Kolektif – Başka Bir Dünyadan Şarkılar (2022)

‘Başka Bir Dünyadan Şarkılar: Sinema ve Türkiye Sosyolojisi’, iki kitaptan oluşan bir film çalışmaları derlemesinin ikinci kitabı.

İlk kitap, ‘Hayatın Taklidi Dünyanın Derdi: Film Çalışmalarında Güncel Yaklaşımlar’dı.

Bu kitaplar, doktora tezi, verdiği dersler, kitap, makale ve çevirileriyle film çalışmalarının ve akademik sinema eğitiminin Türkiye üniversitelerindeki öncü ismi Nilgün Abisel’e armağan olarak tasarlandı.

‘Başka Bir Dünyadan Şarkılar’, doktora tezinden başlayarak Abisel’in çalışmalarında ağırlıklı bir yeri bulunan Türkiye sinemasına odaklanıyor.

Bu çerçevede kitaptaki yazılar, çeşitli konuları (filmler, yönetmenler, dönemler, vd.) güncel yaklaşımlar üzerinden yenilikçi bir bakışla ele alıyor.

Böylece ‘Başka Bir Dünyadan Şarkılar’, tarihten estetiğe, çevre, yaşlı bakımı ve demokrasi gibi başlıklardan sinema eğitimine, ele aldıkları meseleler açısından çeşitlilik içeren yazılar aracılığıyla, yerli sinema üzerine ilginç bir toplam sunuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Nezih Erdoğan, Rukiye Karadoğan, Kurtuluş Kayalı, Ahmet Gürata, Pembe Behçetoğulları, Funda Şenol Cantek, Ali Karadoğan, Levent Köker, Uygur Kocabaşoğlu, Aysun Akan, Murat İri, Emrah Özen ve Nejat Ulusay.

  • Künye: Kolektif – Başka Bir Dünyadan Şarkılar: Sinema ve Türkiye Sosyolojisi (Nilgün Abisel’e Armağan 2), derleyen: Nejat Ulusay, Umut Tümay Arslan, Ali Karadoğan ve Pembe Behçetoğulları, Dipnot Yayınları, sinema, 248 sayfa, 2022

Edward Hallett Carr – Sovyetler’de Fetret Devri (2022)

Lenin’in yavaş yavaş iktidarını kaybettiği, Stalin’in önlenemez bir şekilde yükseldiği sürecin muazzam bir tasviri.

Büyük tarihçi Edward Hallett Carr, büyük dönüşümler yaratan Sovyetler’deki Fetret devrini kuşatıcı bir bakışla inceliyor.

Sovyetler’deki iç savaştan sonra Lenin’in yavaş yavaş iktidarını kaybetmesi, Stalin’in ise aynı şekilde güç kazanmasıyla başlayan bir dönem, Sovyetler’de Fetret Devri.

Carr, Lenin’in ölümüyle sonlanan bu kitapta, bu dönemi adım adım izliyor.

Ekonomik krizlerden, bilhassa tanınma hususunda diğer ülkelerle ilişkilere, Almanya’daki devrim potansiyelinin gerçekleştirilmesi için çalışmalardan, içerideki iktidar mücadelesine ve parti içi muhalefetin susturulma çabalarına dek uzanan bir perspektifte Sovyetler’deki dönüşümü takip ediyor.

Troçki’yle Stalin’in çatışmalarını ele almanın yanı sıra, nihayetinde Stalin’in nasıl yavaş ama kararlı bir biçimde iktidara geldiğini anlatıyor; Stalin ve Lenin’in siyasi görüşlerindeki farklılıkların altını çiziyor.

Birçok kaynaktan ve arşiv kayıtlarından yararlanan Carr, usta tarihçiliğiyle Sovyetler’in bir dönemine ışık tutuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Lenin’in son hastalığının son ayları ve ölümünden sonraki ilk haftalar, 1923 Mart-1924 Mayıs aralığı, –Sovyet işlerinde bir ateşkes ya da interregnum olarak– tartışmalı kararlardan elden geldiğince kaçınıldığı ya da askıda bırakıldığı bir tür ara dönem olarak şekillenir: [Bolşevik Devrimi üzerine hazırlanan kapsayıcı çalışmanın] yeni planında bu dönem, şimdi Sovyetler’de Fetret Devri 1923-1924 adı altında yayımlanan ayrı bir cilt oluşturuyor.”

  • Künye: Edward Hallett Carr – Sovyetler’de Fetret Devri (1923-1924), çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, tarih, 428 sayfa, 2022

E. P. Thompson – Tarih Yapmak (2020)

İngiliz Marksist tarihçilerin en karizmatik üyesi olan Edward Palmer Thompson, 20. yüzyılda yetişmiş en büyük tarihçilerden biridir.

