Edgar Morin – Yolumuzu Değiştirelim (2021)

Koronavirüs, dünyaya dair bütün algılarımızı yerle yeksan etti.

Sosyolog Edgar Morin ise, bu virüsü, gezegene yayılmış Batılı paradigmanın, yani modernite krizinin bir semptomu olarak okuyor.

“Covid-19’un köklü yeniliği siyasal, ekonomik, toplumsal, ekolojik, ulusal ve küresel krizlerin bileşimi olan bir megakrize yol açması oldu,” diyen Morin, yaşadığımız sürecin nasıl bir dönüşüme işaret ettiğini tartışıyor, daha da önemlisi, bu krizi nasıl fırsata çevirebileceğimiz üzerine kafa yoruyor.

Koronavirüs sonrasının da krizin kendisi kadar endişe verici olduğunu, umudun da yeni felaketlerin de taşıyıcısı olabileceğini belirten Morin, tüm insanları bir kader ortaklığına mahkûm eden, herkesi gezegenin biyo-ekolojik yazgısına bağlayan bu pandemiden vakit kaybetmeden ders çıkarmamız gerektiğini söylüyor.

  • Künye: Edgar Morin – Yolumuzu Değiştirelim: Koronavirüsün Öğrettikleri, çeviren: Murat Erşen, İş Kültür Yayınları, siyaset, 104 sayfa, 2021

Edgar Morin ve Mauro Ceruti – Bizim Avrupamız (2014)

Bugün boyutlu bir hal almış Avrupa krizi, iki düşünür açısından yeni ve büyük çaplı bir dönüşümün habercisi.

Avrupa halkları arasında kalıcı bir barışın ifadesi olan Avrupa fikrinin, hangi aşamada yalpalamaya başladığını irdeleyen yazarlara göre, Avrupa şimdi büyük çaplı bir yenilenme gerçeğiyle karşı karşıya.

  • Künye: Edgar Morin ve Mauro Ceruti – Bizim Avrupamız, çeviren: Şirin Tekeli, İletişim Yayınları

Louis-Jean Calvet – Roland Barthes, 1915-1980 (2017)

Fransız göstergebilimci ve dilbilimci Louis-Jean Calvet’den dört dörtlük bir Roland Barthes biyografisi.

Kitap, Barthes’ın ilk ayrıntılı biyografisi olarak kabul ediliyor.

Aynı zamanda Barthes’ı François Mitterrand, Claude Lévi-Strauss, Philippe Sollers, Julia Kristeva, Edgar Morin, Algirdas Julien Greimas, Maurice Nadeau, Philippe Rebeyrol gibi pek çok ismin tanıklığında anlatıyor oluşu, kitabın önemli katkılarından bir diğeri.

Calvet, okurunu 12 Kasım 1915’e, Barthes’ın doğduğu güne götürerek, oradan düşünürün hayatını adeta adım adım izliyor.

  1. Dünya Savaşı’nda babasını kaybeden Barthes’ın annesiyle birlikte yaşamaya başladığı Bayonne günleri ve ardından taşındıkları Paris’te yoksulluk içinde geçen günler,

Barthes’a verem teşhisi konuluşu,

Kendisinin daha sonraki fikirlerine temel teşkil edecek sanatoryumdaki zengin okuma deneyimleri,

Kesintili süren eğitim yılları,

Peter Sollers ile dostluğu,

Başlıca yapıtlarını ortaya koyuşu…

Calvet’nin Barthes’ın hayat hikâyesini anlatırken, düşünürün bütün yapıtlarının üzerinden teker teker geçtiğini de ayrıca belirtmekte fayda var.

  • Künye: Louis-Jean Calvet – Roland Barthes, 1915-1980, çeviren: Sema Rifat, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 332 sayfa

Stéphane Hessel ve Edgar Morin – Umut Yolu (2012)

  • UMUT YOLU, Stéphane Hessel ve Edgar Morin, çeviren: İsmail Yerguz, Say Yayınları, siyaset, 86 sayfa

 UMUT

2. Dünya Savaşı’nda faşizme karşı mücadele vermiş iki önemli ismin kaleme aldığı elimizdeki metin, günümüzün ürkütücü siyasi ve toplumsal tablosu karşısında bizi duyarlı olmaya çağırıyor. Kısa bir süre önce yayınlanan ‘Öfkelenin!’ kitabı ilgiyle karşılanan Stéphane Hessel ile ünlü sosyolog Edgar Morin, demokrasiyi tehdit eden siyasi ve toplumsal karmaşalar, gezegeni yıkımın eşiğine getiren iklim değişikliği ve yoksulluğun inanılmaz boyutlara gelmesi nedeniyle reformun niçin gerekli olduğunu, dayanışmanın nasıl canlandırılabileceğini, ahlakın neden yüceltilmesi gerektiğini ve demokrasinin nasıl güçlendirilebileceğini anlatıyor.

Edgar Morin – Yitik Paradigma: İnsan Doğası (2011)

  • YİTİK PARADİGMA: İNSAN DOĞASI, Edgar Morin, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, psikoloji, 220 sayfa

Çalışmalarında, farklı akademik disiplinlerin sentezini yapan Edgar Morin ‘Yitik Paradigma’da, insanlaşmanın, sadece biyolojik bir evrimin sonucunda değil, aynı zamanda tinsel, genetik, ekolojik, beyinsel, toplumsal ve kültürel unsurların sonucunda gerçekleştiğini savunuyor. Yazar, buradan hareketle, insan-hayvan ve doğa-kültür gibi zıtlıkların yersiz olduğunu; biyolojik ve kültürel evrimin, insanlaşma sürecinin birbirinin içinden geçen iki boyutu olduğunu belirtiyor. İlk olarak 1973’te yayımlanan kitabını, “başlangıç noktasına bir geri dönüş” olarak tanımlayan Morin, insani-toplumsal oluşumun kendine has dinamiklerini araştırıyor.