Martin Brasier – Darwin’in Kayıp Dünyası (2018)

Kambriyen patlaması öncesi hayvan yaşamı hakkındaki kanıtları ortaya koyamaması, Darwin’in evrim teorisini geliştirirken karşı karşıya kaldığı en büyük çıkmazdı.

Literatüre “Darwin’in İkilemi” olarak geçen bu durumun, bir nevi evrim teorisinin “kutsal kase”si haline geldiğini söylersek abartmış olmayız.

İşte Martin Brasier da, tamı tamına Kambriyen patlaması öncesinde yaşamış canlı türlerine ait fosilleri aramasıyla bu konuda çok önemli bir çalışmaya imza atmış.

Karayip’ten Sibirya’ya uzanan bu yolculuğunun hikâyesini ve bu yolculuğunun sonuçlarını bizimle paylaşan Braiser, hayvan yaşamı evriminin kayıp halkasının izini sürüyor.

Braiser “Darwin’in İkilemi”ne dair bulduğu çözümü, bugünün canlı çeşitliliğinin karmaşık yapısı ve bu canlı yaşamın kökenleri konusundaki aydınlatıcı bilgiler eşliğinde bize sunuyor.

  • Künye: Martin Brasier – Darwin’in Kayıp Dünyası, çeviren: Cansın Kap, Kolektif Kitap, bilim, 272 sayfa, 2018

Brian Morris – Antropoloji, Ekoloji ve Anarşizm (2018)

Din, benlik, toplum, Batı’da ve Doğu’da birey kavrayışları gibi konularda önemli çalışmaları bulunan Brian Morris, aynı zamanda anarşist antropolojinin önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor.

Bununla birlikte, Morris’in ‘Din Üzerine Antropolojik İncelemeler’ adlı kitabı dışında bizde yayınlanmış herhangi bir çalışması bulunmuyor.

İşte elimizdeki derleme ise, Morris’in antropoloji, ekoloji ve anarşizm konularını kapsamlı bir bakışla irdelediği makalelerini bir araya getiriyor.

Morris, yukarıda bir kısmını sıraladığımız kavramlar üzerinden avcı ve toplayıcı toplumlardan günümüze uzanarak anarşist bir antropolojinin ve ekolojinin imkânlarını ve düşünsel çerçevesini kuruyor.

Kitap bunun yanı sıra, şu an sosyal bilimlerde anarşizm, antropoloji ve ekoloji hakkında yürütülen güncel tartışmaların neler olduğu konusunda okurlarını aydınlatmasıyla da önemli.

  • Künye: Brian Morris – Antropoloji, Ekoloji ve Anarşizm, çeviren: Baran Karsak, Kolektif Kitap, antropoloji, 328 sayfa, 2018

Rosi Braidotti – İnsan Sonrası (2015)

İnsandan sonra gelen nedir?

Çağımızın insanlık dışı durumlarına nasıl direnebiliriz?

Rosi Braidotti, yaratıcı bir yaklaşımla tarihselliğimizin elzem bir vasfı olarak insan sonrası durumda sapkınlıklara, gücün suistimaline ve medeniyetin belli temel ilkelerinin sürdürülebilirliğine dair endişelerini bizimle paylaşıyor ve nihayetinde buna karşı nasıl direnebileceğimizi tartışıyor.

Künye: Rosi Braidotti – İnsan Sonrası, çeviren: Öznur Karakaş, Kolektif Kitap

Zainab Bahrani – Babil’in Kadınları (2018)

Zainab Bahrani’nin bu değerli çalışması, Antik Mezopotamya’daki kadınlık konusunu hem tarih hem de sanat tarihi perspektiflerinden incelemesiyle dikkat çekiyor.

Eril iktidarın kadınlığa yaklaşımını sorunsallaştıran bir çerçeveyle örülen çalışma, Mezopotamya kültüründe cinselliğin ve toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl örgütlendiğini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor ve bunu yaparken toplumsal cinsiyet, göstergebilim, yapıbozum, psikanaliz ve tarihsel eleştiri gibi farklı alanlardan yararlanıyor.