Thompson’un makaleleri ve konuşmalarını bir araya getiren ‘Tarih Yapmak’ adlı bu kitabı ise, kendi tarihçiliğine dair fikirlerini ayrıntılı bir şekilde paylaştığı ve bu yönüyle eşsiz diyebileceğimiz bir çalışmadır.

Yazar ölmeden kısa bir süre önce hazırladığı kitabında, tarihe bakış açısını, ilgilendiği meseleleri, tartıştığı kişileri, çalıştığı şahsiyetleri, araştırdığı konuları bizimle paylaşıyor.

Kitabı, genel okuyucunun yanı sıra, Thompson’ın çalışmalarına merak duyanlar için iyi bir giriş kitabı olarak da öneriyoruz.

  • Künye: E. P. Thompson – Tarih Yapmak: Tarih ve Kültür Üzerine Yazılar, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 376 sayfa, 2020

Simon Jenkins – İngiltere’nin Kısa Tarihi (2020)

İngiltere tarihi, zaferleri ve felaketleriyle istikrarlı bir şekilde, dünya üzerindeki ülkelerin tarihlerinin en maceralılarındandır.

Simon Jenkins’in bu güzel çalışması da, İngiltere’nin doğuşundan Fatih William’a, Magna Carta’dan Yüz Yıl Savaşları’na, Güller Savaşı’ndan Tudor hanedanına, Reformasyon çağından Edwardlar dönemine, Thatcherizm’den bugüne, İngiltere’nin dört dörtlük bir tarihini sunuyor.

Kitap, tarihin muhtemelen en şatafatlı geçmişine sahip bir ulusun kökenlerine inmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Simon Jenkins – İngiltere’nin Kısa Tarihi, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, tarih, 360 sayfa, 2020

Uygur Kocabaşoğlu – “Hürriyet”i Beklerken (2010)

Uygur Kocabaşoğlu ‘”Hürriyet”i Beklerken’de, içlerinde Tanin, Meşveret, İkdam, Şuray-ı Ümmet gibi yayın organlarının bulunduğu İkinci Meşrutiyet döneminin basınını, onun kimi başat özelliklerini ve etkili olmuş aktörlerini inceliyor.

Kocabaşoğlu, dönem basınının kronolojik bir tarihini vermekle yetinmeyerek, İkinci Meşrutiyet’in toplumsal ve siyasal ortamının kendine has özellikleriyle basın özgürlüğü arasındaki ilişkiyi bütünlüklü bir bakışla analiz ediyor.

Çalışma, 31 Mart ve ardından biçimlenen İttihad ve Terakki iktidarı tarafından sonlandırılan İkinci Meşrutiyet’in özgür ortamında, basının ne denli önemli bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Uygur Kocabaşoğlu – “Hürriyet”İ Beklerken, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 186 sayfa

Edward Hallett Carr – Karl Marx (2010)

Edward Hallett Carr, bizde de iyi tanınan 20. yüzyılın en önde gelen tarihçilerindendir.

Carr’ın on dört ciltten oluşan 1917 sonrası Rusya siyasî tarihini ele alan dev eserinin yanı sıra, Dostoyevski, Karl Marx ve Mikhail Bakunin gibi ünlü isimler üzerine yazdığı biyografileri de bulunuyor.

İşte bu nitelikli biyografilerden olan elimizdeki çalışma, Marx’a dair pekçok bilgi aktarması, Marx’ın çoğu kez haklı olduğu “huysuz yanını” sergilemesi ve ayrıca zevkle okunan bir eser olmasıyla önemli.

“Marx hakkında biyografi yazan hiç kimse Marksizmi görmezlikten gelemez.” diyen Carr, ele aldığı portrenin hakkını vererek, Marx’ın hayatı ve kişiliği ile yaşadığı dönemdeki olaylar arasındaki bağlantıları hassas bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Edward Hallett Carr – Karl Marx, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, biyografi, 367 sayfa

Uygur Kocabaşoğlu ve Aysun Akan – Mütareke ve Milli Mücadele Basını (2019)

Sabah’tan İkdam’a, Tanin’den Yeni Gazete ve Vakit’e; Abdullah Cevdet’ten Ahmed Ağaoğlu’na, Ahmed Emin Yalman’dan Yunus Nadi ve Zekeriya Sertel’e, Mütareke ve Milli Mücadele dönemi basın kuruluşları ve önde gelen gazetecileri hakkında arşivlik bir eser.

Uygur Kocabaşoğlu ve Aysun Akan’ın yaklaşık 730 sayfayı bulan bu oylumlu kitabı, bu alanda şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde.

