Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee – Müze Dersleri (2015)

Profesyonel müze eğitmenlerine ve müze rehberlerine, müze eğitimine yönelik tarihsel, teorik ve pratik perspektifler sunan önemli bir çalışma.

Kitap, müze eğitiminin nasıl olması gerektiği ve mesleğin kavramsal altyapısı gibi konularda aydınlanmak isteyenler için birebir.

Her ikisi de yıllardır ABD’deki çeşitli müzelerde ders veren Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee’nin çalışması, özellikle şu soruların yanıtlarını arayanlar için bir başvuru kaynağı:

  • Sanat eserleriyle kurduğumuz ilişkide müzede verilen eğitimin rolü ne olabilir?
  • Ders verenler ve gönüllü rehberler bu ilişkinin derinleşmesine ne şekilde katkıda bulunabilirler?
  • Kolektif bir sanat deneyimini hayal edebilir miyiz?
  • Araştırma ve keşif hissini körükleyecek bir müze deneyimi nasıl kurgulanır?
  • Böylesi bir deneyimi yaratabilecek eğitimin teorik çerçevesi ne olmalıdır?

Künye: Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee – Müze Dersleri, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, eğitim, 251 sayfa, 2015

Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir? (2015)

Mimarlık tarihçilerinin yaklaşımlarındaki kavramsal sorunların derinlikli bir incelemesi.

Mimarlık yazımındaki retorik, analitik ve tarihselci gelenekler, 20. ve 21. yüzyıldaki mimarlık tarihçilerinin karşılaştığı temel sorunlar, yürütülen tartışmalar, kitabın odağındaki konular.

Andrew Leach burada,

  • Modern mimarlığın bir disiplin olarak gelişimi,
  • Bir sanatçı olarak mimar,
  • Mimarın mirası olarak mimarlık tarihi,
  • Mimarlık ve kültür,
  • Tarihsel kanıt olarak mimarlık,
  • Mimarlığı tarihselleştirme sorunları,
  • Mimarlık tarihi ve kuramındaki belli başlı sorunlar,
  • Eleştirel mimarlık tarihi,
  • Ve Mimarlık tarihinden çıkarılabilecek dersler gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Künye: Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir?, çeviren: Hayrullah Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, mimari, 150 sayfa, 2015

Costas Lapavitsas – Üretmeden Kâr Etmek (2019)

Kimileri finansallaşmayı, rantiyenin üretken kapitaliste karşı zaferi olarak tanımlar.

Fakat finansallaşma, ortaya çıktığı son otuz yıl boyunca farklı aşamalardan geçip bugüne geldi ve şimdi, özellikle en büyüğü 2007’de görülen krize bakıldığında, özünde krizlere meyilli bir sistemdir.

İşte Costas Lapavitsas, Marksist bir temele oturttuğu ‘Üretmeden Kâr Etmek’te, hem finans kapitalizmin kendine özgü yapısını açıklıyor hem bunun yarattığı kriz ve tahribatları ortaya koyuyor ve hem de finansı kontrol edebilmek için neler yapabileceğimizi irdeliyor.

Lapavitsas, finansallaşmayı finans-dışı şirketler, bankalar ve hanehalkının davranışlarındaki dönüşümü merkeze alarak irdeliyor ve devamında da:

  • Finans-dışı şirketlerin finansal işlemlere gittikçe daha fazla dâhil olmasının sonuçlarını,
  • Bankaların şirketlere borç vermektense serbest piyasa işlemlerine ve hanehalkıyla girişilen finansal işlemlere yönelmesini ve bunun yansımalarını,
  • Hanehalkının borçlar ve varlıklar bakımından finans sistemine daha fazla dâhil olmasının sonuçlarını,
  • Ve Finansallaşmanın gelişmekte olan ülkeler için nasıl bağımlılıklar yarattığını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Lapavitsas’ın bunu yaparken Marksist para ve finans teorisini ustaca kullanıyor ve bu bağlamda Marx, Hilferding ve Lenin gibi teorisyenlerin fikirlerine başvuruyor.

