olarak değerlendiren O’Shaughnessy, Nazizmin neredeyse her şeyi ikna edici amaçlarla paketleyen bir marka olarak kullanılması olgusunu irdeliyor.

Yazara göre propaganda ve politik pazarlama, Nazi Almanyası’nda yalnızca bir hükümet aracı değil, aslında hükümetin kendisi olarak nasıl var olduğunu gösterme iradesiydi.

Tarihle ilgilenenler kadar, pazarlama tarihi, politik pazarlama ve propaganda gibi konuları merak edenlerin de severek okuyacağı kitap, Adolf Hitler’in yaşayan siyaset tiyatrosunu kullanması ile Nazi yalanları ve gerçekler arasında açık paralellikler ortaya koymasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Nicholas O’Shaughnessy – Hitler’i Pazarlamak: İkna, Sunum ve Propaganda, çeviren: Ayşe Öztürk, The Kitap Yayınları, iş dünyası, 376 sayfa, 2020