Gürdal Aksoy – Dersim (2016)

Dersim bağlamında, Ermenilerin Alevi Kürt kültürü üzerindeki etkileri ve devamlılığını inceleyen, alana dair öncü bir çalışma.

Dersim’de Ermeni etkileri ve etnik kaynaşma, bölgede Türkleşen ve Kürtleşen Ermeniler, Alevilik ile Ermeni Hıristiyanlığı arasındaki ilişki ve Ermenilerin Dersim’de tarihsel sürekliliği gibi pek çok ilgi çekici konu, bu kitapta.

  • Künye: Gürdal Aksoy – Dersim, İletişim Yayınları

Mesut Yeğen, Uğraş Ulaş Tol ve Mehmet Ali Çalışkan – Kürtler Ne İstiyor? (2016)

Anketler ve mülakatlarla zenginleşen, Kürtlerin toplumsal ve siyasi dünyasına dair güncel pek çok veri barındıran önemli bir çalışma.

Kürtlerin çok partili dönemdeki siyasi tercihlerinden Kürtlerdeki Şafii, Hanefi, Alevi gibi farklı kimliklerin bu tercihleri nasıl belirlediğine birçok sorunun yanıtı, bu kitapta.

  • Künye: Mesut Yeğen, Uğraş Ulaş Tol ve Mehmet Ali Çalışkan – Kürtler Ne İstiyor?: Kürdistan’da Etnik Kimlik, Dindarlık, Sınıf ve Seçimler, İletişim Yayınları

Murat Kılıç – “Allah, Vatan, Soy, Milli Mukaddesat” (2016)

1951 yılında çeşitli milliyetçi derneklerin bir araya gelmesiyle kurulan ve 1953’te kapatılan Türkiye Milliyetçiler Derneği’nin (TMD) iki yıllık ömrünün bir incelemesi.

Derneğin fikri arka planı, kuruluşu, faaliyetleri ve derneğin kapatılmasına giden süreç konularını işleyen kitap, Türk sağının kapsamlı bir fotoğrafını da çekmekte.

  • Künye: Murat Kılıç – “Allah, Vatan, Soy, Milli Mukaddesat”, İletişim Yayınları

İştar Gözaydın – Diyanet (2020)

Kendisini laik olarak tanımlayan herhangi bir ülkede, laikliğe en büyük aykırılık Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum yaratmaktı.

Bu yönüyle kurum, doğal olarak, ilk zamanlarından bu yana, din-devlet ilişkileri ve laiklik tartışmalarının odağında yer almakta.

Diyanet, devletin dine, dinin toplumsal rolüne ve örgütlenmesine müdahale etme isteğinin somutlaşmış halidir.

Bu kurum, hem devletin beklentilerine hem de toplumsal ihtiyaçlara cevap vermek ve bu cevapların laiklikle ilgili tartışmalarda dengeyi bozmasına engel olmak üzere faaliyet gösterir.

Öte yandan yalnızca ibadet, dinselliğin gündelik hayat içerisindeki düzeni değil, bilakis ilahiyat da Diyanet’in görev alanında sayılır.

İşte İştar Gözaydın’ın güncellenmiş bir baskıyla raflardaki yerini alan bu önemli incelemesi, kurumun tarihi, hukuki düzeni, örgütlenmesi, bütçesi, kadrosu ve organizasyon şemalarını ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Gözaydın’ın çalışması, bununla da yetinmeyerek din-devlet ilişkisi bağlamında siyasal tartışmalara da pek çok kez konu olmuş bu organizasyonu, Türkiye tarihindeki laiklik tartışmalarıyla da örtüşen bir perspektiften irdeliyor.

  • Künye: İştar Gözaydın – Diyanet: Türkiye Cumhuriyeti’nde Dinin Tanzimi, İletişim Yayınları, din, 432 sayfa, 2020

Deniz Parlak – Laikleşme Sürecinde Camiler (2020)

Camiler İslam’ın yüzyıllara dayanan kadim mekânlarıdır.

Türkiye’de camiler ise, laikleşme tartışmalarının hep en önemli başlıklarından biri olageldi.

Deniz Parlak’ın bu ilgi çekici çalışması da, Osmanlı’dan devralınan dinî bir mirasla İslâm’ı sahiplenen yeni devletin laiklik siyasetini, camilerin geçirdiği dönüşüm ekseninde ortaya koyuyor.

Camileri tarihsel süreçte şekillendiren şartları çözümleyerek, Türkiye’de laikliğin oluşum sürecindeki makro siyasetin nasıl şekillendiğini gözler önüne seren çalışma, camileri, personel yapısından kurumsal şekillenmesine, Ramazan ayındaki kullanımından devlet kadrosunca ziyaretlerine, siyasetçilerin camileri konu edinen demeçlerinin içeriğinden vaazların içeriğine, Türkçe ezan tartışmalarından dinî öğretime kadar geniş bir çerçevede ele alıyor.

Parlak ayrıca, laiklik siyasetinin ulus-devletin erken dönemlerinden itibaren tüm siyasal ve toplumsal dokuya nüfuz ettiği kabul edilmekle birlikte, bilhassa bahsi geçen dönemde dinin özel alana itilmek istendiği ve bireysel alana hapsedildiği tezlerine eleştirel yaklaşıyor.

Yazar bu tezini de, camilerin toplumsal iktidar ilişkilerindeki rolü bağlamında, erken Cumhuriyet döneminden çok partili hayata geçişte ana paradigma olan laiklik siyasetinin dönüşümünü analiz ederek ispatlamaya koyuluyor.

  • Künye: Deniz Parlak – Laikleşme Sürecinde Camiler: Geç Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet’e, İletişim Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2020

Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil! (2016)

Laz toplumu üzerinden müzik ile etnisite bağlantısını toplumsal eksenine oturtarak inceleyen nitelikli bir çalışma.

Kimliğin içinde bulunduğu şartlara göre sürekli olarak yeniden ve yeniden tanımlandığını gözler önüne seren kitap, çağdaş Laz kimliğinin arka planını, Laz müziğinin geleneksel bağlamını ve popüler temsilini irdeliyor.

  • Künye: Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil!, İletişim Yayınları

Yasin Duman – Rojava (2016)

Kürtlerin Rojava’daki uzun süren mücadele pratiğini yansıtan önemli bir çalışma.

Alan araştırmalarıyla zenginleşen kitap, özellikle Suriye’de Kürtlerin öncülüğünde kurulan Efrîn, Kobanî ve Cezire kantonlarındaki özerk yönetimlerin günümüzde Ortadoğu’da yaşanan etnik ve dini çatışmalara ne gibi çözümler sunduğu üzerine derinlemesine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Yasin Duman – Rojava: Bir Demokratik Özerklik Deneyimi, İletişim Yayınları

Su Erol – Mazlum ve Makul (2016)

İstanbul’da yaşayan Süryanilerin dünyasına dair bilinmeyenler, bu kitabın konusu.

Süryani Ortodoksların etno-dinsel kimlik inşasının tarihsel sürecini irdeleyerek başlayan kitap, İstanbul’a yapılan iç göç bağlamında Süryani göçünü, Süryani kimliğinin şehirdeki maddi ve sembolik görünümlerini, Müslüman ve gayrimüslim topluluklar ile evlilik ve sosyal ilişkilerini irdeliyor.

  • Künye: Su Erol – Mazlum ve Makul, İletişim Yayınları

Mehmet Eroğlu – Edebi Aforizmalar (2016)

Mehmet Eroğlu’nun, romanlarındaki aforizma niteliğinde cümlelerinden yaptığı bir derleme.

Edebiyat-sanat, aşk, kadın ve erkek, cinsellik, ölüm, özgürlük, bellek, vicdan, erdem, kötülük, dostluk gibi temalar barındıran aforizmalar, yazarın dünyasına başka bir pencereden bakmamıza fırsat tanıyor.

Eroğlu’yla yapılmış uzun bir söyleşi de, kitabın bir hediyesi.

  • Künye: Mehmet Eroğlu – Edebi Aforizmalar, İletişim Yayınları

Arzu Yılmaz – Atruş’tan Maxmur’a (2016)

Kürtlerin mültecilik deneyiminin dinamiklerini araştıran ve Kürtlerin bu mültecilik sürecinin, onların toplumsal ve siyasal kimliklerini yeniden inşa etme sürecine nasıl etki ettiğini gözler önüne seren bir çalışma.

Türkiye’de terörle mücadele ve zorunlu göç, Kürt sorunu ve uluslararası toplum ve mülteci öznelerin ortaya çıkışı konularında bir başucu kitabı.

  • Künye: Arzu Yılmaz – Atruş’tan Maxmur’a: Kürt Mülteciler ve Kimliğin Yeniden İnşası, İletişim Yayınları