Roger Penrose – Kralın Yeni Aklı (2015)

Yapay zekâ, insan zekâsı ve beden arasındaki etkileşimi ve akıl ile bilincin bu etkileşimdeki rolünü tartışan ufuk açıcı bir kitap.

Roger Penrose, bu konuları dair bilinmeyenleri aydınlatırken, kuantum mekaniğinden kozmolojiye, matematikten fiziğe, görelilik kuramından felsefeye birçok disipline uzanıyor.

  • Künye: Roger Penrose – Kralın Yeni Aklı: Bilgisayar, Zekâ ve Fizik Yasaları, çeviren: Tekin Dereli, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 502 sayfa, 2015

Ömür Harmanşah – Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt (2015)

Eskiçağ metinlerini, arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarıyla çevre ve mekân analizleri ışığında ele alan özgün bir eser.

Kent mekânlarının toplumsal bellek ve kimliği şekillendirdiği, bunun yanı sıra mekân kurma pratiğinin siyasi bir edim olduğu, Ömür Harmanşah’ın çalışmasının temel tezi.

Kitapta,

  • Anadolu ve yukarı Mezopotamya’da çevre ve tarih,
  • Bölgesel yüzey araştırmalarının bize neler anlattığı,
  • Geç Hitit coğrafyasında kentleşme, anıt ve tören,
  • Kaya anıtları, yeni kentler ve sömürge peyzajları,
  • Malatya’da mahal ve mekân,
  • Konar göçerlerin yerleşik hayata geçmesi,
  • Asur imparatorluk coğrafyasının kuruluşu,
  • Dönüşen bir dünyada kentler, coğrafyalar ve siyasi aktörler,
  • Dicle ve Fırat boyunda kurulan kentler,
  • Asur kaya anıtları,
  • Yukarı Mezopotamya kentlerinde planlama ve kentsel kurulum özellikleri,
  • Mimari teknolojiler ve kentsel mekânın poetikası,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Çalışma, özellikle kent kurma pratiğinin kültürel tarihini sunmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Ömür Harmanşah – Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt, çeviren: Fügen Yavuz, Koç Üniversitesi Yayınları, arkeoloji, 358 sayfa, 2015

Barış Büyükokutan – Medeni Cumhuriyet (2019)

Sosyolog Barış Büyükokutan bu kısa ama etkili çalışmasında, cumhuriyetçiliğin tarihsel ve güncel bir panoramasını çiziyor.

Türkiye’nin yakın siyasi ve kültürel tarihinin kapsamlı bir değerlendirmesi eşliğinde analizini yapan Büyükokutan, Türkiye’de ve dünyada gerçek cumhuriyetlerin geliştirilmesi için mevcut imkân ve engelleri ortaya koyduğu gibi cumhuriyetçiliğin geleceğine dair dikkat çekici tezler de sunuyor.

Cumhuriyetin, bir doğrudan katılım işi olduğunu, dolayısıyla bu katılımın yalnızca ulusal ve siyasi hayata katılım anlamına gelmediğini düşünen Büyükokutan, Cumhuriyetçiliğin sivil toplumu romantize etmeden ciddiye alması ve aşağıdan yukarıya doğru işlemesi gerektiğini belirtiyor.

Kitapta, Cumhuriyetin ruhu ve felsefesi,  Türkiye solu ve Türkiye siyasal İslamcı kesimin Cumhuriyetçiliğe bakışı, Cumhuriyetin yaşam çevrimi, Cumhuriyetin gerilemesi ve çöküşünün altındaki dinamikler, Cumhuriyette kadınlar ve azınlıklar, Cumhuriyetin kurtulması ve büyümesi gibi oldukça güncel konular tartışılıyor.

  • Künye: Barış Büyükokutan – Medeni Cumhuriyet: Katılımcı Hayatın Sosyolojisi, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 135 sayfa, 2019

Joanna Rourke – Ağrının Hikâyesi (2019)

Ağrıyla kurulan ilişki bireyden bireye, kültürden kültüre değişir.

Tarih profesörü Joanna Rourke’un kaleme aldığı bu kitap ise, ağrı ile ilgili derin bir kavrayışa sahip olmak isteyen okurları hedefliyor.

Ağrıyı hastalık üzerinden değil, bizzat ağrı çeken bedendeki etki ve izleri üzerinden izlemesiyle dikkat çeken kitabında Rourke, ağrı çeken insanların kullandığı dilleri, jestleri, ağrının anlamlarını, ağrı kliniklerini ve ağrının dindirilmesi gibi ilgi çekici konuları ele alıyor.

  • Ağrının verdiği acı hastalar, doktorlar ve hemşireler arasında nasıl rol oynar?
  • Ağrı çeken bir insanın kıvranışlarına tanık olduklarında kimi insanlar neden buna sırtını döner?
  • Ağrıyı algılamamızda tarihsel değişiklikler olmuş mudur?

