Orhan Keskintaş – Adalet, Ahlâk ve Nizam: Osmanlı Siyasetnameleri (2017)

Osmanlı’da siyasi ve toplumsal benliğin kuruluşunda siyasetnamelerin önemli bir payı var.

Orhan Keskintaş da bu önemli çalışmasında, siyasetnamelerin ana teması olan adalet, ahlâk ve düzen kavramlarının tarihsel, sosyal ve kültürel yapı içinde oynadığı rolleri açıklığa kavuşturuyor, aynı zamanda siyasetnamelerin Osmanlı kurumlarının oluşumu ve işleyişindeki önemlerini de analiz ediyor.

Kitapta,

  • Siyasetnamelere kaynaklık eden İslam’ın adalet, ahlâk ve nizam anlayışının kökenleri,
  • Siyasetnamelerin altyapısını oluşturan metafizik yapı,
  • Osmanlı siyasetnamelerinin konu, biçim ve sınıfsal özellikleri,
  • Osmanlı siyasetnamelerinde adalet, ahlâk ve düşüncesinin beslendiği ana kaynaklar,
  • Ve Batı ve İslam dünyasındaki devlet kavramları arasındaki farklılıklar gibi, birçok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Çalışma, yalnızca siyasetnamelerdeki adalet, ahlâk ve nizam kavramlarını betimlemiyor, aynı zamanda onların Osmanlı’daki toplumsal ve siyasal süreçler açısından işlevlerini ve toplumun kendini düşünüş biçimine katkılarını da yorumluyor.

  • Künye: Orhan Keskintaş – Adalet, Ahlâk ve Nizam: Osmanlı Siyasetnameleri, İletişim Yayınları, tarih, 344 sayfa, 2017

Cengiz Aktar – Ademimerkeziyet Elkitabı (2014)

Ademimerkeziyetin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve bugüne uzanan hikâyesi.

Kitabın asıl katkısı ise, Avrupa’da deneyimlenmiş ademimerkezi örneklerden ve bu konuda yürütülen tartışmalardan yola çıkarak, ademimerkeziyetin Kürt sorunu başta olmak üzere tüm Türkiye’de merkezin vesayetini kırmak anlamında ne gibi olanaklar sunabileceğini irdelemesi.

  • Künye: Cengiz Aktar – Ademimerkeziyet Elkitabı, İletişim Yayınları

Jale Parla – Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram (2017)

Jale Parla, Türkiye’de karşılaştırmalı edebiyat denince ilk akla gelen isimlerden.

Daha önce yayımlanan ‘Don Kişot’tan Bugüne Roman’ adlı ufuk açıcı çalışmasında da gördüğümüz gibi, kendisinin çalışmalarında Cervantes’in ölümsüz eseri Don Kişot da önemli yer tutuyor.

Henüz asistanken Don Kişot’u derslerinde okutmaya başlayan Parla, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi’yle Bilgi Üniversitesi’nde de bu derslerini devam ettirdi.

Üst üste koyunca, bu tamı tamına kırk beş yıla tekabül ediyor.

Parla’dan öğrendiğimiz gibi, Don Kişot öyle güçlü bir romandır ki, onu her okuyuşunuzda bambaşka duraklara ve sorulara ulaşabiliriz.

Yazar elimizdeki kitabında ise, Don Kişot’u merkeze alarak romanın doğuş sürecini tartışıyor.

Parla buradan yola çıkıyor ve,

  • Don Kişot’un metinsel, bağlamsal ve teorik arka planı,
  • Cervantes’in roman tekniği,
  • Roman ve hakikatin temsili,
  • Yazar ve yazarlık,
  • Romanda gerçeklik ve yanılsama,
  • Yazarın dünya ve edebiyat görüşünün romana nasıl yansıdığı,
  • Ve roman kuramının Don Kişot’a neden merkezi bir önem verdiği gibi konulara uzanarak okuruna farklı ve zengin yollar, açılımlar sunuyor.

Çalışma, okurunu Don Kişot üzerine düşündürmeye davet etmekle yetinmiyor, aynı zamanda bir romanı nasıl okuyacağımız ve roman okumanın farklı yolları hakkında ipuçları da sunuyor.

  • Künye: Jale Parla – Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 168 sayfa, 2017

Sevilay Kaygalak – Kapitalizmin Taşrası (2008)

Sevilay Kaygalak ‘Kapitalizmin Taşrası’nda, 16. yüzyıldan 19. yüzyıla, Bursa’da kaydedilen kapitalist ilişki biçimlerinin şehir ve şehrin sosyal hayatındaki etkisini inceliyor.

Kaygalak kitabının ilk bölümünde, kapitalizm ve kentsel değişime; ikinci bölümde, Osmanlı toplumsal yaşamındaki değişimlerin kentlere etkilerine odaklanılıyor.