Kitap, o dönemlerdeki gazete ve dergilerin niteliklerini, toplumsal ve siyasi gelişmelerin basın dünyasına nasıl yansıdığını, basındaki örgütlenmelerin nasıl olduğunu, basın emekçilerinin içinde bulundukları koşulları ve basın-yayın kuruluşlarının ekonomi politiğini çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitabın devamında ise, o dönemin gazete sahipleri, başyazarları, yazarları, çizerleri, muhabirleri, yöneticileri ve diğer çalışanlarının portrelerine yer veriliyor.

Çok sayıda görsel malzemeyle de zenginleşmiş kitabın, bütün bu yönleriyle, bu alanda araştırma yapacak kişilere çokça faydalı olacağını söylemeliyiz.

  • Künye: Uygur Kocabaşoğlu ve Aysun Akan – Mütareke ve Milli Mücadele Basını: Direniş ile Teslimiyetin Sözcüleri ve “Mahşer”in 100 Atlısı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 728 sayfa, 2019

Julián Casanova – İspanya İç Savaşı’nın Kısa Tarihi (2015)

Hizipler arasındaki çatışmalarla derinden bölünmüş İspanya, Temmuz 1936’da büyük bir iç savaşa yuvarlandı.

Julián Casanova’nın kitabı, Cumhuriyet fikri etrafında örgütlenen siyasi kanatlardan anarşist hareketin toplumda büyük destek kazanışına ve bütün bir iç savaşın faşizmle sonuçlanmasına sürecin kapsamlı bir hikâyesini sunuyor.

Kitapta, İspanya’da Monarşi’den Cumhuriyet’e geçişte yaşanan çatışmalar, bu çatışmanın büyük bir iç savaşa dönüşmesi, savaşın uluslararası bir boyut kazanması ve faşistlerin sosyalistlere karşı savaşı kazanmalarıyla birlikte İspanya’da faşizmin ve militarizmin yükselişi ve bunun gibi pek çok konu ele alınıyor.

İspanya İç Savaşı hakkında derli toplu bir kaynak arayanlar, bu kitabı kaçırmasın deriz.

  • Künye: Julián Casanova – İspanya İç Savaşı’nın Kısa Tarihi, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, tarih, 254 sayfa, 2015

Raymond Williams – Kültür ve Toplum: 1780-1950 (2017)

Raymond Williams’ın ilk baskısı 1958’de yapılan ‘Kültür ve Toplum’u, kültürel çalışmalar disiplinini başlatmış öncü bir eser olarak kabul ediliyor.

Williams’ın buradaki temel tezi, kültür fikrinin ve bu sözcüğün genel modern kullanımlarının, İngiliz düşünce hayatına Sanayi Devrimi diye nitelenen dönemde girmiş olduğu şeklinde özetlenebilir.

Çalışma, bunun nasıl ve neden gerçekleştiğini gösterme ve kültür fikrinin izini günümüze kadar sürme çabasının ürünü.

Dolayısıyla kitap, 18. yüzyılın sonlarından itibaren İngiliz toplumunda yaşanan değişimlere düşünce ve duygu dünyasında verilen tepkilerin bir açıklaması ve yorumu olarak okunmalı.

Williams kültür fikrinin izini sürerken de Edmund Burke, Robert Southey ve Robert Owen’dan başlayarak John Stuart Mill, William Morris, Thomas Carlyle, Bernard Shaw, D. H. Lawrence, Oscar Wilde, T. S. Eliot ve George Orwell’a uzanıyor.

Kitap ayrıca, Marksizm ve kültür ilişkisini tartışmasıyla da önemli.

  • Künye: Raymond Williams – Kültür ve Toplum: 1780-1950, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, kültür, 501 sayfa

Perry Anderson – Antikiteden Feodalizme Geçişler (2017)

  • ANTİKİTEDEN FEODALİZME GEÇİŞLER, Perry Anderson, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, tarih, 336 sayfa

İngiliz Yeni Sol’u içerisindeki önemli simalardan biri olarak uzun yıllardır New Left Review’un editörlüğünü yürüten Perry Anderson, elimizdeki ufuk açıcı çalışmasında, klasik antikitenin siyasal ve toplumsal dünyasını, oradan Orta Çağ dünyasına geçişin doğasını ve Avrupa’da bunun sonucu olarak ortaya çıkıp gelişen feodalizmin yapısını ve evrimini keşfe koyuluyor. Bu bağlamda Akdeniz ve Avrupa’daki bölgesel farklılıkları kapsamlı bir şekilde karşılaştıran Anderson, mutlakıyeti, feodalizm ve antikite arka planına göre yeniden tartışıyor. Çalışma özellikle, feodalizm öncesi siyasal, toplumsal, iktisadi ve sınıfsal yapıları tarihsel bir perspektifle inceleyerek Avrupa deneyiminin özgünlüğünü gözler önüne sermesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor.