Brian Greene – Evrenin Zarafeti (2008)

Brian Greene burada, evreni açıklamaya çalışan nihai kuramlardan bir seçki sunuyor.

Greene’nin çalışması, fizik alanında ön cephelerdeki araştırmalardan doğan bu dikkat çekici kuramları anlatırken, geniş bir kesimini, özellikle de matematik ve fizik eğitimi görmemiş okurları gözetmesiyle öne çıkıyor diyebiliriz.

Kitap, Einstein ve Heisenberg’den bu yana fizik alanında kaydedilen büyük başarıları açıklıyor ve onların keşiflerinin, çağımızın atılımları için nasıl büyük imkânlar sunduğunu gösteriyor.

Greene, teknik dilden ve denklemlerden olabildiğince kaçınarak, okura, bilim insanlarının mevcut kozmos kavrayışına nasıl ulaştığını anlatıyor.

  • Künye: Brian Greene – Evrenin Zarafeti, çeviren: Ebru Kılıç, TÜBİTAK Yayınları, bilim, 523 sayfa

Andrew Wilson – Patricia Highsmith: Güzel Gölge (2008)

Gazeteci Andrew Wilson ilk kitabı ‘Patricia Highsmith: Güzel Gölge’de, cinayet romanlarının ünlü ismi ve özellikle de yarattığı psikopat karakteri Tom Ripley’le ünlenmiş Patricia Highsmith’in hayatını anlatıyor.

Wilson kitabında, Highsmith’in doğumundan 1995’teki ölümüne uzanan hayatını anlatırken, yazarın kaleminin beslendiği kaynakları ve hayatında iz etmiş edebi eserleri de derli toplu bir şekilde okura sunuyor.

Kitabın bu yönüyle, bir biyografi eseri olmasının ötesinde, çerçevesi edebiyatla kurulmuş, keyifle okunacak bir çalışma olduğunu söylemekte fayda var.

Çalışma, kitapları birçok filme de konu olmuş bu önemli yazarın dünyasını keşfetmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Andrew Wilson – Patricia Highsmith: Güzel Gölge, çeviren: Ebru Kılıç, Everest Yayınları, biyografi, 698 sayfa

Brian Barry – Sosyal Adalet Neden Önemlidir? (2017)

Avrupa’da bir zamanlar görkemli günlerini yaşayan refah devletleri bir bir ortadan kalktı.

Şimdi hiçbirinin esamisi okunmuyor.

Bunun bir sonucu olarak sosyal adalet sorunu gün geçtikçe daha yakıcı bir hal aldı.

İşte bu kitap, yalnızca sosyal adalet sorununu saptamakla kalmıyor, aynı zamanda bu sorunun çözümü için oldukça somut önerilerde bulunuyor.

Örneğin Brian Barry, servet ve gelir eşitsizliğini dar bir aralıkta sabitlersek en azından eğitim ve sağlık gibi alanlarda eşitliğin sağlanabileceğini belirtiyor.

Kitapta sosyal adaletin temelleri, sosyal adalet mekanizması, fırsat eşitliği, eğitim, sağlık, meritokrasi, bilimin kötüye kullanılması, kişisel sorumluluk kültü ve eşitsizliğin yarattığı patolojiler gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

  • Künye: Brian Barry – Sosyal Adalet Neden Önemlidir?, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 322 sayfa

Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi (2017)

Ekolojik yıkımı telafi etmek için, özel mülkiyetin tümüyle aşıldığı yepyeni bir hukuk sistemi inşa etmemiz mi gerekiyor?

Fizikçi Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, modernist yaklaşımın doğaya ve insana mekanikçi bir gözle yaklaştığını, şimdiye kadarki bütün tasarılarını böyle inşa ettiğini ve doğaya saygılı bir ilkeler bütününün, ancak bu mekanikçi görüşün aşılmasıyla mümkün olabileceğini düşünüyor.

Yazarlar,

  • Doğa kanunları ile hukukun antikçağdan bu yana süren birlikteliğinin bize ne gibi açılımlar sunabileceği,
  • Bilim ve hukuk arasındaki ilişkilerin nasıl yeniden tanzim edilebileceği,
  • Modernitenin mekanikçi mirasının nasıl mekanikçi bir bilim ve mekanikçi bir hukuk inşa ettiği,
  • Ve bütün bu olumsuzluklara karşı nasıl bir eko-hukuksal devrim yaratılabileceği gibi konuları tartışıyor.

Kitap, okurunu, toplumun gücünü artıracak, aynı zamanda devletler ile şirketlerin bugünkü sınır tanımaz güçlerini kısıtlayacak, ekolojik ilkeler ışığında yeniden oluşturulmuş bir düzen üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 251 sayfa

Stephen Jay Gould – İnsanın Yanlış Ölçümü (2014)

Stephen Jay Gould ‘İnsanın Yanlış Ölçümü’nde, biyolojik belirlenimciliğin meşruiyetini bozmaya önemli bir katkı sunuyor, tanınmış kimi bilim adamlarının ırkçılıklarını ve sahtekârlıklarını gözler önüne seriyor.