  • Künye: Costas Lapavitsas – Üretmeden Kâr Etmek: Finans Hepimizi Nasıl Sömürüyor, çeviren: Yasin Emre Kara, Koç Üniversitesi Yayınları, iktisat, 416 sayfa, 2019

Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları (2018)

Mali’nin efsanevi bölgesi Timbuktu, tarihte önemli bir entelektüel ve ruhsal merkezdi.

Bölgenin bu özelliği, İslam’ın 15. ve 16. yüzyıllarda Afrika’da yayılışına öncü olacak denli belirleyiciydi.

Timbuktu, ortaçağda bir ilim merkeziydi ve çok sayıda kütüphanesi bulunuyordu.

Avrupalı kâşifler de, 18. yüzyılın sonlarından itibaren bu gizemli bölgenin hazinelerini keşfetmek için muazzam çaba göstermeye başladı.

Ve zorlu uğraşlardan sonra, nihayet bu çabaların neticesi alınmaya başlandı.

Timbuktu’nun kütüphaneleri, din, şiir, hukuk, tarih, farmakoloji ve astronomi gibi birçok alandan on binlerce elyazmasıyla dolup taşıyordu.

İşte Charlie English’in bu çalışması, Timbuktu’nun elyazmalarının keşfine giden süreci ve daha sonraki gelişmeleri adım adım izlemesiyle çok önemli.

English, Timbuktu’nun iki yüz yıl gibi uzun bir sürece yayılmış keşfini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın önemli bir bölümünü de, Timbuktu mirasının cihatçılar karşısında verdiği ölüm kalım mücadelesi oluşturuyor.

English, 2012’de el-Kaide bağlantılı cihatçıların Mali’ye girişi sonrasında, Timbuktu’daki kütüphaneciler ve arşivcilerin, cihatçılar tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan paha biçilemez elyazmalarını Timbuktu’dan kaçırma sürecini de kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları: Efsanevi Bir Şehrin Geçmişini Kurtarma Mücadelesi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2018

Hans Belting – Floransa ve Bağdat (2015)

 

Rönesans resminde perspektifin kullanımı devrim yarattı.

Ünlü tarihçi ve sanat kuramcısı Hans Belting ise, perspektifin teorisini Bağdat’ta, 11. yüzyılda İbnü’l-Heysem’in oluşturduğunu hatırlatıyor.

Yazara göre, Ortaçağda Arap matematiği perspektif teorisini doğurdu ve sonradan bu teori Batı’da sanata dönüştürüldü.

  • Hans Belting, bu saptamadan yola çıkarak bizi sanat tarihinde çok keyifli ve aydınlatıcı bir yolculuğa çıkarıyor.
  • Arap matematiğinin Batı sanatına etkileri,
  • Arabesk geometri ve süsleme sanatı,
  • Rönesans ile birlikte perspektifin küreselleşmesi,
  • İslamda görme eleştirisi,
  • Resim yasağı ve din,
  • İslam’da canlı varlıklara ihanet olarak resim,
  • Allah’ın kelamı ve Kuran yazısı anlayışının sanata etkileri,
  • İbnü’l-Heysem’in ışık ölçümü,
  • Arap icadı Camera Obscura,
  • İbnü’l-Heysem’in ‘Perspectiva’ adlı optik kitabı,
  • İslam sanatında matematik ve geometri,
  • Görme teorisinin resim teorisine dönüşmesi,
  • Skolastizmde algı ve bilgi çatışması,
  • Perspektiften önce, Giotto’nun resminde bakış,
  • Pelacani’nin matematiksel mekânı İcadı,
  • Piero’nun matematiksel sanatı,
  • Ve simgesel biçim olarak perspektif, Belting’in burada ele aldığı kimi konular.

Künye: Hans Belting – Floransa ve Bağdat: Doğu’da ve Batı’da Bakışın Tarihi, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Koç Üniversitesi Yayınları

Kolektif – Kritik Kavşak (2015)

Parlamenter sistemle başkanlık sistemi arasındaki farkları kuramsal ve tarihsel bir perspektifle irdeleyen, kaynak niteliğinde bir çalışma.

