Robert H. Lavenda ve Emily A. Schultz – Kültürel Antropoloji (2018)

Alanın tanınan isimlerinden Robert Lavenda ve Emily Schultz imzalı bu nitelikli eser, sosyal bilimler, özellikle de antropoloji ve sosyoloji hakkında bir temel kaynak oluşuyla önemli.

Toplamda 12 bölümden ve bir ek bölümden oluşan bu kapsamlı çalışma,

  • Antropolojinin alt dalları,
  • Modernizm, postmodernizm ve sonrasında antropolojinin dönüşümü,
  • Ahlâk antropolojisi,
  • yüzyıl başlarında ırkçılık karşısında kültür,
  • Kültürün evrimi,
  • Kültür ve simgecilik,
  • Küresel dünyada kültür kavramının dönüşümü,
  • Anlam yaratma ve dil,
  • Dil, kültür ve toplum,
  • Dillerarası etkileşim ve değişim,
  • Anlam yaratma ve sanat,
  • Dünya görüşü ve din,
  • Sekülerizm, köktendincilik ve yeni dini akımlar,
  • Toplumsal örgütlenmenin boyutları,
  • Kast, sınıf, ırk ve etnik köken,
  • Cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsellik,
  • yüzyılda cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve feminizm,
  • Siyasal antropoloji,
  • Sömürgeciliğin kültürel mirası,
  • Sömürgecilik sonrası dünyada sosyokültürel değişim,
  • Küresel kapitalist ekonomide rahatsızlık ve sağlık,
  • Ve bunun gibi pek çok konu irdeleniyor.

Kitabın sonunda verilen etnografya metinlerini yazmak ve okumak konusundaki ek bölüm ise, saha çalışması yapıp metin yazacak veya etnografi metinleri okuyacak kişiler için bir rehber niteliğinde.

Kitabın, Türkiye’deki antropoloji çalışmalarına özgün bir katkı sunacağını söylemeliyiz.

  • Künye: Robert H. Lavenda ve Emily A. Schultz – Kültürel Antropoloji: Temel Kavramlar, çeviren: Dilek İşler ve Onur Hayırlı, Doğu Batı Yayınları, antropoloji, 364 sayfa, 2018

James George Frazer – Ateşin Kökenine Dair Mitler (2018)

Ateşin icadı, insanlık tarihine yön verdi.

Kuşkusuz ateş olmasaydı, medeniyet asla ilerleyemezdi.

Ateş tarihin katalizörü olduğu kadar, ortaya çıktığı andan başlayarak tek tek insanların hayatlarında da olağanüstü dönüşümler yarattı.

Onu şimdi büyük oranda ehlileştirdik, fakat çok eski zamanlardaki insanlar için ateş heyecan verici, hatta oldukça korkutucuydu.

İşte antropoloji alanındaki öncü çalışmalarıyla bilinen James George Frazer, şimdi bizi ateşin ilk ortaya çıktığı zamanlara ve bunlarla ilgili mitlere götürüyor.

İlkel doğa felsefesinde yürütülen mantığın kusursuz olduğunu belirten Frazer, dünyanın dört bir yanından insan, hayvan ve doğa gözlemleriyle harmanlanan sayısız mit sunuyor.

Ateşin insanlık tarihindeki çarpıcı etkilerini görmek açısından bu mitlerin muhteşem bir fırsat olduğunu söylemeliyiz.

Kitaptan bir alıntı:

“Her gün bazı erkekler, kadınlar ve çocuklar göğe tırmanırlar ve yeniden ağacın dallarını kullanarak geri inerlermiş. Bir gün yukarı doğru tırmanırlarken Kakan adlı yaşlı bir şahin bir çubuğu diğerinin üzerinde hızla döndürerek ateş yakmanın yolunu bulmuş. Fakat bu kuş ile beyaz bir şahinin arasındaki sürtüşmeden ötürü tüm bölgeyi ateş sarmış ve ne yazık ki çam ağacı yanmış; bu yüzden yukarı çıkan insanlar yeniden yeryüzüne dönememiş ve bu hadiseden sonra gökyüzünde kalmışlar. Yukarıda kalan insanların kafalarında, dirseklerinde, dizlerinde ve diğer eklem yerlerinde kristaller oluşmuş; geceleri bu kristaller parlıyormuş. Bu parıltılar aslında bizlerin yıldız olarak adlandırdığı şeylermiş.”

  • Künye: James George Frazer – Ateşin Kökenine Dair Mitler, çeviren: Deniz Uludağ, Doğu Batı Yayınları, antropoloji, 289 sayfa, 2018

Jacques Le Goff – Ortaçağ Tüccarları ve Bankerleri (2018)

Jacques Le Goff, zihniyetler tarihi, tarihsel antropoloji, maddi uygarlık ve halk kültürü alanında Ortaçağ dönemine ilişkin yaptığı muazzam çalışmalarıyla Annales Okulu’nun dünya çapındaki sınırlarını genişletmiş isimlerdendir.

Bu kitap ise, kendisinin uzun dönemli çalışmalarının şüphesiz en iyi ürünlerinden biridir.

Le Goff burada, 11. ve 13. yüzyıllar arasında, Avrupa Ortaçağ tarihinde sıra dışı ticari bir devrime imza atmış büyük tüccar ve bankacıları anlatıyor.

Hem dönemin tüccar ve bankerlerini hem de bu aktörlerin ortaya koyduğu ticari potansiyelin Floransa, Rouen, Brugge, Cenova ve Amiens’te yarattığı dönüşümü kapsamlı bir bakışla ortaya koyan Le Goff, yalnızca dönemin ticari gelişimini değil, aynı zamanda bu ticaretin toplumların zihinsel ve kültürel algılarının dönüşümünü nasıl etkilediğini de gözler önüne seriyor.

Dönemin öne çıkmış kişi ve hanedanlarının hikâyeleriyle de zenginleşen kitap, bilhassa Avrupa’da erken kapitalizm gelişimine daha yakından bakmak isteyenler için altın değerinde bir kaynak.

  • Künye: Jacques Le Goff – Ortaçağ Tüccarları ve Bankerleri, çeviren: Oğuz Adanır, Doğu Batı Yayınları, tarih, 152 sayfa, 2018

Kemal Aytaç – Avrupa Eğitim Tarihi (2009)

Kemal Aytaç, kapsamlı çalışması ‘Avrupa Eğitim Tarihi’nde, Avrupa eğitim düşüncesinin Antik Çağ’dan 19. yüzyılın sonlarına kadarki safhalarını irdeliyor.

Söz konusu devirlerin ana eğitim akımları ile bunların başlıca temsilcilerine yer veren Aytaç, ele aldığı eğitim anlayışlarını da bağıntılı oldukları düşünce akımları içinde tanıtıyor.

Eğitim tarihinin, Avrupa düşünce tarihiyle ilişkisi ekseninde tanıtılmasının, eserin konuya getirdiği asıl özgünlük olduğunu söylemeliyiz.

Konuya dair genel ve bütünlüklü bir fikir sunan çalışma, eğitimin tek bir boyutunun olmadığını ve birbirini besleyen birçok aşamadan geçerek günümüze geldiğini gösteriyor.

  • Künye: Kemal Aytaç – Avrupa Eğitim Tarihi, Doğu Batı Yayınları, tarih, 303 sayfa

Spinoza – Politik İnceleme (2018)

‘Politik İnceleme’ (Tractatus Theologico-Politicus), Spinoza’nın yaşarken yayınlandığını göremediği, 1670 yılında Amsterdam’da imzasız olarak yayınlanan, kendisinin kaleme aldığı son yapıtıdır.

Spinoza bu eserinde, monarşik, aristokratik ve demokratik devletleri yeniden yorumlayarak “en iyi yönetim biçimi nedir?” sorusuna yanıt arıyor.

Düşünür bunu yaparken de, doğal hak, egemen güçlerin hakkı, kamu işleri, bir devlet için mümkün en iyi durum, monarşi, aristokrasi ve demokrasi konu ve kavramlarını derinlemesine tartışıyor.

Spinoza için devletin amacı, insandır ve devlet dediğimiz yapı da, işlerini yurttaşlardan gizli saklı yürütmemelidir.

Zira devlet yönetiminin kayıtsız şartsız biçimde yöneticilere emanet edilmesi, özgürlük açısından son derece tehlikelidir ve hem devlete hem de yurttaşlara yapılacak asıl kötülük de budur.

  • Künye: Spinoza – Politik İnceleme, çeviren: Murat Erşen, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 156 sayfa, 2018

Ludwig Wittgenstein – Defterler, 1914-1916 (2017)

Ludwig Wittgenstein’ın defterleri, kendisinin kült eseri ‘Tractatus Logico Philosophicus’un ön hazırlığı hakkında birçok ipucu barındırmasıyla büyük önem arz ediyor.

Witgenstein’ın defter tutma alışkanlığı henüz küçük yaşlarında başlamıştı.

Düşünür, odaklandığı konuları önce sistemsiz bir şekilde cebinde taşıdığı küçük defterine not alır, ardından bunları daha kapsamlı paragraflar haline getirip büyük bir deftere kaydederdi.

‘Tractatus’ da Wittgenstein’ın bu aşamalı çalışma sürecinin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştı.

Wittgenstein her ne kadar ‘Tractatus’un önsözünde “burada bildirilen düşüncelerin doğruluğu bana sorgu-sual edilemez ve kesin-kes görünüyor” dese de, kendisinin 1914-1916 arasında yazdığı elimizdeki bu defterlerde, aslında Witgenstein’ın ‘Tractatus’taki düşüncelerinde önceden kimi şüpheler ve akıl yürütmelerinde kimi çatışkılara sahip olduğunu gösteriyor.

Defterlerin bir diğer önemli katkısı da, ‘Tractatus’ta ele alınan konuların daha uzun ve ayrıntılı hallerini barındırması.

  • Künye: Ludwig Wittgenstein – Defterler, 1914-1916, çeviren: Ali Utku, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2017

Julien Benda – Aydınların İhaneti (2017)

Aydın nedir?

Aydının hakikatle ilişkisi nasıl olmalıdır?

Aydın, iktidarın muhalif görünen sözcüsü müdür?

Aydın, ait olduğu grubun ve cemaatin çıkarlarını mı gözetir?

Julien Benda’nın bizde 3. baskısına ulaşan bu kitabı, Batı’da aydınlar hakkında yapılmış ilk kapsamlı eleştirilerden.

Yukarıdaki sorulara yanıt arayan Benda’nın burada tanımladığı şekliyle aydın, maddi kazançla ilgilenmez, kişisel çıkarını gözetmez, siyasi iktidarlara yaranmaz, güçlünün yanında değil zayıfın yanında saf tutar, kralın soytarılığına soyunmaz.

Entelektüelin en başta siyaset karşısında ilkesiz davranmaması gerektiğini belirten Benda, tarihin nasıl büyük aydın ihanetlerine sahne olduğunu örnekler üzerinden gözler önüne seriyor.

Yazar, aydınları zayıflayan hakikat ve vicdan duygularına dönüp bakmaya, çarmıha gerilme riskine girmek pahasına onurlarına sahip çıkmaya davet ediyor.

  • Künye: Julien Benda – Aydınların İhaneti, çeviren: Cem Soydemir, Doğu Batı Yayınları, siyaset, 189 sayfa

Kolektif – Şerif Mardin Okumaları (2008)

Sosyolog ve tarihçi Şerif Mardin son zamanlarda, özellikle basının çok ilgisini çeken “mahalle baskısı” teorisiyle Türkiye’nin gündemine gelmişti.

Oysa Mardin’in bu kuram dışında, merkez-çevre ilişkileri, ideolojiler, din sosyolojisi, Yeni Osmanlılar, Jön Türkler, Türk modernleşmesi, kültür ve kimlik sorunları, hatta Türk edebiyatı konulu çalışmaları da bulunuyor.

Editörlüğünü Taşkın Takış’ın üstlendiği ‘Şerif Mardin Okumaları’, Mardin’in düşünce dünyasına odaklanan muhtelif yazılardan oluşuyor.

Bu yazılarda, Mardin’in sivil toplum, Türkiye’de din, din sosyolojisi, siyaset ve sosyal bilimler alanlarındaki düşünceleri ayrıntılı bir bakışla değerlendiriliyor.

  • Künye: Kolektif – Şerif Mardin Okumaları, editör: Taşkın Takış, Doğu Batı Yayınları, sosyoloji, 315 sayfa

Şerif Mardin (ed.) – Orta Doğu’da Kültürel Geçişler (2007)

  • ORTA DOĞU’DA KÜLTÜREL GEÇİŞLER, editör: Şerif Mardin, çeviren: Birgül Koçak, Doğu-Batı Yayınları, sosyoloji, 308 sayfa

ortadoguda-kulturel-gecisler

Editörlüğünü Şerif Mardin’in üstlendiği ‘Orta Doğu’da Kültürel Geçişler’ isimli bu çalışma, Orta Doğu’nun kültürel yapısını analiz eden sosyolojik yazılardan oluşuyor. Kitapta, Said Emir Ercümend, Samir Khalaf, Richard K. Khuri, Fedwa Malti-Douglas, Shahrough Akhavi, Michael E. Meeker, Şerif Mardin, Sabri Sayarı, Irene Markoff ve son olarak da Mehrzad Boroujerdi’nin konuyla ilgili birer yazısı bulunuyor. Kitap, şimdiye kadar üzerinde fazlaca durulmamış bir kültürel coğrafyanın düşünsel haritasına odaklanmasıyla önemli bir eksiği kapatıyor.

Ku Hung-Ming – Çin Halkının Zihniyeti (2013)

  • ÇİN HALKININ ZİHNİYETİ, Ku Hung-Ming, çeviren: Hanife Güven, Doğu Batı Yayınları, kültür, 158 sayfa

CIN

Çinli bir anne ile Portekizli bir babanın oğlu olan Ku Hung-Ming, eğitimini Avrupa’da almış. Yazarın, 1915’te kaleme aldığı bu  kitap, Çin halkı ve kültürü konusunda önemli ayrıntılar sunuyor. Yazar, kitabının ilk bölümünde Çin insanını, Çin kadınını ve Çin dilini anlatıyor. Kitabının ikinci bölümünde, Batılı yazarların Çin kültürüyle ilgili yanlış veya eksik saptamalarını ortaya koyan Hung-Ming, devamında da Çin uygarlığının diğer dünya medeniyetlerinin feyz alabileceği ne gibi olumlu niteliklere sahip olduğunu, dünyayı bekleyen savaşların aşılması konusunda Çin uygarlık değerlerine nasıl başvurulabileceğini irdeliyor.