Emre Şan’ın ‘İmaj Üzerine’ adlı kitabı, çağımızın görsel taşkınlığını felsefi bir soruya dönüştürüyor: “İmaj, sadece gördüğümüz bir şey midir, yoksa görme biçimimizin kendisi mi?” Yazar, dijital çağda algoritmaların ürettiği sayısız görselin, artık yalnızca dünyayı temsil etmediğini, dünyayı algılama biçimimizi biçimlendirdiğini gösteriyor. Bu bağlamda imaj, estetik bir nesne olmaktan çıkıp bilişsel, kültürel ve varoluşsal bir olgu haline gelmiş durumda.
Kitap üç ana bölümde bu karmaşık ilişkiyi açımlıyor. İlk bölüm olan “İmaj ve Teknoloji”, fotoğraf, sinema, televizyon, sosyal medya ve yapay zekânın imaj üretim biçimlerini inceliyor. Şan, teknik imajların gerçekliği kaydetmek yerine onu yeniden kuran araçlara dönüştüğünü, bu yüzden görsel deneyimin giderek daha sentetik hale geldiğini tartışıyor.
İkinci bölüm “İmaj ve Logos İlişkisi”, görsel olan ile düşünsel olan arasındaki gerilime odaklanıyor. Burada “imajın eksikliği” kavramı öne çıkıyor: hiçbir imaj, temsil ettiği şeyi tam olarak göstermez; her imaj, bir boşluk ve suskunluk alanı taşır. Bu eksiklik, görsel düşünmenin temel dinamiğidir. Aynı zamanda “imajın okunurluğu” üzerine tartışma, imajların nasıl bir dil kurduğunu, bu dilin sözcüklerden nasıl farklılaştığını ele alıyor.
Üçüncü bölüm “İmajlarla Düşünmek”, imajın fazlalığı ve taşkınlığı kavramlarıyla düşünsel ufku genişletiyor. Fazlalık, yalnızca görsel bombardımanı değil, imajların kendi varlık gücünü, yani anlamdan taşan etkilerini ifade ediyor. Şan burada fenomenolojiden yola çıkarak, imajın ne eksiklik ne de fazlalıkla tanımlanabileceğini, onun özünün deneyimle paylaşılan bir ara-alanda yattığını savunuyor.
‘İmaj Üzerine’, görsel kültürün yüzeyselliğine kapılmadan, imajı düşüncenin asli bir biçimi olarak kavrayan, disiplinlerarası bir felsefi sorgulama sunuyor.
- Künye: Emre Şan – İmaj Üzerine, Akademim Yayıncılık, felsefe, 192 sayfa, 2025




