Adrian Desmond ve James Moore – Charles Darwin (2011)

  • CHARLES DARWIN, Adrian Desmond ve James Moore, çeviren: Ebru Kılıç, İş Kültür Yayınları, biyografi, 946 sayfa

 

İki yazarlı elimizdeki kitap, bilim tarihine evrim kuramıyla büyük katkıda bulunmuş Charles Darwin’in hayatını, önemli detaylarla harmanlayarak veriyor. Yazarlar, Darwin’in genç bir doğabilimci ve bilim teorisyeni olarak hayatını anlatırken, bunu geniş bir sosyo-kültürel çerçeve gözeterek yapıyor; ayrıca Darwin’in çalışmaları ile teorilerine getirilen birçok eleştiriyi de masaya yatırıyor. Kitapta bunun yanı sıra, Darwin’in pek bilinmeyen ilginç bir yönü; onun hastalıklar, hayalkırıklıkları ve trajedilerle dolu hayatı da ele alınıyor. Kitap, oylumlu oluşu ve çok sayıda fotoğrafla zenginleştirilmesiyle, tam teşekküllü bir Darwin belgeseli.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Anna Karenina (2011)

  • ANNA KARENİNA, Lev Nikolayeviç Tolstoy, çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu, İş Kültür Yayınları, roman, 1062 sayfa

 

Tolstoy’un, uzun yıllardır heybetini koruyan ‘Anna Karenina’sı, adını, yaşadığı yasak aşkla tüm hayatı alt üst olan Anna Karenina’dan alıyor. Rus aristokrasisinin meşhur simalarından Anna Karenina, mutsuz bir evlilik yaşamaktadır. Genç kadın, ağabeyinin evine yaptığı ziyaret esnasında genç kont Vronski ile tanışır. Kont Vronski’nin aşk ilanına, genç kadın da duyarsız kalamaz ve böylece ikili, toplumun ayıplamalarına aldırmadan aşk yaşamaya başlar. Bu hikâye üzerine inşa edilen Anna Karenina’yı özgün kılan asıl husus ise, Tolstoy’un buradan yola çıkarak insana dair daha derin ve daha bütünlüklü bir büyük hikâyeye ulaşmasıdır. Öyle ki, yazarın gözlemleme yeteneği, ayrıntıları yakalamaktaki ustalığı ve karakter inşa etmek konusundaki mükemmelliği, ‘Anna Karenina’yı, dünya edebiyatının mihenk taşlarından biri kılıyor.

Pakize Türkoğlu – Kızlar da Yanmaz (2011)

  • KIZLAR DA YANMAZ, Pakize Türkoğlu, İş Kültür Yayınları, anı, 547 sayfa

 

Eğitimci Pakize Türkoğlu ‘Kızlar da Yanmaz’da, Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair tanıklığını okurlarıyla paylaşıyor. Kitap adını, Türkoğlu’nun babasına ait “Kızlar da yanmaz, okuyabilirsin” cümlesinden alıyor. Yazar, Cumhuriyet’in ilk dönemlerine dair gözlemlerini sunarken, henüz ayaklarının üstünde durmaya başlayan yeni Türkiye’nin eğitim konusunda ne gibi çalışmalar yaptığını da, kişisel eğitim serüveni üzerinden izliyor. Türkoğlu, ilk kez köyünden çıkıp bucaktaki ilkokula başlayışını; Aksu Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ndeki eğitim yıllarını, dönemin Türkiye’sinin siyasal ve toplumsal durumunuyla çerçeveleyerek anlatıyor.

Adalet Ağaoğlu – Çağımızın Tellâlı (2011)

  • ÇAĞIMIZIN TELLÂLI, Adalet Ağaoğlu, İş Kültür Yayınları, oyun, 301 sayfa

 

Adalet Ağaoğlu, Cumhuriyet dönemi edebiyatının en önemli modern klasiklerinden biri. Yazarın radyo ve sahne oyunlarını romanları, öykü, deneme kitapları ve günlükleri izledi. Elimizdeki kitapta da, Ağaoğlu’nun 1952-1971 yılları arasında yazdığı ‘İki Kişi Arasında’, ‘Vakitsiz Misafir’, ‘Yaşamak’, ‘Evimizin Saatleri’, ‘Karabataklar’ ve ‘Köpeğin Ölümü’ adlı radyo oyunları ile ‘Gitme Kal’ isimli bir radyo skeci yer alıyor. Bilindiği gibi, bir dönemin en önemli yayım aracı olan radyoda, arka plandaki ses efektlerinden yararlanılarak bazı tiyatro oyunları sunuluyordu. Zamanında oldukça ilgi çeken bu oyunlar, dinleyicilerin tiyatro beğenisinin gelişmesine önemli katkıda bulunmuştu. Kitapta, Ağaoğlu’nun ilk kez bir araya getirilen bu oyunlarının yanı sıra, yazarın “Radyo Günleri”ni anlattığı bir yazısı da yer alıyor.

Charles G. Nauert – Avrupa’da Hümanizma ve Rönesans Kültürü (2011)

  • AVRUPA’DA HÜMANİZMA VE RÖNESANS KÜLTÜRÜ, Charles G. Nauert, çeviren: Bahar Tırnakçı, İş Kültür Yayınları, inceleme, 328 sayfa

 

Charles G. Nauert ‘Avrupa’da Hümanizma ve Rönesans Kültürü’nde, Rönesans çağında Avrupa’nın hümanist kültürünün gelişimini ve önemini irdeliyor; bir kültür devriminin zaferinin ve yıkımının hikâyesini sunuyor. Hümanizma kültürünün İtalya’da ortaya çıkmasını sağlayan koşulları araştırarak başlayan çalışma, insanlığın bu en etkili kültür deneyimlerinden birinin başat özelliklerini birer birer ortaya koyuyor. Kitabı nitelikli kılan hususlardan birinin de, Nauert’in, 14. yüzyıl İtalya’sının kendine has toplumsal ve kültürel şartlarının ürünü olan hümanizmayı, Avrupa’nın kuzeyini de içine alan geniş bir kapsama yerleştirmesidir diyebiliriz.

Leo Damrosch – Jean-Jacques Rousseau (2011)

  • JEAN-JACQUES ROUSSEAU, Leo Damrosch, çeviren: Özge Özköprülü, İş Kültür Yayınları, biyografi, 584 sayfa

 

Leo Damrosch elimizdeki kitabında, “huzursuz dâhi” olarak tanımladığı, dünya düşünce tarihinde önemli bir yeri olan Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau’nun biyografisi kaleme getiriyor. Damrosch’un bu kapsamlı biyografisini dikkat çekici kılan başlıca husus, Rousseau’nun olağanüstü özgün yazılarını, bu yazıları meydana getiren çalkantılı hayat hikâyesiyle harmanlaması. Yazar bunu yaparken de, Rousseau’nun kendi kelimeleri kadar, onu tanıyanların kelimelerine de yer vererek, çalışmasını zenginleştiriyor. Yazar bunların yanı sıra, Rousseau’nun düşüncelerinin insanları neden böylesine heyecanlandırdığına ilişkin önermelerde de bulunuyor.

George Steiner – Tragedyanın Ölümü (2011)

Türkiye okurlarının yabancısı olmadığı edebiyat eleştirmeni George Steiner, ‘Tragedyanın Ölümü’ başlıklı elimizdeki incelemesinde, Batı kültürünün en güçlü kaynaklarından olan tragedyaya odaklanıyor.

Tragedyanın, Batı dünyası için eşsiz bir sanat formu olduğunu söyleyen Steiner, M. Ö. 5. yüzyıl Atinası’nda Aiskhylos, Sofokles ve Euripides gibi isimlerce icra edilen “yüksek tragedyanın”, tamamen eşsiz olduğuna vurgu yaparak kitabına başlıyor.

Bunun yanı sıra, tragedyanın neden kan kaybettiği sorusunun yanıtını da arayan yazar, Eski Yunan’dan Elizabeth dönemine, Shakespeare’e, Racine’e ve modern tiyatro yazımına uzanarak, bizi Batı tiyatro tarihinde keyifli ve entelektüel bir yolculuğa çıkıyor.

  • Künye: George Steiner – Tragedyanın Ölümü, çeviren: Burç İdem Dinçel, İş Kültür Yayınları, edebiyat inceleme, 279 sayfa, 2011

James C. Davis – İnsanın Hikâyesi (2007)

  • İNSANIN HİKÂYESİ, James C. Davis, çeviren: Barış Bıçakçı, İş Kültür Yayınları, tarih, 478 sayfa

 

James C. Davis, modern Avrupa uluslarının doğuşu, özellikle de Venedik tarihi gibi konularda uzman bir isim. Kitap özetle, ilk göçer insan topluluklarının yerleşik yaşama geçmelerini; kentler kurmalarını; komşularını fethetmelerini; dinleri biçimlendirmelerini; kim olduklarını ve yıldızların arasında nerede yaşadıklarını öğrenmelerini ve yazarın deyimiyle “bazı iyi ve çok fazla kötü şey” yapmalarını anlatıyor. Görüldüğü gibi, Davis’in çalışması, insan söz konusu olunca, oldukça uzun sayılabilecek bir hikâyeyi anlatıyor. Kitabın, yazarın hikâye tarzını iyi kullanması ve özlü, kolay anlaşılır bir anlatıma başvurmasıyla, sürükleyici olduğunu belirtelim.

Mustafa Kaçar, M. Şinasi Acar ve Atilla Bir – Takiyüddin’in Gözlem Araçları (2011)

  • TAKİYÜDDİN’İN GÖZLEM ARAÇLARI, Mustafa Kaçar, M. Şinasi Acar ve Atilla Bir, İş Kültür Yayınları, inceleme, 176 sayfa

 

‘Takiyüddin’in Gözlem Araçları’, 1526-1585 arasında yaşamış Osmanlı astronomu Takiyüddin er-Râsid’in gözlem araçlarının teknik yorumundan ve Takiyüddin’in ‘Âlat-ı Rasadiyye li Zîc-i Şehinşâhiyye’ adlı eserinin tıpkıbasımından oluşuyor. Kitap, Osmanlı astronomisinin gelişiminin ele alındığı ve Takiyüddin’in astronomi konusundaki çalışmalarının incelendiği bir girişle açılıyor. Söz konusu kitabın günümüz Türkçesiyle metni ve yorumunun da yer aldığı çalışmada, eserin, Kandilli Rasathanesi, Bibliothèque Nationale de France, Topkapı Sarayı Müzesi ve İstanbul Üniversitesi kütüphanelerinde bulunan farklı nüshalarının tıpkıbasımları da bulunuyor.

Mehmet Rifat – Metnin Sesi (2007)

  • METNİN SESİ, Mehmet Rifat, İş Kültür Yayınları, edebiyat eleştiri/inceleme, 232 sayfa

 

Mehmet Rifat’ın ‘Metnin Sesi’ isimli bu çalışması, adı üstünde, tamamıyla metne, metnin ayrıntılarına adanmış bir kitap. Rifat kitabı için, “Metnin Sesi, metne metin için, metnin içinden bakan bir eleştirel yaklaşımın, metin aracılığıyla konuşan bir eleştirel söylemin otuz beş yıla yayılan serüvenini belirgin anlarıyla sunarken çözümleyici-yorumlayıcı eleştiri anlayışının hem kuramsal-yöntemsel temellerin gözden geçiriyor hem de romana, şiire, öyküye, masala, denemeye, eleştiriye yönelik anlamlandırmaları biraraya getiriyor.” diyor. Rifat’ın çalışması metne odaklanırken, bir yandan “metnin sesi”ni duymanın yollarını kuramsal düzlemde irdelerken, diğer yandan da Marcel Proust, Orhan Pamuk, Selim İleri, Michel Butor, Necip Fazıl Kısakürek, Ece Ayhan, Ahmet Muhip Dıranas, Tahsin Yücel, Bilge Karasu ve Hüseyin Cöntürk gibi önemli yazın isimlerinin metinlerini analiz ediyor.