Kolektif – 1990’larda Kürtler ve Kürdistan (2015)

Bir konferansa sunulan bildirileri bir araya getiren bu kitapta, başta Türkiye başta olmak üzere Irak, Suriye ve İran’da, 1990’lar boyunca Kürtlerin dünyasında yaşanan önemli gelişme ve dönüşümleri, sosyal, siyasal ve kültürel boyutlarıyla analiz ediliyor.

Kürtçe ve Türkçe yazılmış makalelerden oluşan kitapta,

  • Kürtlerin, dünyanın farklı coğrafyalarındaki deneyimleri,
  • Devletin Kürtlere yönelik 1990’larda değişen savaş stratejileri,
  • Serhildanlar aracılığıyla kitleselleşen Kürt direnişi,
  • Kürt hareketinde önemli bir dinamik olarak gençler,
  • Kürtlerin siyasal ayaklanmasının kültürel direnişe dönüşümü,
  • Özgürleşme mücadelesinde Kürt kadın hareketi,
  • Kürt legal siyasal hareketinde 1990’lar boyunca yaşanan dönüşümler,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Martin van Bruinessen, Nazan Üstündağ, Hamit Bozarslan, İsmail Shems, Ziwar Alomar, Naif Bezwan, Adnan Çelik, Cengiz Güneş, Ahmet Yıldırım, Engin Sustam, Ruken Alp, Sibel Öz ve Cuma Çiçek.

  • Künye: Kolektif – 1990’larda Kürtler ve Kürdistan, derleyen: Ayhan Işık, Bülent Bilmez, Ronayi Önen ve Tahir Baykuşak, Bilgi Üniversitesi Yayınları

Amed Gökçen – Ezidi Ağıtları (2015)

Türkiye, Suriye, Irak, Gürcistan, Ermenistan ve Almanya’da yapılmış uzun soluklu saha çalışmalarına dayanan, Ezidi toplumunun rengini oluşturan birbirinden farklı kültürleri ve sesleri ortaya koyan 7 CD’lik arşivlik bir eser.

Ezidi kültüründe yer etmiş türkü, qewl, beyt, masal, vaaz ve dualara kulak vermek isteyenlere.

  • Künye: Amed Gökçen – Ezidi Ağıtları, Bilgi Üniversitesi Yayınları

Kolektif – Yaşlanma ve Yaşlılık (2018)

Fakat uzmanlar, 2050’ye gelindiğinde, ülkenin demografik yapısında 80 yaş üstü nüfusun çok artacağı öngörüsünde bulunuyor.

Peki, bugün ve gelecekte yaşlı olmanın zihinsel, bedensel ve toplumsal sonuçları ne olabilir?

İşte, alanında uzman isimlerin katkıda bulunduğu bu kitap, nöroloji, psikoloji, demografi, sosyoloji, hukuk, ekonomi, medya çalışmaları, yeni teknolojiler ve sosyal politikalar çerçevesinden yaşlılık ve yaşlanma olgularına çok yönlü bir şekilde bakıyor.

Türkiye ve dünyadan pek çok örnekle desteklenen çalışma,

  • Yaşlılığın biyososyal boyutları,
  • Yaşlılıkta biyolojik saatin önemi,
  • Yaşlılığın psikolojik ve toplumsal boyutları,
  • Türkiye ve Avrupa’da nüfus yaşlanmasının karşılaştırılması,
  • Ders kitaplarında yaşlılık temsili,
  • Sinemada yaşlılık ve erkeklik,
  • Yaşlı bireylere insan hak ve özgürlükleri perspektifinden bakış,
  • Yaşlı sağlığında geronteknolojik ürünlerin kullanımı,
  • Türkiye’de nüfus yaşlanmasının ekonomik sonuçları,
  • Ve Sosyal politikalar ve yaşlanma gibi önemli konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gülüstü Salur, Reşit Canbeyli, Ryan Wise, Alan Duben, Kenan Çayır, Itır Erhart, Hande Eslen-Ziya, İdil Işıl Gül, Seray Öney Doğanyiğit, Aylin Seçkin, Patrick Georges ve Volkan Yılmaz.

  • Künye: Kolektif – Yaşlanma ve Yaşlılık: Disiplinlerarası Bakış Açıları, derleyen: Alen Duben, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 208 sayfa, 2018

 

Lea Nocera – “Manikürlü Eller Almanya’da Elektrik Bobini Saracak” (2018)

Şimdiye kadar Türkiye ve Almanya arasında imzalanan işgücü anlaşması hakkında yapılmış pek çok çalışma bulunuyor.

Bu konu öylesine zengin açılımlar sağlıyor ki, gelecekte de bu yönde çalışmaların devam edeceği açık.

Lea Nocera’nın bu dikkat çekici çalışması ise, bu göç hikâyesine çok özgün bir pencereden, toplumsal cinsiyet perspektifinden bakıyor.

Nocera, elli dört yıl önce imzalanmış anlaşma gereği ilk kez Almanya’ya çalışmaya giden kadın işçilerin dünyasına iniyor.

Nocera’ya göre, Alman fabrikalarında “elektrik bobini sarmak” için ülkesinden ayrılan kadın işçiler, büyük şehirlerden yetişmiş, iyi eğitim almış, fakat Almanya’da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak gören kadınlardı.

Kitap, göçü toplumsal cinsiyet perspektifinden irdelediği gibi, göçün kuşaklararası ilişkiler üzerine etkileri, göç ve kültürel üretim, göçün aile üzerindeki yansımaları, göçün bir sonucu olarak kuşak ve kültür çatışması ve göç için yapılan zorunlu evlilikler gibi ilgi çekici konuları ele alıyor.

Hem sözlü kaynaklardan hem de Türk basınından zengin kaynaklara dayanan çalışma, bu kadınların deneyimlerini aydınlattığı gibi, bu kadınlar üzerinden Türk kadınına ilişkin simgelerin Almanya ve Avrupa’da nasıl biçimlendiğini de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Lea Nocera – “Manikürlü Eller Almanya’da Elektrik Bobini Saracak”: Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Batı Almanya’ya Türk Göçü (1961-1984), çeviren: Fazıla Mat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 324 sayfa, 2018

Rona Aybay – İnsan Hakları Hukuku (2015)

İnsan hakları hukukuna ilişkin temel kavramlar ve sorunları açık-seçik bir üslupla ele alan bir rehber.

Rona Aybay’ın önemli çalışması, hem söz konusu kavramların tarih, ideoloji, uluslararası ilişkiler açılarından kapsamlı bir değerlendirmesini sunması hem de Türkiye’yi de ilgilendiren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesiyle ilgili önemli bilgiler barındırmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Rona Aybay – İnsan Hakları Hukuku, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Vural Arı – Evrenin Gerçekliği (2015)

Albert Einstein, “Evrenin en anlaşılmaz özelliği, onun anlaşılabilir olmasıdır.” demişti.

Bu kitabın yazarı Volkan Arı da, Rölativite’den Kuantum’a uzanarak, sonsuz büyüklüğü, muhteşem güzelliği ve cezbeden gizemiyle evrenin hikâyesini anlatıyor.

‘Rölativiteden Kuantuma Evrenin Gerçekliği’, kâinatın nereden geldiğini ve gerçek doğasının ne olduğunu sorgulamak isteyenler için bir başucu kitabı.

  • Künye: Vural Arı – Rölativiteden Kuantuma Evrenin Gerçekliği, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Yiannis Papadakis – Ölü Bölgeden Yankılar (2009)

Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümü’nde doçent olarak görev yapmakta olan Yiannis Papadakis ‘Ölü Bölgeden Yankılar’da, Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü, birebir tanık olduğu olaylardan yola çıkarak anlatıyor.

Türkiye’de, Kıbrıs’ın her iki yakasında “Ölü Bölge”de karma köy olan Pyla/Pile’de alan araştırmaları yapan Papadakis, her iki tarafa dair izlenimlerini duyarlı bir üslupla sunuyor.