Kitabın bir diğer önemli katkısı ise, Batılı kurucu söylem tarafından Mezopotamyalı kadınlara dair inşa edilmiş kalıplara eleştirel bir gözle yaklaşması.

  • Künye: Zainab Bahrani – Babil’in Kadınları: Mezopotamya’da Toplumsal Cinsiyet ve Temsil, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 344 sayfa, 2018

William A. Pelz – Modern Avrupa Halkları Tarihi (2017)

Siyasi tarih, kapitalizm ve işçi sınıfı tarihi alanlarında çalışan William A. Pelz’in elimizdeki kitabı, benzer tarih kitaplarından farklı bir tarzda yazılmış.

Pelz burada, Avrupa tarihinde yaşanan gelişmeleri, resmi veya değil, tarihçilerin inşa ettikleri perspektiften takip etmek yerine, bizzat Avrupa halklarının gözünden izliyor.

Anaakım tarih çalışmaları, din adamları, seyyahlar, dâhiler, komutanlar, aydınlar, burjuvalar ve yöneticilerin merkezinde olduğu aktörlerin tarihi yaptıkları teziyle hareket eder.

Bu kitap ise, söz konusu geleneksel anlatıya temelden karşı çıkarak, muğlak ve belirsiz addedilerek görmezden gelinmiş halkların tarihin nesnesi değil, bizzat öznesi olduğu fikrinden yola çıkıyor.

Pelz buradan yola çıkarak, halkların gözünden Avrupa’nın son 600 yılının ve bu süre zarfında yaşanmış büyük devrimlerin izini sürüyor.

Derebeylerin “ilk gün” hakkından dünya savaşı cephelerinde vatanperverlik dayatmasını reddeden askerlere, fabrika işgallerinden köylü ayaklanmalarına, genel grevlerden kadın hareketlerine, tarihe yön vermiş pek çok olay, burada.

Bu harika kitap, Avrupa tarihindeki sınıfsal çatışmaların; sömürülen, isyan eden kadın ve erkeklerin nitelikli bir hikâyesi.

  • Künye: William A. Pelz – Modern Avrupa Halkları Tarihi, çeviren: Nil Tuna, Kolektif Kitap, tarih, 320 sayfa, 2017

Maurizio Lazzarato – Marcel Duchamp ve İşin Reddi (2017)

Zamanı ve dünyayı hakkıyla yaşamak için tembelliği bir araç gibi nasıl kullanabiliriz?

İtalyan düşünür ve sosyolog Maurizio Lazzarato, Marcel Duchamp’ın yeni bir öznelliği yaratmanın ve var olan kapitalist dayatmayı aşmanın bir yolu olarak ortaya koyduğu “işin reddi” ve “tembel eylem” kavramlarını iktisadi ve felsefi birer kategori olarak yeniden yorumluyor.

Lazzaroto bunu yaparken, söz konusu kavramların kapitalist anlamda işin üzerimizde yarattığı baskıyla nefes alamaz hale geldiğimiz bugün için bize ne gibi mücadele imkânları sunabileceğini de irdeliyor. Ki kitabın en önemli katkısı da bu.

“Amaçlanan çalışmama özgürlüğü müdür yoksa çalışarak özgürlüğe kavuşmak mıdır?” sorusunun izini süren Lazzarato, mübadele, mülkiyet ve emek kavramlarının bir sorgulaması eşliğinde, bizi başka bir yaşam biçimi üzerine düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Marcel Duchamp ve İşin Reddi, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, siyaset, 80 sayfa, 2017

Todd May – Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir? (2017)

Son dönem düşünürleri arasında en olağandışı, hatta anlaşılması en güç düşünce biçimlerinden birine sahip olmasına rağmen, Gilles Deleuze’un felsefesi, aslında “Bir birey nasıl yaşayabilir?” sorusuna yanıt arayan uğraştan başka bir şey değildir.