Bourke, bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını ortaya koyarken, üç yüzyıllık Batı literatürünü kat ediyor ve ağrı pratiğinin, dil, kültür ve beden arasındaki dinamik iç bağlantılar sürecinde

inşa edilme ve yeniden kurulma biçimlerini tarihsel olarak inceliyor.

  • Künye: Joanna Rourke – Ağrının Hikâyesi: Duadan Ağrıkesicilere, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, tıp, 375 sayfa, 2019

Vanessa Ogle – Zamanın Küresel Dönüşümü (2018)

Modern yaşam, zamanın, adeta başımızı döndürecek denli olağanüstü hız kazandığı bir dünya demektir.

Özellikle 19. yüzyılda modern iş yaşamının yeniden düzenlenmesi, zamanın düzenlenmesini ve yönetilmesini de beraberinde getirdi.

Bu hesaba göre zaman verimli ve rasyonel kullanılmalıydı ve bu amaçla gündelik hayat da yeniden düzenlenmeliydi.

İşte Vanessa Ogle’un bu çalışması, 1870-1950 zaman aralığında, ulusal zaman algısından dünya çapında tek tip zaman uygulamasına, süreci başından sonuna izliyor.

Küresel zaman reformunu, ulus genelinde zamanın uygulanmaya başlandığı Fransa ve Almanya üzerinden izleyen Ogle, buradan İngiltere’ye ve Hindistan’a uzanıyor.

Batılı ve sömürge olmayan geç Osmanlı vilayeti Beyrut’ta Arap entelektüeller ve reformcuların İslam takvimi bağlamında zaman yönetimi üzerine tartışmalarına yer vermesiyle de dikkat çeken çalışma, bunun yanı sıra, Milletler Cemiyeti’nin ve dünya genelinde yeniden düzenlenmiş bir dizi takvimi savunan pek çok birey ve hareketi de inceliyor.

  • Künye: Vanessa Ogle – Zamanın Küresel Dönüşümü, 1870-1950, çeviren: Defne Karakaya, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 272 sayfa, 2018

Kolektif – Rönesans ve Osmanlı Dünyası (2015)

Rönesans döneminde Avrupa ve Osmanlı arasındaki teması çok yönlü bir bakışla tartışan ve Osmanlı’yı, özünde Rönesans’ın ayrılmaz bir parçası olarak inceleyen on üç makale.

Erken modern Akdeniz dünyasındaki sanatsal, entelektüel ve siyasi etkileşimlere daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Doğu ile Batı, Hıristiyan ve Müslüman dünyalar arasında entelektüel ve kültürel etkileşimler,
  • yüzyıldan 16. yüzyılda Akdeniz’de maddi kültür ve entelektüel merak,
  • Kültürler arası etkilerin aktarımında iletim ortamı olarak metinler, sanat ve müzik,
  • Venedik ile Doğu Akdeniz arasındaki kültür aktarımında kitapların rolü,
  • Giacomo Gastaldi’nin Anadolu haritaları,
  • Papa II. Pius’tan Papa XVI Benedictus’a, Hıristiyan Avrupa ile İslami Osmanlı İmparatorluğu arasında eski ve yeni sınır çizgileri,
  • Jean Bodin örneği bağlamında 16. yüzyılda İslam ve Osmanlı yönetimi hakkında olumlu görüşler,
  • Memlük, Osmanlı ve Rönesans kitap ciltleri,
  • Avrupa piyasalarında Osmanlı tekstilleri…

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Claire Norton, Anna Contadini, Palmira Brummett, Deborah Howard, Caroline Campbell, Sonja Brentjes, Owen Wright, Zweder von Martels, Asaph Ben-Tov, Noel Malcolm, Alison Ohta, Suraiya Faroqhi ve Anna Akasoy.

  • Künye: Kolektif – Rönesans ve Osmanlı Dünyası, derleyen: Anna Contadini ve Claire Norton, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, sanat tarihi, 340 sayfa, 2015

Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee – Müze Dersleri (2015)

Profesyonel müze eğitmenlerine ve müze rehberlerine, müze eğitimine yönelik tarihsel, teorik ve pratik perspektifler sunan önemli bir çalışma.

Kitap, müze eğitiminin nasıl olması gerektiği ve mesleğin kavramsal altyapısı gibi konularda aydınlanmak isteyenler için birebir.

Her ikisi de yıllardır ABD’deki çeşitli müzelerde ders veren Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee’nin çalışması, özellikle şu soruların yanıtlarını arayanlar için bir başvuru kaynağı:

  • Sanat eserleriyle kurduğumuz ilişkide müzede verilen eğitimin rolü ne olabilir?
  • Ders verenler ve gönüllü rehberler bu ilişkinin derinleşmesine ne şekilde katkıda bulunabilirler?
  • Kolektif bir sanat deneyimini hayal edebilir miyiz?
  • Araştırma ve keşif hissini körükleyecek bir müze deneyimi nasıl kurgulanır?
  • Böylesi bir deneyimi yaratabilecek eğitimin teorik çerçevesi ne olmalıdır?

Künye: Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee – Müze Dersleri, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, eğitim, 251 sayfa, 2015

Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir? (2015)

Mimarlık tarihçilerinin yaklaşımlarındaki kavramsal sorunların derinlikli bir incelemesi.

Mimarlık yazımındaki retorik, analitik ve tarihselci gelenekler, 20. ve 21. yüzyıldaki mimarlık tarihçilerinin karşılaştığı temel sorunlar, yürütülen tartışmalar, kitabın odağındaki konular.

Andrew Leach burada,

  • Modern mimarlığın bir disiplin olarak gelişimi,
  • Bir sanatçı olarak mimar,
  • Mimarın mirası olarak mimarlık tarihi,
  • Mimarlık ve kültür,
  • Tarihsel kanıt olarak mimarlık,
  • Mimarlığı tarihselleştirme sorunları,
  • Mimarlık tarihi ve kuramındaki belli başlı sorunlar,
  • Eleştirel mimarlık tarihi,
  • Ve Mimarlık tarihinden çıkarılabilecek dersler gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Künye: Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir?, çeviren: Hayrullah Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, mimari, 150 sayfa, 2015

Costas Lapavitsas – Üretmeden Kâr Etmek (2019)

Kimileri finansallaşmayı, rantiyenin üretken kapitaliste karşı zaferi olarak tanımlar.

Fakat finansallaşma, ortaya çıktığı son otuz yıl boyunca farklı aşamalardan geçip bugüne geldi ve şimdi, özellikle en büyüğü 2007’de görülen krize bakıldığında, özünde krizlere meyilli bir sistemdir.

İşte Costas Lapavitsas, Marksist bir temele oturttuğu ‘Üretmeden Kâr Etmek’te, hem finans kapitalizmin kendine özgü yapısını açıklıyor hem bunun yarattığı kriz ve tahribatları ortaya koyuyor ve hem de finansı kontrol edebilmek için neler yapabileceğimizi irdeliyor.

Lapavitsas, finansallaşmayı finans-dışı şirketler, bankalar ve hanehalkının davranışlarındaki dönüşümü merkeze alarak irdeliyor ve devamında da:

  • Finans-dışı şirketlerin finansal işlemlere gittikçe daha fazla dâhil olmasının sonuçlarını,
  • Bankaların şirketlere borç vermektense serbest piyasa işlemlerine ve hanehalkıyla girişilen finansal işlemlere yönelmesini ve bunun yansımalarını,
  • Hanehalkının borçlar ve varlıklar bakımından finans sistemine daha fazla dâhil olmasının sonuçlarını,
  • Ve Finansallaşmanın gelişmekte olan ülkeler için nasıl bağımlılıklar yarattığını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Lapavitsas’ın bunu yaparken Marksist para ve finans teorisini ustaca kullanıyor ve bu bağlamda Marx, Hilferding ve Lenin gibi teorisyenlerin fikirlerine başvuruyor.

  • Künye: Costas Lapavitsas – Üretmeden Kâr Etmek: Finans Hepimizi Nasıl Sömürüyor, çeviren: Yasin Emre Kara, Koç Üniversitesi Yayınları, iktisat, 416 sayfa, 2019

Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları (2018)

Mali’nin efsanevi bölgesi Timbuktu, tarihte önemli bir entelektüel ve ruhsal merkezdi.

Bölgenin bu özelliği, İslam’ın 15. ve 16. yüzyıllarda Afrika’da yayılışına öncü olacak denli belirleyiciydi.

Timbuktu, ortaçağda bir ilim merkeziydi ve çok sayıda kütüphanesi bulunuyordu.

Avrupalı kâşifler de, 18. yüzyılın sonlarından itibaren bu gizemli bölgenin hazinelerini keşfetmek için muazzam çaba göstermeye başladı.

Ve zorlu uğraşlardan sonra, nihayet bu çabaların neticesi alınmaya başlandı.

Timbuktu’nun kütüphaneleri, din, şiir, hukuk, tarih, farmakoloji ve astronomi gibi birçok alandan on binlerce elyazmasıyla dolup taşıyordu.

İşte Charlie English’in bu çalışması, Timbuktu’nun elyazmalarının keşfine giden süreci ve daha sonraki gelişmeleri adım adım izlemesiyle çok önemli.

English, Timbuktu’nun iki yüz yıl gibi uzun bir sürece yayılmış keşfini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın önemli bir bölümünü de, Timbuktu mirasının cihatçılar karşısında verdiği ölüm kalım mücadelesi oluşturuyor.

English, 2012’de el-Kaide bağlantılı cihatçıların Mali’ye girişi sonrasında, Timbuktu’daki kütüphaneciler ve arşivcilerin, cihatçılar tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan paha biçilemez elyazmalarını Timbuktu’dan kaçırma sürecini de kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları: Efsanevi Bir Şehrin Geçmişini Kurtarma Mücadelesi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2018