Çalışmanın üçüncü bölümünde, bir Osmanlı Anadolu kenti olan Bursa’nın demografik özellikleri ve ipek, ham ipek üretimi yoluyla yarattığı yerel ekonomisi anlatılıyor.

Kaygalak, kitabının son bölümünde de, 19. yüzyılda Bursa’daki değişimin sosyo-ekonomik ve mekânsal boyutlarını, bu sürecin kapitalist niteliğini ortaya koyarak analiz ediyor.

  • Künye: Sevilay Kaygalak – Kapitalizmin Taşrası, İletişim Yayınları, inceleme, 242 sayfa

Susann Sitzler – Kardeşler: Hayatımızın En Uzun İlişkisi (2017)

Kardeşi olanlar şanslıdır. Zira onlar, toplumsallaşmanın ilk adımlarını daha dışarıya çıkmadan deneyimler.

Bu kitabın yazarı gazeteci Susann Sitzler’in de bir öz, iki üvey ve üç yarı kardeşten oluşan kalabalık bir ailesi var.

Dolayısıyla kendisinin, kardeşliğin nasıl zengin bir potansiyele sahip olduğu hakkında söyleyeceği çok şeyi var.

  • Kardeş nedir?
  • Kardeşler birbirlerinden ne zaman rahatsız olurlar?
  • Kardeşlerden nasıl kurtulunur?
  • Kardeşler nereden edinilir?
  • İnsanın kardeşinin olması neden iyidir?

Sitzler, yukarıdaki sorulara yanıt verirken, her ailenin eşsiz ve benzersiz olduğunu, her kardeşlik ilişkisinin kendine özel olduğunu gözler önüne seriyor.

Son yıllarda kardeşlik çalışmaları büyük hız kazanmış durumda.

Kimilerine göre kardeşler, kişiliğin gelişiminde anne babalar kadar önemli rollere sahip.

İşte Sitzler’in çalışması da, her ne kadar kendi kardeşlik deneyiminden yola çıksa da, psikoloji, sosyoloji, tarih ve etnoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanmasıyla, kardeşlik konusunda aydınlatıcı ve zengin bir çerçeve sunuyor.

  • Künye: Susann Sitzler – Kardeşler: Hayatımızın En Uzun İlişkisi, çeviren: Atilla Dirim, İletişim Yayınları, kültür, 303 sayfa, 2017

Eugene Rogan – Osmanlı’nın Çöküşü: Ortadoğu’da Büyük Savaş (1914-1920) (2017)

Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’na katılması, hem imparatorluğun hem de modern Ortadoğu tarihinde büyük dönüşüme, geri döndürülemez bir kırılmaya vesile oldu.

Zira Osmanlıların savaşa girişi, Avrupa savaşını başka herhangi bir olaydan daha fazla etkileyerek, bir dünya savaşına dönüştürmüş oldu.

İşte Ortadoğu tarihi alanında yaptığı önemli çalışmalarla bilinen Eugene Rogan, Osmanlı için sonun başlangıcı olan bu büyük savaşın başından sonuna ve tüm cepheleriyle nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Rogan bunu yaparken, savaşa giren tarafların strateji ve planlarını da açıklıyor ve daha da önemlisi, Osmanlı’nın sonunu getiren bu büyük savaşın Batı cephesindeki ülkelerin geleceğine nasıl yön verdiğini de gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • Savaştan önce dünyanın düzeni,
  • Savaşın Basra, Aden, Mısır ve Doğu Akdeniz’deki açılış salvoları,
  • Kafkasya ve Sina’da Osmanlı seferleri,
  • Çanakkale Boğazı’na saldırı,
  • Ermenilerin imhası,
  • Gelibolu’da Osmanlı zaferi,
  • Mezopotamya’nın istilası,
  • Kut kuşatması,
  • Arap isyanı,
  • Ve Bağdat, Sina ve Kudüs’ün düşüşünden sonra Osmanlı’nın geri çekilme süreci gibi, birçok önemli konu ele alınıyor.

Künye: Eugene Rogan – Osmanlı’nın Çöküşü: Ortadoğu’da Büyük Savaş (1914-1920), çeviren: Özkan Akpınar, İletişim Yayınları, tarih, 477 sayfa, 2017

Michel Bourse ve Halime Yücel – Kültürel Çalışmaları Anlamak (2017)

Bu kitap, kültürel çalışmaların İngiliz, Amerikan ve Fransız temellerini inceliyor ve daha da önemlisi, bu akımın günümüzdeki etkisini, örneğin toplumsal cinsiyet ve cinsellik konularına ya da çağdaş toplumların çokkültürlülüğüne bağlı sorunları irdeliyor.