İşte Todd May’in Deleuze felsefesine giriş niteliğindeki bu çalışması, düşünürün sistemini ayrıntılı bir biçimde serimlemesiyle önemli.

May’in burada öne çıkan tezlerinden biri, Foucault ve Derrida’nın “Bir birey nasıl yaşayabilir?” sorusunun yanıtını ararken ontolojiyi yadsıdıklarını, Deleuze felsefesinin ise hem bu sorunun yanıtını ararken hem de genel nitelikleriyle ontolojiyi her anlamda kucaklayan bir felsefe olduğu şeklinde özetlenebilir.

May kitabında, Spinoza, Bergson ve Nietzsche’den oluşan “Kutsal Üçlü”nün, Deleuze felsefesini içkinlik, süre ve olumlama bağlamında irdeliyor, ayrıca Deleuze’un düşüncelerinin günümüzün gerçeklik krizine nasıl çözümler sunduğunu tartışıyor.

  • Künye: Todd May – Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir?, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, felsefe, 246 sayfa, 2017

Ronald D. Gerste – Hava Nasıl Tarih Yazar (2017)

İbn Haldun yüzyıllar önce “Coğrafya kaderdir.” tespitini yapmıştı.

Ronald Gerste’nin elimizdeki bu çok ilginç kitabı da, tam da okurunu bu tespit üzerine düşündürmesiyle önemli.

Antikçağdan günümüze iklimin ve hava değişikliklerinin tarihteki büyük olaylara nasıl zemin hazırladığı, Gerste’nin çalışmasının omurgasını oluşturuyor.

Yazar bu tezini adım adım geliştirirken,

  • Roma’nın bir dünya imparatorluğuna dönüşmesini sağlayan etkenleri,
  • Amerika kıtasını Colomb’dan çok önce Vikinglerin hangi iklim avantajlarından yararlanarak keşfettiklerini,
  • Maya medeniyetinin neden bir anda yeryüzünden silindiğini,
  • İklimsel değişikliklerin devrimlere zemin hazırlayıp hazırlamadığını,
  • Napoléon’un Rusya’daki büyük tarihsel yenilgisinin Rusya’nın zorlu hava şartlarıyla ilişkisini,
  • yüzyıldaki iklim felaketlerinin geleceğe yön verme ihtimallerini,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Gerste, iklimin dinamik yapısını ve bunun bazen nasıl kritik sonuçlar yarattığını anlatırken, aynı zamanda bugün oldukça gündemde olan iklim sorunları konusuna nasıl yaklaşmamız gerektiği hakkında iyi ipuçları da sunuyor.

  • Künye: Ronald D. Gerste – Hava Nasıl Tarih Yazar, çeviren: Meltem Karaismailoğlu, Kolektif Kitap, 224 sayfa, 2017

Dave Saunders – Belgesel (2014)

Sinemaya girişin ilk basamağı olan belgeselin içinde barındırdığı muazzam çokluk ve çeşitliliği ortaya koyan bir kaynak.

Dave Saunders, belgesel filmin tarih boyunca ve günümüzde anlamı sunmakta kullandığı yöntemleri, belgesel sinema etrafında gelişen akademik söylemleri, teknolojik gelişmelerin belgesel yapımına etkilerini anlatıyor.

  • Künye: Dave Saunders – Belgesel, çeviren: Ali Nejat Kanıyaş, Kolektif Kitap

Stephen Lowenstein – İlk Filmim (2014)

Dünyaca ünlü yirmi yönetmen, ilk filmlerine dair bilinmeyen detayları paylaşıyor.

Ken Loach’tan Gary Oldman’a, Mike Leigh’tan Pedro Almodovar’a yönetmenler, ilk film maceralarını, bu deneyimin daha sonraki çalışmalarında ne gibi izler bıraktığını anlatıyor.

Bilhassa yönetmen adaylarının kaçırmaması gereken bir röportaj çalışması.

  • Künye: Stephen Lowenstein – İlk Filmim, çeviren: Sinan Okan, Kolektif Kitap