Ergun Türkcan – Dünya’da ve Türkiye’de Bilim, Teknoloji ve Politika (2009)

Ergun Türkcan, TÜBİTAK’ta geçirdiği uzun yılların deneyimiyle kaleme aldığı ‘Dünya’da ve Türkiye’de Bilim, Teknoloji ve Politika’da, belli bir kronolojik sırayla bilim, teknoloji, sosyoloji ve kültür etkileşimlerinin sebep sonuç ilişkisine odaklanıyor.

“Niçin bazı toplumlarda bilim ve teknoloji hızla gelişmiştir de bazılarında gelişememiştir?” sorusundan hareketle Türkcan, dünya ve Türkiye’den örnekler vererek bu sorunun yanıtını arıyor.

Dünyada bilim ve teknolojinin ilerlemesi; teknolojik gelişmenin dönüm noktaları; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve günümüze değin Türkiye’nin bilim ve teknoloji tarihi, kitabın çerçevesini oluşturuyor.

Bu başarılı çalışmanın 2009 Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Ergun Türkcan – Dünya’da ve Türkiye’de Bilim, Teknoloji ve Politika, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, bilim, 716 sayfa

Güler Okman Fişek – İlişki içinde “Ben” (2018)

Türkiye toplumuna psikoloji kuramları, psikanaliz ve psikoterapinin

Türkiye toplumunun, ne Batı’ya ne de Doğu’ya ait, tamamıyla kendine has bir toplum olduğu söylenir.

Klinik psikoloji akademisyeni ve psikoterapist Güler Okman Fişek elimizdeki kitabında, Batılı psikoloji kuramlarıyla, psikanaliz ve psikoterapi yaklaşımlarından hareketle, toplumumuzun bu özgün konumunu tartışıyor.

Kitap hem Batılı psikoloji kuramlarının idealize ettiği özerk, bağımsız, kendine yeten birey kavramsallaştırmasının bizdeki yansımalarını daha iyi kavramak hem de Batı ve Doğu toplumlarındaki birey ve bireyselleşme süreçleri ile aile dinamikleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları açık bir biçimde ortaya koymasıyla büyük öneme haiz.

Bol sayıda vaka çalışması da barındıran kitap, özellikle Türkiye’nin ne kadar Batı ne kadar Doğu toplumu olduğuna, aile ve benlik arasındaki ilişkiye, gelenekle birey ve bireyselleşme ilişkisine psikoloji, psikanaliz ve psikoterapinin gözünden bakmak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: Güler Okman Fişek – İlişki içinde “Ben”: Kültür, Aile, Bireyselleşme ve Psikanalitik Arayışlar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 211 sayfa, 2018

M. Murat Erdoğan – Suriyeliler Barometresi (2018)

Suriye’de 2011’den beri devam eden savaş, pek çok Suriyelinin ülkelerinden kaçmasına ve insanlık onurunu ayaklar altına alan şartlarda yaşamasına neden oldu.

Ülkelerinden kaçan Suriyelilerin önemli bir kısmı da, şu an Türkiye’de.

İşin asıl tuhaf ve bu yönüyle sorun teşkil eden tarafı ise, göçmen sorununun aşılması konusunda ne iktidarın ne de muhalefetin hâlihazırda doğru düzgün bir politika ortaya koyamamış olması.

İşte Prof. Dr. Murat Erdoğan’ın tasarladığı ve her yıl uygulanması planlanan ‘Suriyeliler Barometresi’, bu soruna hem sosyolojik hem de politik anlamda bir çözüm bulunmasının imkânlarını sorgulamasıyla önemli bir boşluğu doldurmaya aday.

Konuyu hem Türk toplumu hem de Suriyeliler açısından ele alan Erdoğan, ortak toplumsal yaşamın dinamiklerinin ne olduğunu ortaya koyuyor.

26 ilde Türk vatandaşları ve Suriyelilerle yapılan görüşmelere dayanan araştırma, var olan sorunu kapsamlı bir şekilde tanımladığı gibi, hak temelli, insan onuruna yakışacak ve huzurlu bir ortak geleceğin zemini için neler yapılması gerektiğini adım adım açıklıyor.

  • Künye: M. Murat Erdoğan – Suriyeliler Barometresi: Suriyelilerle Uyum İçinde Yaşamın Çerçevesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 196 sayfa, 2018

Nuccio Ordine – Faydasızlığın Faydası: Manifesto (2018

Kant, “Güzel olandan alınan zevk çıkarsızdır.” demişti.

Nuccio Ordine’nin birçok dile çevrilen ‘Faydasızlığın Faydası’ adlı bu yapıtı da, her şeye ve herkese çıkar temelli bakan bir yaklaşımın egemen olduğu günümüzde, hayata anlam katmanın farklı yollarının neler olabileceğini gösteriyor.

