Kolektif — Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları (2026)

Bu kitap, Gabriel García Márquez, Julio Cortázar, Carlos Fuentes ve Mario Vargas Llosa arasında yaklaşık altmış yıla yayılan mektuplaşmaları bir araya getirerek Latin Amerika Boom kuşağının yalnızca edebî üretimini değil, dostluklarını, fikir ayrılıklarını ve siyasal dönüşümlerini de gözler önüne seriyor. ‘Latin Amerika Patlaması “Boom” Mektupları’ (‘Las cartas del Boom’), dört büyük yazarın yayımlanmış eserlerinden çok, eserler henüz taslak aşamasındayken yürüttükleri tartışmaları, yazarlık serüvenlerini ve birbirlerinin çalışmalarına yaptıkları katkıları görünür kılarak, dünya edebiyatını değiştiren bir hareketin perde arkasını belgeliyor.

Eserin ilk ve en kapsamlı bölümü olan “Kankaların Pachanga’sı (1955-1975)”, Boom kuşağının yükseliş yıllarını kapsıyor. Mektuplar, yazarların roman projelerini birbirleriyle paylaşmalarını, yayınevleriyle yürüttükleri pazarlıkları, çeviri ve telif meselelerini, Avrupa ile Latin Amerika arasındaki kültürel ilişkileri ve uluslararası edebiyat çevrelerine açılma süreçlerini ayrıntılarıyla yansıtıyor. Aynı zamanda dostluk, mizah ve ortak heyecanlarla örülü bu yazışmalar, ‘Seksek’, ‘Yüzyıllık Yalnızlık’, ‘Kent ve Köpekler’ gibi modern klasiklerin oluşum sürecine içeriden tanıklık etme imkânı sunuyor.

“Eğlencenin Sonu (1976-2012)” başlıklı ikinci bölüm ise ortak edebî coşkunun yerini giderek siyasal ve kişisel ayrışmalara bıraktığı dönemi ele alıyor. Küba Devrimi etrafındaki tartışmalar, Latin Amerika’daki askerî darbeler, entelektüellerin siyasal sorumluluğu ve özellikle Vargas Llosa ile García Márquez arasındaki kopuş, mektupların tonunu belirleyen başlıca gelişmeler arasında yer alıyor. Böylece eser, yalnızca dört yazarın bireysel hikâyelerini değil, Boom hareketinin yükselişini ve çözülüşünü de belgeliyor.

Kitabın ekler bölümü, mektupları tamamlayan önemli deneme, söyleşi ve belgeleri içeriyor. Mario Vargas Llosa’nın Cortázar ve García Márquez üzerine yazıları, Carlos Fuentes’in ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ değerlendirmeleri, üç yazarın Latin Amerika edebiyatına ilişkin ortak söyleşileri ve Gabriel García Márquez’in dostlarına dair kaleme aldığı metinler, mektuplarda dile getirilen fikirlerin kuramsal ve eleştirel arka planını zenginleştiriyor. Ayrıca 1968-1971 yılları arasında yayımlanan protesto bildirileri, Fidel Castro’ya gönderilen açık mektuplar ve siyasal dayanışma metinleri, dönemin entelektüellerinin edebiyat ile siyaset arasındaki ilişkiyi nasıl kurduklarını göstermesi bakımından önemli bir kaynak oluşturuyor.

Sonuç olarak ‘Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları’, yalnızca dört büyük yazarın özel yazışmalarını yayımlayan bir mektup derlemesi değil; 20. yüzyılın en etkili edebiyat hareketlerinden birinin doğuşunu, uluslararası yükselişini ve iç gerilimlerini belgeleyen kapsamlı bir edebiyat tarihi çalışması. Dostluk ile rekabetin, yaratıcı işbirliği ile ideolojik çatışmanın iç içe geçtiği bu yazışmalar, romanların arkasındaki yaratım süreçlerini görünür kılarken Latin Amerika Boom’unun ortak ruhunu, umutlarını ve kırılmalarını da bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.

Carlos Fuentes, Mario Vargas Llosa, Gabriel García Márquez, Julio Cortázar — Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları
Editör: Carlos Aguirre, Gerald Martin, Javier Munguía, Augusto Wong Campos
Çeviren: Süleyman Doğru • Can Yayınları
Mektup• 239 sayfa • 2026

Rita Guibert – Yedi Ses (2021)

Harika haber:

Rita Guilbert’in Latin Amerika edebiyatının yedi dev yazar ve şairiyle yaptığı enfes söyleşiler, Celâl Üster çevirisiyle Türkçede.

Pablo Neruda, Julio Cortázar, Gabriel García Márquez, Jorge Luis Borges, Miguel Angel Asturias, Octavio Paz ve Guillermo Cabrera Infante, ‘Yedi Ses’te arz-ı endam ediyor.

Çalışma, bu büyük yazar ve şairin, en sakınmasız düşünceleri, eleştirileri, itirafları ve suçlamalarına yer veriyor ve yalnızca yaşama, dünyaya, insanlığa, edebiyata, dönemin edebî tartışmalarına değil, sosyalizme, kapitalizme, dönemin siyasal olaylarına da yedi ayrı bakış sunuyor.