Biyolojik belirlenimciliğin başlıca teması olan, tekil bir nicelik olarak zekânın ölçülmesiyle bireylere ve gruplara değer atfedilebileceği iddiasını tartışan Gould, maharetli bir dedektifin sahip olacağı titizlik ve dikkatle, aralarında kranyometri (kafatasının ölçümü) gibi ırkçılığa varabilen kimi uygulamalar da olmak üzere, belirlenimci argümanların hem bilimsel zaaflarını hem siyasi bağlamlarını gösteriyor.

  • Künye: Stephen Jay Gould – İnsanın Yanlış Ölçümü, çeviren: Ebru Kılıç, Versus Kitap, biyoloji, 444 sayfa

Peter Fleming – Çalışmanın Mitolojisi (2017)

İnsanlığın geneline hiçbir faydası dokunmadığı, hatta çoğunluğun zararına olduğu halde, kapitalizm neden varlığını sürdürebiliyor? Bunu sağlayan dinamikler neler?

Hakikaten iddia edildiği gibi, yaşamak için bu kadar insafsızca çalışmak zorunda mıyız?

‘Çalışmanın Mitolojisi’, tam da bu sorulara yanıt verdiği için değerli.

İşletme ve toplum profesörü Peter Fleming, kapitalizmin ideolojik dokunulmazlığının başlıca nedeninin, çalışmanın hâlâ hayatta kalmayla ve sözüm ona zorunluluklarla karıştırılması olduğunu, bunun da neoliberal kurnazlıkla tasarlanmış bir yanıltmaca olduğuna inanıyor.

Kapitalizmin neoliberal dalavereler sayesinde fazla mesai, vardiyalı çalışma ve esnek çalışma gibi dayatmalarla kendini yeniden ve yeniden ürettiğini belirten Fleming, buna karşı yeni bir çalışma perspektifi geliştirmemiz gerektiğini söylüyor.

Yazarın da söylediği gibi, aslında her şeyin başı direniş!

İşte kitap da, bu direniş olanaklarını gözler önüne sermesiyle önem kazanıyor diyebiliriz.

Pekâlâ, insan onuruna yaraşır ücretler alabilir, devlete ve şirketlere karşı haklarımızı savunabileceğimiz güçlü örgütlenmeler yaratabilir, haftada en fazla 3 gün ve azami 20 saat çalışabiliriz.

İşin en güzel tarafı ise, bunlardan hiçbirinin ütopya olmaması. Fleming’in eseri de bunun mümkün olduğunu ispatlamasıyla önemli.

  • Künye: Peter Fleming – Çalışmanın Mitolojisi, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 263 sayfa

John Julius Norwich – Dört Hükümdar (2017)

  • DÖRT HÜKÜMDAR, John Julius Norwich, çeviren: Ebru Kılıç, Hep Kitap, tarih, 240 sayfa

‘Bizans’ isimli üç ciltlik bir çalışması bulunan John Julius Norwich, dünyanın önde gelen tarihçileri arasında yer alıyor. Yazar bu ilgi çekici çalışmasında da, dünya tarihine yön vermiş 16. yüzyıldan dört hükümdarın hayatını, zengin ayrıntılar eşliğinde anlatıyor. Bu dört isim şöyle: Fransız Rönesansı’na büyük katkılarda bulunduğu gibi Protestanlara yönelik acımasızlığıyla da bilinen I. François; Anglikan Kilisesi’ni kurmasıyla olduğu kadar skandal evlilikleriyle de hatırlanan VIII. Henry; Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nun başında yer alan ve kendi isteğiyle tahtı bırakan ender krallardan V. Karl ve Avrupa’nın Suleiman the Magnificent dediği, Osmanlı’yı Avrupa’da da önemli bir güç haline getiren Kanuni Sultan Süleyman… Kitap, bu dört önemli ismin hayatlarını, çalışmalarını ve etkilerini kapsamlı bir şekilde anlattığı gibi, 16. yüzyılın siyasi bir panoramasını çizmesiyle de aydınlatıcı bir okuma vaat ediyor.

Richard M. Restak – Akıl Kullanma Kılavuzu (2014)

  • AKIL KULLANIM KILAVUZU, Richard M. Restak, çeviren: Ebru Kılıç, Aylak Kitap, bilim, 218 sayfa

akil

Nöroloji uzmanı Richard M. Restak, aklın ne olduğu ve nasıl işlediği konusunda açıklayıcı bilgiler sunuyor; akılla ilgili büyük soruların yanıtını veriyor. En son bilimsel araştırmaların verilerine dayanan kitapta, insan beyninin gelişimi, süper beynin mümkün olup olmadığı, beyinde kimlik ve farkındalık meseleleri, insan beynini diğer canlıların beyinlerinden ayıran farklar, beyindeki temel kimlik problemleri, düşünme faaliyetinin gerçekleşmesi, bilgilerin beyinde yer edişi, kızgınlık ve sükûnet gibi duyguların beyinde ifade edilişi ve beynimizin gelecekte nasıl beceriler edinebileceği konuları tartışılıyor.