Sencer Ayata – Arayan Toplum, Ayrışan Siyaset (2023)

AKP iktidarı nasıl kök saldı, toplumu ve ülkeyi nasıl dönüştürdü?

Sencer Ayata, Erdoğanlı yıllarda otoriterleşme sorunlarını enine boyuna tartışıyor.

Her biri Türkiye’yi ve dünyayı yakından ilgilendiren konuları irdeleyen bu kitaptaki söyleşiler sırasıyla pandemi sonrası dünyayı, yoksulluk ve eşitlik sorununu, Z kuşağını, siyasal ittifaklar, kutuplaşma, sosyal demokrasi, yolsuzluk ve yozlaşma, manevi çöküntü, sosyal sınıflar ve bilgi ekonomisi gibi bugün yoğun olarak tartışılan konuları merkezine alıyor.

Kitap sadece Türkiye merkezli değil, aynı zamanda dünyanın yaşadığı muhtelif sorunları tartışmasıyla da dikkat çekiyor.

2020 yılının Mart ayında T24’ün önerisiyle Metin Kaan Kurtuluş, profesör Sencer Ayata’yla bir söyleşi dizisine başlar: Pandeminin, dünyanın ve Türkiye’deki gelişmelerin değerlendirildiği bu söyleşilerde pandemi sonrası dünya, yoksulluk ve eşitlik, gençlik, siyasal ittifaklar, kutuplaşma, sosyal demokrasi, yolsuzluk ve yozlaşma, sosyal sınıflar gibi başlıklar ele alınacaktır.

Üç yıla yayılan bu söyleşilerin kitaba dönüşmesi esnasında 14 ve 28 Mayıs seçimleri Türkiye gündemine düşünce, seçim sonuçlarını tartışan son bir söyleşi kitaba eklenir…

ODTÜ’de uzun yıllar akademik çalışmaları bulunan, iki dönem parlamentoya giren ve CHP yönetiminde görev üstlenen Türkiye’nin önde gelen sosyologlarından Sencer Ayata’nın güncel siyaset ve toplum yapısı üzerine yaptığı değerli gözlem ve değerlendirmeler, Türkiye’nin dününe, bugününe ve yarınına ışık tutacak nitelikte.

  • Künye: Sencer Ayata – Arayan Toplum, Ayrışan Siyaset: Dünden Yarına Türkiye, söyleşi: Metin Kaan Kurtuluş, Doğan Kitap, söyleşi, 280 sayfa, 2023

Cenk Koçaş – Neden Tüketiyoruz? (2023)

İhtiyacımız olan veya olmayan birçok şey satın alıyoruz.

Bir markayı değil de öbürünü tercih ediyoruz.

Bir ürünü zevkle tüketirken bir diğerinden uzak durmayı seçiyoruz.

Kadınlar ve erkekler, yaşlılar ve gençler, Türkler ve Amerikalılar…

Farklı tüketim alışkanlıklarına, hatta kodlarına sahibiz.

Peki neden?

Neden tüketim kodlarımız bu kadar tahmin edilebilir?

Alışveriş yaparken gerçekten kontrol bizde mi?

Tüketim alışkanlıklarımızda kültürel olduğu kadar birçok genetik faktör de rol oynuyor.

Binlerce yıl öncesindeki atalarımızın hayatta kalma yöntemleri bizim bugünkü seçimlerimizi etkiliyor.

Neyi, neden tükettiğimiz konusunda genetiğimizin, kültürümüzün ve bilinçaltımızın bizi nasıl yönlendirdiğini öğrenmek isteyenler bu kitabı okumalı.

  • Künye: Cenk Koçaş – Neden Tüketiyoruz?: Neyi, Neden Alıyoruz?, Doğan Kitap, inceleme, 408 sayfa, 2023

Özlem Özdemir – Kadınlar Cumhuriyeti (2023)

Cumhuriyet’in 100. Yılı’nda “yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz bir şey var”: Cumhuriyet özgürlük demek; çoğulculuk demek; din ve vicdan özgürlüğü demek; bilim demek, gelecek demek, Aydınlanma demek.

Ama Cumhuriyet en çok da kadın demek.

Dört duvar arasından çıkardığı kadınları hayatla buluşturduğu, ülkenin eşit yurttaşları haline getirdiği ve en çok kadınlar tarafından inatla, dirençle savunulduğu için.