Kültürel çalışmalar alanını oluşturan farklı kuramların temel katkılarını eleştirel bir yaklaşımla tanıtan kitap, akımın inceleme alanını daha iyi kavramayı ya da bilgilerini derinleştirip bakış açılarını genişletmeyi isteyen tüm okurlara hitap eden sağlam bir giriş kitabı.

Çalışma, kültürel çalışmalar alanına giren,

  • Yabancılaşma sorunu,
  • Kültür sorunu,
  • Kültür ve etkileşim,
  • Kültür ve altkültürler,
  • Alımlama estetiği,
  • Dolaylı etkiler kuramı,
  • Kullanımlar ve doyumlar kuramı,
  • Kültür ve etkileşim,
  • Kitle kültürü,
  • Ve egemen kültür gibi pek çok kavram hakkında aydınlanmak için birebir.

Künye: Michel Bourse ve Halime Yücel – Kültürel Çalışmaları Anlamak, çeviren: Halime Yücel, İletişim Yayınları, kültürel çalışmalar, 248 sayfa

Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları (2017)

Sinemanın Türkiye’deki ilk yılları, aynı zamanda modernleşmenin bu topraklardaki serüveni açısından dikkat çekici ayrıntılar barındırıyor.

Nezih Erdoğan, 1894-1928 yılları arasında yayımlanan Osmanlıca ve Fransızca gazete ve dergilerde sinemayla ilgili çıkan ilan, haber ve makale gibi malzemelere dayanarak yola çıkan elimizdeki önemli çalışmasında, İstanbul’u merkez alarak bu sürecin hem ayrıntılı hem de keyifle okunacak bir kaydını tutuyor.

Kitapta,

  • Sinemanın ortaya çıkmasından önce seyir ve seyirci olguları,
  • Osmanlı’da şehirli insanın sinemayla ilk tanışma anları,
  • Ve ülkede sinema kültürünün oluşumu gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Çalışma, modernleşme tarihimizde sinemanın nasıl bir payı olduğunu gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları, İletişim Yayınları, sinema, 320 sayfa

Kolektif – Uluslararası İlişkiler Teorileri (2014)

Uluslararası ilişkilerin dünya çapındaki mevcut teorileri, Türkiyeli akademisyenler tarafından yeniden ele alınıyor.

Kitapta, idealizm, liberalizm, realizm, İngiliz Okulu, uluslararası ilişkilerde Marksist yaklaşımlar ve eleştirel teori, postyapısalcılık, feminizm ve yeşil teori gibi alana içkin pek çok kavram irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gonca Biltekin, Mehmet Evren Eken, Yelda Erçandırlı, Ramazan Erdağ, Eyüp Ersoy, Ramazan Gözen, Volkan İpek, Tuncay Kardaş, Mustafa Küçük, Tarık Oğuzlu, Mehmet Akif Okur, Hakan Övünç Ongur, Çağlar Oyman, Burak Bilgehan Özpek, Mustafa Serdar Palabıyık, Faruk Yalvaç ve Başak Yavçan.

  • Künye: Kolektif – Uluslararası İlişkiler Teorileri, derleyen: Ramazan Gözen, İletişim Yayınları

Kolektif – Türkiye’de Yahudi Olmak: Bir Deneyim Sözlüğü (2017)

Türkiye’de Yahudi olmak, özellikle farklılıklara tahammülsüzlüğün tavan yaptığı yaşadığımız dönemde, nasıl bir duygudur?

Daha genel anlamda Yahudi olmak da, sınırları kolayca çizilemeyen, çerçevesi ve içeriği sabit olmayan, tarihsel, coğrafi ve kişisel olarak farklı anlamlar kazanabilen bir deneyim.

Bu şahane derleme ise, Türkiyeli Yahudilerin anlam ve kültür dünyasına açılan yetkin bir kapı oluşuyla önemli.

Bir anlamda, yüzyıllara yayılan deneyimlerle örülmüş Yahudi kültürünü kayıt altına alan kitap, Türkiyeli Yahudilerin gündelik hayatına ışık tuttuğu gibi, onların yemekleri, âdetleri ve sözlü kültürleri hakkında keyifle okunacak ayrıntılar sunuyor.

Bir sözlük şeklinde tasarlanmış çalışma, kayıt tutan ve hafıza tazeleyen bir kolaj olarak düşünülebilir.

Dolayısıyla sözlükteki her bir madde de, birer hatırlama ve yeniden kurma eylemi işlevi üstleniyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Yahudi Olmak: Bir Deneyim Sözlüğü, derleyen: Raşel Meseri ve Aylin Kuryel, İletişim Yayınları, kültür, 270 sayfa