Kitap, demokratik sistemleri karşılaştırmakta, Türkiye’nin otoriterlikle sınavını değerlendirmekte ve Erdoğan’ın en büyük hayali olan başkanlık sisteminin olası tehlikelerini gözler önüne sermekte.

Kitapta,

  • Başkanlık sisteminin tehlikeleri,
  • Demokratik sistemlerin karşılaştırılması,
  • Siyasal kültürün merkeziliği,
  • Bölünmüş toplumlar için anayasa tasarımı,
  • Alaturka başkanlık rejimi ve Türkiye’nin otoriterlikle imtihanı,
  • Türkiye’de başkanlık sistemine kamuoyu desteği,
  • Ve bunun gibi pek çok konu ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Juan J. Linz, Donald L. Horowitz, Seymour Martin Lipset, Arend Lijphart, Ergun Özbudun, Sabri Sayarı, Serap Yazıcı, Adam Szymanski, Üstün Ergüder, Ayşen Candaş, Ersin Kalaycıoğlu, Selim Erdem Aytaç ve Ali Çarkoğlu.

  • Künye: Kolektif – Kritik Kavşak, derleyen: Cem Akaş, Koç Üniversitesi Yayınları

Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak (2018)

Amerikalı biyokimyacı Jennifer Doudna, gen düzenleme alanında yaptığı çalışmalarla dünya çapında üne sahip isimlerden.

Bu kitap ise, gen düzenleme hakkında merak edilen hemen her şeyi aydınlatmasıyla, konuya ilgi duyanlar için kaçırılmaması gereken bir rehber.

Gen düzenlemesi ya da tam adıyla “CRISPR-Cas9 Gen Düzenleme Yöntemi”, bilimde devrim olarak tanımlanıp hararetle selamlanan teknolojilerden.

Örneğin gen düzenlemesi ile her canlı varlığın genetik kodu istenen biçimde değiştirilebiliyor.

Ölümcül genetik hastalıklar iyileştirilebiliyor ve örneğin domuzlar birer organ fabrikasına dönüştürülebiliyor.

Doudna, gen düzenlemesi yöntemine giden oldukça uzun ve meşakkatli yolun nasıl kat edildiğini ve bu yöntemin biyokimyada, tıpta, teknolojide, kültürde, hukukta, siyasette ve demografik alanda ne gibi sonuçlar yaratacağı üzerine, bizi derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Hatta Doudna, bu yöntemin yalnızca hastalıkların iyileştirilmesi konusunda değil, iklim değişikliği, çevresel yıkımlar ve gıda güvenliği gibi güncel sorunlarımıza çare olabileceğini de düşünüyor.

  • Künye: Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak: Gen Düzenlemenin Evrime Hükmeden İnanılmaz Gücü, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 248 sayfa, 2018

Lothar Müller – Beyaz Büyü: Kâğıdın Çağı (2018)

“Beyaz büyü”, kâğıdı ifade eden en iyi tanımlardan biridir.

Örneğin modern dünyanın gelişimine onun kadar katkı sunan başka hiçbir araç yok.

Matbaa dahi kâğıt olmadan anlamsızdır diyebiliriz.

Kutsal veya kutsal olmayan kitaplardan kâğıt paraya, gündelik hayatımızın her anı bu büyüyle, bu evrensel maddeyle çevrili.

İşte Lothar Müller de, kâğıdın Çin’deki doğumundan Mısır’a ve oradan Avrupa’ya uzanan yolculuğunun ayrıntılı bir hikâyesini sunuyor.

Müller, bir yandan bize kâğıdın bu yolculuğunu kapsamlı biçimde anlatırken, öte yandan da kâğıdın modern medeniyeti nasıl kökünden dönüştürdüğünü ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Kitapla birlikte, tuvalet kâğıdından hisse senetlerine, kâğıt fabrikatörlerinden kâğıt toplayıcılarına, mucitlerden edebiyatçılara ve roman kahramanlarından devlet adamlarına uzanan keyifli ve aydınlatıcı bir yolculuğa çıkıyoruz.

