Kolektif — Antik Çağ Yunan Düşüncesinde Özne (2026)

Samet Bağçe ile Tonguç Seferoğlu’nun derlediği ‘Antik Çağ Yunan Düşüncesinde Özne’, özne kavramını yalnızca soyut bir felsefi problem olarak değil, insanın dünyayla kurduğu ilişkinin merkezinde yer alan dinamik bir yapı olarak yeniden düşünmeye çağırıyor. Metin, “özne nedir?” sorusunu, bilincin doğası, bilgiye erişim, karar alma ve eylem gibi temel meselelerle iç içe ele alarak, özneyi epistemolojik, ontolojik ve psikolojik boyutlarıyla bütünlüklü bir çerçevede kavrıyor.

Kitap, Antik Yunan düşüncesine dönerek bu soruların kökenlerini izliyor. Heredot ve Thukydides üzerinden tarih yazımında öznenin nasıl konumlandığını tartışarak başlıyor; öznenin yalnızca düşünen değil, aynı zamanda anlatan ve anlam kuran bir varlık olduğunu gösteriyor. Philolaus ile bilinebilirlik meselesi üzerinden öznenin bilgiyle ilişkisi sorgulanıyor.

Platon’un ‘Devlet’inde rasyonel ve irrasyonel yönler arasındaki gerilim, öznenin içsel bölünmüşlüğünü açığa çıkarırken; üç parçalı ruh kuramı aracılığıyla arzuların öznesi tartışmaya dahil ediliyor. Bu yaklaşım, öznenin tek ve bütünlüklü bir yapıdan ziyade çatışmalı ve çok katmanlı bir alan olduğunu ortaya koyuyor.

Aristoteles ile birlikte özne, töz, değişim ve hakikat bağlamında daha sistematik bir zemine taşınıyor. Öz-algı kavramı üzerinden öznenin kendini nasıl deneyimlediği ele alınırken, ruh ve varlık ilişkisi çerçevesinde öznenin gerçeklikle bağı yeniden kuruluyor. Böylece özne, yalnızca bilen değil, aynı zamanda var olan ve değişen bir yapı olarak düşünülüyor.

Son olarak Stoacı gelenek, özellikle izlenim ve onay kavramları üzerinden öznenin etkinliğini vurguluyor. Stoacılık içinde özne, dış dünyadan gelen etkileri pasif biçimde alan değil, onları değerlendirip onaylayan aktif bir fail olarak konumlanıyor.

Genel olarak eser, Sokrates öncesi filozoflardan Helenistik okullara uzanan geniş bir düşünsel hat boyunca özne kavramının nasıl şekillendiğini izliyor; özneyi sabit bir öz olarak değil, bilgi, arzu, algı ve eylem süreçleri içinde sürekli kurulan bir yapı olarak ele alarak Türkçe felsefe literatüründe önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Recep Boztemur, Samet Bağçe, Tonguç Seferoğlu, Damien Storey, Mehmet M. Erginel, Mary Katrina Krizan, Daniel Wolt, Hikmet Ünlü ve Melike Molacı.

Kolektif — Antik Çağ Yunan Düşüncesinde Özne
Derleyen: Samet Bağçe, Tonguç Seferoğlu • Nika Yayınevi
Felsefe • 211 sayfa • 2026

Melike Molacı – On Kavramda Stoa (2021)

Stoacılık zengin insan ve dünya tasavvuruyla yüzyıllar sonra bile ilgimizi çekmeye devam ediyor.

Melike Molacı da, Stoacılığa yeni başlayacak okurlar için öz ve aydınlatıcı bir giriş çalışmasına imza atmış.

Felsefe araştırmacılarının gündeminde bugün de en az ilkçağdaki kadar önemli bir yer tutan Stoa, yalnız felsefeciler için değil, mutlu hayata vardıracak alternatif güzergâhlar arayan okurlar için de tarihin her döneminde ilgi odağı oldu.

İnsanlık, bir köle ve bir imparatorun dünyayı aynı gözlerle görebileceğine ilk defa bu düşünce okulunda tanıklık etti.

Eski Hristiyan dünyasının adanmış bir dindarı da modern çağın gelenek karşıtı bir düşünürü de Stoa’da kendi algılarına hitap eden kurtuluş işaretlerini kolaylıkla bulabildi.

Stoa’nın bütün hayat pratiklerini kapsayan zengin insan ve dünya tasavvuru, günümüzde de onu barış ve eşitlik hareketleri için başlıca dayanak noktalarından biri olarak canlı tutuyor.

‘On Kavramda Stoa’ okurunu bu felsefe okulunda bilgilendirici ve keyifli bir kavram yolculuğuna çıkarıyor.

  • Künye: Melike Molacı – On Kavramda Stoa, Runik Kitap, felsefe, 126 sayfa, 2021

St. George Stock – Stoacılık (2021)

Stoacılık hakkında açık ve öz bir giriş arayanlara bu çalışmayı öneriyoruz.

St. George Stock imzalı kitap Zenon, Seneca, Cicero ve Epiktetus gibi alanın devlerinin fikirlerini aydınlatıyor.

Stoacılar, doğaya uygun bir yaşamı, insanın ulaşabileceği en yüksek yaşamla özdeşleştirir.

Doğası gereği akıl sahibi bir canlı olan insanın yapması gereken akla uygun yaşamaktır.

Doğanın yoluyla erdemin yolu ise birbirinden ayrı değildir.

Stoacı düstur, erdemli bir yaşam sürmek, doğaya ve/veya akla uygun yaşamaktır.

Aristoteles ve Platon için devletle ilgili olan mutluluk problemi, artık bireyle ilgilidir.

Böylece felsefe de Stoacılar için ‘yaşama sanatı’ hâline gelir.

İşte bu çalışma da Stoacılığa kısa ve güzel bir giriş yapıyor.

Zenon’dan Seneca’ya, Cicero’dan Epiktetus’a bu kitap, Stoacılığın etik, mantık, fizik ve retorik anlayışını ana hatlarıyla sunuyor.

  • Künye: St. George Stock – Stoacılık, çeviren: Melike Molacı, Fol Kitap, felsefe, 96 sayfa, 2021