Yazar bunu da, çağımızda artık unutulmuş bulunan değerleri hatırlatarak yapıyor.

Kazanç getirmeyen bilgi faydasız mıdır?

Ordine en başta, bu ve bunun gibi bir dizi soruyla, bizi yaşadığımız çağ üzerine düşünmeye davet ediyor.

Disiplinlerarası bir perspektifle kaleme alınmış kitabın ilk bölümü, edebiyat ve fayda üzerine.

Yazar burada, Dante, Petrarca, Ovidius, Kant, Boccacio, Lorca, Cioran, Heidegger ve Baudelaire gibi pek çok ismin düşünceleri üzerinden, kibirli ve budala bir yüzyılda faydacılığa karşı faydasızlığı neden tercih etmemiz gerektiğini anlatıyor.

Kitabın ikinci bölümü ise, “şirketleşmiş” üniversiteler ile bunların “müşterileşmiş” öğrencileri üzerinden artık değer üretemeyecek hale gelmiş akademinin hali pür melalini sorguluyor.

Yazar üniversitelerdeki bu dönüşümlerin, üniversitelerin toplumsal ve insani sorunlara yüzünü dönmesiyle nasıl sonuçlandığını ve bu sorunun nasıl aşılabileceğini irdeliyor.

Kitabın son bölümü de, faydasız addedilen eylemlerin ne denli gerekli ve önemli olduğuna, başka bir deyişle faydasızlığın faydaları üzerine odaklanan bir manifesto sunuyor.

Kitabın sonuna ise, Abraham Flexner’in klasik makalesi “Faydasız Bilginin Faydası” da eklenmiş.

  • Künye: Nuccio Ordine – Faydasızlığın Faydası: Manifesto, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 166 sayfa, 2018

Mustafa Duman – Resimli Taşbaskısı Nasreddin Hoca Kitapları (2018)

Taşbaskı (Litografi) tekniğiyle basılmış Nasreddin Hoca kitapları, koleksiyoncuların en çok aradığı çalışmalardandır.

Mustafa Duman’ın elimizdeki önemli çalışması ise, 1850-1924 yılları arasında yayınlanmış olan taşbaskısı 55 Nasreddin Hoca kitabını karşılaştırmalı bir bakışla inceleyerek bize sunuyor.

Söz konusu taşbaskısı kitapların en meşhurlarından olan ve 128 fıkra içeren ‘Hoca Nasreddin Letâifi’nin çevriyazısını da tam metin olarak barındıran kitap, devamında da söz konusu süreçte yazılmış taşbaskısı kitaplara yer veriyor.

Duman’ın çalışmasında, Nasreddin Hoca fıkraları için çoğu isimsiz halk sanatçıları tarafından çizilmiş, kimisi ustalıklarıyla göz dolduran bazı resimlere de yer verilmiş.

Kitabın, yalnızca Nasreddin Hoca bağlamında halk kültürüne ve mizahına ilgi duyanlara değil, taşbaskı koleksiyoncularına ve meraklılarına da hitap edeceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Mustafa Duman – Resimli Taşbaskısı Nasreddin Hoca Kitapları: “Bilinler Bilmeyenlere Öğretsin…”, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, mizah, 296 sayfa, 2018

Didem Arvas Balta – Örtünme (2015)

İslam inancının gündelik yaşam içindeki uzantısı olan örtünmeyi, modernite evreni içinde yeri olmayan bir pratik şeklinde tanımlayan standart yaklaşımının bir eleştirisi.

Modern sosyolojinin, inancı deneyimleme meselesine yaklaşımı ve modernite ile inanç arasında kapsayıcı bir bağ kurulup kurulamayacağı konusunda önemli bir tartışma.

  • Künye: Didem Arvas Balta – Örtünme, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Umut Koloş – Foucault, İktidar ve Hukuk (2015)

Türkiye’de daha önce benzeri yapılmamış, Michel Foucault’nun hukuka ilişkin tespit ve iddialarını hukuk felsefesi bağlamında analiz eden bir çalışma.

Umut Koloş çalışmasında, Foucault’nun felsefeyi ele alış metodolojisini irdeledikten sonra, iktidar sorununu ve Foucault’nun iktidar analizinde hukukun yerini tartışıyor.

  • Künye: Umut Koloş – Foucault, İktidar ve Hukuk, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Eyal Winter – Akıllı Hissetmek (2018)

Duygusal davranmak ve düşünmek, gerçekten söylendiği gibi bizi daime yanlış yollara mı savurur?

Önde gelen bilim insanlarından Eyal Winter, bu görüşe katılmayarak duygular ile mantığın kendine has bir denge oluşturduğunu ve duygusallığın rasyonel davranmak ve hayatta bakabilmek için önemli bir mekanizma olduğunu düşünüyor.