  • Künye: Lothar Müller – Beyaz Büyü: Kâğıdın Çağı, Sevinç Altınçekiç, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 288 sayfa, 2018

W. Hodding Carter – Sifon (2018)

Uygarlık tarihine baktığımızda, temiz suyun evlerimize kadar ulaşması ve evdeki atıkların dışarı taşınması, başka birçok teknoloji düşünüldüğünde görece yeni sayılır.

Hodding Carter, su tesisatına özellikle ilgi duyuyor ve bu ilginin bir neticesi de, tesisat sisteminden önceki ve sonraki dönemi ilgi çekici ayrıntılarla ortaya koyduğu elimizdeki kitabı.

Carter burada, Roma hamamları gibi görece bilgi sahibi olduğumuz sistemler kadar Harappalılar’ın MÖ 3000’de inşa ettiği ilk su tesisatı, Ortaçağ manastırlarında temizlik yöntemleri, Londra’da kanalizasyon sisteminin olmadığı dönemleri ve saraylardaki tuvalet âdetleri de dahil birçok aydınlatıcı konuyu ele alıyor.

Carter bununla da yetinmeyerek, bugünün tesisat sisteminin nasıl evrim geçirdiğini, günümüzde uygulanan, geliştirilmekte olan yöntemleri ve yeni tesisat teknolojilerini de bizimle paylaşıyor.

Kitap, temiz su ve tuvalet sisteminin sağlık alanında olduğu kadar uygarlık tarihinde de nasıl büyük bir fark yarattığını aydınlatmasıyla keyifli bir okuma vaat ediyor.

  • Künye: W. Hodding Carter – Sifon: Su Tesisatçısı Uygarlığı Nasıl Kurtardı?, çeviren: Defne Karakaya, Koç Üniversitesi Yayınları, kültür, 168 sayfa, 2018

Christopher S. Wilson – Anıtkabir’in Ötesi (2018)

Bilindiği gibi, Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşı, Anıtkabir’e nakledilip halkın ziyaretine açılana kadar farklı yerlerde kalmıştı.

Christopher Wilson’ın, ilk baskısı 2015’te yapılan, şimdi ikinci baskısıyla raflardaki yerini alan bu ilgi çekici kitabı da, Atatürk’ün naaşının tutulduğu bu yerlerden, o dönemde yapılan cenaze törenlerinden ve Anıtkabir’in inşa sürecinden hareketle, mezar mimarisinde ortaya çıkan Atatürk temsillerinin ulusal ve kolektif belleği nasıl şekillendirdiğini kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Mezar mimarisi bağlamında Atatürk ve Atatürk’ün Türkiye’deki temsiliyeti,
  • Kimlik, bellek ve milliyetçilik ile mimari arasındaki ilişki,
  • Atatürk’ün naaşının Dolmabahçe Sarayı’ndan Ankara’ya nakli,
  • Atatürk’ün Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabri,
  • Naaşın Anıtkabir’e nakli,
  • Anıtkabir için yapılan mimari yarışma,
  • Kazananın ödüllendirilmesi,
  • Anıtkabir’in inşası gibi birçok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Wilson’ın çalışmasını önemli kılan hususlardan biri de, Dolmabahçe Müzesi, Atatürk’ün Dolmabahçe’deki yatak odası, Anıtkabir’in abidevi niteliği, Atatürk evleri ve müzeleri ve son olarak da törenler ve anmalar ile Atatürk kimliği üzerinden ulusal belleğin nasıl sürdürüldüğünü ortaya koyması.

  • Künye: Christopher S. Wilson – Anıtkabir’in Ötesi: Atatürk’ün Mezar Mimarisi – Ulusal Belleğin İnşası ve Sürdürülmesi, çeviren: Mehmet Beşikçi, Koç Üniversitesi Yayınları, mimari, tarih, 176 sayfa, 2018