Kolektif – Natüralizm ya da Yitirirken Doğayı Hatırlamak (2021)

 

Natüralizm, resmi felsefenin görmezden geldiği akımlardan.

Doğanın büyük yıkımdan geçtiği bugünlerde yeniden dikkatleri üzerine çekmeye başladı.

İşte bu nitelikle derleme de, farklı alanlardan gelen uzmanlar Natüralizmin ilk çağlardan bugüne uzanan hikâyesine dikkatimizi çekiyor.

Felsefeciler, hukukçular, siyaset bilimciler ve tarihçilerin katkıda bulunduğu çalışma, resmî felsefe tarihinin gölgesinde kalmış Natüralizmin M.Ö. birinci yüzyıldan günümüze uzanan gelişimini izliyor.

Gerçeğin bilgisini yalnızca Doğa’da aradıkları için yok sayılmış, bazıları sapkınlıkla suçlanmış, hatta yok edilmiş düşünürleri gün yüzüne çıkarıyor.

Doğa’nın elimizden kayıp gitmekte olduğu bir çağda, bizleri onun hakkında kapsamlı bir şekilde yeniden düşünmeye davet ediyor.

Fakat bu sefer başka türlü: Doğa’nın mahvında pay sahibi olan eril hâkim söylemi dinleyerek değil, fikirlerin yeraltı akıntılarını izleyerek, bir karşı-düşünce hattının denenmemiş yollarından giderek.

Derlemede fikirleri ele alının düşünürler ve yazarlar şöyle:

Lucretius (Thomas Nail); Plinius (M. İbrahim Ertuğrul); Hallacı Mansur (Önder Kulak); İbn Rüşd (Diego Tatián); Marguerite Porete (Eylem Canaslan); Isotta Nogarola (Saadet Yediç); José de Acosta (Cansu Muratoğlu); Giordano Bruno (Fırat İlim); Cesare Vanini (Cemal Bâli Akal); Pierre Gassendi (Baver Demircan); Nicolas Steno (Maxime Rovère); J. O. de La Mettrie (Kağan Kahveci); Olympe de Gouges (Eylem Yolsal-Murteza); Beşir Fuad (Fatma Gül Karagöz); Constance Naden (Özgür Şahin); Willard Van O. Quine (Erhan Demircioğlu) ve Arne Næss (Gaye Çankaya Eksen).

  • Künye: Kolektif – Natüralizm ya da Yitirirken Doğayı Hatırlamak, editör: Eylem Canaslan ve Cemal Bâli Akal, Dost Kitabevi, felsefe, 482 sayfa, 2021

Frances Yates – Giordano Bruno ve Hermetik Gelenek (2021)

Hermetizmin tarihi ve hermetizmin Giordano Bruno ile Rönesans düşüncesi üzerindeki etkisini irdeleyen çok önemli bir araştırma.

Rönesans araştırmaları, Warburg tarihi, 16. yüzyıl tiyatrosu, Batı ezoterizmi ve okültizmi üzerine yaptığı özgün incelemelerle bildiğimiz Frances Yates, hermetizmin yanı sıra Orta Çağ’dan gelen mistisizm, sihir ve gnostisizm hakkındaki ufuk açıcı saptamalarıyla da dikkat çeken bu çalışması ile Rönesans tarih yazımını dönüştürdü.

Kitap, özellikle Giordano Bruno hermetik gelenek içinde tartışması ve bunun yanı sıra 16. yüzyıl düşüncesinin sağlam bir fotoğrafını çekmesiyle dikkat çekiyor.

Yates’e göre, Bruno, evrenin sonsuz olduğu ve evrende dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğu yönündeki fikirlerinden ziyade hermetik geleneği benimsediği için yakılmıştı.

  • Künye: Frances Yates – Giordano Bruno ve Hermetik Gelenek, çeviren: Ayşe Deniz Temiz, Say Yayınları, felsefe, 632 sayfa, 2021

Costica Bradatan – Fikirler İçin Ölmek (2018)

Bir kişinin fikirleri uğruna ölmesi için nasıl bir filozof olması gerekir?

Tarih boyunca iktidarların gadrine uğramış tüm filozofların ortak noktası, felsefenin her şeyin ötesinde gerçeğe uygulanan bir şey olduğu fikrine duydukları derin sadakattir.

Buna çok sayıda örnek verebiliriz, ama en bilinenleri şöyle:

  • Sokrates, MÖ 399 yılında mahkeme tarafından ölüme mahkûm edilmesinin üzerine zehir içerek hayatını kaybetti.
  • İskenderiyeli pagan bir kadın filozof olan Hypatia MS 415 yılında şehrin patriği Cyril tarafından tahrik edilen Hıristiyan güruh tarafından işkence edilerek katledildi.
  • Sör Thomas More, 1535 yılında “krala ihanetten” suçlu bulunduktan sonra Londra Kulesi’nde kafası kesilerek idam edildi.
  • Giordano Bruno Katolik kilisesine bağlı engizisyon mahkemesi tarafından ölüme mahkûm edilmesinin ardından 1600 yılında Roma’da yakılarak idam edildi…

Costica Bradatan’ın bu önemli çalışması, felsefelerini reddedip sağ kalmak yerine felsefelerine bağlı kalıp ölmeyi tercih eden filozoflar üzerinden felsefenin ne olduğu hakkında zengin bir tartışma yürütüyor.

Yazar ilkin, fenomenolojik açıdan, “bir amaç uğruna ölmenin” ne demek olduğunu ve “bir amaç uğruna ölen” birinin bizde yarattığı karmaşık duyguları irdeliyor.

Bradatan devamında, sosyolojik bir bakış açısıyla, filozofun ölümünü, René Girard’ın kurban teorisi bağlamında tartışıyor.

Bradatan devamında da, filozofun ölümü ile entelektüel ve felsefi geleneklerin kuruluşu arasında nasıl bir ilişki olduğuna odaklanıyor.

‘Fikirleri İçin Ölmek’, aydınlatıcı, ufuk açıcı bir çalışma.

  • Künye: Costica Bradatan – Fikirler İçin Ölmek: Filozofların Tehlikeli Hayatları, çeviren: Kübra Oğuz, Can Yayınları, felsefe, 296 sayfa