Papadakis, ikiye bölünmüş başkentin Rum kesimi olan Lefkosia’nın bir mahallesinde yaşıyor ve ardından, Kıbrıslı Türkleri bulmak için öteki tarafa, Lefkoşa’ya geçerek kolektif kimliklerin izini sürüyor.

  • Künye: Yiannis Papadakis – Ölü Bölgeden Yankılar: Kıbrıs’ın Bölünmüşlüğünü Aşmak, çeviren: Burcu Sunar ve Hatice Safa, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 312 sayfa

Firoozeh Kashani-Sabet – Sınır Kurguları (2018)

Coğrafya siyaset ilişkisinin analizi anlamında çok iyi bir örnek olan ‘Sınır Kurguları’, 19. ve 20. yüzyıllarda İran’da ulusal kimliğin ve bununla birlikte sınırlarına dair kurgularının nasıl geliştiğini inceliyor.

Profesör Firoozeh Kashani-Sabet, bu gelişimde İran’ın komşuları olan Osmanlı, Azerbaycan ile dönemin emperyalist güçleri olan Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin nasıl rol aldığını da derinlemesine irdeliyor.

İran’da milliyetçilik ile toplumsal cinsiyet arasındaki ilişki anlamında da zengin değerlendirmeler barındıran, bunun yanı sıra ele aldığı konuyu hikâye etme biçimiyle de keyifli bir okuma vaat eden çalışmayı, yalnızca Ortadoğu’nun özgün ülkelerinden olan İran’da ulusal kimliklerin oluşumu ve sınır kurgularının gelişimi konusunda değil,  modernite ve milliyetçilik konularında da önemli bir kaynak olarak kesinlikle öneriyoruz.

  • Künye: Firoozeh Kashani-Sabet – Sınır Kurguları: İran Ulusunun Şekillenmesi (1804-1946), çeviri: Duygu Şendağ, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 332 sayfa, 2018

Pierre Dardot ve Christian Laval – Müşterek (2018)

Hegel ve Marx üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Pierre Dardot ile sosyoloji profesörü Christian Laval, müşterekleşmeyi toplumun kendini kurmasına yönelik bir çağrı olarak tartışıyor.

Yayınlandığı zaman büyük ilgi çeken bu siyaset felsefesi çalışması, müşterekleşmeyi yalnızca doğal kaynakların ve bilgi ağlarının kolektif yönetimi anlamında değil, bizzat 21. yüzyıldaki alternatif politikaların temel ilkesi olarak ele almasıyla dikkat çekiyor.

Son yıllarda yükselişte olan müşterekleşme konusunu tarihsel ve güncel anlamda, bunun yanı sıra müşterekleşmeyi geniş bir felsefi, siyasi ve sosyolojik çerçevede irdeleyen kitap, konu hakkında temel eserlerden biri olmaya aday.

  • Künye: Pierre Dardot ve Christian Laval – Müşterek: 21. Yüzyılda Devrim Üzerine Deneme, çeviren: Emine Sarıkartal ve Ferhat Taylan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 552 sayfa, 2018

Kolektif – Bugünün Türkiyesi’nde Mimarlık (2018)

Türkiye’nin bugünkü mimari ikliminde öne çıkan mesele ve gündemler hakkında iyi bir derleme.

Pek çok mimarı bir araya getiren çalışma, ülkemizin mimarlık alanında yaşadığı dönüşümü, mimarlık mesleğinin güncel sorunlarını, mimarlık ve siyaset ilişkisini, mimarlığın üstlendiği ve üstlenmesi gereken rolleri, mimarlık eğitimini, Türkiye’deki mimarlık pratiklerinin dünyadaki benzer uygulamalarla ilişkisini, mimarlıkta alternatif yaklaşımları ve bütün bu faktörlerin mekânsal üretimle ilişkilerini geniş bir perspektifle tartışıyor.

Soru-cevap şeklinde hazırlanmış diyaloglarla ilerleyen kitap, konuya ilgi duyan okurlar güncel bir eser olarak tavsiye edilir.

  • Künye: Kolektif – Bugünün Türkiyesi’nde Mimarlık, derleyen: Evren Aysev, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, mimari, 292 sayfa, 2018