Özlem Özdemir’in, Cumhuriyet’in özgürleştirdiği hayat sayesinde eğitim hakkına kavuşan, iyi bir kısmet ve biçki nakışla sınırlanan varoluşlarını laboratuvarlara, akademi kürsülerine, amfilere, sokağa taşıyan bilim kadınlarının hayat öykülerini yazdığı ‘Kadınlar Cumhuriyeti’, görkemli bir tarihi gerçek anlamıyla kavramak, Cumhuriyet’in 100. yaşını bütün coşkusuyla kutlamak isteyenlerin başucu kitabı olacak.

Burada hikâyeleri anlatılan kadınlar ise şöyle: Dr. Hatice Safiye Ali, Prof. Dr. Remziye Hisar, Prof. Dr. Hatice Kâmile Şevki (Aygün) Mutlu, Sabire (Dalyan) Aydemir, Prof. Dr. Hatice Nüzhet (Toydemir) Gökdoğan, Sabiha Rıfat (Ecebilgen) Gürayman, Prof. Dr. Belkıs (Antel) Özdoğan, Dr. Pakize (İzzet) Tarzi, Fatma Hikmet İşmen, Prof. Dr. Fatma Selma Soysal, Prof. Dr. Dilhan (Ege) Ezer Eryurt ve Prof. Dr. Türkan Saylan.

  • Künye: Özlem Özdemir – Kadınlar Cumhuriyeti: Bilimin Öncü Kadınları, Doğan Kitap, bilim, 200 sayfa, 2023

Selçuk Şirin – Ya Adalet Ya Sefalet (2023)

 

Şimdi umutsuzluğa teslim olma zamanı değil!

Bizi buraya ne coğrafya ne de “kader” getirdi.

Bizi buraya geçmişteki tercihlerimiz getirdi.

Şimdi Türkiye’nin önünde bir yol ayrımı var.

Ya sefalette ısrar edeceğiz ya da yeni bir hikâye yazmak için yola çıkacağız. Tercih bizim.

Hem iyi bir araştırmacı hem de en karmaşık meseleleri herkese anlatabilecek kadar güçlü bir yazar olan Selçuk Şirin, “Ümitsiz olsam iki yılımı bu kitaba vermezdim” diyor.

Şirin bu çalışmasında, Türkiye’nin acilen çözülmesi gereken 7 temel meselesini verilerle ve yaşanmış gerçek insan hikâyeleriyle ortaya koyuyor, her bir soruna tarihimizden ve dünyadan iyi örneklerle somut çözümler sunuyor.

Şirin, bu 7 temel sorunu şöyle sıralıyor: istihdam, barınma, sağlık, eğitim, çevre, toplumsal güven ve yaşam kalitesi.

Okudukça Türkiye’ye bakışınız değişecek, kendinizi daha umutlu ve güçlü hissedeceksiniz.

Çünkü değişim ümit etmekle başlar.

Kitap, Türkiye’nin daha saygın bir noktaya ulaşması için önemli ipuçları taşıyor.

‘Ya Adalet Ya Sefalet’, rakamlar, bilimsel kaynaklar ve yaşayanların kendi tecrübeleri ile bezenmiş çok önemli bir eser.

  • Künye: Selçuk Şirin – Ya Adalet Ya Sefalet: Daha Yaşanır Bir Türkiye İçin 7 Mesele 7 Reçete, Doğan Kitap, inceleme, 240 sayfa, 2023

Hacer Foggo – Askıda Hayatlar (2022)

Yokluğun öyküsü, yok oluşun, bitişin, her gün yeniden tükenişin öyküsüdür.

Hacer Foggo bu çarpıcı çalışmasında, yokluğa ve yoksulluğa kilitlenen, yokluk ve varlık arasında görünmeyenlerin öykülerini anlatıyor.

Yıllardır yoksulların, kentsel dönüşümle yerlerinden edilenlerin yanında yer alan Foggo, ‘Askıda Hayatlar’da Türkiye’nin görünmeyen yüzünü gösteriyor, duyulmayan sesini duyuruyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Derin yoksulluk aynı zamanda bir sosyal dışlanma sorunu. Susan Sontag’ın ‘Başkalarının Acısına Bakmak’ adlı kitabında söylediği gibi, ‘gerçekliğin, seyirlik bir manzaraya dönüşmesi’ hali bütün bu yaşananlar. Patates, soğan kuyruğu, ekmek kuyruğu ve sonunda da yokluk/yoksunluk, sizi ‘Askıda ne var?’ arayışına kadar götürüyor.

Askıda geçen hayatların karşısında bir çözüm, bir politika üretmesini beklediklerimiz, duymak istediğimiz politikalar yerine, derinleşen yoksulluğun bir ‘güvenlik’, bir ‘vatan savunması’ sorunu olduğunu söyleyerek ve herkesin de böyle düşünmesini isteyerek yoksullar üzerinde baskı kuruyorlar. Hatta o kadar ileri gidiliyor ki kendileri yoksulluk yaşamasa da yoksulluk içinde yaşayanlar için ‘menüler’, ‘küçük porsiyonlar’, ‘yarım simitler’ öneriyorlar. Bütün bunlar işe yaramadığında da ‘İş beğenmiyorlar’ diye suçluyorlar.”

  • Künye: Hacer Foggo – Askıda Hayatlar: Yoksulluk Günlükleri, Doğan Kitap, inceleme, 216 sayfa, 2022

Veysel Ulusoy – Ekonominin Pusulası (2022)

Ekonominin pusulası bir kez şaştığında, bugün yakından deneyimlediğimiz gibi bizim hayatımız da cehenneme döner.

Kamuoyuna açıkladığı gerçek ekonomik ve toplumsal verilerle gündem yaratan ENAG’ın kurucularından olan Veysel Ulusoy, ekonominin verili sorunları hakkında aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

Ulusoy, enflasyon, ekonomik büyüme, işgücü piyasası ve verimlilik gibi ekonomik değerlere farklı açılardan baktığı; bunları makro ve mikroekonomik düzeyde ayrıntılarıyla ve uluslararası karşılaştırmalı analizlerle tartıştığı bu kitapta ekonominin şaşan pusulasına yeni bir yön öneriyor.

Bu rehber nitelikteki kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Fiyatların oluşumu, ev halkı ve üreticilerin davranışlarıyla nasıl değişir?
  • Fakirleştiren büyüme ve kırılgan beşli: Türkiye’nin konumu.
  • Kalkınma ve büyümenin dayanılmaz hafifliği. Ne kadar kalkınıyor ve büyüyoruz?
  • Neden durmadan borçlanıyoruz, bu durumdan çıkmanın yolları nedir?
  • Dövizle yatırım yapılır mı?
  • Gençlik ve gençlerin istihdamı: Kalkınmanın temel anahtarı.
  • Ekonomide temel göstergelerin açığa çıkardığı gerçekler?

Ulusoy burada, öncelikle ekonomide piyasa kavramını açıklayarak değişik özellikleri ve onların toplumsal refahı artırmadaki önemini irdeliyor, ardından ekonomiyi yapısal özelliklerine göre analiz ediyor ve sorunlara çözüm yolları sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Ekonominin pusulası şaştığında toplumun geleceği hakkında sorular, sorgulamalar ve tartışmalar daha da artar. Öyle ki, bu tartışmalar sokağın her alanına, kahvehane köşelerine, yüksek binalardaki çalışma alanlarına ve sosyal medyadaki mecralara kadar taşınır ve zamanla derinleşerek bazen de faydalı teorilere dönüşür.”

  • Künye: Veysel Ulusoy – Ekonominin Pusulası, Doğan Kitap, iktisat, 280 sayfa, 2022

Harrod Buhner – Bitkilerin Gizli Öğretileri (2022)

“Doğa’nın bilgi sisteminde, büyük bir bilgelik şehri kurmaya yetecek kadar çok bina olduğunu da gördüm.”

Doğayla kuracağımız sağlıklı bağ, manevi açıdan bizi besler, dünyaya bakışımızı köklü biçimde dönüştürür.

Harrod Buhner bu kitabında, doğanın bilgisini, bitkilerin tıbbi kullanımları ve dünyayla daha derin bir ilişki içinde olmanın meziyetlerini anlatıyor.

Yazar burada, Doğa’nın mekanik bir yapısı olduğuna dair ısrarıyla tanımlanan, çok belirgin bir kavrama ve algı biçiminin içine gömülmüş Batı kültürünün karşısına, bütüncül, sezgisel ve derinlemesine algı olarak tanımlanabilecek başka bir düşünme ve duygulanma biçimine dayalı kadim bilgeliği koyuyor.

‘Bitkilerin Gizli Öğretileri’, bu kadim bilgi toplama biçiminin nasıl ortaya çıktığını ve hem genel hem de spesifik alanlarda nasıl kullanılabileceğini anlatıyor.