Kitabında, Tutsak İkilemi, Bayes Teoremi ve Nash Dengesi gibi oyun teorisinin pek çok ünlü uygulamasını sade bir dille açıklayan Winter, aynı zamanda gündelik hayatta aklımızı kullanma biçimimiz ile devletlerin başvurduğu stratejiler arasındaki benzerlikleri de irdeliyor.

Kitap bunun yanı sıra, sinirlenmenin anlamı, Stockholm sendromu ve Nazi Öğretmen hikâyesinde görüldüğü gibi bize karşı zalim olanları sevmemizin nedenleri, duygusal sahtekârlar, kolektif olarak hayatta kalmayı sağlayan mekanizmalar, üreme ve romantizmin matematiği, grup davranışının dinamikleri, sürü davranışının kaynakları ve rasyonel duyguların kaynağı gibi pek çok konuda aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

  • Künye: Eyal Winter – Akıllı Hissetmek: Duygularımız Neden Düşündüğümüzden Daha Rasyoneldir?, çeviren: Petek Onur, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, bilim, 230 sayfa, 2018

 

Maria Elena García, Marcia Plevin ve Patrizia Macagno – Yaratıcı Hareket ve Dans (2018)

Bu kitabın yazarları aynı zamanda dansçı, koreograf ve dans/hareket terapisti.

Yazarların bu kitapta ele aldığı, García-Plevin Yaratıcı Hareket Yöntemi ise, ruhsal yapıyla bedensel ifade arasında sağlam köprüler kurmayı ve bu bağlamda kişinin bedensel sınırlarını genişletmeyi, bedensel farkındalığını derinleştirmeyi amaçlıyor.

Yazarların uzun yıllara dayanan deneyimlerini bir araya getiren bu kitap ise,  hem yöntemin teorik ve kavramsal çerçevesini sunuyor hem de pek çok somut örnekle konuyu derinleştiriyor.

Bu kitapta anlatılan yöntemin, 2001’den beri İtalya’da Ulusal Dans Akademisi’nin ders programında yer aldığını, ayrıca 2013’ten beri İstanbul Bilgi Üniversitesi Yaratıcı Hareket ve dans/Hareket Terapi Sertifika Programı’nda eğitiminin verilmekte olduğunu da hatırlatalım. Yöntem yalnızca profesyonellere yönelik değil hem yaratıcı hareketle hem yaratıcı ifadenin farklı biçimleriyle ve hem de beden ve ruhsal yapı arasında ilişkileri yakından görmek isteyen her okura hitap ediyor.

  • Künye: Maria Elena García, Marcia Plevin ve Patrizia Macagno – Yaratıcı Hareket ve Dans, çeviren: Ebru Salman, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 200 sayfa, 2018

Michel Foucault – Hakikat Cesareti (2018)

Foucault’nun ölümünden kısa bir süre önce Collège de France’ta verdiği son dersi olan ‘Hakikat Cesareti’, bir yönüyle düşünürün felsefi vasiyetnamesi olarak da okunabilir.

Foucault burada, daha önce üzerinde tartıştığı parrêsia kavramını, bu kez kavramın soybilimi ve politik kökenleri bağlamında Antik Yunan’da ve Orta Çağ’da doğruyu söyleme biçimlerine uzanan kapsamlı bir sorgulamaya doğru genişletiyor.

Foucault’nun bu derslerde tartıştığı kimi konular şöyle:

  • Parrêsia’nın yapısal özellikleri,
  • Antik Çağ kültüründe doğru söyleme biçimleri,
  • Sokrates’te doğru söylemenin dört türü,
  • Orta Çağ vaazında doğru söyleme,
  • Modern dönemde doğrulamanın dört kipinin yeniden şekillenmesi,
  • Demokratik bir parrêsia’nın otokratik bir parrêsia’ya dönüşümü,
  • Kendilik kaygısının etik kurulumu olarak Sokrates’in ölüm döngüsü,
  • Ruhun hastalığı olarak yanlış fikir,
  • Çocukların eğitimi sorunu,
  • Sokratesçi parrêsia’nın nesnesi olarak bios,
  • Hakikatin sahnesi olarak yaşam,
  • Modern sanatın Platon karşıtlığı ve Aristoteles karşıtlığı,
  • Doğru yaşam sorunu,
  • Felsefi sahtekârlık,
  • Yaşam donanımı olarak kinik öğretimi…

Foucault’nun bu son dersleri, yalnızca Yunan ve Orta Çağ düşüncesinin ölüm karşısındaki tutumunu irdelemiyor, aynı zamanda “felsefi yaşam”ın ne olabileceği hakkında okurunu derinlemesine düşünmeye de davet ediyor.

  • Künye: Michel Foucault – Hakikat Cesareti, çeviren: Adem Beyaz, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 332 sayfa, 2018