Guibert, kendi deyişiyle bir bıkkınlıktan, “bir kıtanın bıkkınlığı”ndan doğan ‘Yedi Ses’te, edebiyatı köklü bir dönüşüme uğratan Latin Amerika’nın çıkardığı yedi büyük yazarla söyleşilerine yer veriyor.

Miguel Angel Asturias’ın Fransız meslektaşları üzerinden dünyaya seslendiği, “Artık siz bir oturun bakalım, şimdi biz size bir şeyler anlatacağız,” sözünden yola çıkan kitapta yedi ustanın yazarlığa, edebiyata ve dünyaya dair düşünceleri, bu büyük kıtanın tek bir renkten ibaret olmadığını ortaya koyuyor ve yazarları kişisel olarak besleyen iklimleri, kültürleri ve olayları da portrelerine detay olarak ekliyor.

‘Yedi Ses’, her bir kelimesini dinlemek isteyeceğiniz bir edebiyat şöleni.

  • Künye: Rita Guibert – Yedi Ses: Latin Amerikalı Yedi Yazarla Söyleşiler, çeviren: Celâl Üster, Can Yayınları, söyleşi, 560 sayfa, 2021

Miguel Herráez – Julio Cortázar (2021)

Yirminci yüzyıl dünya edebiyatının devlerinden Julio Cortázar’ın hayatı ve yazarlık serüveni hakkında muhteşem bir biyografi.

Akademisyen, gazeteci, yazar Miguel Herráez, yazarın Brüksel’de başlayan ardından Buenos Aires ve Paris’te devam eden yaşamında ve yazarlık serüveninde soluksuz bir yolculuğa çıkarıyor.

Herráez’in saysız mektup, gazete yazısı ve birebir yapılan görüşmeleri temel alarak yazdığı bu detaylı inceleme, Cortázar’ın ailesi, öğretmenlik serüveni, aşkları, çevirmenlik kimliği, dostlukları, yolculukları, siyasal aktivizmi gibi yaşamının birçok farklı katmanına ışık tutarken bir yandan da hayatı boyunca ona hep eşlik eden edebiyatla ilişkisini de çok kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Son olarak Herráez’in, öyküleri ve romanları bugün hâlâ sayısız okuyucuya ulaşan Cortázar’ın çocukluğundan başlayıp son günlerine dek geçirdiği değişimlere odaklanıyor ve bu değişimlerin eserlerini nasıl şekillendirdiğini anlayabilmesi için okuyucuya eşsiz bir fırsat sunuyor.

  • Künye: Miguel Herráez – Julio Cortázar, çeviren: Çağla Işıl Soykan, Everest Yayınları, biyografi, 2021

Julio Cortázar – Edebiyat Dersleri (2020)

 

Bugünün güzel haberlerinden biri de bu kitap.

Julio Cortázar’ın 1980 sonbaharında, Kaliforniya Üniversitesi’nde verdiği derslerin on üç saatlik dökümünü sunan bu çalışma, her şeyden önce yazarın edebi dehasını ve ilgi alanlarının zenginliğini gözler önüne sermesiyle önemli.

Hem Cortázar’ı daha yakından tanımamıza vesile olacak ve hem de yazma eylemi, Latin Amerika edebiyatı ve dünya edebiyatını kavramak açısından paha biçilmez olan kitap, toplamda sekiz dersten oluşuyor.

Yazar bu derslerinde de, fantastik öyküdeki zaman ve kader unsurlarından gerçekçi öykünün sınırlarına, edebiyattaki müzikaliteden mizaha, oyundan erotizme ve ‘Seksek’ adlı ünlü yapıtına kadar pek çok konuyu ele alıyor.

  • Künye: Julio Cortázar – Edebiyat Dersleri, çeviren: Süleyman Doğru, Everest Yayınları, edebiyat kuramı, 336 sayfa, 2020

Julio Cortázar – Takipçi (2016)

Bilen bilir: usta yazar Julio Cortázar, ünlü caz müzisyeni Charlie Parker’a büyük bir hayranlık duyuyordu.

Bu hayranlığın bir ürünü olarak ortaya çıkan ve bu caz dehasının son günlerinde geçen ‘Takipçi’ de, müzik ile edebiyatı buluşturan bir şaheser niyetine okunabilir.

José Muñoz’un resimleri ise, hikâyeye bambaşka bir lezzet katıyor.

  • Künye: Julio Cortázar – Takipçi, çeviren: Pınar Savaş, Deli Dolu Yayınları

Julio Cortázar – Buluşma (2016)

Che Guevara ve Fidel Castro’nun Küba Devrimi’yle taçlanan buluşmasının çizgili hikâyesi.

Kitap, Che ve devrimci arkadaşlarının Sierra Maestra dağlarında devrimin efsanevi komutanlarıyla buluşmak için çıktıkları zorlu yolculuğu anlatıyor.

Cortazar’ın harikulade anlatımı ve Enrique Breccia’nın görkemli resimleri eşliğinde.

  • Künye: Julio Cortázar – Buluşma, resimleyen: Enrique Breccia, çeviren: Altuğ Akın, Deli Dolu Yayınları