Buhner’e göre bu yöntem, bitkilerin tıbbi kullanımlarının keşfedilmesinden hasar görmüş bir organ sisteminin canlı gerçekliğine, çiftçilik faaliyetlerinden mantar miselleri ağaçlar arasındaki karşılıklı ilişkiye, balinaların zekâsından ekosistemlerin, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu yapısına kadar her şeye uygulanabilir.

  • Künye: Harrod Buhner – Bitkilerin Gizli Öğretileri: Doğanın Doğrudan Algılanmasında Kalbin Zekâsı, çeviren: Özge Onan, Doğan Kitap, inceleme, 408 sayfa, 2022

Naomi Klein – Yanıyoruz (2021)

Yaşadığımız ekolojik krizde aslan payı olan gelişmiş ülkeler sorunun çözümü için kılını bile kıpırdatmıyor.

Naomi Klein, dört bir yanı sarmış bu yangını çok geç kalmadan nasıl söndürebileceğimizi tartışıyor.

‘Yanıyoruz’, Klein’in iklim değişikliği konusunda son yıllarda yayımlanmış yazılarını ve yaptığı konuşmaları bir araya getiriyor.

Klein kitabında, meselenin önemini bir kez daha yüksek sesle dillendiriyor, tabloda payı olan gelişmiş ülkelere, Yeşil Yeni Düzen ve benzeri anlamlı politikaları bir an önce hayata geçirmeleri için çağrıda bulunuyor.

  • Künye: Naomi Klein – Yanıyoruz: Yeşil Yeni Düzen Üzerine (Ateşli) Fikirler, çeviren: Elif Sema Mutlu, Doğan Kitap, ekoloji, 352 sayfa, 2021

Selen Baranoğlu – Sınırları Aşmak (2021)

Tükettikçe mutsuzlaşıyoruz…

Yalnız kendimizi değil, doğayı ve canlıları da yok ediyoruz.

Selen Baranoğlu, bu önemli çalışmasında, günümüzün en tehlikeli hastalığı haline geldiğini söylediği her yönüyle tüketim hastalığını anlatıyor.

‘Sınırları Aşmak’, aşırı tüketim hastalığının teşhis ve tedavi yöntemlerini sunuyor, hem bireysel hem küresel anlamda iyileşmenin reçetesini veriyor.

Tüketim hastalığının çağımızın vebası olduğunu belirten Baranoğlu, tüketim hastalığının kökenlerini inceliyor, tüketimin tarihine göz atıyor, geçmişten bugüne, tüketim kavramı ve alışkanlıklarının insanlıkla beraber nasıl evrimleştiğini, bu evrimin nedenlerini açıklıyor.

Yazar ardından da tüketim hastalığının bireysel ve küresel belirtilerini ve ondan sonra da hastalığın nasıl tedavi edileceğini anlatıyor.

  • Künye: Selen Baranoğlu – Sınırları Aşmak, Doğan Kitap, inceleme, 192 sayfa, 2021

Ece Güner Toprak – Başarabiliriz: Demokratik Bir Anayasa Önerisi (2021)

“Türk tipi” başkanlık sistemi, bu ülkeye yarar getirmekten ziyade büyük zararlar verdi.

Hukukçu Ece Güner Toprak ise, daha 2017 referandumundan önce Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı toplumu ilk uyaranlardan olmuştu.

Toprak’ın elimizdeki kitabı ‘Başarabiliriz’ ise, her seviyeden okurun rahatça anlayabileceği; somut, sade ve anlaşılır demokratik bir yeni anayasa önerisi sunuyor.

Türkiye, yeni anayasa kabul edildiğinden bu yana büyük sorunlarla boğuşuyor.

Ülke; ekonomi, demokrasi, adalet, devletin kurumsal yapısı gibi pek çok alanda ağır bir krizin içinde debelenip duruyor.

Toprak’ın çalışması, bir alternatif var mı diye merak edenlere, güçlü bir alternatif sunuyor ve hukukun iyileşmesiyle ekonominin de iyileşeceğini belirtiyor.

Kitap, somut, gerçekçi, ayrıntılı, demokratik bir anayasa reformu önerisi, güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisi sunarak 21. yüzyılı yakalayabilen, Cumhuriyetin ilkeleriyle uyumlu bir vizyon ve kilit yapısal reform önerileri barındırıyor.

  • Künye: Ece Güner Toprak – Başarabiliriz: Demokratik Bir Anayasa Önerisi, Doğan Kitap, hukuk, 640 sayfa, 2021